Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close
      Seda Yalçınkaya Özer

      Seda Yalçınkaya Özer

      sedayalcinkaya@integralmenkul.com.tr

      Borsa dur durak bilmiyor!

      25 Kasım 2022
      Borsa İstanbul’da alıştığımız dinamiklerin dışında hareketler yaşıyoruz. Daha önce gün içi işlemlerde bu kadar fazla tavan yapan işlemlere alışık değildik ya da gün içinde önce taban yapan sonra tabandan tavana gider şirket hareketlerine hiç alışık değiliz. Bu bizim normal işlem yapma alışkanlığımızda yok. Ya da yoktu demek daha doğru olur.

      Enflasyonist ortamla birlikte getiri arayışı daha kıymetli oldu. Bu getiri arayışına ise, en iyi cevap veren mecra şu an rakipsiz olarak Borsa İstanbul. Başka bir değişle enflasyona karşı yatırımlarımızı koruyabileceğimiz yer tek başına Borsa. Bu durum borsa endeksine talebi artırırken son dönemde borsadaki yatırımcı sayısının 3 milyona ulaştığına yönelik haberler okuduk. Ayrıca, halka arzların yeniden başlaması borsaya olan talebi daha da canlandırdı diyebiliriz.

      Borsa endeksinde yükselen hisse senetlerini birkaç kategoride değerlendirebiliriz. Haber bazlı yükseliş eğilimde olanlar. Geçtiğimiz günlerde yatırım kararı açıklayan Ereğli buna en iyi örnek olarak gösterilebilir. Bununla beraber Tüpraş’ın açıkladığı kap haberi ile birlikte yükseliş eğilimi hızlanmıştı. Dolayısıyla haber akışının hisse bazlı hareketlerde ön planda olduğunu izliyoruz. Enerji sektöründeki şirketlerde de haber bazlı etkinin ön plana çıktığından bahsetmek mümkün olabilir. 

      Diğer bir yandan üçüncü çeyrek bilanço döneminden sonra dördüncü çeyreğe yönelik oluşan beklentiler hisse bazlı hikayeyi de beraberinde getirebiliyor. Buna yine Tüpraş'ı örnek gösterebiliriz.  Güçlü üçüncü çeyrek dönemden sonra dördüncü çeyrekte de beklentiler güçlenmiş görünüyor. Türk Traktör de bunlara bir başka örnek olarak gösterilebilir.

      Başka bir kategori ise, sektörel rüzgarın ne tarafa doğru estiği. Burada ise enerji sektörü pozitif ayrışmaya devam ediyor. Yüksek seyreden elektrik fiyatları şirket büyümelerini destekleyen bu sektör hisselerinde yükseliş eğilimi hız kazandı. Buna karşın demir çelik ve beyaz eşya sektöründe konjonktür etkilerden dolayı daha yavaş bir eğilim oluştu. 

      Bir diğer yandan yatırımcıların borsaya olan ilgisi oldukça yüksek. Yeni katılan ve borsaya çok aşina olmayan yatırımcıların endeksteki geri çekilmelerde panik yaptıklarını ve hızlı karar aldıklarını söylemek mümkün. Bu da panik satışlarını hızlandıran bir etki. Buna karşın şimdilik ana yönünün yukarı olmaya devam ettiğini ve geri çekilmelerin sınırlı kaldığını söylemek mümkün. Endekste daha önce tavan yapan hisselerin ekside olması ya da eksiden hızla artıya geçmesi kafaların karışmasına neden olmakta. Hızlı pozisyon değişiklikleri göze çarpıyor ancak şimdilik borsa endeksindeki getirilerin önüne geçecek bir hikaye ya da enstrüman bulunmuyor. 

      Borsa endeksinde 5100 seviyesini teknik direnç olarak izlemeye devam ediyoruz. Bu seviyesinin üzerinde oluşan ilecek iki gün sonu kapanışında endeksteki yükseliş hızı daha da artabilir. Buna karşın 5100 yakınlarından kar satışlarının gelmesi halinde yükseliş hızı yavaşlayabilir. Bu anlamda 4680 seviyesindeki destek bölgesinin çalışıp çalışmayacağı önemli olacak. Endekste daha derin bir düzeltmenin olması halinde ise 4400 seviyesi altında kısa vadeli riskli pozisyonların ya da kredili işlemlerin pozisyon azaltılmasında ya da pozisyon sonlandırılmasında fayda olabilir. 

       

      Yazının Devamını Oku

      Dünya risklere ne kadar hazır?

      26 Eylül 2022
      2022 yılı birçok riski de beraberinde getirdi. Dünya olarak farklı bir süreçten geçiyoruz. Mesela yükselen enflasyona karşı savaş açan dünya Merkez Bankaları faiz artırımı sürecine girdi ve silahlarını sert bir şekilde kullanmaktan kaçınmıyor.

      Bununla birlikte Ukrayna’ya askeri müdahalede bulunan Rusya’ya caydırıcı olması açısından hem Avrupa hem de ABD sert yaptırımlarda bulunuyor. Ancak şimdilik Rusya önemli bir geri adımda bulunmuş gibi görünmüyor. Bunların hemen ardında ciddi bir enerji krizi, sert bir resesyon tehlikesiyle baş başa kalan Avrupa ekonomisi, Çin riski ve dünyada büyüme endişeleri aldı başını gidiyor. “Peki dünya bu risklere hazır mı?” Bu sorunun hemen ardından da “Peki, piyasa bu riskleri fiyatladı mı?” sorusu geliyor.

      Şu an dünyayı en başta meşgul eden ABD Merkez Bankası’nın (Fed) sıkı para politikasını daha ne kadar devam ettireceği. Son toplantısında Fed, beklenenden daha sıkı durdu ve piyasaya 2023 yılında da sıkı para politikasının devam edeceğine yönelik mesajlar verdi. Bununla birlikte dünya Merkez Bankaları da sıkılaşmayı artırdı ve piyasaları strese soktu. Dolar endeksi son 20 yılın en yüksek seviyesi olan 114 seviyesine yükseldi. Bu, gelişen ve gelişmekte olan ülke para birimlerini ciddi oranda baskılıyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde dolar endeksinde bir miktar gerileme olsa dahi 2022 yılının sonuna kadar güçlü dolar hakimiyetini hissetmeye devam edeceğiz.

      Bana kalırsa en büyük risklerden bir tanesi, kara kış geçirmeye hazırlanan Avrupa. Rusya’ya yaptırım uygulaması sonrası Rusya’nın enerji akışıyla Avrupa’yı ciddi bir sıkıntıya sokması durumu kızıştırıyor. Avrupa şu an iyi günlerini geçiyor olabilir. Kış aylarına geldiğimizde enerji akışı tam olarak sağlanmazsa muhtemelen birçok şirkette üretim zorlanmaları görmeye başlayacağız. Bu ekonomi dinamiklerinde çarkları bozabilir. Hizmet ve imalat sektöründeki PMI’ların düşük gelmeye devam edeceği, tüketici güvenin gerileyebileceği ve bunların bir sonucu olarak büyümede ciddi daralmalar görülebileceği bir yıla aday gibi görünmekte. Terazinin bir tarafında güçlü dolar olurken, bir diğer tarafta zayıf Euro denklemi EuroDolar paritesinin 0.95 seviyesinin altına gerileme riskini beraberinde getiriyor.

      Risk parametrelerinin artması, güvenli liman olan ons altına odağın çevrilmesine neden oluyor. Şu an dolar baskısı ons altında net bir şekilde hissedilmesine karşın risklerin varlığının da bir o kadar hissedilmesi düşüşleri sınırlı kılıyor. Buna karşın ilk dikkat ettiğimiz seviyesi olan 1680 dolar aşağı yönde kırıldı. Bu sarı alarmdı! 50 aylık ortalama olan 1641 dolar seviyesinin de aşağı yönde kırılması halinde işte bu kırmızı alarm olacak ve ons altında uzun soluklu bir düşüş sinyalini de almış olacağız. Ons altın 1641 seviyesinin altını test etti; ancak şimdilik bu seviyeyi aşağı yönde kırdı demek için erken. 1641 seviyesinin altında birkaç günlük kapanış oluşması halinde en son 2018 yılında test ettiği 50 aylık ortalamasının aşağı yönde zorlandığını söylemek mümkün olacak.

      Dünya şimdilik stresi her bir zerresinde hissediyor. Ancak bu belki de yaşanacak daha kötü senaryonun fragmanı! 2023 yılında 2022 yılında aldığımız kararların sonuçlarını yaşayacağız. Dolayısıyla 2023 yılında da risklerin gündemde olması bekleyişimiz sürüyor.

      Yazının Devamını Oku

      Borsa'da taktik!

      13 Haziran 2022
      Borsa İstanbul yüksek enflasyon ortamında getiri arayışının arandığı iyi bir mecra olmaya devam ediyor. Ayrıca Borsa endeksimiz ABD Merkez Bankası ‘nın (Fed) para politikası değişim patikasıyla şekillenen küresel piyasaları sollayıp yıl başından bu yana yüzde 37 getiri sağladı.

      Yılın geri kalanında küresel piyasalarda dalgalı ve moralsiz bir sürecin devam etmesi bekleyişi içindeyiz. Bununda birçok sebebi var. En barizi törpülenen büyüme beklentileri ve yüksek enflasyonun artarak devam etmesi. 41 yılın ardından yüzde 8.6 ile enflasyon açıklayan ABD’de enflasyonu dizginlemek için Fed’den faiz artırım beklentileri artmış durumda. Ayrıca Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) de agresif bir faiz artırım sürecine doğru gidebileceği beklentisi hakim. Yurt dışından esen soğuk rüzgarlara rağmen Borsa İstanbul’un getirisini koruyabileceğine yönelik beklentimiz bulunuyor.

      Bu sürede taktiksel davranmakta fayda var. Geçen çarşamba yaşadığımız gün içi yüzde 4’ün üzerindeki düşüşleri zaman zaman yaşayabiliriz. Yurt dışı endişeli ortam buna elverişli gibi görünüyor. Eğer yatırımlarınızı borsada değerlendiriyorsanız piyasa için en büyük kötülüğün başında panik yapmak olduğunu bilmeniz gerekiyor. Borsa İstanbul’daki getiri beklentisi halen daha devam ediyor. Ancak hiçbir şey sonsuz kadar düşmeyeceği gibi yükselmeyecektir de. Dolayısıyla ara yaşanan düşüşleri panikle karşılamamakta fayda var. Şu an Borsa endeksini destekleyen temel gerekçeler devam ediyor.

      Elbette hisse bazlı hareketleri de görmek mümkün.  Özellikle pay geri alımı yapan ve temettü konusunda ön plana çıkan şirket hisseleri yatırımcıların dikkatini çekiyor. Bununla birlikte haziranın sonuna doğru ya da temmuz gibi ikinci çeyrek bilanço dönemine ilişkin beklentiler hisse ve sektörler üzerinde hissedilebilir. 

      Borsa endeksimizdeki kısa vadeli baskı oluşsa da ana yükseliş trendi sürüyor. Taktiksel olarak bir önceki tepe noktası olan 1562 seviyesinin üzerinde alımların güçlenmesi halinde yükseliş eğilimi dolar bazlı grafik hedefimiz olan 2800 seviyesine doğru sürebilir. 2452 seviyesi aşağı yönde kırılmadıkça mevcut uzun pozisyonlar korunabilir. 2490 seviyesi altında düşüşler olması halinde kısa pozisyonlar için temkinli olmak, 2452 seviyesinin altındaki kapanışlarda ise bu pozisyonlar için pozisyon azaltmak ya da kapatmak için hareket geçmekte fayda var. Orta uzun vadeli pozisyonlar için mevcut portföy korunabilir.

      Yazının Devamını Oku

      Havacılık endeksiyle uçuyoruz

      11 Ocak 2022
      Yıla alımlarla başladığımız Borsa İstanbul alım iştahını korumaya çalışıyor.

      Bugün gün içi yaşadığımız kar realizasyonu etkisini hissettirse de, teknik olarak 1980 üzerinde satışların karşılanmaya devam etmesi halinde ana yön yukarı. 1980 seviyesi önemli. Buraya doğru kar realizasyonları ve düzeltmeler yaşanabilir ancak bu seviyenin üzerinde kalınması geri çekilmeler için alım fırsatı sunuyor.

      2022 yılında ABD Merkez Bankası (Fed) en önemli senaryo olarak karşımıza çıkıyor. Fed’in beklenenden daha hızlı faiz artırması gelişen ülkeler için sermaye akımlarının çekilmesi anlamına gelir. Bu açıdan bakıldığında gelişmekte olan ülkelerin kendi içindeki senaryolar, bu süreçte ne kadar güçlü kalınıp kalınmayacağını gösterecek. Biz bu sürece zayıf bir karneyle başlıyoruz. Dolayısıyla bizim 2022 yılı Fed politikalarıyla zorlayıcı olsa da, mevcut enflasyonist ortamda koruma alanı yaratacağını düşünmekteyiz.

      Yıl başından bu yana benim için iki önemli sektör hareketi ön planda oldu. Birincisi bankacılık sektörü. Teknik olarak bir oluşum içine giren ve ivme kazanmak için güç kaydeden bankacılık sektöründe, öz sermaye karlılığı yüksek olan özel bankalar ön planda kalmaya devam edebilir. Bir diğeri ise, havacılık sektörü oldu. Öyle ki, havacılık sektörü son otuz günde yüzde 14.7, Ocak ayında yüzde 31.2, son 7 günde yüzde 21.5 ve sadece bu hafta yüzde 7.5 yükseldi. BİST 30 sektör endeksleri için, bu kadar yükselen bir endeks bu tarihler için yok. Dolayısıyla ulaştırma sektörünün, 2022 yılı için şahlanan sektör olduğundan bahsetmek mümkün.

      Bilindiği üzere, salgın daha bitmedi ve yeni varyantlarıyla hortlamaya devam ediyor. Buna karşın Omicron varyantının sonuçlarının kontrol edilebiliyor olması son bir buçuk yılda ciddi darbe alan havacılık sektörü için iyi bir hikaye oldu. Sektör içinde TAV havalimanları ve Türk Havayolları en çok dikkatimi çeken şirketler…

      TAVHL sadece ocak ayında yüzde 19.1 getiri sağladı. Endeks üzeri getiri getiren hisse 1 Aralık’tan bu yana yüzde 32 değer kazandı. TAV’ın gelir ve giderleri döviz cinsinden. Dolayısıyla zayıf TL’den görece daha fazla fayda sağlıyor. Bu açıdan bakıldığında, TL’nin son dönemde kazandığı değer bir miktar olumsuz gibi görünse de, dolarTL dördüncü çeyrek dönemde yüzde 24 değer kazanmış durumda. Bu yüzde 24’lük değer kaybı 2022’de yabancı turistin ilgisini çekebilir ve havacılık sektörüne olumlu yansıyabilir. Elbette ki Omicron varyantının sabit kaldığı varsayımıyla. TAVHL Antalya Havalimanı ihalesini kazanması orta/uzun vadede şirketin büyüme performansına olumlu yansıyacağını düşünüyorum. İyi yönetilmesi ve yüksek operasyonel karlılığı şirket hissesini ön plana çıkarıyor. 35.50 ve 32.50 seviyelerine doğru oluşabilecek geri çekilmeler alım fırsatı sunabilir.

      Türk Havayolları ise, 2021 yılında kargo gelirlerini artırarak havacılık sektöründe fark yarattı. Kargo gelirlerinin ve hacminin 2022 yılında da artmaya devam etmesini bekliyoruz. Olası bir virüs varyantının dış hatları etkilemesi halinde kargo tarafı şirketin nakit akımını ve karlılığı destekleyecektir. Teknik olarak, bir önceki zirve seviyesini aşan THYAO 26.66 seviyesi üzerinde kalmakta ısrarlı görünüyor. 26.66 üzerinde yerleşmesi halinde hissede ivmelenme sürebilir. Buna karşın 22.5 seviyesine doğru oluşabilecek düzeltme hareketi alım için fırsat sunabilir.

       

      Yazının Devamını Oku

      Eylül ayı sıcak geçecek

      25 Ağustos 2021
      Yurt dışı piyasalar için fiyatlanmaya istekli en güncel gündem maddesi Fed olmaya devam ediyor.

      Delta varyantı son hız devam ederken, bunun getirdiği ekonomik bozulmalar küresel piyasalar tarafından daha geriden fiyatlanıyor. Bunun en önemli nedeni ise, oyun kurucu ABD Merkez Bankası olan Fed’in bu sene sıkılaşmaya gitmesi halinde henüz salgın tehlikesi bitmeden varlık sınıflarında oluşacak değişimler ve bunun ülke ekonomilerine olan olumsuz etkileri olarak karşımıza çıkıyor.

      Özellikle de gelişmekte olan ülke borsaları ve para birimleri açısından bu değişim oldukça önemli. Dolayısıyla ağustos ayını sonlandırdığımız bu günlerde Jackson Hole toplantısının piyasaları olası bir 2021 yılı içindeki sıkılaşmaya ne kadar hazırlayacağı ve bir söylem değişikliği gelip gelmeyeceği merak konusu. Böyle bir durum olması halinde dolar endeksinin yükselmesi ve gelişmekte olan paralar ile emtialar üzerinde baskı kurması beklenebilir. Bununla birlikte ABD endekslerindeki ralli havası biraz bozulabilir ve bu tarafta yaşanacak aşağı yönlü düzeltmeler BİST100 endeksine de yansıyabilir. 

      Süreç sadece Jackson Hole toplantısıyla sınırlı değil. Toplantı sonrası 3 Eylül’de gelecek tarım dışı istihdam ve Eylül ayında gerçekleşecek Fed toplantısında da piyasa beklenti içinde olacak. Dolayısıyla Eylül ayında dalgalı bir piyasa beklentimin bulunduğunu belirteyim. 

      Biz ise sırtımızı daha sağlama dayayıp strateji oluşturarak yolumuza devam edeceğiz. Borsa yatırımcısı için yurt dışı piyasalardaki görünüm oldukça önemli olmaya devam ediyor. Küresel risk iştahı şimdilik güçlü ancak daha sonrasında rüzgârın terse dönmesi halinde ABD endekslerinde güçlü düzeltmeler olabilir. S&P için 4430 seviyesi geri çekilmelerde izlenecek yakın destek konumunda. Ancak S&P’de yaşanacak daha derin bir düzeltme halinde 4370 seviyesine doğru satışlar hızlanabilir. 4370 üzerindeki seyirler korundukça buralar iyi bir alım fırsatı verebilir. Dow Jones’ta ise 35 bin 200 seviyesi yakın destek olarak izlenirken, bunun altındaki daha derin düzeltmelerde 34 bin 790 seviyesine doğru aşağı yönlü eğilim izlenebilir.  Buna karşın rüzgârın küresel piyasaları desteklemesi halinde yeni rekorlara piyasa her zaman açık görünüyor.

      Borsa endeksinde ise, mayıs ve haziran tepeleri olan 1470 seviyesi ağustos ayında da test edildi, ancak bu seviyenin üzerine yerleşemedik. Şimdilik 1410 – 1470 arasındaki git gel devam ediyor. 1470 üzerindeki yerleşik seyirlerde mevcut hisse ağırlığı artırılabilir ve yeni pozisyon girişleri denebilir. Buna karşın 1410 – 1470 aralığı korunduğu sürece mevcut pozisyonlarda korunabilir. Ancak rüzgârın terse dönmesi ve 1400 seviyesi altında kapanışların oluşması halinde kısa vadeli ve riskli pozisyonların sonlandırılmasında fayda var. 

      DolarTL’de dolar endeksindeki geri çekilmeye bağlı olarak aşağı yönlü bir eğilim izledik ancak halen 8.30 TL seviyesi altındaki seyirler için kalıcı bir rota izlenmiş değil. TL’deki risklerin yukarı yönlü olması dolar kurundaki düşüşler sınırlı kılıyor. Önümüzdeki günlerde 8.00 TL seviyesine doğru oluşabilecek bir geri çekilmede buralardan kurumsal talep gelebilir ve aşağı yönlü eğilim uzun soluklu olmayabilir. Bunun en başlıca nedeni yurt içi bozulan yıl sonu enflasyon beklentileri ve TL’ye olan güvensizlik olarak sayabiliriz. Ancak yukarı yönlü hareketlerde agresif bir yükseliş beklentimizde bulunmadığını belirtelim. Alımların eylül ayı içerisinde 8.60 – 8.80 TL bandında sınırlı kalması beklenebilir.

       

      Yazının Devamını Oku

      İkinci çeyrekte bu şirket bilançoları öne çıkıyor

      28 Temmuz 2021
      İkinci çeyrek bilanço dönemi dün akşam açıklanan TAV Havalimanları ile başladı. TAV operasyonel tarafta güçlü bir ikinci çeyrek geçirmesine karşın piyasa beklentinin üzerinde gelen zarar rakamını fiyatlamayı seçmiş görünüyor.

      Havacılık sektörü özelinde TAV Havalimanlarını orta ve uzun vadede beğenmeye ve takip etmeye devam ediyoruz. Üçüncü çeyrekte delta varyantının dünyadaki etkisinin görece sınırlı kalması ve kısıtlamaların daha da artmaması halinde daha güçlü sonuçların gelmesi beklenebilir. Ancak bu bütünüyle salgının seyri ve bunun getireceği sonuçlara gebe kalmaya devam edecek. Sektör içinde Pegasus’u geriden takip etmekle birlikte Türk Havayollarının devam eden kargo birim gelirlerindeki iyileşme, hacim artışı, düşük baz etkisi, görece normalleşme, zayıf TL ve güçlü maliyet yönetimi nedeniyle pozitif ayrışmasını bekliyorum. Ancak temel senaryomuzda pandemi koşulları sektördeki iyileşmeyi törpülemeye devam edecek gibi görünüyor.

      Dayanıklı tüketim sektöründeki şirketlerde maliyet artışıyla doğru orantılı olarak fiyat artışlarını yansıtamadığından operasyonel marjlarda hafif baskılar hissedilebilir. İntegral Yatırım olarak Arçelik’i beğenmeye devam etmekle birlikte büyüme potansiyelinin daha güçlü olduğunu düşünerek uzun vade için Vestel Beyaz Eşyayı ön plana çıkarıyoruz. Ekonominin büyümesiyle birlikte her iki şirkette de performansın artmasını bekliyoruz.

      Otomotiv sektöründe operasyonel ve net karlılığın artmasını ve ilk çeyreğin de üzerinde sonuçların gelmesini bekliyoruz. Türk Traktör bilançosunun görece olumsuz gelmesini ancak karlılık bakımından Tofaş, Doğuş Otomotiv ve Ford Otosan’ın karlılıklarının sürmesini beklemekteyiz. Otokar’ın ise zırhlı araç satışlarının ihracat gelirlerini artırması nedeniyle daha olumlu bir bilanço açıklamasını bekliyoruz.

      Demir çelik sektöründe ikinci çeyrekte karlılığın artması beklentim sürüyor. Bu açıdan bakıldığında Kardemir’in yükselen çelik marjları ve olumlu kur etkisiyle güçlü bir bilanço açıklamasını bekliyorum. Artan petrokimya marjları ve kur etkisi Petkim’i olumlu etkileyecektir. Eregli’nin ikinci çeyrek döneminde de güçlü bir bilanço açıklamasını beklemekteyiz.

      Perakende sektöründe geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüksek baz etkisi bulunuyor. Buna rağmen karlılığın sürmesi ve çift haneli büyümenin korunması muhtemel görünüyor. Gıda tarafında Ülker bilançosunun pazar daralması ve hammadde artışından kaynaklı olarak görece olumsuz bir bilanço açıklamasını. Şok Marketler, BİM ve Migros’un daha ön planda olmasını beklemekteyiz.

      Telekomlarda daha çok Turkcell’i ön plana çıkarıyoruz. Şişe’nin düz can ve cam ev eşyası faaliyetlerindeki güçlü toparlanma nedeniyle karlılığının artması yüksek görünüyor.

      Çimento tarafında kurdaki yükseliş desteğinin tekrar kazanılması ve hacim bazında devam eden büyümenin sürmesi ile Çimsa tarafına olumlu katkısının olabileceğini düşünmekteyiz.

      İkinci çeyrek bilanço döneminde demir çelik, otomotiv, beyaz eşya ve çimento şirketlerinin karlılık açısından ön plana çıkmasını beklemekteyim. 

      Yazının Devamını Oku

      Endeks için kritik hafta

      31 Mayıs 2021
      Geçen hafta küresel piyasalarda risk iştahı kurunda. S&P500 endeksi haftayı yüzde 1 getiri ile kapatırken, Dow Jones endeksi yüzde 1.3 ve Nasdaq endeksi yüzde 1.5 getiri sağladı.

      Yoğun ABD verisinin takip edildiği haftada ABD ekonomisine yönelik güven verici veriler geldi. Bu risk iştahını canlı tutarken ABD Başkanı Biden’ın 2022 mali yılına yönelik 6 trilyon dolarlık ilk kapsamlı bütçe teklifinde altyapı, sağlık ve eğitim gibi harcamalara yönelik finansmanın artırılması planlandığını açıklaması endeksler cephesinde olumlu algılandı. Buna rağmen Borsa İstanbul bu yüksek risk iştahından yararlanmadı diyebiliriz. Salı günü gelen erken seçim söylemleri piyasalarda bir belirsizlik ve korku oluşmasına zemin hazırladı.

      Satışlar yerini panik satışlara bırakırken toparlanma emareleri çok güçlü gelmedi. Borsa İstanbul Cuma günü haftayı 1422 seviyesinden kapadı. Burası oldukça önemli ve kritik bir yer diyebiliriz. Bununla birlikte Dolar kuru içeride yeni bir rekora imza atarak 8.6165 seviyesini test etti. Dolar kurunda bozulma olduğundan ve yönün yukarı olduğundan geçen yazılarımızda bahsetmiştik. Bu sancılı sürecin bu hafta takip edilecek önemli veri ve gelişmelerle nereye evrileceğini iyi analiz etmek gerekir. Borda kanadından aceleci davranılacak yerlerde değiliz. DolarTL’de ise ana ön yukarı olmaya devam ediyor.

      Yurt içi gündem çok yoğun

      Ekonomide gözler gelecek hafta art arda açıklanacak büyüme, enflasyon ve ihracat rakamlarında olacak. Pazartesi günü 2021 yılı 1. Çeyreği ifade eden GSYİH verileri açıklanacak. Muhtemelen 1. Çeyrekte güçlü bir büyüme rakamı alacağız. Yapılan anketlerde büyüme beklentisi yüzde 6,7 olarak çıkıyor. Bizim beklentimiz yüzde 6.1 geleceği yönünde. Yüksek beklememizdeki ana temel sebep 2021 yılı ilk çeyreğe ilişkin sanayi üretim verilerinin oldukça güçlü gelmesi. Yıl sonuna ilişkin büyüme tahminimiz ise yüzde 5.8. Verilerin beklentilerin üzerinde güçlü bir sapma göstermesi Borsa İstanbul üzerinde olumlu bir etki oluşturabilir. Salı günü içeride imalat PMI ve İTO enflasyonu izlenecek. Ticaret Bakanlığı tarafından 2 Haziran Çarşamba günü mayıs ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri açıklanacak. Çarşamba TCMB, video konferans yoluyla yatırımcı toplantısı gerçekleştirecek.

      Haftanın en önemli verilerinden biri hiç kuşkusuz ki 3 Haziran Perşembe günü açıklanacak mayıs ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri olacak. Hatırlanacağı üzere TÜFE nisanda yıllık yüzde 17,14, aylık yüzde 1,68 artmıştı. Muhtemelen Mayıs ayında daha yüksek bir rakamla karşılaşacağız. Kur rekor kırdı ve bu yüksek seyir sürerse Haziran ayı verisinde de düşük bir rakam olmayacak gibi görünüyor. Enflasyondaki yüksek seyrin sürmesi yılsonu beklentilerini yukarı çekecektir.

      Beklentilerdeki bozulma kur, CDS ve tahvil rakamlarına olumsuz yansıyabilir. Bu da nihai olarak TCMB’den faiz artırma beklentilerini daha da güçlendirecektir. Dolayısıyla önümüzdeki dönem enflasyon rakamlarının seyri yurt içi piyasalar açısından yön belirleyici olacak. Beklentileri aşan bir Mayıs ayı enflasyon veri gelmesi halinde Dolar kurunu ve endeksi olumsuz etkileyebilir. Bizim şu an için en yumuşak karnımız kur ve enflasyon beklentilerindeki bozulma. Bu sürdüğü sürece piyasalarda rahat bir nefes alacak alan ne yazık ki kalmıyor. Son olarak 4 Haziran’da Moody’s Türkiye değerlendirmesi bekleniyor. Ancak S&P Cuma günü değerlendirmeyi pas geçti. Belki Moody’s de pas geçebilir. Geçmezse not ve görünümde değişiklik beklemiyoruz.

      Yurt dışında tarım dışı istihdam takip edilecek

      Yurt dışı veri takvimi yurt içi kadar yoğun değil ancak haftaya Cuma günü TSİ 15:30’da ABD’de Mayıs ayı tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve ortalama saatlik kazançlar takip edilecek. ABD’de majör verilerin önem kazandığı ortamda verinin ne yönde açıklanacağı dolar endeksi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde etkili olabilir. İzlemekte fayda var. Tarım dışı istihdam en son nisan ayında 266 bin kişi seviyesinde açıklanmıştı. Mayıs ayına yönelik beklenti 621 bin kişi seviyesinde bulunuyor.

      Yazının Devamını Oku

      Yeni haftada borsa ve dolar değerlendirmesi

      24 Mayıs 2021
      Geçen hafta küresel piyasalarda güçlü bir toparlanma isteği hakimdi. S&P endeksi hafta içinde 4050 seviyesine gerilese de haftayı 22 günlük ortalamasının yakınlarında 4151 seviyesinden tamamladı. Böylelikle ABD borsalarında Dow yüzde 0.55 ve S&P endeksi yüzde 1.05 yükseliş ile haftayı kapatırken, Alman DAX borsası yüzde 1.56 performans gösterdi.

      Küresel piyasalarda risk iştahı korunmaya devam ederken, Dolar endeksinin hafta içinde 3 ayında en düşük seviyesine gerilemesi Gelişmekte Olan Ülke Para Birimlerindeki negatif baskıyı azalttı. Ancak haftanın son işlem gününde DXY’de tekrar 90 seviyesi üzerinde kapanış gerçekleşti.

      Buna karşın TL GOP’lar içinde Brezilya Reali’nden sonra ikinci negatif ayrışan para birimi oldu ve haftayı dolar karşında yüzde 0.45 değer kaybıyla kapadı. Borsa İstanbul ise Bankacılık endeksinin desteği ile yükseliş performansını sürdürdü ve haftayı yüzde 0.73 yukarıda 1451 seviyesinden kapadı. Bankacılık Endeksi geçen hafta yüzde 4.1 getiri getirirken, sanayi endeksi yüzde 0.4 getiri sağladı. Global hisse iştahının güçlü olması bizi desteklemeye devam ediyor. 

      BORSA

      Borsa İstanbul’da haftayı yüzde 0.7 yukarıda 1451 seviyesinden tamamladık. Bu yükselişte bankacılık endeksinin geçen hafta yüzde 4.1 yükselmesi etkili oldu. Ayrıca izlediğimiz 22 günlük ortalama olan 1435 seviyesinin üzerine yükselmesi ve bu seviyenin üzerinde güçlenmesi endeksteki hareket alanını genişletti. Borsa İstanbul’da genel eğilim yukarı ancak daha güçlü alımların gelmesi adına geçilmesi gereken direnç noktaları bulunuyor. Biz geçen haftayı 1435 – 1462 arasında yatay bir bantta geçirdik. Gün içinde aşılmasını beklediğimiz 1462 seviyesini direnç olarak izleyeceğiz. Kısa vadeli işlem yapan yatırımcılar bu seviyeye dikkat edebilir. Daha uzun soluklu ve daha güçlü bir yükseliş için ise 22 haftalık ortalama olan 1472 seviyesi şimdilik kritik direnç konumunda. Bu seviye yukarı yönde aşılmadığı sürece 1472 – 1435 bandı arasında git gel yaşanabilir. BİST100 endeksinde eğilim yukarı. Ancak daha güçlü bir alım dalgası için 1472 seviyesi üzerine yerleşmesi şart. Böyle bir durumda borsadaki hisse ağırlığı artırılabilir.

      Global piyasalardaki güçlü risk iştahı ve Bankacılık endeksinde geçen hafta yaşanan atak devam ederse Borsa İstanbul’daki alımları güçlü kılabilir. Bankacılık Endeksi dört aydır üzerinde güçlenmekte başarısız kaldığı 50 günlük ortalamasının üzerine yerleşmiş görünüyor. Endeksin 1160 seviyesi üzerinde kalmakta inatçı ve ısrarcı olması halinde Bist100 endeksi desteklenmeye devam edebilir. 

      DOLAR

      Dolar kurunda göstergeler güçlü ve yukarıyı işaret ediyor. Şimdilik 8.30 – 8.50 bandı arasında yatay eğilim içinde olan dolar kurunda önemli bir yumuşama yok. Teknik göstergeler güçlü yukarı yönlü eğilimi destekliyor. Temel gerçekleşmelerde ise TL tarafını destekleyecek ne yazık ki önemli bir gösterge bulunmuyor. Geçen hafta dolar endeksinin (DXY) 90 seviyesinin altına gevşemesi ve son üç ayın düşük seviyelerinde seyretmesi DolarTL’de 8.30 inadını kıramadı. 8.30 seviyesinin altında yerleşik seyirler kısa vadede tansiyonu yatıştırabilir. Ancak geri çekilmelerin kalıcı olmasını beklememekteyiz. 8.50 seviyesinin üzerinde 8.58 tarihi rekor seviyesi bulunuyor. Bu seviyeyi test etmekte daha güçlü bir ivme yakalaması halinde kurda yeni yüksek seviyeleri test edebiliriz gibi görünüyor. Ana yön yukarı.

      YURT İÇİ GÜNDEMDE HAZİNE İHALELERİ ÖN PLANDA OLACAK

      Yazının Devamını Oku