Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close
      Eda Karadağ

      Eda Karadağ

      Mevcut risklerle, yılı kapatmaya hazırlanıyoruz

      3 Kasım 2022
      2022 yılının son iki ayına girmiş bulunmaktayız. Geçtiğimiz iki yıl salgın kaynaklı endişeler daha baskın hissedilirken, bu sene salgın etkisini yavaş yavaş yitirmeye başladı. Dünya normalleşti ve bu seferde savaşla karşı karşıya kaldık.

      Şubat ayında patlak veren Rusya-Ukrayna savaşı, dünyada tedirginliğin artmasına yol açtı. Savaş nedeniyle enerji fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar ve bu nedenle yükselen bir enflasyonla burun buruna geldik. Enflasyonu düşürmek adına majör merkez bankalarının agresif bir şekilde para politikalarını uygulaması ve bu nedenle artan resesyon endişesiyle, risk iştahının zayıf seyrettiği günler yaşandı. Ne yazık ki, bu bahsettiğim konu başlıkları hala etkisini sürdürüyor. Kasım ayı içinde bunların risk iştahının seyrinde belirleyici olmasını beklemek mümkün. 

      Kasım ayının en çok konuşulan konusu hiç kuşkusuz yine Fed olacaktır. Fed’in 1-2 Kasım tarihlerinde yaptığı toplantısını geride bırakırken, bir tarafta faiz artışlarına devam mesajı gelirken, aralık ayı içinde sınırlı bir faiz artışı olacağına yönelik sinyalinde geldiğini gördük. Toplantı sonrası önümüzde 04 Kasım günü ABD tarım dışı istihdam, 10 Kasım ABD TÜFE ve Fed üyelerinin konuşmaları bulunuyor. Bu başlıklar aralık ayı ve sonrasına dair beklentileri etkileyebilir. Fed’in bir sonraki toplantı takvimi 13-14 Aralık olarak görülüyor. O güne kadar faiz konusuyla ilgili beklentilerde değişiklik görülebileceği gibi bunun fiyatlarda da zaman zaman oynaklığa neden olması beklenebilir.

      Kasım ayı içerisinde de güçlü dolar algısı sürebilir. Bu da emtialar ve borsalar üzerinde baskının devam etmesi anlamına geliyor. Avrupa Merkez Bankası, temmuz ayından bu yana toplamda 200 baz puan faiz artışına gitti. Kasım ayında toplantısı bulunmuyor. Ay içerisinde Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde ve üyelerin konuşmalarının önemli olacağını düşünüyorum. Aralık ayı toplantısı için faiz artışının devam etmesi bekleniyor. Ancak gelecek senenin ilk çeyreğine dair ciddi bir belirsizlik hakim. Kasım ayında Avrupa Merkez Bankası'nın geleceğe dair vereceği sinyaller, piyasaların seyri açısından takip edilebilir. 

      Daha önceki yazılarımda da ele aldığım gibi petrolün ana hikayesi arz-talep dengesizliği olarak görülüyor. Salgın endişelerinin azaldığı bu yıl, dünyanın normalleşmesiyle petrolde talep iyileşmeye başlamış ve bu da fiyatların biraz daha dengelenmesini desteklemişti. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşının başladığı dönem sonrası piyasaya yeteri kadar üretim yapılamaması ciddi anlamda arz sıkıntısını beraberinde getirdi ve bu da petrol fiyatlarının hızlı bir şekilde yükselmesine yol açtı.

      OPEC+ grubunun ekim ayı toplantısında aldığı karar, Kasım 2022’den itibaren günlük petrol üretimini 2 milyon varil azaltılacağı yönünde. Bundan önceki dönemlerde petrol üretimini arttırmaya çalışan OPEC+ grubunun, kasım ayında aldığı bu karar, arz sıkıntısının daha da artmasına yol açmış durumda. Bir yanda Çin ekonomisine dair endişeler, Fed’in agresif tavrı, doların güçlenmesi ve resesyon endişeleri, petrolde talebi baskılamaya devam ederken, bir yandan OPEC+ grubunun petrol üretimini azaltması işleri daha da karmaşık hale getirmiş durumda.

      Temmuz ayında, ABD Başkanı J. Biden’ın Ortadoğu ziyaretinde Suudi Arabistan Prensiyle görüşmesi ve Arabistan’ın ek üretim yapabiliriz şeklindeki açıklamalarına karşın OPEC+ grubunun aldığı bu tavır, ABD kanadını kızdırmış durumda. Başkan Biden’ın petrol fiyatlarındaki yükselişin önüne geçmek için yeni tedbirler almaya devam edeceğini ve son dönemde de stratejik petrol rezervi(spr) satışlarının daha da sıklaştırma ihtimalinin yüksek olduğu söyleniyor. Ancak ABD’nin spr konusundaki adımları açıkçası fiyatlardaki oynaklığın önüne geçemediği gibi fiyatların düşmesini de desteklemiyor. OPEC+ grubunun 4 Aralık’ta toplantısı bulunuyor. Kasım ayında petrol fiyatlarının seyrini, ABD ve OPEC+ grubundan gelecek açıklamalar ve Fed’in mesajları yine etkileyebilir. Aynı zamanda, Çin ekonomisiyle ilgili gelişmelerinde takip edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Toparlayacak olursam, petrol fiyatlarında hala net bir yönden bahsetmek kısa vade için biraz daha zorlaşmış durumda. Özellikle doların güçlü seyri, petrol fiyatlarını baskılamaya devam edebilir. Ancak bir yanda da arz sıkıntısı nedeniyle petrol fiyatlarında da yükseliş görebiliriz. Bu nedenle kasım ayında da fiyatlardaki hareketliliğin sürmesini ancak geri çekilmelerden ziyade yukarı yönlü tepkilerin biraz daha yoğun olmasını beklemek mümkün diye düşünüyorum. 

      Yazının Devamını Oku

      Şahin Fed ve resesyon endişeleri etkisini sürdürüyor

      26 Eylül 2022
      Küresel piyasalarda, Fed etkisi baskın bir şekilde hissediliyor. Fed’in şahin tavrı ve kısa vadede faiz konusunda frene basmayacak olması, piyasalarda Dolar pozitif bir fiyatlamaya neden oluyor.

      Ekim ayında Fed’in toplantısı yok. Bir sonraki toplantıları 1-2 Kasım tarihlerinde olacak. Kasım toplantısı öncesinde eylül ayı istihdam ve enflasyon verileri açıklanacak. Veriler, kasım toplantısına dair beklentileri etkileyebilir. Aslında bu sefer kasım toplantısı için 75 baz puanlık faiz artışına piyasa kesin gözle bakıyor. Fed toplantısından gelen mesajlar, bu beklentiyi destekledi. Bu nedenle 75 baz puanlık beklentiyi bozmayacak veriler açıklandığı sürece piyasaların algısında değişiklik olmayacaktır.

      Ay içerisinde Fed üyeleri ve Fed Başkanı Powell’ın konuşmaları takip edilmeli. Küreselde sadece Fed ile ilgili gelişmeler bulunmuyor. Jeopolitik riskler, resesyon endişeleri ve yüksek enflasyon, piyasaların seyrini etkilemeye devam ediyor. Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeler sıcaklığını koruyor ve Rusya, kısmi seferberlik ilan ettiğini duyurdu. Bu nedenle, ekim ayında da jeopolitik riskler, risk iştahını baskılamaya devam edebilir.

      Majör merkez bankaları faiz artırmaya devam ettiği bu süreçte resesyon endişeleri de artıyor. Enflasyonu düşürmek odaklı bir politika izledikleri için büyümeyi geri plana attıkları görülüyor. Bu da, resesyon endişelerini arttırıyor ve küresel büyümeye yönelik endişelerin artış kaydetmesi, risk iştahını zayıflatıyor. En son Dünya Bankası, 2023 yılı için resesyon uyarısında bulundu ve bu beklentileri daha da güçlendirmiş oldu. Ekim ayı içinde Fed ile ilgili beklentiler, jeopolitik riskler, resesyon meselesi ve yüksek enflasyon, küresel borsaların seyrinde belirleyici olacaktır. Kısa vadede çözüme kavuşması zor şeyler olduğu içinde yeni ayda da borsaların iştahı zayıf olabilir ve oynaklık yüksek kalabilir.

      Güçlenen dolar ve son 20 yılın en yüksek seviyelerinde seyreden Dolar endeksi, emtiaları da baskılıyor. Yazıyı kaleme aldığım esnada, Dolar endeksi 114,00 puan çevresinde işlem görüyor. Ons altın bu tablo karşısında 1640 dolar çevresinde izleniyor. Ons altında, bir süredir kararsız bir görünüm hakimdi. Doların seyri, Fed’in tavrı; ons altını etkiliyor ve baskı altında olduğu için zayıf seyirlere neden oluyordu. Rusya-Ukrayna meselesi, resesyon endişeleri aslında ons altını besleyecek gelişmeler olurken, şahin Fed şimdilik buna engel oluyor.

      Ekim ayında ons altının seyri için ABD verileri, Fed üyelerinin konuşmaları belirleyici olacaktır. Kısa vade için ons altında güçlü bir beklentim bulunmuyor. Olası yukarı yönlü tepkiler görülse bile ben bunların geçici bir yükseliş olacağını düşünüyorum. Teknik olarak seviye verecek olursam, ons altın için 1600 dolar destek noktası olurken, yukarıda 1680 dolar direnç noktası olarak takip edilebilir. Bu aralıkta kaldığı sürece ons altında yeni bir hareketten bahsetmek zor olabilir. Bu aralığın dışı, ons altında yeni bir fiyatlamayı gündeme getirebilir. Küresel piyasalarda, güvenli liman algısı olarak altına yönelik talep zayıf bu nedenle yükselişinde bir süre daha zorlanması muhtemel olacaktır. 

      Petrol fiyatlarında, kısa vadede düşüş beklentisi hakim. Arz-talep dengesizliği devam ederken, Fed ve resesyon endişeleri, petrol talebi açısından olumsuz gelişmeler olarak görülüyor. Bu iki başlık, önümüzdeki süreç için petrolde talebi düşürebilir beklentisini güçlendirince bu da fiyatların geri çekilmesine neden oluyor. Fiyatların düşüşü, OPEC+ grubu üyeleri açısından pek olumlu değil. Sonuçta, yükseliş varken, üyeler bütçe fazlası yazıyordu. Şimdi gerileyen fiyatlar, bütçe üzerinde baskıya neden olacaktır. Eylül ayı toplantılarında günlük üretim kesintisi kararı alan üyeler için bir sonraki toplantı 5 Ekim tarihinde gerçekleşecek.

      Son dönemde, talep üzerindeki gelişmeleri göz önünde bulundurduğumuzda, üyelerin 5 Ekim günü vereceği karar ve piyasalara verecekleri mesajlar, petrol fiyatlarının seyrini de belirleyecektir. O güne kadar kısa vadede oynaklık sürebilir. Şahin Fed etkisi ve global yavaşlamaya yönelik beklentiler, bir süre daha talebi baskılayacağından, petrol fiyatlarında sınırlı da olsa düşüşlerin devam etmesine neden olabilir.

      Yazının Devamını Oku

      Riskler sonbaharda da devam…

      1 Eylül 2022
      Bu yılın son dört ayına girmiş bulunmaktayız. Jeopolitik risklerin arttığı, yüksek enflasyon etkisiyle merkez bankalarının para politikalarında sıkılaştığı ve resesyon endişelerini konuşmaya devam ediyoruz.

      Eylül ayı önemli bir ay çünkü Fed toplantısı olacak. Beklenen Fed toplantısı bu ay 20-21 Eylül tarihlerinde yapılacak. Faiz kararının yanında Fed yılın üçüncü ekonomik projeksiyonlarını da yayınlayacak. En son haziran ayında yayınlanan projeksiyonlar sonrasında eylül ayında yayınlanacak projeksiyonlar için piyasa endişeli. Enflasyon ve büyümede, işsizlikte yapılacak revizyonlar, eylül ayı sonrası için faiz sürecine dair beklentileri etkileyecek. Fed eylül ayı toplantısı öncesinde ağustos ayı istihdam ve enflasyon verilerini görecek. Bu veriler sonrasında 20-21 Eylül toplantısına dair beklentiler daha da netlik kazanacaktır. En son Ağustos ayında Jackson Hole toplantısında konuşan Fed Başkanı Powell, ekonomik verilere bağlı olarak hareket edeceklerinin altını çizmişti. Bu nedenle bundan sonraki süreç için enflasyon ve istihdam verileri, yine piyasalarda oynaklığın sürmesine neden olacaktır. Son günlerde, piyasadaki riskler Dolara olan talebi arttırmış durumda. Güvenli liman olarak görülen Dolar, yükselişini sürdürdükçe, emtialar üzerinde de baskıya neden oluyor.

      KISA VADEDE ONS ALTINDA DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ HAKİM..

      Eylül ayı içinde ons altında oynaklığın yüksek olması beklenebilir. Kısa dönemde düşüş eğiliminde olan ons altın için kritik destek seviyesi 1680 dolar bölgesinden geçiyor. Buranın üzerinde kaldıkça geri çekilmelerde sınırlı kalabilir. Ancak bu seviyenin altına doğru bir kırılım düşüşün daha da devam etmesine neden olabilir. Ons altın için yükselişin başlaması açısından 1835 dolar direncinin üzerinde kapanışlar görülmesinin daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Şu an çok uzak bir nokta ancak ons altın bu seviyeye kadar geçtiğimiz haftalarda yükseliş kaydetmesine rağmen yine de başarılı olamadı. Bu nedenle bu seviyenin üzerinde bir seyir görülmediği sürece teknik olarak ons altın için yükselişin devam edebileceğini düşünmüyorum. Altında, eylül ayı Fed toplantısı, ABD istihdam ve enflasyon verileri takip edilmeli. 

      BORSADA YENİ REKORLAR BEKLENİR Mİ?

      Borsa İstanbul’da yükseliş temposu korunuyor. Rekor seviyeleri test etmeye devam eden endeks için bilanço sezonunu geride bıraktık ancak eylül ayında da yükselişin devam edebilme ihtimali sürüyor. Bu nedenle bugünden endeks için yukarı yönlü bir seviye vermek pek doğru olmayabilir. Yeni rekorlar sonrası oluşabilecek kar satışlarına karşı dikkatli olunmalı. Endekste hikaye 2900 puan altına doğru kırarsa o zaman değişebilir. Ancak 2900 üzeri hareket kaldığı sürece geri çekilmelerin sınırlı kalabileceğini düşünüyorum. Endeks yükselişini daha da hızlandırmak için yeni hikaye arayışını sürdürecektir.  

      Yazının Devamını Oku

      Fed’siz bir ağustos...

      29 Temmuz 2022
      Küresel piyasalarda resesyon kaygısı, yüksek enflasyon, Rusya-Ukrayna savaşı, merkez bankalarının para politikaları derken birçok risk devam ediyor. Ağustos ayına başlarken de bu riskleri konuşacağız.

      Bu ay, merkez bankaları açısından özellikle ABD ve Avrupa Merkez Bankalarının faiz kararları açısından sakin bir ay olacak. Her iki ülke merkez bankasının ağustos ayında faiz kararları bulunmuyor. Eylül ayına kadar o tarafta rahatız. Enflasyon verileri ön planda olacak ve enflasyondaki yükseliş devam ettiği müddetçe bu durum eylül toplantısında Fed ve ECB’den faiz artışı konusunda agresif adımlar gelebilir beklentileri güçlenmeye başlayabilir. Ancak unutmamak gerek, Avrupa’nın işi daha zor. Ekonomide durgunluk ve enerji krizi, ECB’nin elini zorlaştırıyor. Bu nedenle Fed kadar agresif bir politika izlemesini beklemiyorum. Fed’e gelecek olursam, eylül ayı önemli bir toplantı olacak. Projeksiyonlarda açıklanacak. Enflasyon, istihdam ve büyüme verileriyle ilgili yıl sonu tahminlerini nasıl yaptıklarını ve faiz konusunda bundan sonraki süreç için piyasalara nasıl bir algı verecekleri, merak konusu. Yurt içinde TCMB’nin faiz kararı takip edilecek. 18 Ağustos günü TCMB’nin faiz kararını açıklaması bekleniyor. Bugünden bir şey demek erken olabilir. Ancak şu anki durumda TCMB’nin ağustos ayı toplantısında da mevcut politikasını koruması bekleniyor.

      Borsa İstanbul’da bilanço dönemindeyiz. İkinci çeyrek şirket karları ağustos ayının ilk haftalarında takip edilecek. Endeks üzerinde hisse bazlı ayrışmalar görmemiz muhtemel olabilir. Teknik olarak endeks için 2562 kısa vadede izlediğim bir direnç noktası olarak bulunuyor. Bu direncin üzerinde kapanışların devamında 2600 puan ve üzerine doğru tepkilerin gelmesi beklenebilir. En son zirvemiz 2684 seviyesinde bulunuyor. Haziran ayında bu zirveyi gördük ve sonrasında teknik olarak ivme kaybı başladı. Bu nedenle yeniden zirveye doğru bir hareket görülebilmesi için 2600 puan üzerinde kapanışlar yaşanması gerekiyor. Bu olmadığı takdirde endeksteki yükselişin geçici bir yükseliş olarak yorumlanması mümkün olacaktır. Geri çekilmelerde, ortalamalarının geçtiği 2470-2480 destek bandı olurken, bu aralığın altındaki kapanışlar endekste satışların 2400 puana kadar sürmesine yol açabilir. Bu durumda, 2400 aşağıda izlenecek olan referans noktamızdır. Bu desteğe kadar satışlar karşılandığı sürece yerini tepki alımlarına bırakması beklenebilir. Ancak 2400 puan altı kapanışlarda satışların daha da hızlanmasına ve teknik görünümün bozulmasına neden olacaktır.

      Son dönemde en çok konuşulan konular arasında petrol fiyatları da yer alıyor. Kısa vadede oynaklıklar sürmesine karşın orta/uzun vade açısından yukarı yönlü potansiyelini koruduğu görülüyor. Petrol için ana hikaye arz-talep dengesizliği olarak bulunuyor. Piyasaya yeteri kadar üretim yapılamaması, arz sıkıntısına neden olduğu gibi bu durumda fiyatları yukarı çekiyor. Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle arz konusu daha da zorlaşırken, Körfez ülkelerinden ek üretim gelmiyor. En son ABD Başkanı Biden’ın, Orta Doğu ziyaretinde S. Arabistan ek üretim yapacağını duyurdu ancak ne bir tarih ne bir taahhüt verdi. Dolayısıyla bu durum fiyatların yükselmesine neden olmaya devam edecektir. Talebi baskılayan ve fiyatların gerilemesine neden olan faktörlere baktığımda; salgının etkisi, Fed’in şahinleşip faiz oranlarını daha da yükseltmesi, resesyon endişesi olarak sıralanabilir. Bunlarda petrolde toparlanan talebin zayıflamasına ve fiyatlarında bundan sebep düşmesine neden olacaktır. Ağustos ayında OPEC+ aylık toplantısı olacak. Yeni bir karar beklenmezken, Arabistan tarafından verilecek mesajlar bence önemli olabilir. Yine ay içerisinde, salgınla ilgili haber akışları, resesyon konusu petrol fiyatlarının seyrini etkilemeye devam edebilir. Sonuç olarak, kısa vadeli oynaklıklar bekliyorum ancak orta/uzun vadeli yükseliş beklentimi koruyorum. 

      Herkese sağlıklı ve huzurlu bir ağustos ayı dilerim… 

      Yazının Devamını Oku

      Temmuz ayının EN’lerinde Fed ile Biden var

      4 Temmuz 2022
      Küresel piyasaların gündeminde Fed’in atacağı adımlar yerini koruyor. Haziran ayındaki toplantısında beklentilerin üzerinde 75 baz puanlık faiz artışına giden Fed, bundan sonraki süreç içinde enflasyon verilerine bağlı kalarak hareket edeceğini belirtti. Enflasyonun yüzde 2’lik hedefe 2024 yılında yakınsayacağını bekleyen Fed, bu süreçte faiz konusundaki duruşunu devam ettireceğini ifade ediyor.

      Enflasyonla mücadele için faiz konusunda geri adım atmazken, ekonomide resesyon ihtimallerini de güçlendiriyor. Piyasa bu konuda endişeli ve Fed nedeniyle ABD ekonomisinin resesyona girebilme beklentisini yüksek tutuyor. Resesyon beklentileri de risk iştahını baskıladığı için küresel piyasalarda oynaklık yüksek ve yukarı yönlü hareketlerde zayıf kaldığı dikkat çekiyor. Haziran ayında bu ihtimalleri konuştuk ve fiyatlamalarda etkisini hissettik. Temmuz ayında da aynı konuları takip etmeye devam ediyor olacağız. Fed’in temmuz ayında da toplantısı var ve beklentiler 75 baz puanlık faiz artışına gitmesi yönünde. Temmuz toplantısında beklentilerin üzerinde bir hamle yapması şimdilik beklenmiyor. Haziran sonrası temmuz toplantısının biraz daha sakin geçmesi beklentiler arasında. Tabii o güne kadar Fed, istihdam ve enflasyon verilerini görecek, aynı zamanda ABD ekonomisinin 1.çeyrek performansını da takip etmiş olacak. Fed elinde bir sürü veriyle toplantısına girecek ve ona göre söylemlerini belirleyecektir. Kısacası, yeni ayda da bol bol Fed’i konuşacağız. Fed kaynaklı piyasaların genelinde oynaklık beklenebilir. 

      Temmuz ayında bir diğer gündem, ABD Başkanı Biden’ın 13-16 Temmuz arası Orta Doğu'ya yapacağı ziyaret olacaktır. Devam eden Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle tedarik zincirindeki aksaklıklar, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar sürüyor. Bu da piyasaları tedirgin ederken, yabancı kurumlar petrolle ilgili fiyat tahminlerinde orta ve uzun vade için yukarı yönlü revizyonlarını gerçekleştiriyorlar. Biden, benzin fiyatlarındaki artış sebebiyle ABD’li petrol üreticileriyle görüşmeler yapıyor. Önlemler almaya çalışıyor.

      Geçtiğimiz aylarda, Biden, Körfez ülkelerine seslenmiş ve üretimlerini arttırmaları çağrısında bulunmuştu. Ancak Körfez ülkeleri, petrol yükselişinden olumlu etkilenen ülkeler olması sebebiyle arz sıkıntısının önüne geçmenin zor olduğunu ifade ederek, bir aksiyon almadıkları görüldü. Biden’ın bu nedenle Orta Doğu ziyareti önemli ve piyasalar merakla bu ziyareti bekliyor. Aslında bu görüşmelerden çıkabilecek söylemler, petrolün ne yazık ki hikayesini değiştirmeye yetmeyecektir. Şöyle bir geçmişi hatırlayalım, salgında dünya durma noktasına geldiğinde, piyasada arz fazlası ve talep yetersizliği vardı. Salgınla ilgili önlemlerin sona ermesi ve seyahatlerin başlaması, talebin iyileşmesini sağladı. Bu seferde, piyasada yeteri kadar üretim yapılamayınca, arz-talep dengesizliğinin devam etmesine neden oldu ve fiyatlar zıpladı.

      ABD-Körfez ülkeleri arasında ne konuşulursa konuşulsun, piyasada devam eden bir üretim eksikliği var. Bu da bir görüşmeyle, sonlanacak bir durum değil. Sonuçta hala Rusya-Ukrayna meselesi sürüyor ve Rusya’ya yönelik petrol ambargoları da devam ediyor. Dolayısıyla temmuz ayı için petrol fiyatlarında da oynaklığın sürmesi beklenebilir. ABD ile Orta Doğu arasındaki gelişmeler mutlaka önemli olacaktır. Piyasanın beklentisi dışında sürpriz anlaşmaların yapılacak olması, fiyatlara da etkisini gösterir. Sadece unutmamak gerek, petrolün ana hikayesi, arz-talep dengesizliği ve bu sadece iki ülke arasında bulunacak orta yolla çözülebilecek bir gelişme olarak görülmüyor.

      Yazının Devamını Oku

      Fed Haftası başladı...

      13 Haziran 2022
      Haziran ayı dolu dizgin devam ediyor. Merkez bankaları kararları piyasaların gündeminde bulunuyor. Bu haftanın da en önemli verisi Fed toplantısı olacaktır.

      14-15 Haziran tarihlerinde Fed komitesi toplanacak ve 15 Haziran günü kararını duyuracak. Piyasanın bu toplantıdan beklentisi 50 baz puanlık faiz artışına gitmesi yönünde. Kararla birlikte bu ay Fed ekonomik projeksiyonlarını yayınlayacak. Bu yılın ikinci projeksiyonları geliyor. Enflasyon, büyüme ve işsizlik oranlarında yapılacak revizyonlar takip edilecektir. Ayrıca, noktasal grafiklerde, yılın kalanı için faiz politikasında nasıl bir yol izleneceğine dair mesajlar aranacaktır. Karar metni ve projeksiyonlar sonrası gözler Fed Başkanı Powell'ın konuşmasında olacaktır.

      Fed Başkanı Powell'ın söylemleri ve gelecek sorulara vereceği cevaplar, Fed ile ilgili beklentilerin şekillenmesini sağlayabilir. En son ABD'de mayıs ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 8,6 olarak gerçekleşmişti. Bu da Fed'in faiz konusunda agresif olabilme ihtimalini güçlendirdiği için piyasalar bu haftaki toplantıya iyice odaklanmış durumda. Haziran ve temmuz toplantıları sonrasında Fed'in nasıl bir politika izleyeceği merak konusu. Nefesler tutuldu ve Fed toplantısından çıkacak söylemler bekleniyor. Çarşamba gününe kadar piyasalarda temkinli seyirler görülebilir. Fed ile birlikte haftanın kalanında oynaklığın artmasını bekliyorum. Haftanın kapanışı Fed’e bağlı.

      Küresel piyasalar, yeni haftaya pek iyi başlamadı. Fed belirsizliği, Çin’de bazı bölgelerde yeniden alınan salgın önlemleri, devam eden savaşın etkisi, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve dünyada yükselen enflasyon karşısında sıkılaşan merkez bankaları, bu konular karşısında risk iştahı baskı altında. Borsalarda satışlar izleniyor. Borsa İstanbul’da dışarıdan etkilendiği için kararsızlık içerisinde.

      Sabah saatlerinden bu yana endeks 2519-2552 aralığına kendisini sıkıştırmış durumda. Endekste 22 günlük ortalama 2489 seviyesinden geçiyor. Burayı destek noktası olarak takip edebiliriz. Bu destek altı kapanışların başlaması endekste satışların 2450 seviyesine doğru sürmesine neden olabilir. Endeks için 2450-2489 destek bandı olurken, buraya kadar satışlar karşılandığı sürece yerini tepki alımlarına bırakması beklenebilir. Ancak bu destek alanının aşağı yönlü kırılmasıyla satışlar hızlanabilir ve teknik görünüm bozulabilir. Bu durumda 2400 referans noktası olarak ön plana çıkacaktır.

      Borsa için kısa vadede yorulma var. Bu da yukarı yönlü çok güçlü bir ivme yakalamasını zorlaştırıyor. Geçtiğimiz hafta 2684 ile zirvesini yeniledi. İlerleyen günlerde yeni zirveler test edilebilir. Ancak yeni zirveler sonrası performansını korumakta zorlandığı için teknik olarak düzeltme hareketi görülüyor. Bu nedenle çok sağlıklı bir yükseliş oluşamıyor. Orta ve uzun vade için hala bir potansiyeli var. Onun için şirket seçimlerinde seçici davranarak kendinize bir portföy oluşturabilirsiniz. Yukarıda bahsettiğim riskler sebebiyle kısa vadede endeks üzerinde de baskı sürüyor. Bu da endeksin bir süre daha kararsız kalmasına yol açabilir. Bu noktada sizler devreye girmelisiniz. Endekste geri çekilmeler görüldükçe, yeni pozisyonlanmalar açısından değerlendirilebilir. Zirvelerden denemek yerine düşüşler bu noktada daha sağlıklı olabilir. Borsa için 2600 üzeri seyirler yeniden zirve test etmesini destekleyebilir. 

      Yazının Devamını Oku

      Mayıs ayında sahne yine Fed’in…

      23 Nisan 2022
      Jeopolitik riskler, artan enflasyon, sıkılaşan merkez bankaları derken yılı yarılamaya doğru gidiyoruz. Kısa vade için Rusya-Ukrayna arasında bir ateşkes beklentisi bulunmuyor.

      Nisan ayında da önemli müzakereler yapılmasına karşın bir sonuca varılamadı. Rusya, anlaşmaktan uzağız şeklinde açıklamalarda bulununca artık piyasaların beklentisi de iyice azaldı. ABD ve AB’den Rusya’ya dair yaptırım tehditleri bu nedenle devam ederken, özellikle AB’nin Rusya’ya petrol konusunda ambargo koyma ihtimalinin çok yüksek olduğu ve bu konuda hazırlıkların sürdüğü belirtiliyor. Mayıs ayı için bu gelişmeler sıcaklığını koruyacaktır. Rusya’da misilleme olarak yaptırımlar uyguluyor.

      Karışık bir tablo var, eskisi kadar fiyatları baskılamıyor ancak yeni yaptırımların gündemde olması özellikle enerjiyle ilgili olması biraz hassas ve enerji fiyatları üzerinde oynaklığa neden olabiliyor. Mayıs ayında olası enerjiyle ilgili Rusya’ya yönelik yeni ambargo, petrol fiyatlarının hızlı bir şekilde yükselmesine yol açabilir. Petrol fiyatlarıyla ilgili dalgalanmaların sürdüğü ve geri çekilmelerin sınırlı kaldığı bu ortamda, enflasyon üzerinde de baskı devam ediyor. Yükselen enflasyon, majör merkez bankalarını harekete geçirdi. İngiltere ve ABD Merkez Bankaları para politikalarında sıkılaşmaya giderken, Avrupa Merkez Bankasının da üçüncü çeyrek itibariyle faiz konusunda adım atabilme ihtimalleri güçlenmeye başladı. Fed, enflasyonu düşürmek için hızlı faiz artışı yapabileceğini belirtirken, bu durum ekonomilerde durgunluğa doğru gidebilir şeklinde beklentilere de neden oluyor. Bu nedenle Fed’in haziran-temmuz toplantıları sonrasında nasıl bir yol izleyeceği merak konusu.

      Bazı yabancı kurumlar özellikle haziran-temmuz aylarında Fed’den 75’er baz puan faiz artışı gelebilir şeklinde raporlar yayınlarken, bazıları da bu kadar hızlı hareket etmeyebilir veya 50’şer baz puanlık faiz artışlarına gidebilir şeklinde beklentiler sunuyorlar. Piyasanın kafası karışık ve 3-4 Mayıs tarihlerinde yapılacak olan Fed toplantısı bu anlamda önemini arttırdı. 4 Mayıs günü piyasalar Fed’den 50 baz puanlık faiz artışına kendisini hazırlamış durumda.

      Başta Fed Başkanı Powell ve Fed üyelerinin açıklamaları bu yönde. Mayıs ayı toplantısında piyasaya verecekleri mesajların oldukça kritik olduğu görülüyor. Haziran-Temmuz toplantıları için beklentiler hem toplantıda verecekleri açıklamalara hem de açıklanacak enflasyon verilerine bağlı olacaktır. Fed her ne kadar enflasyona bağlı hareket edeceklerini ifade etmesine karşın dünyada durgunluk sinyallerinin baskınlaşmaya başladığı bu dönemde, dedikleri şekilde agresif olmayabilirler. En son Uluslararası Para Fonu (IMF) küresel büyüme tahminini aşağı yönlü revize etti. Çin, Türkiye başta olmak üzere birçok ülkenin de büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizyonlar yapıldı. ABD ekonomisi içinde bu beklentiler hakim iken Fed atacağı adımlara dikkat etmeli. Yoksa enflasyonu düşürmeye çalışırken, ülke ekonomisini durgunluğa itmeleri, pek de hoş karşılanmayacaktır.

      Küresel borsalarda, artan faiz beklentileri karşısında risk iştahı güçlenmekte zorlanıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizinin 2018 yılından sonra yeniden %3,00 seviyesine doğru yaklaşıyor olması, tedirgin edici. Fed’in daha agresif faiz hamlesi yapabilme ihtimalinin fiyatlara yansıtıldığı görülüyor. Bu durum ABD borsalarında satışları da beraberinde getiriyor. Küresel taraftaki zayıf iştaha rağmen Borsa İstanbul’da pozitif ayrışmayla son haftalarda rekor seviyelerin hızlı bir şekilde test edildiği görüldü. Yazıyı kaleme aldığımda, borsanın en son rekoru 2562 puanda bulunuyordu.

      Mayıs ayının ilk haftası Türkiye’de Ramazan Bayramı dolayısıyla nisan ayının son haftasında riskten kaçış beklenebilir. Bu durumda, borsanın yukarı yönlü hareketinde zorlanmasına yol açabilir. Bu noktada izlediğimiz seviye 2400 puan olarak bulunuyor. Endeksin 2400 puan altına doğru hareketine başlaması halinde geri çekilmelerin devamında 2366 – 2306 destek alanları olarak izlenebilir. Bu desteklerinde altında endeksteki teknik görünüm daha da bozulabilir ve satışların 2000 puana doğru devam etmesine bile neden olabilir. Son günlerdeki hareketin ana nedenlerinden biri yüksek enflasyon ve diğeri birinci çeyrek kar tahminlerine dair iyimserlikti. Nisanın üçüncü haftası itibariyle bilançolarda açıklanmaya başladı. Hisse bazlı ayrışmalarda bekleniyor.

      Borsa İstanbul için hareketli haftaların devam etmesi muhtemel. Karlar açıklandıkça, yeteri kadar fiyatlanan hisseler üzerinde kar satışlarına yol açabilir. Onun dışında, borsa için aslında çok güçlü bir satışın hala başlamasının düşük olduğunu özellikle enflasyondaki görünüm sebebiyle bir süre daha borsaya yönelik talebin canlı kalabilme ihtimalinin güçlü olduğunu düşünüyorum. Zaten piyasada satış yapacak kadar yabancı yatırımcı bulunmuyor. Yerli yatırımcıyla rekor seviyeler test edildi ve işlem hacminde 50-60 Milyar TL seviyelere doğru yükselişler izlendi. Borsa için düzeltme hareketleri beklentiler dahilinde bunun içinde 2300-2400 puan aralığının ön plana çıkması beklenebilir. Bu aralığa kadar satışlar karşılandığı sürece borsada yukarı yönlü potansiyelin korunabileceğini bekliyorum.

      Kısa vadede oynaklık yüksek, orta-uzun vade için borsa hala cazibesini koruyor. Bu noktada uyarmak isterim, günlük olarak işlem yapan yatırımcıların zarar kes/kar al seviyelerini belirleyerek pozisyon almalarını öneriyorum. Piyasada hızlı hareketler görülebiliyor ve haber akışlarına karşı hassas bir piyasa var. Bu nedenle bu konuda dikkatli olabilirler. Orta/uzun vadede yatırım yapacak yatırımcılar ise şirket seçimlerini çok iyi yapmalılar. Şirketini mutlaka tanımalı. Nakit pozisyonu, borçluluk rasyoları, ihracat payı, döviz yükümlülüğü, geleceğe yönelik projeksiyonları ve temettü ödeyen bir şirket olup/olmaması dikkat edilmesi gereken başlıklar olarak sıralanabilir. Sonuçta orta/uzun vadede yatırım yaparken o şirketin hikayesine de ortak oluyorsunuz. Şirketinize ne kadar hakim olursanız, stratejilerinizde de bir o kadar başarılı olmanız yüksek olacaktır. Bu noktada destek almak isteyen yatırımcıların, aracı kurumların raporlarını okumalarını veya araştırma departmanlarıyla görüşmelerini öneririm.

      Yazının Devamını Oku

      Borsa 2100 puan üzerinde tutunabilecek mi?

      26 Mart 2022
      Küresel piyasaların gündeminde iki başlık yer alıyor. Rusya-Ukrayna arasındaki gerilim ve Fed üyelerinden gelen konuşmalar olarak bulunuyor.

      Savaşın bir ayı doldu ve hala nihai bir sonuca varılamıyor. Bu süreçte müzakereler yapıldı, Antalya'da zirve düzenlendi ancak bir ateşkes sağlanamıyor. Gerilim sürdüğü için piyasalar tedirgin ancak son günlerde eskisi kadar borsalarda satışlara neden olmuyor. Fed ise önümüzdeki toplantı için 50 baz puanlık faiz artışına piyasaları hazırlamaya başladı. Geçtiğimiz haftalarda, Fed faiz kararında 25 baz puanlık faiz artışına gitmiş ve bundan sonrası için verilere bağlı olduklarını belirtmişlerdi. Son günlerde Fed Başkanı Powell açıklamalarında, 50 baz puan sinyalini verince, Fed üyeleri de buna destek veren açıklamalarda bulunuyor. Bu da ABD tahvil faizlerinde oynaklığın artmasına neden olmuş durumda. Dışarıda bu gelişmeler izlenirken, içeride endeks pozitif ayrışmasını sürdürüyor.

      Rusya'nın Ukrayna'ya askeri operasyon başlattığı 24 Şubat günü endekste 1826 seviyesinden gelen tepkilerle yükseliş başladı ve küresel borsalardaki satışlara rağmen, BIST100 yükselişini sürdürdü. Bu yükselişte, TL'deki değer kaybı ve enflasyonist sürecin etkisinin oldukça yüksek olduğunu söyleyebilirim. Yılbaşından bu yana üç aylık enflasyondaki toplama bakıldığında, endeksteki bu yükselişi açıklıyor. Bunun yanında, 2021 dördüncü çeyrek finansalları piyasaları tatmin etmişti ancak fiyatlamalarda geç kalındı. Birçok şirketin iskontolu kalması da alımları destekledi. Kısacası, enflasyonun ve reel anlamda büyüyen şirketlerin finansallarındaki pozitif tarafa doğru eğilim, endeksteki yükselişi destekleyen ana faktörler arasında bulunuyor.

      Ek olarak, ABD ve Avrupa borsalarında dipten dönüşlerin başlaması da borsaya olumlu yansırken, içeride satış yapacak kadar yabancı yatırımcının olmaması da pozitif havayı destekledi. Ancak kritik seviyelerde olduğumuzu ve özellikle hacimden çok destek alamadığımızı gözlemliyorum. Hacimde hala çok güçlü yerde değiliz. Bu da 2100 üzerinde çok güçlü seyirlerin ilerleyen günlerde devam edememe ihtimalini kuvvetlendiriyor. Teknik olarak aralık ayı zirvesi olan 2400 puan direnç noktası olarak izleniyor. Bu dirence doğru hareketin sürmesi için 2100 üzeri kapanışlarına devam etmesi gerekiyor. Buna karşın, olası geri çekilmelerde 2100 seviyesinin aşağı yönlü kırılmasıyla satışların 2000 puana doğru hızlı bir şekilde gelişmesi beklenebilir. Dolayısıyla yatırımcıları bu noktada uyarmakta fayda var.

      Göstergeler pozitif tarafta ancak sadece teknik analizle bir strateji oluşturmak riskli olabilir. Son günlerde tamamen haber akışlarından etkilenen bir piyasa olduğu için bundan sonraki süreçte yine aynı etkiyi görmek mümkün olacaktır. Özellikle, Rusya-Ukrayna meselesi sonlandığı takdirde risk iştahının daha kolay toparlanması ve alımların daha sağlıklı sürmesini bekleyebiliriz. Aksi senaryoda, piyasa üzerindeki baskı sürecektir. Sadece bu yeterli değil dünya enflasyonla mücadeleye devam ederken, Fed faiz konusunda agresifleşebileceğini her defasında yineliyor. Şimdilik bu durum ciddi bir baskı oluşturmuyor gibi ama olası bu ihtimalin daha da güçlenmesi, Türkiye gibi tüm gelişmekte olan borsalar açısından zorlu bir süreç olacağını da gösteriyor. Sonuç olarak, kısa vadeli göstergeler endeksin yükselişini destekliyor olabilir ancak bu noktaların çok güçlü bir trendi işaret ettiğini düşünmüyorum.

      Yazının Devamını Oku