Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close
      Alphan Göğüş

      Alphan Göğüş

      Yatırım alternatifi, GameFi Projeleri

      15 Temmuz 2022
      Kripto sektöründe yatırım yapmak, inişli çıkışlı bir yolda ilerlemeye benzetilebilir. Söz konusu yatırım alanının dijital oyun sektörü olduğunu, blockchain teknolojileri ile daha yeni tanışmaya başladığını görüyoruz. Ancak dev şirketlerin GameFi’a yaptıkları yatırımlar ve gelecek öngörüleri ile teknolojik gelişmelerin serüvenini gördükten sonra GameFi coinlerine yatırımların uzun vadede iniş çıkışların daha az olabileceğini düşünüyoruz.

      GameFi (“gaming”, yani oyun ve “finance”, yani finans sözcüklerinin bir araya gelmesiyle oluşturulmuştur), blokzinciri teknolojisindeki yenilikleri bilgisayar oyunlarıyla buluşturan, gelişmekte olan teknoloji piyasasını ifade ediyor. Bu yazıda söz edeceğim projeler 2025 yılına kadar 270 milyar dolar seviyesine çıkacağı öngörülen oyun sektöründe yerlerini sağlamlaştırmak için faaliyet yürüten projelerden oluşuyor. Hatta bazı öngörüler aynı zaman diliminde GameFi sektörünün 1 trilyon dolar olacağını da dile getiriyor.

      GameFi projeleri, 2021 yılının sonlarında trend hale gelen ve giderek popülerleşen metaverse (sanal evren) perspektifli gündemin bir parçasıydı. Piyasada Terra Luna çöküşü öncesi bu projelerin değeri, kayda değer düzeyde artış göstermişti. Öte yandan ayı piyasasına geçiş ile birlikte  yaşanan düşüşle, metaverse alanındaki varlıklar arasında öncü konumda olan Sandbox’ın değeri (SAND) %80’den fazla bir düşüş gösterdi.

      Bugün itibariyle pek çok GameFi projesi ise boğa piyasası zamanında yarattığı nakit kazanç ile piyasaya sürülecek yeni projelerini geliştirmeye devam ediyorlar. Henüz GameFi sektörü daha yeni doğan bir bebeğin ilk adımları gibi emekleme aşamasında gibi görünse de teknoloji alanına yatırım yapmak isteyenlerin bu sektörü kesinlikle takip etmesi gerektiğini düşünüyorum. Teknolojik gelişimlerin hızı göz önünde bulundurulduğunda ise sektörün bu bebek adımları hızlı bir şekilde sağlam basamaklara dönüşebilir. Bu vesileyle ben de bu alanda önemli olduğunu düşündüğüm bazı projelerin altını çizerek  detaylandırmak isterim.

      Kripto piyasalarında yatırım yapmak isteyenler, mutlaka kendi araştırmalarını yapıp finansal planlarını sağlam bir zemine oturtmalılar. Burada yer alan ifadeler kesinlikle finansal açıdan herhangi bir tavsiye niteliğinde değildir ve öyle yorumlanmamalıdır.

      ApeCoin (APE)

      Bu kripto para birimi, muhtemelen son zamanlardaki en başarılı startup olan Yuga Labs tarafından oluşturulan benzersiz token (NFT) koleksiyonu Bored Ape Yacht Club (BAYC) ekosisteminin bir uzantısı olarak ortaya çıktı. Token, bu yılın başlarında BAYC NFT’si sahiplerine Airdrop yöntemiyle ücretsiz şekilde dağıtıldı. Temmuz ayının ilk zamanlarında 5 $ seviyesine düşmüş olan token, bir dönem 24 $ seviyesine kadar yükselmişti.

      ApeCoin’in iki işlevi bulunuyor: İlki, ApeCoin merkeziyetsiz otonom organizasyonunun (DAO) yönetişim tokeni olarak kullanılması yani dünyanın dört bir yanından APE sahiplerinin yer aldığı bir topluluk oluşturup yönetmek. İkincisi ise bu tokenin, Yuga Labs’in gelecekte piyasaya sürülecek metaverse projelerinde ana para birimi olarak kullanılması.

      Yuga Labs, metaverse ve GameFi alanında en iyi şekilde finanse edilen şirketlerden biri. Bu yılın başlarında gerçekleşen bir tohum fonlama turunda 450 milyon dolar toplamayı başardılar. Şirketin değeri de böylelikle 4 milyar dolara yükselmiş oldu. Görüldüğü üzere ApeCoin’i değerli yapan şey, Yuga Labs ile olan bağlantısı olurken, bu DAO eğer Yuga Labs destekli olmasaydı topluluk oluşturma peşinde koşan, hedefleri belli olmayan DAO’lardan biri olabilirdi.

      Yazının Devamını Oku

      Kripto Para Yatırımının 5 Kuralı

      28 Haziran 2022
      Kripto ve NFT piyasaları, yeni dijital varlık sınıflarına yatırım yapmak isteyenler için hayatta bir kez karşılaşabilecekleri fırsatlar sunuyor. Bu varlık sınıfı şu anda dünya genelinde belirli kurallara göre düzenlenmekte ve bir yatırım aracı olmak üzere diğer varlıklar arasında konumunu güçlendirmektedir.

      Bununla birlikte kripto piyasaları hâlen gelişmekte olduğu için zaman zaman fiyat dalgalanmaları ve spekülasyonlar yaşanabiliyor. Ancak bu varlık sınıfının toplam değeri zaman içinde büyüme kaydettikçe fiyat dalgalanmaları ve spekülasyonlar (finans piyasalarını etkileyen major dalgalanmalar dışında) azalacaktır.

      Kripto paralarla yatırım yaparken güçlü bir zemin oluşturmanızı sağlayacak bazı genel yatırım kurallarını sizlere aktarmak isterim. Yazıya konu olan kurallar yatırımlarınızı yaparken karar verme sürecinde size yardımcı olabilecek genel kurallardan ibaret. Karar verirken kendi kişisel araştırmanızı yapmanız gerektiğini lütfen unutmayın.

      Genel konu başlıklarına değindiğimize göre ayrıntılı açıklamalara geçebiliriz.

      Fiyatlar Yükselirken Fırsatı Kaçırma Korkusuna (Fear Of Missing Out) Yenik Düşmeyin

      Fırsatı Kaçırma Korkusu (FOMO) kripto para yatırımlarında kurnaz bir düşmandır. Bir süredir bir varlığı izliyorsunuz, durum tespiti yapıyorsunuz ve satın almak için zaman bekliyorsunuz. Ancak kısa süreliğine bile olsa, kripto varlıkların fiyat takibini bıraktığınızda olası bir kâr elde etme fırsatını kaçırabilirsiniz. Böylelikle erken ve düşük fiyattan alım yapanlar, kutlama yaparken siz bu fırsatın elinizden kayıp gittiğini düşünürsünüz.

      Fiyatlar yükselirken kripto varlık satın alma dürtüsüne karşı koymak zor olabilir. Ancak bu dürtüye karşı koyabilirseniz kârlı çıkan yine siz olursunuz. Fiyatlar ne kadar yüksek olursa, risk de o kadar yüksek olur. Bir varlığın fiyatı birden yükseldiyse o varlığın fiyatının o hızda düşme riski de daha yüksektir.

      Varlığın hâlâ olması gerektiği değerden aşağıda olduğuna inandığınız için satın alma yapmak istiyor olabilirsiniz. Bu durumda sabırlı olmanızı ve yatırım yapmadan önce fiyatın biraz daha geri çekilmesini beklemenizi tavsiye ederim. Hiçbir varlık düz bir çizgide yükselmez. Fiyatlar yükselebilir, düşebilir, sonra tekrar yükselip tekrar düşebilir. Fırsatı kaçırma korkusu, yani FOMO gelip sizi bulduğunda satın alma yapmaktan kaçınabilirseniz daha düşük bir fiyattan alım yapma fırsatına denk gelip, güncel riskinizi azaltabilirsiniz.

      Herkesin yaptığını yapmak zorunda değilsiniz

      Yazının Devamını Oku

      Kripto Varlıklarla Başarılı Bir Portföy Oluşturmak

      13 Haziran 2022
      Çılgın bir partiden sonra etrafı toplayıp eski hâline getirmek ne kadar zaman alır dersiniz? 6 saat, 12 saat, belki de daha fazla... Aslında bu sorunun cevabı partinin büyüklüğüne bağlı olarak değişir. Dünyanın dört bir yanında bulunan merkez bankalarının finansal sisteme oldukça büyük hacimlerde likidite aktardığını göz önünde bulundurunca ister istemez ortaya çıkan dağınıklığı toplayıp düzeni işler hâle getirmenin biraz zaman alabileceğini tahmin etmek zor değil.

      Bir zamanlar sahip olduğu 18 milyar $ değerindeki piyasa fiyatıyla en büyük üçüncü sabit coin  olan Terra USD’nin (UST) yaşadığı çöküş ile birlikte 2022’nin Mayıs ayında kripto paralar açısından tarihsel anlamda çok kötü bir dönem yaşandı. Bu yaşanan durumu bir de Avrupa Birliği’ndeki ve Avrupa Birliği dışındaki ülkelerin uygulamaya koyduğu ve koyma sürecini başlattığı katı düzenlemelerle birlikte değerlendirmeye çalışın. Tüm bunların yanı sıra sermaye piyasalarında da oldukça karamsar bir senaryoyla karşı karşıyayız.

      Buna rağmen ayı piyasasının sonsuza kadar sürmeyeceğini hatırlamakta fayda var. Bitcoin’in yeniden toparlanmaya başlayacağına ve Bitcoin’in, bazı yatırımcıların gördüğü gibi bir teknoloji hisse senedi olarak değil de altınla benzerlik gösterir şekilde dijital değer saklama aracı olarak tasarlandığını düşünürsek kendini riskli piyasalardan da ayrıştıracağına inanıyorum. Tabii ki bu zaman içinde kendini gösterecek olan bir gelişme. Şu anda yatırımcılar, piyasada mevcut duruma göre hareket etmeliler.

      Tüm yatırımcılar, oyunun kuralının düşükten alıp yüksekten satmak olduğunun farkında. Ancak burada şöyle bir durum var: Keyifsiz bir havanın hâkim olduğu ve durgun zamanların yaşandığı piyasalarda yatırımcılar, fiyatların yükselebileceğine pek ihtimal vermediklerinden alım yapmak istemiyor. Piyasalarda rüzgâr esip fiyatlar yükselmeye başladığında ise yatırımcılar, fiyatların daha da yükseleceğini düşündüklerinden varlıklarını satma taraftarı olmuyor. 

      Bitcoin’in değerli bir varlık olduğuna inancınız tamsa şu an 25 bin $ civarı olan mevcut fiyatı, geçen yıl neredeyse 70 bin $’a çıkan fiyatından daha cazip geliyor olmalı. Bitcoin almak isteyip bu konuda çeşitli ikilemleri olan kişiler, düşük bir giriş fiyatıyla pozisyon alma fırsatı yakalarken aynı zamanda da sermayelerini, ileride aşağı yönlü bir harekete maruz kalıp zarar etmekten korumanın yollarını arıyorlar. Ben bir finans danışmanı değilim ama kripto piyasasına daha fazla dâhil olmak isteyip çekinceleri olan kişiler için piyasadaki çoğu yatırımcının bildiği birkaç ipucunu paylaşabilirim. 

      Şu an tüm birikiminizi, evinizi, antika eşyalarınızdan elde ettiğiniz parayı ya da şimdiye kadar biriktirdiğiniz tüm parayı kriptoya yatırmak için uygun bir zaman değil. Böyle yapmak yerine öncelikle az miktarda bir parayı kriptoya yatırmak için ayırabilirsiniz ve nasıl bir ilerleme kaydettiğinizi gözlemleyebilirsiniz.

      Bitcoin, daha önceki düşüşlere baktığımızda bu tarz durumlarda güvenilir ve etkili olduğunu en çok gösterebilen kripto para. Benim düşünceme göre, bu aralar kripto portföylerindeki en büyük pay Bitcoin’e ait olmalı çünkü Bitcoin, yüksek ihtimalle uzun vadede değerini koruyacak. Piyasalar değer kazandığında, Bitcoin ile elde ettiğiniz kârların bir kısmını satıp bu kârları, fiyatı daha da artma potansiyeli olan diğer kripto projelerine yatırabilirsiniz.

      Piyasalar aşağı yönde hareket ettiğinde kriptoyu başarısız olarak nitelendirmek biraz kolaya kaçmak olabilir. Bitcoin’in yeniden yükselip herkes tarafından aranan kripto para statüsüne yerleşmesi için çok bekleyeceğimizi sanmıyorum. Yine de kimse bu yükselişin ne zaman geleceğini ya da fiyatların daha ne kadar düşeceğini bilemez. İşin doğrusu, bir uzman tahminleri konusunda ne kadar çok kesin konuşuyorsa bu uzmana o kadar az güvenmelisiniz.

      Dolayısıyla kenarda iyi bir miktarda nakit bulundurmak çok akıllıca olur. Bu sayede piyasalar yeniden iyileşmeye başladığında elinizde buraya ayırabileceğiniz oldukça iyi miktarda bir fonunuz olur. Piyasa düşüyorken almaya kalkarsanız fiyatların, beklediğinizden de daha çok düşebileceği ihtimalini göze almış olursunuz.

      Yazının Devamını Oku

      Gezegenimiz Web3 ile Yenilenecek

      25 Şubat 2022
      Geçtiğimiz haftalarda DAO konusuna giriş yapmış ve son iki yazımda da DAO’nun kapsamını, hangi iş modellerini kökten değiştirebileceğini ve neler sunduğunu etraflıca ele almaya çalışmıştım.

      DAO’nun birçok alanda sunduğu yenilikler, elbette blockchain’in gelecek dönemde sunduklarının sadece bir kısmını oluşturuyor. Bugüne kadar ağırlıklı olarak finans, teknoloji, kültür ve sanat dünyası için konuştuklarımız aslında sürdürülebilirliği de içine alan son derece ümit verici gelişmeleri kapsıyor.

      Bu haftaki yazımda, Regenerative Web3 kavramını ele alarak, sürdürülebilirlik söz konusu olduğunda bizleri bekleyen heyecan verici gelişmeleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Dünya ve insanlık tarihinin zor günlerden geçtiği bu dönemde, böyle bir kavram ile karşılaşmak bir dünya vatandaşı olarak benim içime su serpti diyebilirim.

      Küresel anlamda karşı karşıya olduğumuz risklere getirilen çözüm önerilerinin, tıpkı blockchain’de olduğu gibi içinde DAO'lar, NFT'ler, akıllı sözleşmeler ve kripto para birimleri gibi şeffaf ve paylaşımcı bir kültürün olduğu Web3 kavramından çıkması beni şaşırtmadı. Bahsettiğimiz ‘yenilenme’ hareketi yukarıda saydığım Web3 bileşenlerini daha ileri noktalara taşımak amacıyla önemli bir potansiyel taşıyor. Gelin bu devrimci hareket nasıl çalışıyor ona bakalım.

      Bu konuda dünya üzerinde her geçen gün sayıları artan çok sayıda kurum ve kuruluş olduğunu söyleyebiliriz. Ekosistem için küresel ısınmanın sonuçlarını ortadan kaldırmak ya da en aza indirmek amacıyla çalışmalar yapan söz konusu kuruluşlar, korunması gereken doğal kaynakları ve canlıları belirleyerek işe başlıyor. Tespit edilen canlılar ya da doğal alanlar için yenileme ve kurtarma senaryoları hazırlanıyor. 

      Yapılan çalışmalar sonunda biyoçeşitliliğe dair elde edilen çok sayıda veri, dijitalleştirilebilir, izlenebilir ve bir NFT haline getirilerek bir biyoçeşitlilik kredisi olarak satılabilecek duruma getiriliyor. NFT haline getirilerek fon toplanan her bir projede, DAO tarafından seçilen bireyler ve gruplar üzerlerine düşen görevleri yerine getirerek hem fonların karşılığını veriyorlar hem de dünyanın ilgiye muhtaç kanayan yaralarını sarıyorlar. Tüm bu veriler NFT pazarında satışa çıkarılarak aslında dünyaya ve bizlere şu soruluyor: Ekosisteme gerçekten değer veriyor muyuz? Onları ne kadar önemsiyoruz? Çünkü Regenerative Web3’ün ana odak noktası aslında tam olarak bu sorulara dayanıyor.

      Bir örnek ile devam etmek isterim; özellikle hızla endüstrileşen bir dünyada biyoçeşitlilik oldukça kıymetli bir alan haline geldi. İnsanoğlunun ekosisteme her zaman olumlu bir etkisinin olmadığı ve birçok canlının yaşam alanını işgal ettiği su götürmeyen bir gerçek. Doğu Afrika’da yer alan Eritre’deki bir proje de tam olarak bu etkileri en az indirebilmek için başlatıldı. Söz konusu projede, hızla kuraklaşan alanların yeşillendirilmesi ve çevredeki hayvan türlerinin çeşitliliğinin canlandırılması planlandı. Kısaca canlıların seslerinin incelenmesi olarak açıklayabileceğimiz Biyoakustik ve eDNA datalarının NFT’lere işlenerek verilerin saklandığı bir kurguda, yapılan çalışmaların ardından bölgedeki kuş türü sayısının 20’den 250’ye çıktığı belirtildi. Eritre örneğindeki eDNA datası taşıyan NFT’ler birer biyoçeşitlilik kredisine dönüştürülerek yeni bir iş ve gelir modeli oluşturulmasını sağlıyor. Aynı zamanda da bu tarz çalışmaların kısa sürede fonlanarak yaygınlaşmasının önünü açıyor.

      Sadece biyoçeşitlilik değil; dünya ekonomisini en çok etkileyen konuların başında gelen karbon salımı da benzer şekilde yenilenme hareketinin kapsama alanına giriyor. Paris İklim Anlaşması'nın taahhütlerini yerine getirmek, iklim krizine karşı geliştirilen çözümleri finanse etmek ve sermayeyi harekete geçirmek için Regenerative Web3, sürdürülebilirliğe geçiş için önemli bir güç taşıyor. Karbon kredilerini tokenize etmek için toplu NFT'lerin basılması, karbon piyasasına yönelik örneklerden birini oluşturuyor.

      Ülkeler, bugün iklim değişikliğiyle mücadele için uluslararası arenada pek çok anlaşmaya imza atmış ve birtakım yükümlülükleri üstlenmiş durumda. Bu çerçevede karbon ticareti, sera gazının azaltılması amacıyla başlatılan uygulamalardan biri olarak kabul görüyor. Ülkelerin azalttığı sera gazı salımları, karbon ticareti kapsamında sertifikalandırılıyor. Bu sertifikalarla da piyasalarda alım satım yapılıyor. Kamunun sektörler ve işletmeler özelinde belirlediği limitlerin aşılması halinde, söz konusu işletme, limitlerin üstünde olan emisyon seviyesini azaltmak için çevre dostu yatırımlar yapabiliyor ya da sınırı aştığı emisyon miktarı kadar piyasadan sertifika satın alabiliyor. Emisyonu söz verdiği limitin altında tutan işletmelerse, fazla emisyon hakkını satarak gelir elde edebiliyor ve sera gazı azaltım maliyetlerini düşürüyor.

      Yazının Devamını Oku

      DAO’lar geniş kitleleri nasıl etkiler?

      16 Şubat 2022
      Blockchain teknolojileri, sahip oldukları kodlama ve varlık yaratma yeteneğiyle birçok endüstriyi değiştirmeye devam ediyor.

      Kripto varlıklar ve DeFi, finansı; NFT’ler sanat ve spor camialarını; DAO’lar ise içsel değere sahip bir topluluk hareketinin hazine yönetişimini yapmak üzere alışkanlıkları yıkmaya devam ediyor. Tabi ki bu hazine varlıkları tokenize edilmiş kripto varlıklar olarak üretiliyor. Geçen haftaki yazımda dağıtık otonom organizasyonlar olan DAO’lara giriş yapmıştık. Bu haftaki yazımda ise DAO’ların cesur kullanım alanlarına değinmek istiyorum.

      Öncelikle, DAO’nun tanımını yeniden hatırlatmakta fayda görüyorum.

      “Toplulukların kendi içsel değerine sahip kripto varlık formatındaki hazineleriyle ilgili karar alma sürecini akıllı sözleşmeler aracılığıyla daha adil ve merkeziyetsiz hale getiren uygulamalardır.”

      Bugün DAO’lar birçok dağıtık uygulamanın hazinesinin yönetilmesi ve uygulamalara eklenecek yeni özelliklerin oylanması gibi süreçleri içeriyor. Ancak hayal gücünü biraz daha zorlayan ekipler, DAO’ları daha büyük kitlelerin erişimine açarak büyük fikir paylaşım platformlarına çeviriyor. Bunun en önemli örneklerinden bir tanesi ise daha çok seçmene ulaşarak karar verme süreçlerindeki katılımı artırmak amacıyla politika alanında bulunuyor.

      DAO, siyasi partiler ve STK’lar için ne anlama geliyor?

      Partiler, demokrasinin en temel taşıdır ve benzer görüşteki kişileri bir çatı altında toplayarak ülke yararına çalışmalar yaparak ülke yönetimi için seçmenleri tarafından seçilmeyi amaçlar. Seçilmeleri durumunda da seçmenlerine ülke yararı için sundukları vaatleri gerçekleştirmeleri beklenir.

      Partiler mevcut durumda iç demokrasi eksikliği, yolsuzluk, veraset ve para ile sağlanan güç gibi partilerin işleyişini aksatabilecek potansiyel bazı tehlikelerle karşı karşıyadır. Bu tehlikelere karşı kullanılabilecek en güçlü silah ise şeffaflıktır.

      DAO’ların partiler için uyarlamasına Decentralized Autonomous Parties (DAP) yani Merkeziyetsiz Otonom Parti adı verilebilir. Bu oluşum sayesinde geleneksel siyasi parti içerisindeki üye, teşkilat mensubu, delege, parti liderinden oluşan hiyerarşik yapı yerini parti içerisindeki her katılımcının söz sahibi olduğu ve sesini duyurabildiği, ayrıca sağladığı düz bir yapıya evrilir. Blockchain teknolojisinin en büyük nimeti olan şeffaflık sayesinde de daha verimli faaliyetlerin önü açılmış olur.

      Yazının Devamını Oku

      DAO’lar Geleceğin Yönetişim Mekanizması Olabilir mi?

      7 Şubat 2022
      Bu haftaki yazımda, blokzincir teknolojisi üzerinde inşa edilen yapılarda “geleceğin yönetişim mekanizmasına” katkı sağlayacağına inanılan (ve 2022’de çok duyacağımız) DAO kavramından bahsetmek istiyorum.

      DAO kısaltmasıyla bilinen “Decentralized Autonomous Organization” teriminin Türkçe karşılığı “Merkeziyetsiz Otonom Organizasyon”dur. Blokzincir teknolojisinin doğasında bulunan merkeziyetsizliği projelerin yönetiminde daha etkin ve adil şekilde uygulama amacıyla ortaya çıkan DAO’larda topluluk üyelerine projeye yaptıkları yatırım karşılığında alınacak kararlarda söz hakkı verilir. Elinde daha çok token bulunduran kişilerin söz hakkı da daha fazla olur. Kontrolü bu şekilde dağıtmaya “zincir üstü (on-chain) yönetim” adı verilmektedir. 
      Düzgün kurgu üzerine oturtulmuş bir DAO ile organizasyonun tüm paydaşları, yönetişim ve karar almaya katkıda bulunur. Organizasyona zaman içerisinde kazandırılacak yeni fonksiyonlara yine tüm paydaşların katılımlarıyla karar verilir ve uygulamaya konulur. Bu oluşumlar hali hazırda gerçek dünyada da bir çok kullanım alanına sahip olmak ve problemlere çözüm olmakla birlikte hızla büyüyen kripto sanal evrenlerinin de yönetişim bacağının temel taşlarını oluşturacaktır.

      DAO kavramı 2021'in ikinci yarısından bu yana, özellikle de ABD Anayasası'nın orijinal kopyasını satın almak amacıyla geçtiğimiz yıl Kasım ayında kurulan ConstitutionDAO ile birlikte, daha çok dikkat çekmeye başladı. (Satın alma gerçekleşmedi ancak yine de bu girişim önemli bir dönüm noktası oldu) DeepDAO verilerine göre, sayıları 200’e yaklaşan DAO’lara ait yönetişim tokenlarının değeri 11.5 milyar doların üzerinde. Bu DAO’ların kendi yönetişim tokenları haricinde yönettikleri kripto paralar, NFT’ler ve diğer varlıkların (AUM) değerinde ise  4 milyar dolardan 17 milyar dolara hızlı bir büyüme söz konusu.

      2017 yılında SEC, yayınladığı raporda DAO tokenlarını mercek altına alarak DAO tokenlarının yatırım amaçlı kontrat kategorisine girdiğini belirtmiş; dolayısıyla menkul kıymet olduğuna karar vermişti. İlgili raporda, mevcut durumda ihraç edilmiş DAO tokenlarının tamamının menkul kıymet standartlarına uymadığı ve hemen regüle edilemeyeceği, bunun yerine gelecekte yapılacak ihraçların yakından takip edileceği ifade edilmişti. Ayrıca gelecekte yapılacak ihraç, satış veya dağıtıma müdahil olan tüm tarafların, ABD Menkul Kıymetler Kanunu kapsamında başvurularını gerçekleştirmeleri tavsiye edilmiş ve uyumsuz olunması halinde cezai yaptırımların uygulanabileceğine dair bilgilendirmede bulunulmuştu. ABD, geçtiğimiz aylarda Wyoming eyaletinde sunulan yasa tasarısı ise DAO’ların mevzuata girmesi konusunda öncü ülke olma yolunda ilerliyor. Yasalar tarafından tanınması durumunda birer tüzel kişilik statüsü kazanacak olan DAO’lar; banka hesabı sahibi olabilecek, fiziksel varlık satın alabilecek ve kendi çalışanlarına maaş verebilir duruma gelecekler. DAO’ların ABD’de yasalaşması ise birçok ülkenin bu konudaki çalışmalarını hızlandıracaktır.

      Bir DAO projesinin hayata geçirilebilmesi için hangi süreçlerden geçmesi gerekir?

      Öncelikle, DAO’nun hangi problemi çözeceği ve hangi alanda faaliyet göstereceği belirlenmelidir. Alan belirlendikten sonra ilgili iş modelleri ortaya çıkarılmalı ve bu DAO’nun hazinesini oluşturacak varlıklar ve bunun yönetim modelleri ortaya çıkarılmalıdır. 

      Bir örnekle açıklayalım. Web3.0 alanında projelere yatırım yapacak bir DAO’da yatırımcılar, DAO katılımcıları olarak konumlandırılacaktır ve ilgili DAO’nun hangi projelere hangi şartlar altında ne kadar yatırım yapacağını belirleyecektir. Sonrasında akıllı kontratların önceden belirlenmiş kurallara göre geliştirilmesi ve ağ üzerinde çalıştırılmak üzere dağıtılması sağlanır. Bir sonraki aşamada, başlangıç finansman aşamasında token ihracı aracılığı ile gerçekleştirilir. Finansman fazının tamamlanmasının ardından DAO faaliyete geçirilir ve son aşamada token sahiplerinin (katılımcıların) teklif ve öneriler yapması, ve üyelerin bunlar üzerinde oylama yaparak karar alımında aktif rol alması ile ilgili DAO fonksiyonlarını idame ettirir.

      Mevzuat açısından riskli görülen DAO’ların, aynı zamanda bir takım teknik risklere açık olduğu da düşünülmekte. Bu risklerin en büyüğü, blokzincir teknolojisinin doğası gereği dağıtık yapıda ve kesinlik üzerine (immutable) kurulu olmaları sebebiyle, kodun yazılması ve ağ üzerinde kontrat aşamasında yapılacak en ufak hatanın tahmin edilemez, genellikle de geri döndürülemez hatalara sebebiyet vermesi olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla yakın gelecekte güvenlik odaklı geliştirme metodolojisi ve gelişmiş test araçlarıyla akıllı kontratların hatalı geliştirilmesi ve yayımlanmasından kaynaklanabilecek finansal veya itibari kayıpların en aza indirgenebileceği öngörülmekte. Ethereum’un ilk DAO’su “The DAO”, akıllı sözleşmelerdeki bir açık sebebiyle yaklaşık 50 milyon dolarlık kayba ve ağın “hard fork” sert çatallanmaya gitmesine neden olmuştur.

      Yazının Devamını Oku

      2022’de Bitcoin Sahne Işıklarını Paylaşacak

      12 Ocak 2022
      Geçen haftaki yazımda, geride bıraktığımız yılın hem kripto para sektörü hem de blockchain altyapısıyla geliştirilen NFT, GameFi gibi yeni teknolojiler açısından önemli bir dönüm noktası olduğundan bahsetmiştim. Bugün ise, 2022’de bizi nelerin beklediği ile ilgili görüşlerimi paylaşacağım.

      2020’nin son aylarında hızlanan değişim ve gelişim süreci, bize 2022 yılı için de bazı fikirler veriyor. Bugün artık, dijital varlıklara yönelik farkındalığın artmasını göz önünde bulundurduğumuzda, sadece Bitcoin fiyatlandırmasının ön planda olacağı ihtimalinden oldukça uzaktayız. Altcoin’lerin daha büyük kitlelerin ilgisini çekmeye başlaması, düzenleyici kurumların daha aktif rol oynamaya başlaması ve yatırımcıların NFT, GameFi, Metaverse gibi gelişmekte olan alanlardaki fırsatlara yoğunlaşmasıyla ilginç günler bizi bekliyor.

      NFT’ler ve GameFi, dijital varlık adaptasyonunu artıracak

      Pandemi etkisinin sürdüğü global ekonomik konjonktürün yanı sıra yeni kullanım alanlarıyla ilgi uyandıran dijital varlıkların 2022 yılında daha da çok sayıda insan tarafından benimsenmesini bekliyoruz. Bu artışta özellikle NFT’ler ve GameFi gibi halen müthiş bir gelişme potansiyeli taşıyan alanların etkili olacağını söyleyebiliriz. Yakından takip ettiğimiz bu ivmenin arkasında ise, 2021 yılında NFT’ler özelinde tahminlerin de ötesinde gerçekleşen yoğun ilginin varlığını göz önünde bulundurmak mümkün. Öyle ki sanat, gayrimenkul veya bir spor takımındaki hisse gibi çeşitli varlıkların tokenlaştırılmasını ve sahipliğini sağlayan blockchain tabanlı bir kripto varlık olan NFT’ler, Collins Dictionary tarafından 2021 “yılın kelimesi” seçildi. NFT’leri 2022 yılında merakla takip ederken, blockchain teknolojisi sayesinde oyun içi varlıklar ve mikro ödemelerle yeni bir seviyeye gelen GameFi’da yeni gelişmelere şahit olacağımızı söyleyebiliriz.

      Metaverse, kripto tabanlı yeni ekonomileri canlandıracak

      İnternetin sanal gerçeklik katmanı olarak nitelendirebileceğimiz metaverse, kurumsal yatırımcının artan ilgisiyle en büyük teknoloji trendlerinden biri olmaya hazırlanıyor. Ayrıca sahip olduğu değişim araçları, kripto para ve NFT'ler gibi dijital varlıklar, metaverse’teki ilerleyişle doğru orantılı olarak çeşitlenmeye devam edecek. Hayatın akışında sıkça karşılaştığımız yeni bir mizah kültürü, oyun eklentileri, dijital sanat, gayrimenkul ve spor varlıklarına yönelik artan talep NFT’lere olan ilgiyi artırırken; sahipliğin etkinleştirilmesi, metaverse evreninde NFT’leri çok daha önemli bir noktaya taşıyor. Oyunlaştırma kurgusu, kurumsal markaların ilgisi ve yeni trendlerle, metaverse’ü yeni bir çağı başlatan unsurlardan biri olarak görmek mümkün. 

      DeFi uçacak mı?

      Hizmet ve ürünlerinin kullanıcı sayısı yaklaşık 4 milyon olan DeFi, 2022 yılında da merakla takip edilecek başlıklardan biri olacak. Metaverse’teki kurumsal ilginin önemli bir belirleyici olması gibi DeFi’da da kurumsal yatırımcının büyüme potansiyelini pozitif yönde etkilemesi bekleniyor. Bireysel yatırımcı için finansal piyasalara giriş ve yatırım anlamında çok daha düşük bir giriş seviyesi sunması açısından avantaj yaratan DeFi’ın önünde kitlesel bir kabul için uyumluluk odaklı gizlilik ve KYC (Müşterini Tanı) gibi birtakım süreçlerin olduğunu hatırlatmakta fayda var.

      Sosyal kimliğin şekillenmesinde yeni bir unsur: DAO’lar

      Yazının Devamını Oku

      2021, Kripto Para Sektörü için Neden Önemliydi?

      4 Ocak 2022
      Pandeminin gölgesinde başlayan 2021, kripto para sektörü için bir dönüm noktası oldu. Özellikle Bitcoin, fiyatının tarihi zirveleri görmesiyle arkadaş ortamlarında bile popüler konulardan biri haline geldi.

      Sektöre yeni yatırımcılar adım atarken Blockchain, NFT, DeFi, Metaverse gündemde en çok yer alan kelimeler arasına girdi. Öyle ki, Türkiye’deki Google arama trendlerinde 2021 yılında “Bitcoin” terimi aramalarının bir önceki yıla göre yüzde 300’den fazla olduğunu görüyoruz. 

      Peki, 2021 neden böyle önemli bir yıl oldu?

      2021 yılında kurumsal oyuncuların Bitcoin yatırımları ve şirketlerin kripto para sektörüne yönelik plan ve projeleri öne çıktı. Kurumların ilgisi, kitlelerin benimsemesini hızlandırdı. Bu durum, düzenleyici kurumları harekete geçmeye itti. Söz konusu regülasyon çalışmaları yatırımcıların güvenini arttırırken blockchain teknolojisini temeline alan DeFi, NFT, GameFi gibi yeni gelişmeler de büyük etki yarattı. Bu döngünün nasıl gerçekleştiğine kısaca bakalım isterseniz.

      Bitcoin kurumsal şirketlerin (ve yenilikçi iş insanlarının) ilgisini çekti.

      Kurumsal yatırımcıların Bitcoin’e olan ilgisi 2020’nin son aylarında başladı ve 2021’de devam etti.  Tesla, Microstrategy, Square ve Coinbase’in de aralarında bulunduğu bu yatırımcılar bugün milyarlarca dolar değerinde kripto para tutuyor. 

      Tabii ki, bu şirketlerin oldukça popüler liderlerinin yaptığı her açıklama sektör tarafından yakından takip ediliyor. Şubat ayında Elon Musk, Tesla’nın 1,5 milyar dolar değerinde Bitcoin aldığını ve ayrıca, Bitcoin ile araba satmayı planladığını açıkladı. Bu yaklaşım sektör için güven yaratan önemli bir gelişme olarak görülürken takip eden aylarda Bitcoin’in çevresel etkileri ile ilgili yaptığı olumsuz yorumlar kafaları karıştırdı. Tüm bu açıklamalar Bitcoin fiyatında ciddi dalgalanmalara neden olsa da kalıcı bir etki yaratmadı ve kripto para borsalarında kullanıcı sayıları artış gösterdi.

      Yılın son aylarında Bitcoin'le ilgili paylaşımlarıyla en çok dikkat çeken isimlerden biri "Square veya Twitter'da olmasaydım, Bitcoin üzerinde çalışıyor olurdum" diyen Twitter CEO'su Jack Dorsey oldu. Sık sık Bitcoin’e olan inancını dile getiren Dorsey, yıl içinde 23,6 milyon dolarlık bir Bitcoin fonu başlattı. Ödeme şirketi Square'i ise Bitcoin yoluyla merkeziyetsiz finansal hizmetler pazarına yönlendirme planlarını açıkladı ve yakın tarihte şirketin adını Block olarak değiştirdi.

      Kurumsal yatırımcıların yanında, önde gelen “geleneksel” şirketlerin kripto para sektörüne yönelik adımları öne çıktı. Visa, müşterilerine kripto para birimleri dünyasında yardımcı olmak için bir danışmanlık uygulaması başlattığını söyledi. Mastercard ise anlaşmalı olduğu bankaların Bitcoin ve kripto paralar konusunda daha fazla esneklik gösterebilmesinin önünü açtığına dair bir açıklama yaptı. ABD’nin en büyük sinema zinciri olan AMC sinema biletlerinin kripto para birimleriyle satın alınabileceğini duyurdu.

      Yazının Devamını Oku