En Çok Arananlar
Diğer popüler seçenek olan PPF ise önceki iki yıl hem enflasyonun anlamlı düzeyde üzerinde getiri sağlamış hem de BIST’i geride bırakmıştı.
2026’nın ilk yarısında bu yinelenmedi.
Borsa İstanbul 6 ve 12 aylık periyotta brüt PPF’yi geride bırakmayı başarırken son 3 aylık parkurda PPF’nin vergi yükünü düşersek (getirisi net yüzde 10) yine önde kalmayı başardı.
Enflasyon ise yılın ilk altı ayını yüzde 18’e yakın bir artışla tamamladı.
Vergi sonrası net PPF geliri ilkyarı yüzde 16,2 olduğu için, önceki iki yıl güçlü getiri sağlayan yatırım araçları olan mevduat ve PPF enflasyona karşı yatırımcısını koruyamadı.
İKİNCİ YARIYILDA BİZİ NE BEKLİYOR?
Var olan bilgi setiyle en belirgin değişimin adayı enflasyon.
Bugün Pusula’da bu faktör gündemden düşünce küresel piyasalar neyi fiyatlar, önümüzdeki süreç nasıl bir seyre sahne olabilir, bu yurtiçi piyasalara nasıl yansır sorusuna yanıt arayacağım.
Ancak 2026 yılının kalan 7 ayı ile kısıtlı kalmayıp sizlerle çok daha geniş bir vadeye yönelik zihnimde gerçekleştirdiğim jimnastiği de paylaşacağım.
Evet kısa vadeli odak noktamız 3 Kasım’da gerçekleşecek ABD Ara Seçimi. Cumhuriyetçiler çok yüksek olasılıkla Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kaybedecek.
Ancak Senato’da sandalyelerin üçte biri değişeceği için Cumhuriyetçilerin bu cephede çoğunluğu koruma şansı var.
Bence Trump yönetiminden bu hedefe yönelik düşük-orta gelirli hane halkını destekleyen adımlar göreceğiz ve bunun piyasa etkisi pozitif olacak.
YA 2027-2028 DÖNEMİ?
Bu soruya yanıt aramadan önce başta ABD, dünya ekonomisinin nasıl bir patikada olduğunu tartışmamız gerekiyor.
Bardağın dolu tarafı masa devrilmedi ve iki haftalık ateşkes devam ediyor.
Zaten ilk temasta bir anlaşma olması beklenemezdi.
Bu bir süreç ve sonunda bir barış anlaşması olacaksa da inişli çıkışlı biçimde gelişmesi olağan.
Önümüzdeki gün ve haftalarda gerek savaşa gerek barışa işaret eden çok sayıda haber ve açıklama görmeye devam edeceğiz ve bu durum yatırımcıların karar almasını güçleştiriyor.
Böyle zamanlarda detaydan uzaklaşıp basit bakmak ve anlık karar almaktan kaçınmak bence daha doğru.
Sürecin sonunda bir barış anlaşması görecek miyiz?
Hiçbir savaş sonsuza dek sürmez. Şüphesiz göreceğiz.
Öncelikle Cuma günü olasılığı yüzde 50-60 görülen bir risk realize oldu. Hürmüz boğazının kapanmış olması dahil piyasa profesyonelleri adına şok yaratacak bir manşet seti ile karşı karşıya değiliz.
Ancak olasılığı yüzde 100’e yakın görünmediği, Cuma günü diplomatik yatışma senaryosu da yine yüzde 40-50 şans taşıdığı için fiyatlanmamış bir faktör değişikliği ile karşı karşıyayız.
Petrol fiyatları bu denklemin en kritik başlığı. Türkiye için cari açık artışı demek, başta ABD olmak üzere batı kampı için de güven barometresi bu emtia.
Haftaya petrol fiyatlarında yüzde 5’i aşacak bir artışı engellemeye yönelik ABD hamleleri ile karşılaşmamız (OPEC üretim artışı / stratejik rezerv kullanımı vb) kuvvetle muhtemel.
Brent yıla 61 dolar seviyesinde başlamıştı. İki ayda yüzde 20 yükseldi ve Şubat ayını 73 dolar seviyesinde noktaladı.
Yarın 77 doları aşamadığı bir resimle karşılaşırsak ki ben bu senaryonun olasılığını yüksek buluyorum İran savaşının piyasa etkisinin limitli kalacağını düşünmek için bir gerekçe elde ederiz.
2026 yılında finansal piyasalar üzerinde dolaylı yoldan en etkili olacak faktörün ABD’de Kasım ayında gerçekleşecek ara seçim olacağını düşünüyorum.
Temsilciler meclisinin tamamını, senatonun üçte birini değiştirecek bu sandık Trump için hayati önemde.
Yedi hafta önce gerçekleşen yerel seçim sonuçları ve güncel pek çok anket Cumhuriyetçilerin halk desteğinin 4-5 puan kadar gerilediğine işaret ediyor.
Bu durum değişmezse Cumhuriyetçiler temsilciler meclisinde çoğunluğu kaybeder. Senatoda çoğunluğu koruması da riske girer.
Koltukta ilk yılını dolduran Trump’ın oy kaybetmesinin en önemli nedeni geride kalan 75 yılın en düşük seviyesine gerileyen tüketici güveni. (yukarıdaki grafik)
Michigan Üniversitesi tarafından hazırlanan bu endeks teorik olarak 0-200 arası bir değer alabiliyor.
Hane halkının dörtte üçü hem güncel ekonomik durumunun önemli ölçüde zayıfladığı görüşünde, hem de ileride koşulların değişmeyeceğini düşünüyor.
Rota yukarı mı döndü ? Ritmik olarak bence evet.
Bu kısa vadeli yükseliş trendinin önceki iki yukarı dalga ile ortak paydası tetikleyen faktörün CHP kurultay davasının duruşması oluşu.
Yatırımcılar haklı olarak borsadaki hareketin ne kadar süre veya hangi seviyeye kadar devam edebileceğini merak ediyor.
Önceki yukarı yönlü hareket (Tem-Agu parkuru) 9 hafta sürmüştü.
Geçen hafta başlayan yeni yükseliş trendi daha uzun süre devam eder mi derseniz bence ihtimali düşük.
Peki tepe nerede oluşabilir derseniz; yılın kalan iki aylık kesitinde 11.500 puanın yeniden test edilme ihtimalini yüksek buluyor, 290 $‘ın (12.250) test edilmesinin de mümkün olduğunu düşünüyorum.
Ötesi ?
Yurtdışında pozitif seyirde bir değişiklik beklemiyor aksine zaman zaman vites arttırarak önümüzdeki 3-4 çeyrek (belki 7-8 çeyrek) süreceğini düşünüyorum.
O yüzden bugünkü Pusula’da yurtiçini masaya yatırmak istedim.
Türkiye’de 2025 yılının ilk yedi buçuk ayında ortalama aylık faiz oranı tıpkı 2024 yılındaki gibi yüzde 47 oldu.
Oysa enflasyon 2024 yılında yüzde 44,4’iken bu sene yüzde 33’e geriledi.
Hal böyle olunca ekonomi yavaşladı, yatırımcılar da artan reel getiriden yararlanmak üzere faize yöneldi.
Her ne kadar geçen yılın ilk dört ayında faiz gelirinden alınan vergi sıfırken (stopaj) Mayıs 2024 itibarı ile yüzde 7,5 / Şubat 2025 itibarı ile yüzde 15 ve Temmuz 2025 itibarı ile yüzde 17,5’e yükseltilmiş olsa da yatırımcı kararlarında brüt getiri daha etkili olmaya devam etti.
Türkiye ekonomisinde yeni bir dönem başlıyor.
Bugün Pusula’da elimden geldiğince bu konuya ilişkin görüşlerimi aktaracağım.
Borsa ile başlayalım. Mart ayında iç politik desibelin sıçrama kaydetmesini takiben 10.900 seviyesinden 8,900 puana düşen BIST 100 endeksi 3,5 ay 8900-9800 hattında yani 900 puanlık bir alanda dalgalanmıştı.
Haziran sonunda 9800 direnci aşıldı ve endeks geçen haftayı 10,358 puanda tamamladı.
Her şeyi bir kenara bırakır ve teknik analizden fal tutarsak 900 puanlık bu kanal aşıldığında rotanın eski tepenin 900 puan üzeri yani 10,700 puan olacağını düşünebiliriz.
Borsada asıl düşüşün başladığı Tem24 zirvesi ile Mar25 zirvelerinin birleştirilmesi ile çizilen (en üstteki kırmızı çizgi) trend direnci de 10.700 puana denk geliyor.
İlk kritik soru 24 Temmuz öncesi (önümüzdeki 8 işlem günü) bu seviye test edilebilir mi?
Bence olasılığı görece yüksek.