Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close
      Zeynel Balcı

      Zeynel Balcı

      Borsa “Bardağın dolu tarafını görmeye” devam ediyor

      8 Temmuz 2014
      Borsa “Bardağın dolu tarafını görmeye” devam ediyor…

      Zeynel Balcı
      Meksa Yatırım Stratejisti

      @zeynelbalci

      Kaldığı yerden devam eden bir piyasa görünümü hakim. Endekste “Düzeltme” sonrası bankacılık sektörünün Mayıs kârlarındaki artış gerekçesiyle yine banka hisseleri öncülüğünde süren çıkış trendi, faiz ve döviz kurlarında ise yatay hareket…

      Alternatif piyasaların hareketsizliği, FED ve Avrupa Merkez Bankalarının “gevşek para politikası ve düşük faize devam” anlayışı, dış piyasalarda zaman zaman görülen kâr satışlarına rağmen olumlu seyir, belki Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi piyasaları canlı tutma isteği iyimserliğe katkı yapan gelişmeler. Irak krizi ve Ortadoğu’daki ateş çemberi, yüksek seyrini koruyan enflasyon datasına rağmen Merkez Bankasının faiz indirim konusundaki tavrının devam edip etmeyeceği konusu, Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle birlikte Erdoğan sonrası için netleşmeyen siyasi projeksiyonlar ve piyasaları taşıyacak beklenti eksikliği ise temkinli olmayı gerektirecek gelişmeler. Yoğun gündem arasında borsa bardağın dolu tarafını görmeye devam ediyor. Alternatif piyasaların zayıf seyri ve yatırımcıların doğru hisse tercihi yaptığı takdirde borsada para kazanıyor olması, dahası kazançlı bir piyasa aracını kolayca terk etmeme isteği öne çıkmış görülüyor. “Hareket olan yerde bereket var” sözünü teyit edercesine riskler göz ardı edilip sanki insan işine gelene daha kolay inanır türünden bir tavır hissediliyor.

      ##$$##

      Yatırımcı davranışını ölçmekte kullanılan teknik analiz verilerine tekrardan bakmakta yarar var. Endekste trend desteğinin altına küçük bir kaçak olsa da tepki alımlarının etkisiyle kısa dönemli çıkış trendi korundu. 80.000 ve 82.000 direnç olarak geçerliliğini koruyor. Bu seviyelerde satışlar görülebilir. Çıkış hareketinin orta dönem güç kazanması için ise 82.000 seviyesinin geçilmesi önemli olacak. Bu durumda çıkış formasyonlarından “Ters omuz baş omuz” formasyonu işlerlik kazanabilir. Bu aşamada bilgi olarak vermek gerekirse orta dönemli sonraki dirençler 84.700 ve 90.000-93.000 seviyelerinde. Kısa önem için ise 76.000-82.000 destek-direnç bandı işlevini sürdürüyor.  Alttaki grafiğe bakılırsa meramımız daha iyi anlaşılabilir.

      Döviz kurları ve gösterge faiz oranlarında yatay hareket korunuyor. Dolar/TL’de 2.09-2.15, Euro/TL paritesinde 2.92-2.81, Gösterge Bono Faiz Oranında ise yüzde 8.00-8.73 bantları önemini koruyor. Yön veya trend değişikliği için verilen destek-dirençlerin kırılması gerekecek.

      Hisse bazlı hareketlerle borsada kısa dönemli çıkış trendi devam ederken hisse seçimleriyle birlikte destek direnç noktalarına dikkat diyelim… Çıkış trendi koruduğu sürece hisse senetlerinde “Tut” konumu sürmekle birlikte, destek noktalarında “Al”, direnç seviyelerinde “Sat” mantalitesi devam ediyor. (Söylemesi ne kadar kolay di mi) Orta dönemli pozisyonları arttırmak için ise 82.000 seviyesinin geçilmesi önemli olacak.      



      Yazının Devamını Oku

      Adaylar netleşti… Piyasaların tavrı nasıl olabilir?

      1 Temmuz 2014
      Piyasaların gündeminde ilk sıralarda Cumhurbaşkanlığı süreci ve adayların kimler olacağı konusu vardı. Adaylar artık netleştiPiyasaların gündeminde ilk sıralarda Cumhurbaşkanlığı süreci ve adayların kimler olacağı konusu vardı. Adaylar artık netleşti.

      Zeynel BALCI
      Meksa Yatırım / Stratejist
       

      En çok merak edilen isim başbakan Erdoğan’dı, o da tahminleri yanıltmadı ve Cumhurbaşkanı adayı oldu. Seçilir mi seçilmez mi sorusundan çok Erdoğan sonrası partisinin durumu, yeni başbakan kim olacak sorusu daha çok sorulmaya başladı. Tabi ki önce seçildiğini bir görmek gerekir. Özal, Demirel ve de Anavatan ve Doğruyol Partisi örnekleri var. Liderleri Cumhurbaşkanı oldu, partileri de bir süre sonra tabela partisine dönüştü. Şunu hemen herkes kabul eder ki Türkiye’de partiler hala lider partisi. Lider varsa parti var sanki. Bizim memlekette seçmenler partisinden daha çok liderlere göre Demirel’ciyim, Baykal’cıyım, Tayyip’ciyim diye oy verirler. Tayyip Erdoğan’ın başbakanlıktan ayrılması 12 yıldır pazarlanan siyasi istikrar imajını zedeler mi? Bu durumun yabancıların tabiriyle “Kırılgan” bir yapıya sahip Türkiye’nin ekonomik dengelerine yansımaları nasıl olur? Yerine kimin geleceği kadar yeni gelecek genel başkanın aynı liderliği gösterip gösteremeyeceği konusu var. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı makamına oturması başkanlık sistemine geçişi yani rejim değişikliğini de beraberinde getirecek mi? Tabi ki Güneydoğu ve de yürütülen çözüm süreci nasıl olacak? Özellikle de Irak bölünme sürecindeyken Barzani’nin “Referandum” açıklamaları sonrası... Soruları çoğaltmak mümkün.

      Bu açıdan Erdoğan’ın adaylığı konusuna piyasalar temkinli bakabilir. Seçim öncesi siyasi tansiyonun yükselip yükselmeyeceği kadar anketlere göre seçilememe şansı zayıf görülüyor ama olur da Erdoğan seçilemez ise hükümet için güvenoyu yoklaması olarak algılanabilir. Kısa dönem belki seçim öncesi piyasaları canlı tutma isteği, gelişen piyasalara olan ilgi ve dış piyasaların olumlu seyri gibi etkenler öne çıkabilir. Ancak orta ve uzun dönem siyasi gelişmelerin piyasalara yansımaları açısından soru işaretleri de yok değil. Moda tabirle her üç adayın da memleket için hayırlara vesile olması temennisiyle piyasaların bu soruların cevaplarını görmesi açısından biraz zamana ihtiyacı olacak.

      ##$$##

      Adayların kesinleşmesi sonrası piyasa yatırım araçlarının son görünümüne bakmak gerekecek. BIST100 Endeksinde kısa dönem için düşüş formasyonlarından “Omuz baş omuz”, orta dönem için ise çıkış formasyonlarından “Ters omuz baş omuz” formasyonu geçerliliğini koruyor.

      Bu açıdan kısa dönem için 77.400 formasyon, 76.800 çıkış trend, destekleri olarak önemli noktalar. Dirençler ise kısa dönem 80.000 ve 82.000 seviyelerinde görülüyor. Çıkışın devamı için 82.000 seviyesinin üzerinde kalınması önemli olacak. Beklenti oluşturamayan piyasa ve zorlaşan gündem ile bu güç henüz görülmüyor.

      Dolar/TL’de 2.09-2.15 destek-direnç bandı, Euro/TL paritesinde 2.81-2.93 aralığı, Gösterge Faiz Oranın da ise yüzde 8.00-8.73 bandı yön tayini için yakından izlenmesi gereken noktalar. Para piyasaları sermaye piyasalarına göre daha olumlu seyir gösteriyor. Görünüm, para piyasaları düşüş trendinde ve destek seviyelerinde, sermaye piyasaları (hisse senetleri) ise daha çok direnç seviyelerine yakın bölgelerde seyrediyor. Bu durumda geçtiğimiz yazılarımızda öne çıkardığımız, kalıcı pozisyonlar için beklemede kalmakla birlikte kısa dönemli trade (al-sat veya sat-al) stratejisi bir süre daha geçerli olacak gibi.
      Yazının Devamını Oku

      Faiz indirimi sonrası piyasalar

      25 Haziran 2014
      Piyasalar merkez bankası toplantısı ve faiz kararlarına odaklanmıştıPiyasalar merkez bankası toplantısı ve faiz kararlarına odaklanmıştı. Politika faizinde beklentilere paralel olarak 75 baz puanlık indirim gerçekleşti.

      Zeynel BALCI
      Meksa Yatırım / Stratejist
       

      Fiyatlama toplantı öncesi yapıldığı için etkisi zayıf kaldı ve borsaya “Beklenti bitti” satışları geldi. Satışlar piyasa tarafından önemli ölçüde karşılanıyor. Endeksi 77.500 seviyesinden 80.000 seviyesine merkez bankası faiz indirim beklentisi taşımıştı zaten. Piyasa biraz da kısa gün kârı gözüyle baktı, denebilir.

      Kararın bir olumlu tarafı Merkez bankasının politik baskılara rağmen geçtiğimiz günlerde söylediği gibi “Kontrollü faiz” indirim politikasını koruması oldu. Başçı zaten piyasa kontrollü faizden 50-75 baz puanı anlıyor, diyerek tüyoyu da vermişti.  Gelecek Ramazan ayı etkisi ve döviz kurlarının yüksek seyrini koruması nedeniyle enflasyonu Haziran’a kadar yüksek beklerken, Irak ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin siyasi tansiyonu artırıp artırmayacağı konuları potansiyel belirsizlikler barındırırken ve de ekonomi çarkının dönmesinde sıcak paranın önemli katkıları varken daha fazlasını da yapması biraz zordu. 75 baz puanlık indirim ile enflasyonun altında faize de merhaba demiş olduk tekrardan.

      Merkez bankası toplantısı sonrası başka gündemde neler var diye baktığımızda ise, Irak ilk sıralardaki yerini koruyor. Avrupa Merkez Bankası ve FED kaynaklı gelişmeler, Gelişen Piyasalara ve Türkiye’ye yatırımcı ilgisinin devam ediyor olması diğer konu başlıkları. Piyasalar yeni beklenti oluşturmakta zorlansa da bu aşamada Irak dışında gündemi çok da bozacak gelişmeler görülmüyor. Irak ise “Mayın tarlası” gibi. Türkiye açısından rehine krizi diplomasiyle olumlu şekilde çözülebilir. Ama iç savaş, bölünme gibi oldu bittileri de sürpriz saymamak gerekir. Böyle vahim bir olayda ateşin yanı başındaki Türkiye’nin payına da bir şeyler düşer tabi ki. Bu durumda Türk piyasalarına yabancı bakışı değişebilir.

      Yoğun gündemin piyasa yatırım araçlarına yansımalarına bakmak gerekecek. Yatırımcı davranışlarını ölçmekte kullanılan teknik veriler yararlanılacak kaynaklardan biri. BIST100 Endeksinde 80.000 direnci güç kazandı. Sonraki direnç ise 82.000 seviyesinde bulunuyor. Çıkışın devamı için 82.000 seviyesinin geçilmesi önemli olacak. Bu gündem ile şimdilik biraz zor. Destek noktaları ise 78.800 ve 77.500 seviyelerinde. 78.800 kısa dönem çıkış trend desteği olarak görülürken sonraki 77.500 endekste son dönemde oluşan düşüş formasyonlarından “Omuz baş omuz” formasyonunun destek noktası.

      Bu seviyelerin üzerinde kısa dönemli tepki alımları görülebilir. Ancak 80.000 seviyesini geçemeyen çıkış denemelerinde veya 78.700-77.500 desteklerinin  altında satış baskısı artabilir. Dolar/TL paritesinde 2.12-2.153 destek-direnç bandı, Euro/TL’de 2.81-2.926 aralığı, Gösterge Faizde ise 8.72-8.00 destek direnç bandı yön tayini için izlenecek noktalar olacak.  Bu görünümden borsa için çıkacak strateji, kısa dönemli al-sat (trade) amaçlı işlemlerin öne çıkarılması, destek noktaları aşağı yönlü kırılınca satış, orta dönemli alımlar için ise bu aşamada beklemede kalmak olabilir.               
      Yazının Devamını Oku

      FED kararları nefes aldırdı... ama...

      19 Haziran 2014
      FED toplantısından çıkan sonu son aylarda görmeye alıştığımız rutin kararlardan biri olmasına rağmen olumlu algıya neden olduFED toplantısından çıkan sonuç son aylarda görmeye alıştığımız rutin kararlardan biri olmasına rağmen olumlu algıya neden oldu.

      Zeynel BALCI - @zeynelbalcı
      Meksa Yatırım / Stratejist
       

      ABD’de beklentileri aşan enflasyon datası sonrası faiz artışının öne çekilebileceği veya varlık alımlarında 10 milyar dolar yerine daha yüksek bir azaltıma gidip gitmeyeceği konusundaki endişeler boş çıktı. FED’in tanıdık bildik kararlarının dışında toplantı sonrası yapılan açıklamalarda “Faizlerin uzun süre düşük kalacağı” vurgusu yüreklere su serpti denebilir! Bu durumda 24 Haziran’da yapılacak toplantıda faiz indirimi için Başçı’nın elinin rahatladığı yorumları gecikmedi tabi ki. Ama gözden kaçırılmaması gereken piyasada gerilimi artıran asıl gelişme Irak ve Musul olayı idi. ABD’de yüksek enflasyon datası ve FED toplantısına ilişkin beklenti kayması daha sonra gelmişti.

      FED kararları bakalım ne ölçüde Irak’ın piyasalar üzerindeki tahribatını onaracak? Irak olayı öncesi BIST100 Endeksi 81.900, Dolar/TL 2.08, Euro/TL 2.81, Gösterge Faiz Oranı %8.20 idi. FED kararlarının piyasa üzerindeki Irak etkisini silmesi için kaba mantıkla bu seviyelerin tekrar yakalanması gerekecek. FED kararlarının tek başına piyasayı taşıması zor. Irak belirsizliğinin kalkması piyasanın kaldığı yerden devam etmesine ve en azından az önce verdiğimiz noktaların geçilmesine bağlı olacak. Sonrası Cumhurbaşkanlığı seçim süreci.

      CHP-MHP’nin adayının açıklanmasıyla Erdoğan’ın şansının daha da arttığından, seçimin zorlu geçeceğine kadar farklı tepkiler geldi. Ancak muhalefetin sürpriz bir ismi aday olarak açıkladıktan sonra kamuoyunu doğru aday olduğuna inandırmaya çalışması “Önce atıp sonra nişan almak” gibi bir durum sanki. Seçimin sonucu kadar seçim sürecinde siyasi tansiyonun artıp artmayacağı konusu piyasalar açısından önemli olacak. FED konusunu şimdilik geride bırakan piyasaların önünde iki temel parametre var. Irak ve seçim...

      Dış piyasaların olumlu seyri, FED ve Avrupa Merkez Bankasının “ Gevşek para politikası ve düşük faiz” anlayışının devam edecek olması, Gelişen Piyasalara ve Türkiye’ye portföy yatırımlarının süren ilgisinin olumlu etkilerinin yanında yeni beklenti oluşumunda yaşanan zorluk ve daha primli bir borsa görünümünün yarattığı tamam mı? Devam mı? İkilemi... Bu noktada yararlanılacak araçların başında yatırımcı davranışlarını ölçmekte kullanılan teknik analiz verileri geliyor. Geçmiş yazılarımızda vurgu yaptığımız “Yatırımcının en iyi dostu trenddir” sözünü tekrar hatırlatmakta yarar var.

      FED kararları sonrası BIST100 Endeksi 77.800-77.500 seviyelerinde bulunan çıkış trend desteğinden tepki verdi ve çıkış trendini korundu. Yükselişin devamı için ilk aşamada 82.000 seviyesinin geçilmesi önemli. Bu seviye geçilemez ise 78.000-82.000 destek-direnç bandında “Düzeltme” süreci bir süre daha devam edebilir. Sonrası hangi yöne kırılır ise o yöne hareket devam eder. Çıkış trend destekleri 78.000-77.500 seviyeleri aşağı yönlü kırılmadığı sürece hisselerdeki “Tut” konumu sürüyor. 78.000-77.500 destek bandına olası geri çekilmelerde kısa vadeli alım denenmekle birlikte; 82.000 seviyesini geçemeyen çıkış denemelerinde veya 77.500 seviyesinin altında kalınması durumunda satış, kısa dönem için uygun strateji gibi görünüyor. Diğer yandan orta dönemde çıkış formasyonlarından “Çanak ve Ters Omuz Baş Omuz” görünümü geçerliliğini koruyor. Teknik verilerin daha da önem kazandığı bir dönemde bulunduğumuz uyarısıyla...
      Yazının Devamını Oku

      Piyasalar makas mı değiştiriyor?

      17 Haziran 2014
      Endekste kâr satışları, faiz ve döviz kurlarında yukarı yönlü tepki çıkışları görülüyor.Endekste kâr satışları, faiz ve döviz kurlarında yukarı yönlü tepki çıkışları görülüyor.  Gerekçe malum… Musul ve Irak olayı, daha önemlisi belirsizlik...

      Zeynel BALCI
      Meksa Yatırım / Stratejist
       

      Piyasalar bir olay gerçekleştiğinde bunun fiyatlamasını yapar, sonrasında yeni dengeler mevcut parametrelere göre kurulurdu. Bu defa ciddi bir olay gerçekleşti, ilk fiyatlama yapıldı, ancak belirsizlik henüz kalkmış değil. Ankara’nın bir şekilde çözülür rahatlığına karşılık piyasalar daha tedirgin.

      Piyasa Ankara’dakilerin bildiği bir şeyleri bilmiyor, diye de akla gelmiyor değil. Belirsizliğin kaynağında, rehinelerin durumu, nasıl kurtarılacağı, hükümetin diplomasi çabası sonuç verecek mi, diplomasi çare olmazsa Türkiye ve ABD başta olmak üzere diğer ülkeler çatışma ortamına müdahil olacak mı, Irak’ta iç savaş ve sonrasında bölünme olur mu… gibilerinden bir yığın soru ve belirsizlik hakim. Buna karşılık doğal olarak piyasalar da geriliyor.

      Yükselen döviz kurlarının da etkisiyle 24 Haziran toplantısında Merkez Bankası faiz indirim beklentilerinin en azından ertelenmesi veya çok daha küçük sınırlar içinde olabileceği görüşü, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimi ve siyasette tansiyon tekrar yükselir mi endişeleri Irak olayının diğer türevleri olarak görülebilir. Bardağın dolu tarafında ne var diye bakıldığında… Dış piyasalarda olumlu seyrin devam ediyor olması, FED ve Avrupa Merkez Bankalarının düşük faiz ve bol likidite politikalarını sürdürme kararları, alternatif piyasaların zayıflığı, yabancı yatırımcıların bu aşamada Türkiye pozisyonunda değişim olmaması ve alıcılı konumlarını korumaları, bazı kesimlerce muhalefetin adayı belli olduktan sonra Cumhurbaşkanlığı seçiminin daha kolay geçilebileceği gibi görüşler dikkat çekiyor.

      Gündemin şu ana kadar ki yansımalarına bakacak olursak, piyasa yatırım araçlarındaki görüntü derin bir düzeltmenin olduğu, makas ve trend değişiminin henüz gerçekleşmediği görülüyor. Endekste kısa dönem çıkış trend desteği olan 77.500 desteğinin korunması ve tepki alımlarının görülmesi, Dolar/TL’de 2.15, Euro/TL’de 2.91, Gösterge Faiz Oranlarında yüzde 8.62 seviyelerinin yukarı yönlü geçilememesi önemli ayrıntılar. Bu noktaların kırılıyor veya geçiliyor olması yön değişimi konusunda sinyal olarak algılanabilir. Ters açıdan bakılırsa da, Endekste ilk aşamada 80 bin, sonra 82 binin geçilmesi, Dolar/TL’de 2.07, Euro/TL’de 2.80, Gösterge Faiz Oranlarında ise yüzde 8.00 seviyelerinin aşağı yönlü kırılması da piyasaların kaldığı yerden devam edeceğinin emareleri olacak.

      Kısa dönem için piyasaların yönü konusunda Irak olayının belirleyiciliği sürüyor. Irak sorununun hafiflemesi ve çözümü piyasaların kaldığı yerden devamına, belirsizliğin sürmesi veya sorunun derinleşmesi ise piyasa yatırım araçlarında trend değişimlerine neden olabilir. Piyasalar üzerindeki baskının korunduğu, borsanın primli görünümüne karşılık döviz kurlarının destek seviyelerine yakın olduğu görülüyor. Bu açıdan verilen destek-dirençler kırılmadığı takdirde orta ve uzun dönemli pozisyonları korunmakla birlikte yapılacak işlemlerin kısa vadeli trade (al-sat) amaçlı olmasında ve geçen yazılarımızda önerdiğimiz “Kolay alıp, kolay satma” anlayışının öne çıkarılmasında yarar var.
      Yazının Devamını Oku

      Borsadaki satışlar… Düzeltme mi?

      12 Haziran 2014
      Piyasalar “Düzeltme” için ekonomik veya siyasi bir neden ararken sürpriz bir şekilde bahane dışarıdan geldi

      Piyasalar “Düzeltme” için ekonomik veya siyasi bir neden ararken sürpriz bir şekilde bahane dışarıdan geldi.Zeynel BALCIMeksa Yatırım / Stratejist 

      IŞİD militanlarınca Türkiye Başkonsolosluğu’na yapılan baskın ve görevlilerin rehin alınması olayı, gerilimi artırmakla birlikte bir çok belirsizliği de beraberinde getirdi. Olayın siyasi ve askeri tarafını yetkililere bırakmakla birlikte piyasalara yansımalarına bakacak olursak… Bir süredir devam eden iyimserlik ve olumlu fiyatlama ile birlikte önemli ciddi direnç seviyelerine ulaşan endekste sert satışlara bağlı düşüş, döviz kurları ve faiz oranlarında da tepki yükselişleri görüldü. Para piyasaları, sermaye piyasalarına göre daha sakindi. Petrol fiyatlarında olduğu gibi.

      Olayın çözülmesi ve rehinelerin serbest bırakılması doğal olarak, hisse senetlerine tepki alımları, faiz ve dövize düşüş olarak yansıyacaktır. Aksine belirsizliğin devam etmesi, askeri seçeneğin gündeme gelmesi ve IŞİD yayılmacılığının sürmesi piyasaların negatif kalması demek olacak. Bilinen ve kolayca tahmin edilen öngörüleri tekrarladıktan sonra olaya bir de teknik açıdan bakalım isterseniz.

      Endekste satışlar bu aşamada “Düzeltme” boyutunda. İlk çıkış trend desteği olan 78.500 seviyesinin altına salınım gerçekleşse de daha geniş ölçekli çıkış kanal destekleri 77.800 ve 77.000 olarak görülüyor. 77.000 seviyesine kadar olan düşüşler “Düzeltme” olarak değerlendirilebilir. Bu seviyenin altındaki satışlar düzeltme boyutunu aşıp, daha alt destek seviyelerini gündeme getirecektir. Tepki alımlarının dirençleri ise 79.800 ve 80.750-81.000 seviyelerinde bulunuyor.

      Yazının Devamını Oku

      Borsada “Yatırımcının en iyi dostu trenddir”

      10 Haziran 2014
      Piyasalarda dış ve iç gündemin katkılarıyla iyimserlik devam ediyor...

      Piyasalarda dış ve iç gündemin katkılarıyla iyimserlik devam ediyor. Avrupa Merkez Bankası kararları, dış borsalardaki yükselişler, yatırım bankaları ve kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen olumlu tavsiyeler, … sanki “Kara haberler tek tek, mutlu haberler toplu gelir” sözünü teyit edercesine seçim sonrası bir biri ardına gelmeye devam ediyor.Zeynel BALCIMeksa Yatırım / Stratejist 
      Bugün de ilk çeyrek büyüme verileri açıklandı. Seçim stresinin yaşandığı bir dönemde gelen yüzde 4.3 büyümeyi ciddiye almalı. Ancak Aralık sonrası döviz kurlarındaki yükseliş ve buna bağlı olarak artan ihracatın katkılarını da göz ardı etmemek gerekir. Büyümenin devamlılığı konusunda yine faizlerdeki düşüş beklentisi önemli olacak. Düşen faizlerin hem talep  hem de döviz kurları üzerinde büyümeyi destekleyici yönde bir etkisi olabilir.

      Makro tartışmaları bir yana bırakıp ekonomik büyüme verisinin borsa üzerindeki etkilerine bakacak olursak… aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere son on yılda ekonomik büyüme ile borsa arasında bir doğrudan korelasyon yok. Borsa başka başka parametrelerin  etkisinde hareket etmiş. Bu nedenle bugünkü büyüme verisinin piyasalar üzerindeki etkisi sınırlı ve kısa süreli olabilir.



      Yazının Devamını Oku

      Komşuda pişer bize de düşer mi?

      6 Haziran 2014
      Avrupa Merkez Bankası ve Draghi, piyasaya ne istediyse verdiAvrupa Merkez Bankası ve Draghi, piyasaya ne istediyse verdi. Faiz düşüşü, negatif faiz, kredi ve parasal genişleme, düşük faiz ve bol likiditeli ileriye dönük projeksiyonlar…

      Zeynel BALCI
      Meksa Yatırım / Stratejist
       

      Deflasyon riskine karşılık faizi düşürüp para arzını arttırarak ekonomiye can suyu vermek, döviz kurunu düşürmek, enflasyonu yükselterek kârları ve de yatırımları artırıp paranın reel ekonomiye dönmesini sağlamak. 2008 sonrası küresel ekonomide zaten uygulanan politika bu değil miydi? Sonuç vermemiş ki tekrar Avrupa’da vites artırılıyor. Oysa bir süredir ABD ve FED tam tersini yapıyor. Likidite kısıp faiz artışı planlıyor.

      ABD’de büyüme ve enflasyon daha yüksek (% 2), Avrupa’da ise daha düşük (% 0.90-0.50). Herkes kendi konumuna göre pozisyon alıyor. Piyasalar FED’in yerine Avrupa Merkez Bankasını koyabilir mi? FED’in varlık alım programını azaltma ve planladığı faiz artışına bağlı endişeler azalabilir mi? Tıp ve mühendislikte hemen her gün bir gelişme olurken ekonomide sorun çıktığında çözümün dönüp gerilerde aranması, hala Keynes’in hatırlanıyor olması işin bir başka ilginç yanı olsa gerek.  2008 sonrası uygulanan bu model belki çözüm için bir kapı aralar ama bir süre sonra tekrar “Likidite Tuzağı” tartışmaları başlarsa da şaşırmamak gerekir.

      Piyasaların tepkisine gelince... İlk tepki doğal olarak olumlu oldu. Borsa yukarı, faiz ve döviz aşağı… Reel sektöre ne ölçüde yansıyacağından sorunlu bankalara destek amacı taşıdığına dair birçok tartışma başladı bile. Nasıl yararlanacak bu tartışılır ama piyasa paranın kokusunu almış görülüyor. Euro Bölgesinde düşük faiz ve mevduata negatif faiz bizim piyasa için “Komşuda pişer bize de düşer” türünden bir beklenti yaratmış durumda. Uygulamanın nasıl olacağını görmek gerekir, sanıldığı ölçüde yansıma belki olmayabilir, ama en azından piyasaların beklenti ihtiyacına cevap verebilir.

      Diğer yandan faizleri daha agresif düşürmek için Haziran’ı bekleyen merkez bankası başkanı Başçı’nın elini rahatlatan bir gelişme olabilir. Türkiye’nin en büyük ticari ortaklarından Euro Bölgesindeki düşük kurun reel ekonomiye olumlu etkilerini de saymak gerekir. Bundan sonraki soru, Avrupa Merkez Bankası kararları piyasayı nereye kadar taşıyabilir? İlk olumlu fiyatlama sonrası primli borsada realizasyon süreci yaşanabilir. Ama diğer parametrelerdeki değişimleri göz ardı edersek kararın piyasa üzerinde olumlu etkileri bir süre daha hissedilebilir.

      Piyasaya yön verenler yabancılar yatırımcılar genelde kâr satış ayı olarak görülen Mayıs ayında borsada 703 milyon dolarlık hisse alımı yaptılar. Yıl başından bu yana bakıldığında da borsaya yabancı ilgisinin var, olduğu görülecektir. Merkez Bankası açıklamalarından bir toparlama yapılacak olunursa, döviz kuru ve piyasa fiyatlarından arındırılmış verilere göre, Ocak-Mayıs 2014 döneminde borsaistanbul’da Hisse Senetlerinde 1.6 milyar dolar alış, Devlet İç Borçlanma Senetlerinde (Tahvil-Bono) 1.7 milyar dolar satış, Repo’dan 1.3 milyar dolar satış görülüyor. Bu tablodan anlaşılan, ilk beş ayda yabancı yatırımcıların tahvil-bono satıp hisse senetlerinde alım yaptığı görülüyor.

      Endekste, Avrupa Merkez Bankası faiz indirimiyle birlikte çıkış trendi kısa bir düzeltmenin ardından devam ediyor. Çıkış trendinin devamı için endeksin 80.400 seviyesinin üzerinde tutunması önemli olacak. Bu durumda daha önceki yazılarımızda vurgu yaptığımız çıkış formasyonlarından “Ters Omuz Baş Omuz ve Çanak” formasyonları işlerlik kazanabilir. Sonraki ilk önemli dirençler 82.200-84.800 bandında bulunan Gap (boşluk) direnci olarak görülüyor. 80.400 seviyesinin üzerinde tutunamaması kâr satışlarını da beraberinde getirebilir. 80.400 referans noktası olarak izlenebilir.
      Yazının Devamını Oku