Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close
      Keskin Kulak

      Keskin Kulak

      Müteahhit maaş ödeyemiyorsa vay halimize…

      31 Ocak 2018
      Türkiye’de sürekli olarak hakkında söylenti üretilen birkaç konu vardır ki, ilk akla gelenler; bedelli askerlik, vergi affı, erken seçim ve inşaat sektörünün zora girmesidir. İlk üçünde zaman zaman spekülasyonların doğrulandığına şahit olduk, oluyoruz. Belki de birkaç yılda bir söylentilerin yeniden alevlenmesi de bu nedenledir.
      İnşaat sektörü, bu söylentilere karşılık varlığını, ekonomi içindeki payını artırarak sürdürmeye devam etti. Çünkü hükümetin ekonomik tercihi de bu yöndeydi… O nedenle söylentiler çıktığında KDV indirimi dahil onlarca önlem alındı, daha geçen yıl damga vergisi sıfırlandı, tapu harcı yarıya indirildi ve sektör yoluna devam etti.
       
      Son günlerde bu söylentiler yine alevlenmeye başladı. Bu kez daha çok bankacılık kesiminden kötü kokular geliyor. Kulağıma gelenlere göre tüm bankacılığa yayılmış bir tehlike yok ama bazı büyük bankalarda yoğun inşaat sektörü kredilerinde geri dönüş sıkıntıları artmaya başlamış. Koca koca isimlerin, koca koca kredilerinden söz ediliyor…
       
      Geçenlerde Hürriyet’in ekonomi sayfalarında çıkan “Yap-sat değil yap-sabret” başlıklı haberi okudunuz mu? Artık inşaatçıların yaptıktan sonra satış için sabırla bekleme dönemine girdikleri anlatılmış. Böyle olunca da yeniden Hükümete dönüp, “Bize yeni teşvik” demeye başlamışlar…
       
      İşi o kadar ilerletmişler ki; “devlet ucuz konut kredisi imkanı sağlasın” diyorlar…
       
      Bu haberi de okuyunca artık duyduklarımı yazmam şart oldu...
       
      İşlerin gerçekten zorlaştığını piyasalardan gelen söylentilerin artmasından da anlamaya başladım. Mesela, bir büyük inşaat şirketinin çalışanlarına maaş veremediği, taşeron ödemelerini aksattığı konuşuluyor. Umarım bu dedikodudan ibarettir yoksa bu şirketin başına bir iş gelirse herkese sirayet edebilir…
       
      Yine bir büyük inşaat şirketinin bir kamu bankasına yüklü kredi borcunu bir süredir ödeyemediği, işin içine politikacıların girdiği ama sorunun çözülemeyecek kadar büyümekte olduğu, kulağıma gelenler arasında...
       
      Yine söylenen o ki; piyasadaki havası pek de fiyakalı gözüken bir başka şirketin de kamuyla arası bozulmuş, artık hiçbir işi için izin alamıyormuş…
       
      Aslında söylentilere gerek yok, son günlerdeki çıkan veriye dayalı haberlere baksanız, işlerin neden tıkanmaya doğru gittiğini de görebilirsiniz…
       
      - Müteahhitler Birliği Rapor yayınlamış; 2018 kötü geçecek Hükümet önlem almalı diyor… “Yükselen enflasyon, faizlerdeki artış ve harcanabilir gelirde düşüş var, 2018 zor” diyor. “Gayrimenkul stoklarının artması, kurdaki dalgalanma girdi maliyetlerini artırıyor, faiz aylık yüzde 1’i geçti, bu iş artık zorlaştı” diyor…
       
      - Bir başka örnek konut fiyatları kaybettirmeye başladı; Kasım sonu itibariyle yıllık konut fiyatı artışı enflasyonun altında yüzde 11.33 oldu haberi…
       
      - Gayrimenkul sertifikalarının ucuza satılmasına rağmen talep olmadığı haberi… 
       
      - “Hazır Beton Endeksi’ne göre inşaat faaliyetlerinin bariz biçimde yavaşladığı haberi…
       
      - Ayrıca konut satışları artırılsın diye getirilen cayma hakkının artık çok yüksek oranlarda kullanılmaya başladığı, yabancıların cayma hakkını kullanmaya başladığı haberini de saymak gerekir.
       
      Velhasıl-ı kelam…
       
      Son günlerde nereye gitsem bu inşaat işi konuşuluyor. Şahsen evlenmeler, boşanmalar, kentsel dönüşüm vs gibi faktörlerle inşaat işinin kolay kolay cazibesini yitirmeyeceğini düşünenlerdenim. Kaldı ki her şeye rağmen geçen yıl 1.4 milyon konut satışı ile tarihi rekor kırıldı. Bu yıl kentsel dönüşüm yılı ilan edildi. Yılda 500 bin konutun dönüşecek olması inşaat sektörü için önemli bir gelişme.
       
      Ancaaaak.... Son yıllarda gözle görülür bir şekilde konut stoğu oluştuğu da bir gerçek. Özellikle yabancı fonlara yapıldığı söylenen bazı proje satışları nedeniyle bazı bölgeler boş daire kaynıyor.
       
      Umarım bu kez de inşaat söylentileri yine boş çıkar… Yoksa sadece inşaatçılar değil hepimiz ayvayı yeriz…
       
      Ben Keskin Kulak…
      Bana kulak verin, kendinize dikkat edin!
      Yazının Devamını Oku

      İlaççılara kötü bir haberim var!

      18 Ocak 2018
      Merhaba ben Keskin Kulak… Oldukça yoğun geçen bir aktif iş yaşamımın ardından tam inzivaya çekilmiştim ki baktım tanıdıklarım, bildiklerim, daha da ötesi duyduklarım beni rahat bırakmıyor. Bunları anlatmam, paylaşmam şart oldu. Ben de bundan böyle duyduklarımı, gördüklerimi sizlerle paylaşmaya karar verdim. İlk yazımın heyecanını mazur görün…

      Yine, “kurşun gibi ağır” günlerden geçiyoruz…

      Zaten yaşananlar yetmezmiş gibi son günlerde bir de “ABD ile çatışır mıyız?” telaşı sardı herkesi. Öyle olunca da piyasaları, TÜSİAD’ın yeni tanımıyla “iş insanları”nı bir telaştır almış gidiyor.

      Herkes telaşlı ama ilaç şirketlerinde farklı telaş görüyorum. İlaççıların her yıl aldığı kur farkı bu yıl tırpan yiyecek söylentisi dolaşıyor son günlerde. Yani ilaççılarda “kur sancısı” başlamış, bunu iyi edecek ilacı arıyorlar…

      İlaççıların daha önce yaşadıkları güzel günler, epeydir geride kaldı. Artık yeni yılda bir önceki yılın ortalama euro kurunun yüzde 70’i ile satış yapmak zorunda kalıyorlar. Kararname gereği, devletin belirlediği sisteme göre, bu yıl ilaç şirketlerinin yüzde 23 oranında zam almaları gerekiyordu. 

      Ancak son günlerde bir söylenti çıktı; Sağlık Bakanlığı bu oranı yüksek bulmuş, bu artışı yüzde 15 ile sınırlamak istiyormuş…

      Söylentiler var ama henüz konu netleşmiş değil, Ancak belli ki Ankara’da özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) ilaç faturasını düşürmek için böyle bir yol düşünülüyor. Hatta ilaç şirketlerine “Aslında hiç zam yapılması istenmiyor ama buna karşı çıktık, sizin haklarınızı almanız için yüzde 15 zammı çıkaracağız, buna razı olun” dendiği bile söylentiler arasında.

      Peki, mevzuat yüzde 23 zam diyorsa, nasıl olur da yüzde 15’e indirilir?

      Söylenen o ki; Hükümet bunu yapmak için kararname çıkarmak zorundaymış. Kararname ile belirlenen fiyat artışlarının yanına, parantez içinde “Bu artış oranı yüzde 15’i geçmemek üzere uygulanır” diye bir şerh konacakmış. Bu şerh sadece bu yıl için mi geçerli olacak, yoksa genel bir kural olarak yüzde 15 sınırı mı getirilecek, orası da belli değil.

      Yazının Devamını Oku