En Çok Arananlar
Kulis içinde kulis var yahu bu İstanbul’da. İlk kulis yazımdan sonra yaşanan kara mizah birkaç durumu anlattılar bana. Ama en çok güldüğüm de şu oldu: Hatırlayın, banka genel müdürü ana hissedarla el sıkışıyor, sonra BDDK “Osmanlı oyunu” ile taş koyuyordu ya atanmasına; ben bunu kulis olarak yazınca durumu öğrenen çeşitli kuruluşlar adı geçen bankacıyı aramış.
Bankacıyı en çok üzen de şu olmuş; ‘Böyle bir şey nasıl olur?’ diye yaklaşmalarını beklerken ilk soruları “Hulusi abi kim?” olmuş! Koyun can derdinde, kasap mal derdinde. Neyse siz benim kim olduğumu boş verin; şimdi anlatacaklarıma odaklanın…
Olay koskoca bir holdingimizde geçiyor.
Baştan söyleyeyim; koskoca holdingde neyi paylaşamamışlar bilmiyorum? Arkadaş neyi paylaşamadınız? Patronlar güvenmiş, anahtarı teslim etmiş size…
Türkiye’nin en büyük bir holdinginde son dönemde bayağı büyük bir huzursuzluk yaşanıyormuş. Holding CEO’su ile holding şemsiyesi altındaki şirketin CEO’su arasında gerilim varmış. Gerilim dediysem; birbirleri ile konuşmuyorlarmış.
Şimdi biliyorum Bigpara çevresindeki herkesi arayıp, “Kimmiş bu CEO’lar?” diye soracaksınız. İsimleri bende saklı. Nasıl olsa çok geçmeden su yüzüne çıkar, herkes öğrenir.
Holding CEO’su oldukça deneyimli bir isim. Geçmişte holdinge bağlı şirketlerde üst düzey görevlerde bulundu. Dolayısıyla arasının limoni olduğu alt şirket CEO’sunun sektörünü de şirketi de iyi tanıyor. Holding CEO’su olarak üst konumda olduğu için, son dönemde önüne gelen bazı kararları onaylamıyor, şirketin başka stratejik kararlar almasının daha doğru olacağını söylüyormuş.
Şirket CEO’su ise genç ve kendi dönemine damga vurmak isteyen bir isim. Holdingin ana hissedarı aileye de yakın. Bu yakınlığın da etkisiyle kendi üstü olan holding CEO’suna meydan okuyor; şirkete karışılmasını istemediğini çok net vurguluyor.
Akbank’ta fon yönetiminden sorumlu genel müdür yardımcısı Kerim Rota, Odeabank’ın hissedarından bankaya genel müdürü olarak gelmesi konusunda teklif alır, prensipte kabul eder. El sıkışırlar. Ancak bankasından istifa etmeden önce BDDK’dan onay almak ister. BDDK’da başkan yardımcısına konuyu açar. Gayet olumlu sözlerle hiçbir sakıncası olmadığı bildirilir. Başkan’ın da onayı olduğu iletilir.
Bunun rahatlığıyla bankasındaki genel müdüre ve hissedara istifasını sunar. İş BDDK’dan yazılı onay almaya gelmiştir. Sözlü onay alındığı için rahattır.
Odeabank’ın hissedarı Ankara’ya BDDK Başkanı’nı ziyarete gider. Banka ile ilgili birkaç konusu vardır konuşacak. Tüm konuları konuştuktan sonra, “Biliyorsunuz Kerim Bey’le genel müdür olarak el sıkıştık, atama yazısını hemen yazacağız” der.
İşte bu sözden sonra BDDK başkanının sözleri kaynar su gibi başından aşağıya akar: “Yazıyı yazmayın” der başkan. “Neden?” sorusunu yanıtlamak istemez, sonra “Başka bir üst kurul karşı çıkıyor” der. Hissedar allak bullak çıkar odadan.
Sonradan bu “Kurulun” kim olduğu sorulur soruşturulur; “Merkez Bankası” denilir.
Sonra Merkez Bankası başkanına sorulur; “Hayır bizim herhangi bir itirazımız yok, böyle bir işlevimiz, görevimiz de yok, tersine memnun oluruz” der başkan. BDDK Başkanı hedef şaşırtmıştır; böyle bir durum yoktur.
Gazeteciler Bakan Şimşek’e sorarlar. Bakan sorar soruşturur; “Efendim yazılı başvuru yapılmamış ki?” yanıtını alır.
Mevzuata göre, atama için yazılı başvuru gerekmektedir. BDDK’nın da 7 gün içinde bir itirazı yoksa atama gerçekleşmektedir. Hissedara “Atama için yazıyı yazmayın” denilmiştir. Ama soran Bakan bile olsa “Efendim yazılı başvuru yapılmadı ki” denilmektedir.