En Çok Arananlar
17 Mart’taki TCMB PPK toplantısında faiz kararına ilişkin genel piyasa beklentisi, faiz oranlarında herhangi bir değişiklik gerçekleşmeyeceği yönünde. Biz ise alt koridor ve politika faizinde 50 baz puana kadar bir indirim gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Çünkü Ocak ayı enflasyonunda, çekirdek enflasyon göstergelerinden H ve I endekslerinde 20 ve 10 baz puanlık gerileme sonrasında 25 baz puan indirim gerçekleştiren TCMB, Şubat ayı enflasyonunda çekirdek göstergelerde yaklaşık 100 baz puanlık gerileme karşısında kayıtsız kalmayacaktır. Yanı sıra sanayi üretimi ve PMI rakamlarındaki gerileme, işsizlik artışının belirttiği gibi büyüme tarafındaki zayıflık, TCMB’nin üst koridorda da 25 ya da 50 baz puan indirim gerçekleştirmesini sağlayabilir. Bu beklentilerimize paralel, dolar/TL’de rekor seviyeler test edilecektir.
Fed’in 18 Mart’taki toplantısında ise “sabırlı” ifadesinin metinden çıkartılması ve Haziran ayında faiz artırımına başlayacağına yönelik beklentiler ağırlıkta. Ancak bu beklentilerin, ECB’nin varlık alımlarının yarattığı etkiyi de dahil edersek, fiyatlamalara yeteri kadar dahil edildiğini düşünüyoruz. Dolar endeksi son 12 yılın zirvesinde. Fed toplantısında, dolardaki aşırı değerlenmeden rahatsız bir tavır sergilenip, büyüme ve enflasyon hedefleri aşağı yönlü revize edilirse, dolardaki yükseliş ivmesi tersine dönebilir. Bu da risk iştahını artırıcı bir etki yaratır.
Sonuç olarak TCMB’nin kararını hala risk olarak görmekle birlikte, TCMB kararı gerçekleşene kadar beklemede kalınması, Salı günkü toplantı sonrasında TCMB’nin kararı ne olursa olsun Fed’i satın al stratejisi uygulanabileceğini düşünüyoruz.
Bu arada petrol fiyatlarındaki hareketlilik tekrar lehimize dönmeye başladı. Stoklardaki artışlar fiyatları aşağı çekiyor. Bu sıkıntılı süreçte petrol fiyatlarının aşağı gelmesi kur nedeniyle yaşadığımız negatif ayrışmayı dengeleyebilir.
Cuma günkü Fitch’in kararına ilişkin olarak, kredi notunda bir değişiklik beklemiyoruz. Kredi notunda değişiklik oluşturacak koşullara henüz tam olarak geçiş yaşanmadı. Ancak Haziran ayındaki seçimler öncesinde, seçim riskleri de göz önüne alınarak kredi not görünümünde durağandan negatife geçiş ihtimali olabilir.
Yatırım yapmak için ve borcumuz için uygun seviyeleri kollamalıyız. Bunun için en uygun cevap bu olacaktır.Filiz ÖzcanGlobal Menkul / Stratejisthttps://twitter.com/stratejimutfak
Dövize ve altına yatırım yapılabilir buluyoruz. Türkiye’de büyüme zayıf ve enflasyon halen katılığını koruyor.
TCMB enflasyon beklentilerini aşağıya çekmek adına 2015 için 55 $, 2016 için 60 $ ortalama petrol tahminine göre enflasyon beklenti aralığını hazırladı. Hem petrol fiyatlarının 55 $ üzerinde kalması hem de TL’nin değer kaybetmesi enflasyon bekleyişlerini bozar. TCMB petrol arzını artıramayacağına göre TL talebini kısacaktır ve faizi yüksek tutacaktır.
Borcumuzu kapatacak bir kur seviyesi de görebileceğiz. Yatırım yapmak için TCMB’nin faiz indirimi dönemleri ile ECB’nin genişleme dönemlerini beklemek gerekiyor. TL’nin değer kazanabileceği aylar Mart ve Nisan ayları olabilir. Şubat ayı enflasyonu sonrasında petrol fiyatlarında beklenmedik bir hareket olmazsa; gıdada sel, lodos etkisi kalktığında yeniden etkili olacak baz etkisi ile Mart ve Nisan ayında geri çekilmeler etkili olabilir. Borç kapatmak için en uygun tarih 24 Şubat ile 3 Mart aralığı olabilir. Kısaca bu tarihlerde 2,39’un altına gerilemeler ya da 2,36-2,39 aralığı borç kapatmak için ideal seviyeler. 2,46 gören Dolar/TL bu kadar düşer mi? Enflasyon beklenti anketi 20 Şubat’ta açıklanacak.
Altın ile ilgili şimdiye kadar sadece 3 Aralık’ta yazdık. Altın 1300 $ görebilir, başlığımız ve beklentimiz gerçekleşti. Şimdi artırıyoruz. Gerçekleşene kadar da başka bir altın yazısı yine yazmayacağız.Filiz ÖzcanGlobal Menkul / Stratejisthttps://twitter.com/stratejimutfak
Altına yönelim öyle bilinmedik bir risk algılaması değildir. 3 Aralık’taki yazımızda hiçbir kağıt üzerine yazılan rakamın artık geçerliliğinin kalmadığını belirtmiştik.
İsviçre Merkez Bankası'nın 1,20 bariyerini kaldırması ve yüzde -0,75 ile yaşayan yeryüzünün rekor negatif faiz oranını vermesi ise Altın çağının başlangıcıydı.
Euro Bölgesi'nde deflasyonun geçişgenliği, ECB’nin Euro’yu değer kaybettirecek şekilde atacağı adımlar, İsviçre Merkez Bankası'nın en son kararı ile birlikte İsviçre’de deflasyon daha fazla artıracak. İsviçre Merkez Bankası 2015 yılında daha çok faiz indirmek zorunda kalacak, altın çağı böylelikle gelişecek.
Havada deflasyon korkusu yazımızın mürekkebi kurumadan Dünya Bankası küresel büyümeye ilişkin 2015-2016 büyüme tahminleri aşağı doğru revize etti. Hem zayıf büyüme hem de enflasyon korkusu Merkez Bankalarını faiz indirimine yöneltmeye başladı.Filiz ÖzcanGlobal Menkul / Stratejisthttps://twitter.com/stratejimutfak
TCMB’nin bu ortamda sıkı para politikasını daha fazla sürdüremeyeceğini ve hem içerde hem dışarda oluşan şartların faiz indirimine zemin hazırladığını düşünüyoruz.
TCMB’nin 22 Ocak toplantısında 50 baz puana kadar bir indirimi için birçok neden ve yeterli alan olduğunu düşünüyoruz.
1 – Türkiye’nin en büyük ihracat pazarlarından Avrupa ekonomisi zayıflarken, çevre ülkelerde de Rusya’daki kriz bir yandan, jeopolitik riskler diğer yandan baskı yaratıyor. Azalan dış taleple birlikte ihracat büyümesi zayıflıyor. Sanayi üretim rakamlarının yıllık bazda son 1,5 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi, büyüme cephesinde olumlu sinyaller üretmiyor.
Petrolden bakıra, alüminyumdan tarımsal emtialara kadar emtia piyasasını temsil eden Bloomberg Emtia Endeksi, 2008 yılından beri en düşük seviyelere geriledi. Haziran’dan bu yana petrol fiyatları %64 düştü.Filiz ÖzcanGlobal Menkul / Stratejist
Haziran’dan bu yana Çin’de birkaç parasal teşvik, Japonya’da durgunluk nedeniyle bir erken seçim ile birlikte ekonomik teşvik paketine ek BOJ’dan bir teşvik daha gördük. Euro Bölgesinde, enflasyon rakamlarında gerileme deflasyon tehlikesine yol açıyor. Dünya’da Aralık ayı PMI ve Hizmet PMI verileri bu gerilemeyi gösteriyor. Bir de 25 Ocak’ta Yunanistan seçimleri Euro bölgesinde deflasyon kadar tehlikesi olacak bir süreç. 2012 yılında ECB bilanço büyüklüğüne ulaşamadı ama 2012 yılında deflasyon riski ile birlikte Yunanistan belası ile yine karşı karşıya geldi.
2012 yılında petrol %28 düşmüştü, son dönemde petrol %64 düştü. Amerika hariç tüm dünyada önemli yavaşlama sinyalleri geliyor. Enflasyon emtialar ile geriliyor. Havada deflasyon korkusu var ama korku gelişmiş piyasalarda daha fazla hissediliyor.
Grafiği büyütmek için grafiğin üzerini tıklayın...
Petrol fiyatları sadece son 3 ayda %40’ın üzerinde değer kaybetti ve son 5 yılın en düşük seviyelerine geriledi. Buna rağmen OPEC üyeleri petrol üretiminde herhangi bir kısıntıya gitmedi. Global büyüme yavaşlarken ve talep düşük kalırken, OPEC’in günlük 30 milyon varil petrol üretimine devam edecek olması petrol fiyatlarını düşük seviyelerde tutmaya devam edecek. Haziran 2015’teki toplantıda, OPEC’in 1-2 milyon varil üretimde kısıntıya gitmesi dahi, fiyatlarda önemli bir değişikliğe neden olmayacak.Filiz ÖzcanGlobal Menkul / Stratejist
OPEC üyesi ülkelerden, petrol üretimi kısıntısına karşı olan ülkeler, petroldeki bu %40’lık düşüşe rağmen herhangi bir şekilde ekonomilerinde bir baskı hissetmediler. Petrol fiyatlarındaki düşüşün OPEC üyesi olan bu ülkeler üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu zaten CDS’lerdeki sınırlı değişimden de görebiliyoruz. Bu nedenle bu ülkelerin gelecek dönemde de petrol üretiminde kısıntı konusunda çok istekli olmayacaklarını söyleyebiliriz. Bu ülkeler tuzu kuru olanlar.
Grafiği büyütmek için grafiğin üzerini tıklayın...
Fed’in Eylül ayındaki toplantısında 2015 yılına ilişkin politika faizi tahminini sürpriz bir şekilde yükseltmesi sonrasında gelişen piyasalar, 6 aylık yükselişini 1 ayda geri verdi.Filiz ÖzcanGlobal Menkul / Stratejist
Bu zayıflama gelişen ülke merkez bankalarının faiz artırım kararları ile devam etti. Kasım ayında ise Draghi’nin varlık alımlarını daha da artırabileceğine ilişkin açıklamaları, Japonya’nın sürpriz genişleme hamlesi ve Çin’in faiz indirimi gibi genişlemeci politikalar sonrasında, satış baskısı duruldu ancak toparlanma oldukça sınırlı kaldı. 17 Aralık Fed toplantısı yaklaşırken, gelişen piyasalardan para çıkışı son 2 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.
Aralık ayına girerken oldukça güçlü gelen tarım dışı istihdam verileri sonrasında Fed’in 17 Aralık toplantısında ekonomiye ilişkin beklentilerinde yukarı yönlü revizyonunu, “kayda değer” ifadesinin kaldırılmasını, buna bağlı doların global çapta daha fazla değer kazanmasını ve gelişen piyasalarda diplerin yenilenmesini bekliyoruz.*
*2015 yılı ile ilgili beklentilerimiz piyasa beklentilerinden daha farklı olup, ilerleyen yazılarımızda sizlerle paylaşılacaktır.
Petrol fiyatlarında gerçekleşen düşüş beklentilerden önce fiyatlara yansımaya başladı. Kasım ayı enflasyonu bu sayede son derece pozitif bir sürpriz gerçekleştirdi. Ancak petroldeki düşüş, diğer kalemlerdeki tüm artışı gizledi. Petroldeki düşüşün etkisi yansımasaydı, Kasım ayı enflasyonu beklentilerin 2 katına çıkacaktı. Filiz ÖzcanGlobal Menkul / Stratejist
Petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyon üzerindeki etkisi devam edip, yılsonu enflasyon hedefi tutturulsa bile, yıllık bazda çekirdek enflasyonun yükseliyor olması TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu devam ettirecektir.
19 Aralık’taki TCMB’nin enflasyon beklentileri ile ilgili ankette, bu enflasyon verileri beklentilerde önemli bir değişikliğe neden olmayacaktır. Bu doğrultuda, 24 Aralık’taki toplantıda TCMB’nin faizlerde bir değişikliğe gitmesini beklemiyoruz. TCMB diğer kalemlerde kalıcı bir iyileşme görmeden faiz indirimi konusunda aceleci davranmayacaktır. Şubat ve sonrasındaki enflasyon rakamları faizde değişiklik kararları için daha önemli olacaktır.
Grafiği büyütmek için grafiğin üzerini tıklayın...