Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close
      Atilla Esen

      Atilla Esen

      2013 yılı neler getiriyor?

      26 Aralık 2012
      Sermaye piyasaları açısından olumlu bir yıl geçirdiğimiz 2012  yılını artık geride bırakıyoruz.
       
      Atilla ESEN / TEB Yatırım
      Yatırım Merkezi Direktörü


      2013 yılına ise 78.000 endeks seviyelerinden başlanıyor olması  ister istemez performansa ilişkin genel bir beklenti yerine, hisse bazlı hareketlerin ön plana çıkacağı beklentisini kuvvetlendiriyor.
       
      Faizde yaşanan son %5.75 düşüşü sonrasında aracı kurumlar tarafından endeks beklentileri yukarı çekilmiş ve 2013 yılı için 80.000-83.000 endeks seviyeleri hedeflenir hale gelmişti.
       
      Özellikle banka bilançolarında 2012 yılı son çeyreğin iyi geleceği beklentisi sektörel olarak alıcılı seyrin devam etmesine neden oluyor.2012 yılına ilişkin bilanço açıklamaları Subat sonu Mart ayı gibi geldiğinden  öncesinde yine hareketlilik görülebilir.
       
      Ayrıca Fitch in ardından ikinci bir kredi derecelendirme kuruluşunun not artırım beklentisi halen fiyatlanıyor,bu konuda yine  Şubat sonu Mart ayı gibi Moody’s in Türkiye lehine bir değerlendirme yapması muhtemel görünüyor.Eğer ikinci bir derecelendirme kuruluşu tarafından Türkiye’nin notu yatırım yapılabilir seviyeye çekilirse; bağlı oldukları kurallar sebebiyle daha önceden Türkiye ye yatırım yapamayan kurumların; emeklilik,sigorta fonları gibi uzun vadeli yatırım yapan kurumsal fonların da  Türkiye ye  ilgisi artabilir.
       
      2013 yılı için risklere baktığımızda ise ABD tarafında çözüme kavuşturulması beklenen “mali uçurum” a ilişkin vergisel düzenlemelerin netleşmesi gerekiyor.Ayrıca ABD tarafında enflasyon ve işsizlik rakamları yakından takip edilmeli ve parasal gevşemenin sıkılaştırılmasını gerektirecek bir gerçekleşme olup olmayacağı izlenmeli.
       
      Avrupa tarafında ise atılan onca adım sonrasında kısmen dengelenen sürecin herhangi bir yanlış adımla bozulmaması önemli.
       
      Yurtiçine baktığımızda ise cari açığı kontrol altına almış ve ihracaat pazarını farklılaştırarak bu konudaki riskleri bertaraf etmiş görüntümüzün bozulmaması önemli.Enflasyon konusunda ise yıllık bazda %6.5 üzerine çıkılmadığı sürece %5 hedefine doğru adım atılacağı beklentisi Merkez Bankasının  bu konudaki duruşunu rahatlatacaktır.Olası bir ikinci not artırımında ise yeni doğrudan ve kısa vadeli fon girişi artacağından TL nin değer kazanması karşısında usd  1.75 seviyelerinin altına inilmesi algılamayı tekrar değiştirebilir.
       
      2013 yılının başta sağlığımızı bozmayan  ve portfoylerinizi  mutlu edici bir yıl olmasını temenni ederim.
      Yazının Devamını Oku

      Peki bundan sonra ne olacak?

      14 Kasım 2012
      Fitch bugün yaptığı açıklama ile Türkiye’nin kredi notunu BB+’dan BBB-‘ye yükseltti. Böylece Türkiye yatırım yapılabilir ülke statüsüne kavuştu. Türkiye’nin kredi notu görünümü ise durağan olarak belirlendi.
       
      Atilla ESEN / TEB Yatırım
      Yatırım Merkezi Direktörü

      Öncelikle piyasa beklentisi kurumun görünüü yükselteceği  ve sonrasında bir not artışına giderek Türkiye yi yatırım yapılabilir ülke statüsüne yükseltmesiydi,bu sebeple 2.seans sert yükseliş olması ve sonrasında kısmen dengelenme ve kar realizasyonu yaşanması normal.
       
      Bundan sonraki süreçte neler beklenebilir;
       
      1.Öncelikle Merkez Bankasının düşen kur ve değerlenen TL sonrasında faiz indirimi için eli rahatlamış durumda ,20 kasım toplantısında faiz indirimi yönünde adım atması ,düşen kur ve piyasa faizi sonrasında mantıksız karşılanmayacaktır.Faizdeki düşüş eğilimi öncelikle bankacılık sektörünün yanısıra emlak sektöründe de harekete sebep olabilir bunun gerçekleşmesi için; öncelikle hem mevduat hem de kredi faizlerinde düşüş yaşanması gerekiyor.
       
      2.Kısa vade de portfoy yatırımlarında artış olması bekleniyor, bağlı oldukları kurallar sebebiyle daha önceden Türkiye ye yatırım yapamayan kurumların; kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye yükselmesi sonrasında emeklilik,sigorta fonları gibi uzun vadeli yatırım yapan kurumsal fonların da  Türkiye ye  ilgisi artabilir. Bunun gerçekleşmesi için Fitch haricinde bir başka bir derecelendirme kuruluşunun Türkiyenin notunu yatırım yapılabilir seviyeye yükseltmesi destekleyici olacaktır
       
      3.Daha önceki örneklerde not artışı sonrasında doğrudan yatırımlarda kayde değer bir artış olmadığı görülmüş ancak Türkiye örneğinde hem Hükümetin teşvikleri,hem çalışan genç nüfusun yüksekliği hem de faiz cephesinde olası bir gevşeme;doğrudan yatırımlar konusunda da Türkiye yi ön plana çıkarabilir.
       
      4.Not artışı sonrasında düşen ülke primi nedeniyle yurtdışından borçlanma maliyetleri azalacağından,  İMKB ye de kote olan ve daha önce yurtdışından borçlanma tecrübesi olan şirketlerin mevcut gelişmeden ilerleyen dönemlerde daha fazla yararlanması mümkün olabilir ve bu şirketlerin faiz gideri kalemi rahatlayabilir.
       
      5.Bu süreçte olası riskler ise;  düşen faiz ve kur rakamları sonrasında iç talebin ve ithalatın canlanması ile cari açık rakamlarının tekrar risk teşkil eder konuma gelmesi takip edilmeli,sürdürülebilir büyümenin aşırıya kaçmaması önemli.
      Yazının Devamını Oku

      Tedirginlikleri netleştirmek gerekirse...

      2 Ekim 2012
      Endeks, gerek Euro Bölgesi kaynaklı gerekse FED parasal gevşeme haberleriyle olumlu bir seyir izlediGerek Euro Bölgesi kaynaklı gerekse FED parasal gevşeme haberleriyle olumlu bir seyir izleyen endeks, 68 bin üzerinde kalmak için çok çaba sarf etse de artan likitideye rağmen yeni hisse alımlarının zayıf kalması ve oluşan tedirginlikler satış baskısı yarattı.

      Atilla ESEN / TEB Yatırım
      Yatırım Merkezi Direktörü

       
      Tedirginlikleri netleştirmek gerekirse;
       
      - Öncelikle petrol fiyatlarındaki sert düşüş global resesyon kaygılarını yansıtıyor, Türkiye enerji ithalatı nedeniyle olumlu etkilense de bilerek, yavaşlatılan uçağın tekrar hız kazanma ivmesinin azalmasından korkuluyor,
       
      - Merkez Bankası’nın faiz üst koridor indirimine rağmen, zam haberleri önümüzdeki aylardaki faiz indirimi aksiyonu törpülenebilir mi algılaması yaratıyor, bu konuda doğal gaz zammının Ekim ayı yerine 2013’e devredilmesi bir miktar olumlu algılanabilir, çünkü hatırlanacağı üzere derecelendirme kuruluşu Fitch enflasyon hedef seviyesine düşer ve cari açık daralmaya devam eder ise Türkiye’nin not artırımının gerçekleşebileceğini dile getirmişti bu konudaki değerlendirmenin Kasım ayında yapılması bekleniyor.
       
      - Ayrıca son dönemde emlak GYO sektörüne ve tapu harç uygulamalarına ilişkin vergisel açıklamalar lokomotif konumunda olan sektörde stres yarattı.
       
      - Hapis cezası kaldırıldıktan sonra, çek ile yapılan ekonomik aktivitelerde güven algılamasının daha fazla ön plana çıkması zaten yavaşlayan ekonomide stres yaratan bir oldu, bu konuda tazyik hapsi uygulamasının devreye girebileceği konuşuluyor.
       
      - Suriye’ye ilişkin gelişmeler ise yakından takip edilmeli derecelendirme kuruluşu S&P yaptığı açıklamada ilgili riskten Türkiye’nin daha az etkileneceği dile getirse de, bu riskin devamı kısa vadede bir not artırımının önünü keseceğini algılaması yarattı, Esed’in gitmesi ya da ikna olması durumunda ise olumlu algılama kuvvetlenecektir.
       
      - Yurtdışında ise İspanya’nın yardım için başvuru yapıp yapmayacağı önemli, çünkü İspanya attığı adımlar neticesinde daha fazla AB ve IMF kontrolünde olmak istemiyor.
       
      Endekste 66 bin 300 ve 65 bin seviyeleri önemli destek konumunda, 66 bin 300 seviyesinin aşağıya kırılması moral bozukluğunu artırabilir, 67 bin 500 ve 68 bin 300 seviyeleri ise direnç olacaktır.
      Yazının Devamını Oku

      İMKB 72 bini görecek mi?

      12 Eylül 2012
      Endekste 66 bin 800 seviyesinin üzerinde kalındığı sürece 68 bin ve 70 bin -72 bin için umutlanabilinirHafta başı itibariyle yükselişin devamı açısından kritik seviyeleri test eden endeksin yeni zirve atağı yapıp yapmayacağı;  66 bin 800 seviyesinin üzerinde hacimli alışlarla kalınması ve bu seviyelerin korunmasına bağlı.

      Atilla ESEN / TEB Yatırım
      Yatırım Merkezi Direktörü


      Türkiye’yi yurtdışından ayıran ve yabancı girişi ya da ilgisine neden olan not artırımı beklentisi devam etmekle birlikte, S&P’nin Türkiye’nin notunun artması yönünde hala bir miktar risk olduğuna işaret etmesi hafif stres yarattı. Buna rağmen yabancı yatırımcı tercihleri konusunda Rusya ve G. Afrika’ya göre Türkiye’nin daha ön planda olduğu yönünde açıklamalar devam ediyor.

      Avrupa Merkez Bankası’ndan faiz indirimi konusunda bir aksiyon gelmemesi sonrasında tahvil alımına karar vermesi olumlu olmakla birlikte, 12-13 Eylül’de yapılacak FED toplantısı esnasında net bir parasal gevşeme ihtimalini açısından daha önce de bahsettiğimiz gibi Avrupa taşın altına elini sokmadan FED’den bir aksiyon beklemek noktasında yeterli görülüp görülmeyeceği önemli.

      Ayrıca 12 Eylül’de açıklanacak Almanya Anayasa Mahkemesi kararı da Euro Bölgesi desteği açısından belirleyici olacak, en azından bu karara daha fazla Almanya gözetimi eklenebilir.

      Yurtiçi tarafta ise Merkez Bankası’nın Eylül ayında koridor üst bandını daraltmaya yönelik aksiyonuna kesin gözüyle bakılıyor, özellikle ekim ayı sonrasında enflasyonda gevşeme eğiliminin artması bekleniyor ve süreci destekliyor. Bu nedenle faizdeki gevşeme eğilimi emlak ve bankacılık sektörüne destek vermekte ayrıca mevduat faizlerindeki gevşemede yatırım tercihi olarak borsanın ön plana çıkmasına neden olmakta. Bu olumlu algılamaların bozulmaması için Suriye ve petrol fiyatlarına ilişkin risklerin Türkiye açısından olumsuza dönmemesi gerekiyor.

      Endekste 66 bin 800 seviyesinin üzerinde kalındığı sürece 68 bin ve 70 bin -72 bin için umutlanabilinir ancak katılımın artması için bir geri çekilme sonrasında alıcıların kuvvetlendiğinin görülmesi daha yararlı olacaktır, böyle bir geri çekilme de 65 bin desteği önemli.

      Emlak sektöründe son gelişmeler neler?

      Hafta başından itibaren Almanya Anayasası Mahkemesi kararına ve FED açıklamalarına odaklanan piyasalar, Alman Anayasa Mahkemesi’nin ESM konusunda 190 milyar euroluk sınırlamaya rağmen, nette itirazı reddetmesi olumlu algılandı. Bundan sonra FED tarafından gelecek parasal gevşemeye yönelik açıklamalar takip edilecek. Euro Bölgesi’nin kısmen olumlu adımlar atması FED’in elini rahatlatabilir.

      Olası bir parasal gevşeme sinyali ise önümüzdeki hafta yurtiçinde yapılacak Merkez Bankası Para Politikası kurulunda parasal koridoru gevşetme eğilimini destekleyecektir. Olası bir gevşeme faizde iyimserlik yaratsa da son dönemde ağırlık kazanan olası vergi artışlarına ilişkin haberler emlak sektöründeki ertelenen talebi rahatsız edebilir, bu konuda netleşmeyi beklemek yararlı olacaktır.
      Yazının Devamını Oku

      Yeni zirveler yaşanacak mı?

      24 Ağustos 2012
      Yaklaşık 10 gün önce ‘Bu sektör hisselerine dikkat’ adlı paylaşımımızda emlak sektörü ve kamu hisseleriyle ilgili potansiyelden bahsetmiştikYaklaşık 10 gün önce ‘Bu sektör hisselerine dikkat’ adlı paylaşımımızda emlak sektörü ve kamu hisseleriyle ilgili potansiyelden bahsetmiştik, bu hafta sonunda yabancı aracı kurumlardan gelen raporlar emlak sektörü ve bazı kamu hisselerinde yükseliş potansiyeline dikkat çekti.

      Atilla ESEN / TEB Yatırım
      Yatırım Merkezi Direktörü

       
      Burada önemli olan konu, bankalar ile gerçekleşen sert yükselişin, endeksteki diğer hisselere yayılma potansiyelinin artması olacaktır. Ancak yeni zirvelerin yaşanması için bankaların desteği halen önemli.
       
      Aynı dönemdeki yazılarımızda brent petroldeki 110 USD/varil fiyat seviyesinin tedirginlik yaratacağını belirtmiştik, hem cari açık hem de enflasyon rakamları açısından bu konudaki hassasiyet devam edecek. Zaten son para politikası toplantısında bir sonraki toplantılara atıf da bulunarak faiz koridoruna ilişkin açıklamalarda bu riskleri içinde barındırıyor.
       
      Özellikle bayram tatili sonrasında takip edilmesi gereken unsurlardan en önemlisi Suriye’ye ilişkin gelişmeler olacaktır, Esad’ın gitmesi durumunda piyasalar rahatlayacaktır, ancak bu süreç gerçekleşene kadar petrol ve siyasi gündem riski devam edecektir.
       
      Güzel bir ramazan sonrasında huzurlu ve sağlıklı bir bayram tatili dilerim...
      Yazının Devamını Oku

      Bayramdan sonra bayram biter!

      17 Ağustos 2012
      ABD tarafında verilerin zayıflamaması parasal gevşeme ihtimalini eylüle ertelemiş görünüyorDraghi’nin sözlü müdahaleleri ile gündemsizlikten güç alarak dengelenen Euro Bölgesi, ağustosta yüklü hazine ihalelerinin de olmaması sebebiyle iyimser algılamanın kuvvetlendiği bir dönem geçiriyor.

      Atilla ESEN / TEB Yatırım
      Yatırım Merkezi Direktörü

       
      ABD tarafında ise verilerin zayıflamaması parasal gevşeme ihtimalini eylüle ertelemiş görünüyor.
       
      Özellikle BRIC ülkelerindeki yavaşlama sinyalleri ise Çin gibi ülkelerin bile zorunlu karşılık ya da faizde indirim beklentisini destekliyor.
       
      Yurtiçinde ise faiz tarafında devam eden likidite bolluğu gevşemesi %7.50 seviyelerine iniş sonrasında dengelenmiş görünüyor. Ayrıca banka bilançolarının iyimserliği ile yükselen endeks yeni yükselişler için karlı sektör bulmakta kısmen zorlanıyor gibi.
       
      Ağustos ayının sonuna kadar hem VOB tarafındaki pozisyonların kontrat kapanışı nedeniyle taşınacağı beklentisi olumlu algılamayı devam ettirecektir, ayrıca yine ay sonunda gerçekleşecek Merkez Bankaları toplantısı sebebiyle Bernanke’nin açıklamaları gündem oluşturabilir.
       
      Eylül ayı ise büyük beklentilerle dolu bir süreci beraberinde getiriyor, İspanya ve İtalya’nın Euro Bölgesi geçici kurtarma fonundan yardım talep edeceği beklentisi, 6 Eylül’de Avrupa Merkez Bankası’nın faiz indirme olasılığı, 14-15 Eylül’de FED’in parasal gevşeme beklentisiyle dolu toplantısı, Alman Anayasa Mahkemesi’nin yardım kararı, Hollanda seçimleri, ayrıca meclislerin açılması sebebiyle siyasi gündemin de devreye girmesi gibi konular bayağı hareketli günlerin geçirilmesine neden olacaktır.
       
      Bizim tarafta ise eylül ayında Merkez Bankası’nın faiz üst koridorunu aşağıya çekebileceği beklentisi fiyatlanabilir, ancak petrol de brent 110 USD/Varil seviyesinin üzerinde kalınması stres yaratabilir.
      Yazının Devamını Oku

      Bu sektör hisselerine dikkat!

      13 Ağustos 2012
      Bankacılık sektöründe son dönemde yaşanan yükseliş trendinin mevduat ve kredi faizlerindeki spread den güç aldığını dile getirmiştikHafta başında paylaştığımız yazımızda endeksin 65 bin 300 kapatmasına rağmen 65 bin 300-66 bin seviyelerinin direnç olduğunu belirterek, üzerinde kalınması gereken yerler olduğunu belirtmiş ve daha yukarıda bir beklenti için henüz erken olduğunun sinyalini vermeye çalışmıştık.

      Atilla ESEN / TEB Yatırım
      Yatırım Merkezi Direktörü


      Bankacılık sektöründe son dönemde yaşanan yükseliş trendinin mevduat ve kredi faizlerindeki spread den güç aldığını dile getirmiştik. Bu sebeple yaşanan  yükselişin açıklanan banka karları ile kısmen realizayona sebep olduğunu görüyoruz, ayrıca süreci netleşmeye başlayan Halkbank ikinci halka arz sürecinin de hisse üzerinde baskı yarattığı görülüyor.

      Bundan sonraki dönemde karlılıkları zayıf olsa da endeksteki yükselişten neredeyse hiç pay almayan kamu hisseleri genel yükseliş ve para girişinin devam etmesi durumunda takip edilebilir.

      Önümüzdeki hafta yapılacak Para politikası kurulundan olası bir faiz koridorunun üst sınırının düşürülmesine yönelik aksiyon alınması durumunda konut kredisi faizlerinde yaşanacak sınırlı düşüş ve 31 Ağustos’ta ihalesi yapılacak İstanbul finans merkezi projesi öncesinde emlak sektörü hareketlenebilir.

      Ayrıca yine ay sonunda yapılacak ve Merkez Bankaları başkanlarının konuşma ve değerlendirme yaptığı Jackson Hole toplantısı özellikle Bernanke’nin açıklamaları öncesinde gündem yaratacaktır.

      Özellikle brent petrol de 110 varil/ons seviyesinin üzerinde kalınması cari açık açısından yine stres yaratacağından bu seviyenin üzerinde kalınıp kalınmadığı yurtiçi piyasalar açısından önem arz edecektir.
      Yazının Devamını Oku

      Piyasalarda ne bekleniyor?

      8 Ağustos 2012
      Hafta boyunca Merkez bankaları açıklamalarına odaklanan piyasalar FED ve Avrupa Merkez Bankasından umduğunu bulamadı.Hafta boyunca Merkez bankaları açıklamalarına odaklanan piyasalar FED ve Avrupa Merkez Bankasından umduğunu bulamadı.

      Atilla ESEN / TEB Yatırım
      Yatırım Merkezi Direktörü

      ABD işsizlik verileri ise kısa dönemde  parasal gevşeme ihtimalini zayıflattı.Yurtiçinde ise beklentilerden hafif gevşek gelen enflasyon rakamları  Para Politikası toplantısı için çok büyük beklenti oluşturmasa da olumlu karşılandı.

      Merkez bankasının fonlama faizinde yaşanan gevşeme; bankacılık sektörü için düşen mevduat faizleri ve yüksek kalan kredi oranları sebebiyle olumlu spread ve beklenti yaratıyor.

      Önümüzdeki hafta yine banka bilançoları ve sonrasındaki pozisyon değişimleri önem arzedecek.

      Yurtdışında ise İspanya ve İtalya nın olası bir destek talep etme süreçleri takip edilecek.Endekste 62.500-63.800 önemli destek olup, 65.300-66.000 direnç konumundadır.
      Yazının Devamını Oku