En Çok Arananlar
Dünyada örnekleri olan, Türkiye’de ilk kez uygulanacak kiralık sosyal konut modelinde detaylar belli oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği ‘Ev Sahibi Türkiye’ sloganlı Yüzyılın Konut Projesi kapsamında, İstanbul’da kiralık sosyal konut kampanyasının başlayacağını duyurmuştu. İstanbul’da 15 bin sosyal konut, dar gelirli vatandaşlar için Türkiye’de ilk kez uygulanacak sistemle kiralanacak. İstanbul’da 4 ayrı bölge için başvuruların alınacağı proje kapsamında ilk etapta 1071 konut, 3 yıl süre ile belirtilen şartlara uyan 18 yaşından büyük evli T.C. vatandaşlarına kiralanacak.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da hayata geçirilecek kiralık sosyal konut kampanyasının detaylarını açıkladı. Bakan Kurum, “Cumhurbaşkanımızla birlikte ilk 1071 kiralık konutumuzun anahtarlarını ekim ayı içerisinde teslim edeceğiz. Bu adımımızla zaten düşme seyrine giren kira fiyatlarını inşallah daha da düşüreceğiz. Kimsenin barınma kaygısı çekmediği, yuvaların huzurla dolduğu bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
İşte kiralık sosyal konutun detayları:
* Kaç konut kiralanacak?
İstanbul’da toplam 15 bin kiralık sosyal konut olacak. Hedef ise modeli 81 ile yaymak ve 25 yılda 500 bin kiralık konut inşa etmek.
* Başvuru ve teslimat ne zaman?
Ücretsiz başvurular 14 Eylül – 25 Eylül 2026 tarihleri arasında toplanacak. Kura çekimi ve teslimat ekim ayında başlayacak. Başvurular e-Devlet üzerinden, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı hizmetleri arasında yer alan “Konut / İşyeri Başvuru” hizmeti menüsünden gerçekleştirilecek.
* Evler hangi ilçelerde olacak?
İstanbul’da riskli yapıların yenilenmesi için devreye alınan kentsel dönüşüm kampanyasında süre uzatıldı. Hibe, uygun şartlarda kredi ve taşınma desteği sunan ‘Yarısı Bizden’ kampanyası yılsonunda sona erecekken, vatandaşa 31 Aralık 2027’ye kadar fırsat verildi. Bu sayede dönüşüm için henüz yolun başında olanlar ya da karar veremeyenler de sürece dahil olabilecekler. Bir yandan da depreme dirençli yapı sayısı artacak.
Peki kampanyadan kimler, nasıl faydalanacak, kamu hangi şartlarda nasıl destek verecek? İşte 10 maddede Yarısı Bizden…
ÖNCE GÜVENİLİR BİR MÜTEAHHİT BULUN
1. Kampanya şu an için İstanbulla sınırlı. İstanbul’un 39 ilçesinde riskli yapı sahiplerinin tümü bu kampanyadan faydalanabiliyor. Tek şart; yeni projedeki yapı (otopark ve sığınak hariç), eski yapının bir buçuk katı büyüklüğünü geçmemeli.
2. Kampanyadan faydalanacaklar için doğru yol haritası şöyle; Önce teknik ve mali yeterliliği olan bir müteahhit bulunarak güvenli bir sözleşme hazırlanmalı, sonra bakanlık lisanslı kurumlara risk tespiti yaptırılmasını içeren süreç başlatılmalı. Çünkü bakanlık mali destek verirken, firma bulma sorumluluğunu vatandaşa bırakıyor. Önce risk tespiti yapanlar süre daraldığı için iyi firma bulma noktasında zorlanabiliyor.
Bu iki adım sonrasında kat irtifakı kurulduktan sonra hak sahibi tespiti yaptırmak üzere ilçe belediyesine başvuru yapılıyor. Bakanlıkça belirlenen randevu gününde hak sahibi ile ‘hibe taahhütnamesi’ ve ‘kredi sözleşmesi’ imzalanıyor ve kampanyaya dahil olunuyor.
NE KADAR ÖDENİYOR?
3.
* Sistem, olası mağduriyetlerin önüne geçilmesinde önemli rol oynayacak. Taşınmaz bilgileri doğrudan tapu kayıtlarından çekileceği içini evi kiraya veren kişinin gerçekten o mülkün sahibi olup olmadığı anında anlaşılacak. Böylece kendisini ev sahibi gibi tanıtarak depozito veya kira toplayan kötü niyetli kişilerin yarattığı mağduriyetler engellenecek. Buna rağmen yine de tüketicinin dikkatli olması önemli. Mesela; ilan portallarından görülen bir taşınmaz için, yerine gidip görmeden, sözleşme düzenlemeden hiçbir ödeme yapılmaması gerekiyor.
* Ticaret Bakanlığı yetki belgesiz emlakçılarla mücadelede önemli yol kat ederken, yeni sistem de bu süreci destekleyecek. Yetki belgesi olmayan kişilerin usulsüz bir şekilde kira işlemlerine aracılık etmesi engellenecek.
* Dijitalleşme birçok alanda avantaj sunacak. Elektrik, su, doğalgaz abonelikleri ya da ikametgah ve okul kaydı gibi işlemler için kurumlara fiziki kira kontratı götürme zorunluluğu zamanla ortadan kalkacak. Kurumlar doğrulamayı sistem üzerinden yapabilecek. Ayrıca e-Devlet’ten damgalı ve barkodlu yasal belge alındığı için sözleşmenin kaybolma riski de ortadan kalkacak. Ev sahibi de kiracı da sözleşmeye istediğinde ulaşabilecek. Fiziki sözleşmelerde yaşanan ‘imza itirazı’ ya da ‘sözleşme değişmiş’ iddiaları da sona erecek.
* Sözleşme verileri doğrudan ilgili bakanlıkların sisteminde yer alacağı için kira gelir beyannameleri çok daha kolay hazırlanacak ve vergi kayıplarının önüne geçilecek.
* İl il mahale mahalle kira bedelleri sistemde olacağı için sağlıklı veri kaydı oluşturulacak, Türkiye’nin kira haritası çıkarılacak. Artışlar ve düşüşler kamu tarafından izlenecek, buna göre konut politikaları geliştirilecek. Aynı zamanda rakamlar kamunun gözetiminde olduğu için, mal sahipleri yasal oranın üzerinde zam için ısrar edemeyecek.
e-Devlet’te kira sözleşmesi uygulaması Kasım 2024’te başladı, Mayıs 2025’te de emlak danışmanları sürece dahil edildi. Bugüne kadar 72 bin 581 kira sözleşmesi onaylandı. Zorunlu olacağı tarih ise henüz açıklanmadı.
ADIM ADIM DİJİTAL SÖZLEŞME
e-Devlet’ten kira sözleşmesinin vatandaşa bir maliyeti olmayacağı gibi mekân bağımsız olması avantajı da yaşanacak. Yurtdışındaki biri, İstanbul’daki evi için dakikalar içinde sözleşme yapabilecek. İşte bugün de kullanıma açık olan sistemin yol haritası...
Türk toplumunda konut seçiminde ağırlıkla söz sahibi kadınlar olsa da, tapuda erkek egemenliği yaşanıyor. Ancak son yıllarda konut satışında cinsiyet dağılımında yaşanan değişim, kadınların artık sadece seçen değil, tapuya adını yazdıran konumunda güçlendiğini gösteriyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; 2013 yılında konut satışında erkeklerin payı yüzde 65.90, kadınların ise yüzde 31.40 olmuştu. Yıllar içinde kadınların aldığı pay adım adım arttı ve ilk kez bu yıl yüzde 40 sınırı aşıldı. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü verilerine göre bu yılın ilk 6 ayında erkeklerin payı yüzde 58.51 olurken, kadınlar yüzde 40.02 ile en yüksek seviyeye geldi.
İLLERE GÖRE DEĞİŞİM
Yılın ilk 6 ayında illere göre dağılıma bakıldığında tablo şöyle: Kadınların en fazla paya sahip olduğu şehirler; yüzde 48.43 ile Burdur, yüzde 47.02 ile Çanakkale, yüzde 46.47 ile Balıkesir, yüzde 44.73 ile Denizli, yüzde 44.43 ile Yalova, yüzde 44.23 ile Kilis, yüzde 44.14 ile Aydın ve İzmir, yüzde 44.06 ile Sakarya ve yüzde 43.74 ile Muğla.
Kadınların en düşük pay aldığı il ise yüzde 24.60 ile Bitlis. Onu yüzde 25.32 ile Muş, yüzde 26.10 işe Şırnak, yüzde 26.18 ile Ağrı, yüzde 27.09 ile Siirt, yüzde 27.23 ile Hakkari, yüzde 27.57 ile Ardahan, yüzde 27.69 ile Bayburt, yüzde 28.24 ile Kars ve yüzde 29.30 ile Van takip etti.
3 büyük şehirde kadın payında lider il İzmir olurken, Ankara yüzde 39.88, İstanbul yüzde 39.39 ile ülke ortalamasının gerisinde kaldı.
ORTAK TAPU İSTENMİYOR
Pandemi sonrası hızla artan arsa ve tarla ilgisi hız kesti, satışlar geriledi. İstanbul Gayrimenkul Değerleme (İGD) verilerine göre; 2023 yılı ocak-temmuz döneminde 795 bini, 2024 yılında 687 bini, 2025 yılında 720 bini aşan arsa/tarla satışları, bu yılın aynı döneminde 575 bin seviyesine geldi. Böylece arsa piyasası pandemi öncesi döneme dönmüş oldu.
Arsa/tarla satışı geçmiş yıllarda konut satışının dahi önüne geçmiş ve rekor rakamlar görülmüştü. Bu artışta;
* Pandemi sonrası artan müstakil yaşam isteği,
* Uzaktan çalışma kültüründeki yaygınlaşma,
* Depremlerin yarattığı endişe,
* Konut fiyatlarındaki artış sonrası erişimin giderek zorlaşması,
* Küçük birikimlerle gayrimenkul yatırımı yapma istediği etkili oldu.
NEDEN GERİLEDİ?
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları açıklandı, milyonlarca öğrenci barınma telaşına girdi. Devlet yurtlarına yerleşemeyen ve kiralık ev düşünmeyenler için adres özel yurtlar olacak. Peki bu yıl yurt için ne kadar bütçe gerekli?
Yurtlarfiyatlar.com, 2026–2027 eğitim-öğretim dönemi öncesinde 21 ilde gerçekleştirdiği özel yurt fiyat araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Yurtlarfiyatlar.com kurucusu Tuğrul Arslan, bu yıl öğrencilerin barınma arayışlarında yüzde 15 ila yüzde 20 arasında düşüş görüldüğünü belirtti. Arslan, “Bunun nedeni öğrencinin yüksek barınma maliyeti nedeniyle yaşadığı ilde eğitime yönelmesi. Yaşanan talep düşüşü nedeniyle çok sayıda işletme kapandı, özel yurt sektörü bu yıl yüzde 20 daraldı. Fiyat artışları da buna paralel ortalama yüzde 26 ile yasal zam sınırının yaklaşık yüzde 10 altında kaldı” ifadelerini kullandı.
Araştırmada öne çıkan sonuçlar şöyle oldu:
EN PAHALI İL İSTANBUL
İstanbul’da özel yurtların aylık bedellere 15 bin TL ile 80 bin TL arasında değişiyor. Fiyatlar ilçeye, kalacak kişi sayısına ve yurt olanaklarına göre değişiyor. Ancak İstanbul’da 100 metrekare evin ortalama kira bedelinin 44-45 bin TL seviyesinde olduğunu düşününce, lüks seçeneklerde bedellerin neredeyse kiranın iki katına ulaştığı görülüyor.
Ankara’da rakamlar İstanbul’la yarışıyor. Başkentte en uygun seçenek 17 bin 500 TL olurken, bu rakam 74 bin TL’ye kadar ulaşıyor.
İzmir’de özel yurt için ayırmanız gereken en düşük aylık bütçe 15 bin 500 TL. İyi lokasyonda, iyi bir odada rakam 55 bin TL’ye ulaşıyor.
Fiyat endeksi bir önceki aya göre yüzde 1.5, geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak yüzde 25 arttı, reelde yüzde 5.1 geriledi. Aylık artışta yılın en düşük oranı görülürken, yıllık artış aynı seviyeleri korudu.
Reel düşüş serisi 2024 Şubat’ta başlamış eylül ve ekimde yüzde 14.7 ile zirve görülmüştü. 2025 yılında reel gerileme adım adım azalmış ve yılın ikinci yarısında yüzde 1 ve altında seyretmiş, kasım ayında sınırlı da olsa (yüzde 0.3) artışa geçmişti. Bu yıl ise yüzde 2.3 ile başlayan reel gerileme, şubatta yüzde 3.9, martta yüzde 3.4, nisanda yüzde 4.3, mayısta yüzde 6.1 ve haziranda yüzde 5.8 olarak hesaplandı. Böylece son 30 ayın 29’unda reel gerileme görülmüş oldu.
3 büyük ile baktığımızda yıllık artışta İstanbul yüzde 27.7 ile ilk sırada yer alırken, Ankara’da yüzde 26.6, İzmir’de yüzde 23.1 olarak hesaplandı. Aylık bazda ise İstanbul’da yüzde 2.7, Ankara’da yüzde 2.2 artış, İzmir’de yüzde 0.5 gerileme gerçekleşti.
Ülke genelide en yüksek yıllık fiyat artışı yüzde 35.5 ile ‘Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkâri, Muş’ bölgesinde gerçekleşti. Onu yüzde 30 ile ‘Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Rize, Trabzon’ ve yüzde 27.7 İstanbul izledi.
En düşük artış ise yüzde 16.4 ile ‘Balıkesir, Çanakkale’, yüzde 17.4 ile ‘Edirne, Kırklareli, Tekirdağ’ ve yüzde 17.7 ile ‘Aydın, Denizli, Muğla’ bölgesinde tespit edildi.
YILLIK KİRA ARTIŞI 59 AYIN EN DÜŞÜĞÜ
Kiranın artış hızı yavaşlıyor, reelde düşüş sürüyor. Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1.9 oranında artan Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE), bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 28.4 oranında arttı, reel olarak ise yüzde 2.6 azaldı. Yıllık artış son 59 ayın (Ağustos 2021’den sonra) en düşük rakamı olarak kayıtlara geçti.
“KOBİ’lerde en sık karşılaştığımız yanlış varsayımlardan biri, ‘Biz küçük bir şirketiz, neden bizi hedef alsınlar?’ düşüncesi. Siber saldırganlar şirketin büyüklüğünden çok, sisteme ne kadar kolay girebildiğine bakar. Güncellenmemiş bir servis, zayıf bir parola, açıkta bırakılmış bir yönetim paneli veya tek bir dikkatsiz kullanıcı bütün işletmeyi etkileyebilir. Bugün alınmayan küçük bir önlem, yarın günlerce süren iş kaybına, maddi zarara ve yıllar içinde oluşan güvenin zedelenmesine dönüşebilir.”
Bu sözlerin sahibi Adli Bilişim ve Siber Güvenlik Uzmanı Hamza Aytaç Doğanay. Uzun yıllara dayanan saha, soruşturma ve olay inceleme tecrübesine sahip Doğanay ile KOBİ’lerde siber saldırı riskini masaya yatırdık.
“KOBİ’ler bugün yalnızca oltalama, fidye yazılımı veya hesap ele geçirme saldırılarıyla değil; kurumsal e-posta taklidi, sahte ödeme talimatları, veri sızıntıları, sosyal medya hesaplarının kötüye kullanılması ve yapay zekâ kaynaklı yeni güvenlik riskleriyle de karşı karşıya” diyen Doğanay, “KOBİ’lerin büyük kuruluşlar kadar geniş güvenlik ekipleri veya yüksek bütçeleri olmayabilir. Ancak etkili siber güvenlik her zaman pahalı ürünlerle başlamaz” vurgusu yaptı ve riskleri azaltmak için uygulanması gereken 10 temel adımı şöyle özetledi:
İŞTE 10 TEMEL ADIM
ÖNCE DİJİTAL VARLIKLARINIZI BELİRLEYİN
1-Güvenliğin ilk adımı, neyin korunacağını bilmek. Bilgisayarlar, mobil cihazlar, e-posta hesapları, internet siteleri, alan adları, sosyal medya ve reklam hesapları, bulut servisleri, dosya paylaşım alanları, muhasebe/ERP sistemleri, uzaktan erişim servisleri ve kritik veri depoları kayıt altına alınmalı. Her varlığın sahibi, yöneticisi, kritikliği ve erişim yöntemi belirlenmeli. Hangi hesabın kimin adına açıldığı, yönetici yetkisinin kimlerde olduğu, kurtarma e-posta ve telefon bilgilerinin güncelliği ve eski çalışanların erişimlerinin kapatılıp kapatılmadığı düzenli olarak kontrol edilmeli.
ŞİFRE GÜVENLİĞİNİ KİŞİSEL TERCİHE BIRAKMAYIN