Gülistan Alagöz

Yapay zekâ girişimleri haritası

17 Kasım 2025


“Yapay zekâ artık yalnızca bir teknoloji değil, geleceğin dili, ekonomilerin motoru, rekabetin yeni ölçüsü. Bu dönüşüm her sektörü, her mesleği, her kararı etkiliyor. Türkiye de bu küresel yarışta yerini almak zorunda.”

Bu sözlerin sahibi Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin (TRAI) Kurucusu Halil Aksu. TRAI, Mayıs 2017’de yapay zekâ farkındalığını artırmak ve Türkiye yapay zekâ ekosistemini geliştirmek hedefiyle kuruldu. O gün bugüne bu iki misyon konusunda var güçleriyle çalıştıklarını, yüzlerce etkinlik düzenlediklerini belirten Aksu, “Ekosistem 12 girişimden 419 girişime büyüdü. Daha gidilecek çok yol, yapılacak çok iş, harcanacak çok paralar var” dedi. Aksu ile yapay zekâ girişimlerinde kat edilen yolu, sorunları ve çözüm önerilerini konuştuk...

TÜRKİYE 3. LİGDE

“Girişimcilik bizim coğrafyamızda çok zor” vurgusu yapan Aksu, “Girişim sermayesi ekosistemi çok gelişti, ama ABD’nin binde biri kadarız. Bu çok önemli bir faktör. Şirketler belli bir seviyede teveccüh gösterse de, satın alma süreçleri, sözleşmeleri, proje yapma şekilleri genelde büyük şirketler için tasarlanmış, girişimcileri çok yoruyor. Diğer yandan genç girişimciler bazen şirketlerde kime, neyi, nasıl anlatmaları gerektiğini bilemiyorlar. Diğer taraftan her sektörde olduğu gibi, ego sorunları, ekip dağılmaları, ticarileşememe, kurumsallaşamama gibi sorunlar da oldukça yaygın” diye konuştu.

Peki dünyadaki tablo ile ülkemizi kıyaslarsak hangi seviyedeyiz? Aksu şöyle yanıtladı: “ABD’de sermaye, çip, dünyanın verisi, dev veri merkezleri, bilimsel liderlik, risk ve girişim sermayesi derinliği, ekonomik büyüklük ve bu konuda dünyayı domine etme kararlılığı var. OpenAI, Anthropic, Microsoft, Google, X, META, vb. ciddi ekipler, ciddi bütçelerle, ciddi yatırımlar için gece gündüz çalışıyorlar. Çin ise elektrikli araçlar dünyasını domine ediyor ve sürücüsüz araç konusunda da üstünlük kazanacaklar. Robotlar konusunda dünyanın oldukça ilerisindeler. Bu iki güç ile hiçbir ülke rekabet edemiyor. Türkiye ise bir nevi üçüncü ligde.”

Yazının Devamını Oku

Her senede imza atılmaz, ayrıntılara dikkat etmelisiniz... Kiralık evde senetli dönem

16 Kasım 2025

KİRALIK ev arıyorsunuz, istediğiniz fiyata evi de buldunuz, ama hemen sevinmeyin. Depozito, peşin kira, emlakçı komisyonu gibi talepler çok eskilerde kaldı. Artık ev sahiplerinin aradığı şartlar bunun çok ötesinde, uzunca bir liste...

Son yıllarda artan ev sahibi-kiracı anlaşmazlıkları öyle bir hâl aldı ki, kira gelirini garanti altına almak isteyen ev sahipleri işi baştan sıkı tutuyor. Bu açıdan haklı oldukları noktalar da var. Ama kiralama için istenen şartlar artık ‘Bu kadarı da fazla’ isyanına neden oluyor. Kefil, findeks raporu, sabıka kaydı ve hatta banka hesap özeti isteyenler var. Kiracının kolay çıkarılmasını sağlayan ‘tahliye taahhüdü’ ise sözleşmelerin olmazsa olmazı oldu.

Tüm bunların yanında geçmişte nadiren görülen senet talebi de son dönemde ciddi oranda yaygınlaştı, ilan sitelerinde yüzlerce örneklerini görmek mümkün hale geldi. Kimileri evdeki eşyalar için teminat olarak, kimi kira alamama riskine karşı ‘senet şart’ diyor. Peki ev sahibi hangi durumda senet ister, kiracının imza atmadan nelere dikkat etmesi gerekir?

Gayrimenkul hukuku uzmanı avukat Ali Güvenç Kiraz, kira sözleşmelerindeki senet talebini değerlendirdi ve kritik uyarılarda bulundu:

TALEP EDEBİLİR AMA... 

Ev sahiplerinin senet talebinde hukuka aykırılık yok. Kira sözleşmesinde açık bir şekilde kira borcuna karşılık senet talep edilebilir ve kiracı da bu senetleri düzenleyebilir. Örneğin 1 yıllık bir kira sözleşmesi yapılmışsa, kiraya veren 12 adet senedin düzenlenerek kendisine verilmesini talep edebilir. Ancak bu senetlerin tamamının düzenleme tarihi ve yeri, vadeleri, miktarları tek tek kira sözleşmesi içeriğinde yer almalı. 

Yazının Devamını Oku

Kadın girişimciler için 5 çözüm önerisi

3 Kasım 2025

1. Finansmana erişim zorluğu

Sorun: Girişimci kadınların önündeki en temel eşik finansmana ulaşmak. Finansmana ve krediye erişimde yaşanan zorluklar, yatırımcı tarafındaki önyargılar ve iş ağlarına sınırlı erişim; ölçek büyütmeyi, yeni pazarlara açılmayı ve Ar-Ge yatırımlarını erteliyor. Bu da iyi fikirlerin küçük ölçekli kalmasına ya da erken aşamada kapanmasına neden oluyor.

Çözüm: Bu tabloyu dönüştürmek için kadınlara özel düşük/faizsiz kredi mekanizmalarının devreye alınması, girişim sermayelerinde eşitlik kriterlerinin yerleşmesi ve kadın odaklı yatırım fonlarının kurulması faydalı olacaktır. Bu sürece ticaret odaları da katkı sağlayabilir. Özellikle girişimci kadınlardan ilk iş süreçlerinde aidat almamaları çok önemli bir destek olur ve kadınların iş hayatındaki etkinliğini artırır. Ticaret borsaları, esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri de benzer şekilde etkin rol üstlenebilir.

2. Eğitim ve dijital yetkinlik açığı

Sorun: Dijital dönüşümün hızlandığı günümüz dünyasında işletmelerin ayakta kalmasının başlıca şartlarından biri de teknolojiye uyum. Ancak özellikle Anadolu’daki girişimciler için dijital yetkinlikler, finansal okuryazarlık ve yeni iş modellerine erişimde belirgin sınırlılıklar var.

Çözüm: STEM alanlarına yönelik kapasite geliştirme, e-ticaret ve dijital pazarlama eğitimlerinin yerel-ulusal ölçekte yaygınlaştırılması, bunların mentörlük ve uygulamalı atölyelerle desteklenmesi hem verimliliği artırır hem de girişimci kadınların pazar erişimini güçlendirir.

3. Bakım yüküve iş-yaşam dengesi

Sorun:

Yazının Devamını Oku

‘Birikimler 2026 yılında gayrimenkulde park eder’

31 Ekim 2025

Kredi kısıtlaması, yüksek faiz, alternatif yatırım araçları ve gerileyen alım gücü son iki yılda yeni konut piyasasında durağanlığa neden oldu. Ancak son dönemde mevduat ve altından sağlanan birikimlerin gayrimenkule geçişi ile hareketlilik başladı. Sektör temsilcileri bu hareketliliğin 2026’da güçlenmesini bekliyor. Bu isimlerden biri de Pasifik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan. 

2026 yılında sektörde toparlanma olacağını anlatan Erdoğan, “2 yıldır daraltılmış bir dönemden geçtik ve bu çok uzun sürdü. Bir şekilde insanlar taleplerini erteledi. Ama ilk fırsatta parasını nereye yatırdıysa, oradan toparlayıp ev almak istiyorlar. Bunun işaretlerini görüyoruz. Ciddi bir birikimin gayrimenkul için beklediğini düşünüyorum. Bugün hala mevduatı cazip görenler var, ya da son dönemde altın öne çıktı. Bu nedenle vatandaş birikimlerini biraz daha yukarıya taşıyıp, sonrasında konuta geçmek istiyor. Tasarruflar döner dolaşır gayrimenkulde park eder. Bu süreç başladı ve 2026 da böyle bir yıl olacak” değerlendirmesini yaptı.

REEL GETİRİ BAŞLAYACAK

“Türkiye’de konuta olan talep de ihtiyaç da hiç azalmıyor, aksine artıyor. Ancak ekonomik uygulamalarla dönem dönem soğutuluyor” diyen Erdoğan, yılın son çeyreğinde başlayan ve 2026’da güçlenmesi beklenen canlılığın fiyatlara da yansıyacağını söyledi. Konut fiyatlarında 1.5 yılı aşkın süredir reel düşüş olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Bizim projelerde değil ama piyasa genelinde fiyatlar nominal artarken reelde geriliyor. Önümüzdeki günlerde önce bu toparlanacak. Ardından da artan taleple birlikte yeniden reel artış dönemi başlayacak” ifadelerini kullandı.

10 MİLYAR TL YATIRIM

ANKARA’da başlayan, ardından İstanbul’a taşınan ‘Next Level’ markası ile yeni bir konut projesi daha hayata geçiyor. Göktürk’te yer alan ‘Next Level Kemer’ projesini anlatmak için bir grup gazeteci ile bir araya gelen Erdoğan, arsa dahil 10 milyar TL’lik bir yatırıma imza atıldığını kaydetti.

Projenin inşaatına 2 yıl önce başladıklarını ama ekonomik konjonktür gereği lansmanı ertelediklerini dile getiren Erdoğan, “Aslında bu da alıcı için fırsat yarattı. Çünkü yeni bir projeden ev alınınca ortalama teslim süresi 3 yıldır. Bizde ise kaba inşaat tamamlandı ve evler bir yıl sonra teslim edilecek. Bugün kampanyalı fiyatla alım yapan evini bir yılda teslim alacak. 9 blokta toplam 274 adet konut bulunan projede metrekare satış fiyatı 200 bin liradan başlıyor. Alıcı için 2 önemli seçenek sunuyoruz. Birincisi; yarısı peşin yarısı teslimden sonra ödeme seçeneği. Diğeri de 48 ay vadeli olmak üzere yüzde 1.29 oran ile satın alma alternatifimiz.” Lokasyonu, yatay mimarisi ve yeşil alanları ile öne çıkan projeyi eski Türk konaklarından ilham alarak tasarladıklarını belirten Erdoğan, projenin ortasına sosyal donatıların yer aldığı büyük bir avlu konumlandırdıklarını anlattı.

Yazının Devamını Oku

Konut seferberliğinin 5 avantajı... Fiyat yarısı, taksit aidat kadar

26 Ekim 2025

1- FİYAT YÜZDE 50 DAHA UCUZ

Açıklanan projede İstanbul’da fiyatlar 1 milyon 950 bin TL ila 2 milyon 950 bin TL arasında değişiyor. Diğer illerde ise 1 milyon 800 bin TL’den başlıyor, 2 milyon 650 bin TL’ye kadar çıkıyor. Bu da gösteriyor ki metrekare satış fiyatı 32-37 bin TL seviyesinde.

Bugün konutun metrekare maliyeti ortalama 30 bin TL’ye geldi. Üstelik arsa buna dahil değil. Bir o kadar yük de arsadan gelince özel sektör için maliyet 60 bin TL seviyesine çıkıyor. İşin kârı da hesaba katılınca tüketicinin karşılaştığı rakam daha da yükseliyor. Peki TOKİ ne yapıyor? Arsa maliyeti olmadan ve kâr amacı gütmeden üretim yapıyor. Böylece fiyatlar özel sektöre kıyasla yüzde 40-50 avantajlı hale geliyor.

Kıyaslama için bir de satıştaki konutların, yani ikinci elin ortalamasına bakalım. Yapılan araştırmalara göre; ortalama metrekare satış fiyatı ülke genelinde 38 bin TL’yi, İstanbul’da 53 bin TL’yi geçti. Üstelik bu evler sıfır değil, ilan fiyatlarından yola çıkarak yapılan bir hesaplama. Bu da gösteriyor ki sosyal konut projeleri ikinci ele kıyasla da büyük avantaj sunuyor, üstelik yeni ve güvenli bir konut sahibi yapıyor.

2- AİDAT GİBİ TAKSİT

Sosyal konut projelerinde İstanbul’da taksitler 7 bin 313 TL ile 11 bin 63 TL aralığında değişirken, diğer illerde 6 bin 750 TL ile 9 bin 938 TL bandında. Bu da kira gibi taksit fırsatını bir adım öne taşıyor, adeta aidat öder gibi ev sahibi yapıyor.

Bu noktada vatandaşın aklına ‘ya taksitlerde fahiş artış olursa’? sorusu gelebilir. Sosyal konutta taksitler yılda 2 kere yapılan memur maaş zam oranına göre artıyor. Ancak bu üst sınır. TOKİ, bu oranın yüksek olması halinde vatandaşı korumak için daha düşük zam yapıyor. Geçmişte bunun örnekleri oldu. 

Yazının Devamını Oku

Sosyal konutta yol haritası... 500 bin dar gelirli böyle ev sahibi olacak

25 Ekim 2025

1. Vatandaş doğrudan ev alabilecek mi?

Sosyal konut projelerinde doğrudan ev alınamıyor. Vatandaş önce başvuru yapacak, sonra kura ile hak sahipleri belli olacak.

2. Kuraya başvuru ne zaman, nasıl olacak?

Başvurular Ziraat, Halkbank ve Emlak Katılım Bankası üzerinden ve e-Devlet aracılığı ile yapılacak. 10 Kasım - 19 Aralık 2025 tarihlerinde talep toplanacak. Hak sahibi belirleme kuralarının çekimi ise 29 Aralık 2025 - 27 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek. Vatandaş başvuru için 5 bin TL ödeme yapacak. Kurada hak sahibi olamazsa parasını geri alacak.

3. Kimler başvuru yapabilecek?

Kuraya herkes başvuramıyor. Evlerin gerçek ihtiyaç sahibine ulaşması için bazı kriterler aranıyor. Şöyle:

* 18 yaşını doldurmuş olmak ve en az 10 yıldır TC vatandaşı olmak ilk şart.

* Tapuda kendi, eşi ve çocuklarının üzerine kayıtlı evi olmayanlar başvuru yapabilecek.

Yazının Devamını Oku

‘Tekne satışları yüzde 40 geriledi’

23 Ekim 2025

Bu sözler, Türk denizcilik sektörünün yaşadığı sıkıntıları anlatmak için söylendi. Önceki gün, Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) tarafından düzenlenen toplantıda, hem yerli üreticilerin hem de tüketicilerin sorunları detaylarıyla aktarıldı. YATED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, satışlarda yüzde 40’a varan düşüşler yaşandığını, geçen yıl 2.2 milyar dolara çıkan ihracatın bu yıl yüzde 10 gerileyeceğini söyledi. Peki yaşanan kaybın nedenleri neler? Bekiroğlu şöyle özetledi:

VERGİLER PEŞ PEŞE GELDİ

“2017’de ÖTV’nin kaldırılması ve KDV’nin yüzde 18’den yüzde 1’e düşürülmesiyle tekne alımları artmıştı. O dönemde esnaf, beyaz yakalı uygun finansman modelleriyle tekne sahibi olabiliyordu. Bu sayede yeni üreticiler de ortaya çıktı. Pandemiyle birlikte bu üretim daha da hızlandı, ihracat da başladı. Ancak son dönemde tablo tersine döndü. Bu yıl peş peşe önce KDV yüzde 20’ye çıktı, sonra yüzde 8 ÖTV getirildi. Eskiden ticari üretim yapanlara KDV muafiyeti tanınıyordu, artık yalnızca 24 metre üzeri teknelere veriliyor. Oysa Türkiye’deki üreticilerin büyük kısmı 24 metre altı tekneler üretiyor, teşvikten yararlanamıyor.

Sektördeki bir diğer temel sorun marina kapasitesi. Türkiye’de toplam bağlama kapasitesi 28 bin civarında. Fransa’da 250 bin, İtalya’da 160 bin, İspanya’da 130 bin. Üstelik Türkiye İtalya’dan 4 kat, Yunanistan’dan 5 kat pahalı. Bu fark, tekne sahiplerini Yunanistan gibi ülkelere yönlendiriyor. Tüm bunların yanında finansmana erişim sorunu da büyüyünce sektör büyük bir çıkmaza girdi.” Artan maliyetlerle yerli üreticilerin rekabet gücünü kaybettiğini belirten Bekiroğlu, hem büyük tersanelerin hem de küçük üreticilerin işçi çıkarmaya başladığını da ekledi.

YABANCI BAYRAĞA KAÇIŞ BAŞLADI

YATED Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Cüncan ise vergiler nedeniyle ‘yabancı bayrak kaçışının’ başladığını anlattı. Cüncan, “Af kanunu çıkmış ve binlerce tekne Türk bayrağına geçmişti. Şimdi KDV artışı ve ÖTV gelmesiyle birlikte yeniden kaçış başladı. 10 milyon Euro’luk tekne alacak biri yaklaşık 3 milyon Euro vergi ödemeli. Ödemek istemeyen de yabancı bayrağı seçiyor” dedi.

Üreticilerin ayakta kalmak için çeşitli yöntemler denediğini belirten Cüncan, “Nakit akışı çok az; bazıları ev veya araba takasıyla satış yapıyor. Bazıları da bugün üretemeceği rakama tekne satıyor” dedi. Sektörün mega yatlardan ibaret olmadığına, orta gelirli kesimin de bu vergilerden zarar gördüğüne dikkat çeken Cüncan, “Bir tarafta mega yatlar var, diğer tarafta 4–5 metrelik küçük teknelerle balığa çıkan emekliler. Aslında sektörü ayakta tutan da bu amatör denizciler” diye konuştu.

YÜZLERCE TEKNE GÖRÜCÜYE ÇIKACAK

Yazının Devamını Oku

Konutun 5 yıllık yolculuğu... Fiyatta 10 kat artış görüldü

21 Ekim 2025

 

Son 1.5 yılda konut fiyatında reel gerileme görülse de, gelinen noktada ulaşılan rakamlar bütçeleri zorluyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıkladığı ortalama metrekare fiyatları gösteriyor ki; çok değil bundan 5 yıl önceki fiyatlarla bugün peşinat dahi ödemek mümkün değil. İşte yaşanan dikkat çekici değişim:

2022’DE SIÇRAMA OLDU

* Konut fiyat artışında sıçrama 2022’de oldu. Düşük faiz kampanyası, merkez bankasının faiz düşürmesi sonrası birikimlerin konuta geçişi talebi tetikledi. Artan maliyetlerin de etkisi ile bu dönemde fiyatlar hızla yükseldi. 2021’in ilk 9 ayında yüzde 30 seviyesinde olan yıllık fiyat artışı yıl sonunda hızlandı, 2022’de ise yüzde 186 ile zirve yaptı. 2023’ün ilk yarısında yüzde 100’ün üzerinde olan artış, ikinci yarısında yüzde 80-90 ile çift hanelere düştü. 2024’e yüzde 70 artışla başlanırken, sonrasında adım adım düşüşle yüzde 30 seviyesine kadar gelindi. Bu yıl ise ilk 9 ayda nominal artış 31-32 bandında.

* 2021 yılının 3. çeyreğinde Türkiye genelinde ortalama metrekare fiyatı 4 bin 895 TL olurken, 2025 3. çeyrekte 42 bin 557 TL’ye çıktı. Yani çok değil, 5 yıl önce 100 metrekare evin ortalama değeri 489 bin 500 TL idi, bugün ise 4 milyon 255 bin 700 TL oldu.

* Ev sahibi olmanın en zor olduğu illerden İstanbul’da da benzer bir sıçrama görüldü. 2021 3. çeyrekte 7 bin 861 TL olan metrekare fiyatı bugün 68 bin 674 TL. Yani 100 metrekare evi 5 yıl önce 786 bin 100 TL’ye almak mümkünken, bugün ortalama değer 6 milyon 867 bin 400 TL.

YÜZDE 1000’İ AŞTI

* En çok konut satışı olan 10 ilde 2021 ile 2025 3. çeyrek verilerini kıyasladığımızda; İstanbul’da artış yüzde 775, Ankara’da yüzde 982, İzmir’de yüzde 737, Antalya’da yüzde 802, Mersin’de yüzde 883, Bursa’da yüzde 815, Gaziantep’te yüzde 575, Tekirdağ’da yüzde 995, Konya’da yüzde 849, Kocaeli’nde yüzde 1003 oldu.

Yazının Devamını Oku