SEVDİKLERİMİZİ kaybettiğimizde yaşadığımız büyük acı sonrası en büyük desteği anılarımızdan alırız. Ancak zamanla ‘ya unutursam’ endişesi başlar; yüzünü, sesini, yaşadıklarımızı... Hayatın her alanında dijitalleşmenin bu kadar hızlı olduğu bir dönemde, sevdiklerimizi fotoğraf albümlerinde ya da hafızalarda yaşatmaktan daha güvenli bir yol olmalı. Tam da böyle düşünen girişimciler dijital miras platformu SimmortalS’ı kurdu. Girişimin yola çıkış hikâyesini, sunduğu hizmetleri ve hedeflerini Kurucu Ortağı Rahel Saranga anlattı.
İHTİYAÇTAN DOĞDU
“SimmortalS, dijital çağda hatıraların nasıl sürdürülebilir biçimde korunabileceği ve kayıpla kurulan bağın nasıl devam ettirilebileceği sorusuna yanıt arayışından doğdu” diyen Saranga, “Günümüzde kayıp, yas ve hatırlama gibi en temel insani deneyimlerin dijital dünyada yeterince karşılık bulmadığını, mevcut çözümlerin ise parçalı ve sınırlı kaldığını fark ettim. Dünya genelinde gelişmekte olan yas teknolojisi alanının henüz yeterince görünür ve erişilebilir olmaması da bu fikrimi güçlendiren unsurlardan biri oldu. Aynı dönemde yaşadığım kişisel kayıp ile yurtdışındaki mezarlarda kullanılan QR kod uygulamaları, platformun düşünsel temelini şekillendiren önemli ilham kaynakları arasında yer aldı. Böylece gerçek bir ihtiyaçtan yola çıkarak SimmortalS’ı, anıları kalıcı, ulaşılabilir ve paylaşılabilir kılan bir dijital hafıza platformu olarak hayata geçirdik” şeklinde konuştu.
NELER YAPILIYOR?
İnsanların yalnızca fotoğraflarla değil; sesi, düşünceleri, değerleri ve yaşam öyküsüyle hatırlanabildiği bütüncül bir alan oluşturmayı amaçladıklarına vurgu yapan Rahel Saranga, “Yapay zekâyı; görsel animasyonlar, içerik zenginleştirme, hatıra deneyiminin kişiselleştirilmesinde kullanıyoruz. Buradaki temel yaklaşımım, teknolojiyi öne çıkarmaktan ziyade hatırlama deneyimini daha derin, daha anlamlı ve daha insani hâle getirmek” dedi.
Peki platform kullanıcılara hangi hizmetleri sunuyor? Saranga şöyle yanıtladı: “Platform üzerinde kullanıcılar ücretsiz olarak anı sayfaları oluşturabiliyor. Bu sayfalarda fotoğraf, video, hikâye ve mesajlarını paylaşabiliyor. Mezar taşlarına entegre edilebilen SimmTag® QR kod aracılığıyla ziyaretçiler, ilgili kişinin dijital anı sayfasına hızlı ve doğrudan erişim sağlayabiliyor. Yaşam öyküsü ve zaman çizelgesi oluşturma, kişiselleştirilebilir tasarım seçenekleri, arka plan müzikleri, yapay zekâ destekli fotoğraf animasyonları ve taziye mesajları gibi pek çok özellik, dijital anma deneyimini daha zengin ve anlamlı hâle getiriyor. Bu sayede hem ortak bir hatırlama alanı, hem de gelecek kuşaklara aktarılabilecek kalıcı bir dijital hafıza arşivi oluşturuluyor.”
TÜRKİYE’DE YENİ ALAN
Türkiye’de kiralar pandemiden sonra hızla yükselişe geçti. Yaşanan depremlerin de etkisiyle azalan arz, göç hareketleri ve enflasyon kirada fahiş artışlara neden oldu.
Ancak son açıklanan veriler gösterdi ki; kiralar artmaya devam etse de hızında ciddi bir düşüş başladı. Gelin hem yeni kiralık konutta hem de mevcut kiraların zam oranında yaşanan değişime bakalım...
YILLIK ZAM HANGİ SEVİYEYE GELDİ
Türkiye’de kiraya zam yılda bir kez, sözleşme yenileme döneminde, ‘TÜFE 12 ay ortalamasına’ göre yapılıyor. Bu, tavan oran olarak uygulanıyor, mal sahibi daha düşük oran belirleyebiliyor. Yasal zammı gösteren 12 aylık TÜFE ortalaması 2022’nin ikinci yarısında yüzde 50’yi aştı, hatta yıl sonunda yüzde 70’in üzerine çıktı. Bunun üzerine kamu devreye girdi, 10 Haziran 2022-1 Temmuz 2024 arasında mevcut kiracılar için yüzde 25 zam sınırı getirildi. Ancak bu uygulama sahada tam anlamıyla karşılık bulamadı.
Sınırlamanın sona erdiği dönemde yüzde 60 seviyesinde olan zam oranı, enflasyondaki düşüşe paralel adım adım geriledi. En son açıklanan ocak enflasyonunda ise yüzde 33.98 oldu ve böylece 46 ayın en düşük seviyesine geldi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), konut kira değerlerindeki güncel değişimi doğrudan yansıtan yeni bir veri açıklamaya başladı. Buna göre; Yeni Kiracı Kira Endeksi ocak ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 3.5, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla nominal olarak yüzde 34.2, reel olarak ise yüzde 2.7 oranında arttı.
1.5 milyon riskli konut bulunan İstanbul’da dönüşümün hızlanması için iki yıl önce ‘Yarısı Bizden’ kampanyası devreye alınmıştı. Vatandaşlara evlerini yeniden inşa ettirmeleri için toplam 1 milyon 875 bin TL destek verilen kampanya, büyük ilgi gördü. Ancak kampanyanın bu yıl sonunda sona erecek olması nedeniyle çok sayıda vatandaş yetişememe endişesi yaşıyordu. Sahadan gelen talepleri değerlendiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yeni bir kolaylık sağlamaya karar verdi. Buna göre; 31 Aralık’a kadar ev ve işyerini riskli yapı ilan ettiren tüm vatandaşlar kampanyadan faydalanabilecek. Böylece; yıkım, ruhsat, kat irtifakı ve hak sahipliği tespiti gibi süreçler nedeniyle yılsonuna yetişemeyen vatandaşlar da sürece dahil edilecek.
Peki, evini yenilemek isteyenler bu kampanyadan nasıl faydalanacak, ne kadar destek alacak, geri ödemeler nasıl yapılacak? İşte, 10 maddede tüm detaylar...
ADIM ADIM SÜREÇ
İstanbul’un 39 ilçesinde riskli yapı sahiplerinin tümü bu kampanyadan faydalanabiliyor. Bakanlığın tek şartı şu: Yeni projedeki yapı (otopark ve sığınak hariç), eski yapının bir buçuk katı büyüklüğünü geçmemeli. Yani ticari olarak kârlı olacak işler destek kapsamında değil.
Evi dönüşüme girecek vatandaşlar için ilk adım güvenilir bir müteahhit firma bulmak olmalı. Çünkü kampanyada devlet destek veriyor, ancak firma bulma sürecini vatandaşa bırakılıyor. Riskli yapı kararı sonrasında da süreç çok hızlı ilerlediği için test yaptırmadan önce firmayı bulmak gerekiyor. Bu nedenle aralarında anlaşan hak sahipleri, önce teknik ve mali yeterliliği olan firmalarla görüşüp teklif almalı ve en avantajlı olanı seçmeli. Birkaç metrekare geniş ev için tecrübesiz firmalar tercih edilmemeli. Firmaların geçmiş projeleri incelenmeli, bakanlık tarafından verilen ‘Müteahhitlik Yetki Belgesi’ne sahip olduğundan emin olunmalı. Sigorta poliçeleri ve teminat mektupları gibi güvenceleri kontrol edilmeli.
Sıra geldi risk tespitine. Bu aşamada devlet desteği alabilmek için, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisans verilmiş kuruluşların seçilmesi gerekiyor. Firmaların listesi bakanlığın sitesinde yer alıyor.
Kat irtifakı kurulduktan sonra hak sahibi tespiti yaptırmak üzere ilçe belediyesine başvuru yapılıyor. Bakanlıkça belirlenen randevu gününde hak sahibi ile ‘hibe taahhütnamesi’ ve ‘kredi sözleşmesi’ imzalanıyor. Böylece kampanyaya dahil olunuyor.
2025 yılının son çeyreğinde belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen bina sayısı yıllık bazda yüzde 5.5, daire sayısı yüzde 13.8 ve yüzölçümü yüzde 2.6 arttı. Son çeyrekte 352 bin 272 daire için ruhsat düzenlendi. 4. çeyrek verileri ile 2025 karnesi de ortaya çıktı. Buna göre;
2025 yılında yeni inşaat için verilen ruhsat sayısı daire bazında bir önceki yıla göre yüzde 30.2 artarak 1 milyon 111 bin 852 oldu. Böylece son 8 yılın en yüksek rakamı görüldü.
Geçen yıl ruhsat verilen bina sayısı 163 bin 854, toplam yüzölçümü yaklaşık 213 milyon metrekare oldu. Yüzölçümü bazında da yine 8 yılın zirvesi görüldü.
DEPREM İLLERİ ETKİSİ
Ruhsat sayısındaki artışta deprem illerindeki inşaatlar önemli rol oynadı. 6 Şubat depreminden etkilenen 11 ilde ruhsat verilen daire sayısı 308 bin 628 oldu. Böylece toplam ruhsattan yüzde 27.75 pay alındı.
En çok ruhsat verilen il sıralamasında İstanbul 161 bin 435 daire ile ilk sırada. Onu 72 bin 269 daire ile Ankara, 68 bin 351 daire ile Hatay, 49 bin 189 daire ile Kahramanmaraş, 42 bin 474 daire ile Malatya izledi.
2025 son çeyrekte yapı kullanma izin belgesi, yani iskan verilen bina sayısı yüzde 0.1 ve yüzölçümü yüzde 1.5 azalırken daire sayısı yüzde 3.1 arttı. 238 bin 362 daire için iskan verildi.
ARTAN kredi faizi, yükselen fiyatlar ve gerileyen alım gücü ev ve araç sahibi olmayı zorlaştırırken; tüketici, çözümü tasarruf finansman modelinde buldu. Faizsiz ev, işyeri ve araç almayı sağlayan model, geçmişte faiz hassasiyeti olanların ilgi odağıydı, bugün çok daha geniş bir kesime yayıldı.
Hızla büyüyen sistemde kırılma 2021’de yaşandı. Tüketicileri korumak için devreye giren Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yasal düzenleme yaptı, o dönem 21 şirket tasfiye edilirken 6 firmaya faaliyet izni verildi. Bugün ise sektördeki firma sayısı 9’a çıktı. Sistemi büyüten ikinci önemli adım ise geçen yıl Emlak Katılım Bankası’ndan geldi. Türkiye’de ilk kez bir kamu bankası yani Emlak Katılım Bankası, tasarruf finansman sektörüne katıldı. Böylece tüketici cephesinde güven tazelendi.
İŞLEM HACMİ %262 BÜYÜDÜ
Son aylarda ilginin katlanarak arttığı sistemde rakamları Finansal Kurumlar Birliği (FKB) Tasarruf Finansman Sektörü Temsil Kurulu Başkanı Ahmet Özcan’a sorduk. Özcan’ın verdiği bilgilere göre:
2023 yılında 370 bin 445 müşteri bu modelle ev, araç ya da çatılı işyeri almak amacıyla sistemde yer aldı. İşlem hacmi ise yaklaşık 84 milyar TL idi.
2024 yılında müşteri sayısı 533 bin 734’e çıktı, toplam işlem hacmi ise yaklaşık 335 milyar TL’ye yükseldi.
2025 yılına gelindiğinde ise müşteri sayısında 1 milyon 157 bin 958’e ulaşılarak rekor kırıldı. Tasarruf finansman şirketlerinin işlem hacmi, 2024 yılına göre yüzde 262 oranında artarak 1 trilyon 211 milyar TL’ye ulaştı.
Sektörün aktif büyüklüğü 2025 yılında 323 milyar TL oldu. 2024’te 92 milyar, 2023’te ise 29 milyar TL seviyesindeydi.
TÜRKİYE’de e-ticaret son yıllarda güçlü büyüme ivmesi yakaladı. 2024’te 90 milyar dolar seviyesine ulaşan e-ticaret hacminin, 2025’te 100 milyar doları aştığı öngörülüyor. Bu büyük pazar, küçük ve orta ölçekli işletmeler için önemli fırsatlar sunuyor; ancak doğru zamanda doğru adımlar atılırsa...
“Türkiye’de e-ticaret 2026’da ciddi bir eşikte” diyen yeni nesil e-ticaret altyapısı ikas’ın CEO’su Mustafa Namoğlu, “Ticaret Bakanlığı verileri net: E-ticaret yapan işletme sayısı 650 bine dayandı. Bunun yüzde 78’i de KOBİ. Yani bu oyunu
asıl oynayanlar büyükler değil, küçük ama çevik olanlar” dedi.
Bugün 15 binden fazla aktif KOBİ’nin, ikas’ın sunduğu yeni nesil altyapıyla sadece Türkiye’de değil, küresel pazarda da rekabet ettiğini belirten Namoğlu, “Hazır giyimden gıdaya, kozmetikten ev tekstiline kadar yoğun bir kullanıcı profili görüyoruz. Bu da bize şunu söylüyor: KOBİ dijitalleşmek istiyor. Hem de gerçekten istiyor. Ama artık mesele internette olmak değil. Doğru işi, doğru hızda yapmak” şeklinde konuştu. Peki nedir bu doğru iş ve doğru adımlar diye sorduk. Namoğlu, yanıtladı:
‘BENCE SATAR’ DÖNEMİ BİTTİ
İlk adım hız: Çünkü hız her şeydir. Siteniz yavaşsa, ürününüz ne kadar iyi olursa olsun kimse beklemez. Bir görsel geç yükleniyorsa, müşteri çıkar gider. Bu kadar basit. O yüzden sürdürülebilir büyümenin ilk adımı, sizi yavaşlatmayan bir altyapı kullanmak.
Veriyle karar verin:
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı ocak ayı istatistiklerine göre konutun karnesi şöyle oldu:
* Ocakta satışlar yıllık yüzde 4.7 düşüşle 111 bin 480’e geriledi. Aynı zamanda 19 ayın en düşük aylık satışı gerçekleşti. Bununla birlikte geçmiş ocak ayı satışlarının 90-120 bin bandında olduğunu, 2026 Ocak verisinin de en iyi 3. ocak satışı olduğunu belirtmek gerek.
* Ülke genelinde ilk el konut satış sayısı ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2.1 azalarak 34 bin 69 oldu. İkinci el konut satışları ise yüzde 5.9 azalarak 77 bin 411’e geriledi. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 30.6, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 69.4 oldu. İkinci el konuttaki fiyat avantajı nedeniyle sıfır konutun aldığı pay, son 9 ayın en düşük seviyesine geldi.
KREDİLİ ALIMDA REKOR
* Konut kredi faizlerinde az da olsa düşüş olması ve ‘ileride fiyatlar artar fırsatı kaçırmamalıyım’ yaklaşımı banka yoluyla alımı destekledi. Türkiye genelinde kredili konut satışları ocakta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15.7 artarak 20 bin 263’e çıktı. Toplam konut satışında kredili satışın payı yüzde 18.2’ye ulaşarak ‘son 32 ayın en yüksek seviyesine’ geldi.
* Peşin ve senetli alımı gösteren diğer konut satışı ise yüzde 8.3 azalarak 91 bin 217 oldu ve payı yüzde 81.8 olarak gerçekleşti. Yani alınan her 10 evden 8’i için bankaya gidilmedi.
YABANCI SATIŞI DİP YAPTI
* Yabancılara konut satışları ise yıllık yüzde 20.8 azalarak 1306 oldu. Toplam satış içinde yabancı payı yüzde 1.2 olarak gerçekleşti. Adet bazında ise Mayıs 2020’den sonraki en düşük rakam kayıtlara geçti.
Konuta erişimi kolaylaştırmak ve Türkiye’de ev sahipliği oranını artırmak için peş peşe önemli hamleler geliyor. TOKİ, dar gelirli vatandaşlar için 500 bin sosyal konut seferberliği başlatırken, orta ve orta üstü gelirliler için Emlak Konut GYO devreye girdi.
Emlak Konut, 19 Şubat-18 Mart tarihleri arasında geçerli olacak ‘Hoş Geldin Evim Kampanyası’nı hayata geçirdiğini duyurdu. Üç farklı finansman modelinin yer aldığı kampanya kapsamında, Emlak Konut’un 24 projesinde yer alan konutlar ve ticari üniteler satışa sunuldu.
İŞTE SEÇENEKLER
Hem oturmak hem de yatırım yapmak isteyenlere hitap eden kampanyada 3 model bulunuyor. Bu modellerin detayları şöyle: