2025 tüm zorluklara rağmen rekor yılı oldu. Reelde düşen fiyatları fırsat olarak gören vatandaşlar altın, mevduat gibi farklı yatırım araçlarındaki birikimleriyle gayrimenkule yöneldi. Yatırımcılar cazip hale gelen amortisman süresinin etkisiyle, evi olmayanlar da kiracı olmanın zorluğuyla harekete geçti. Tüm bunların sonunda 11 ayda 1.4 milyonu aşkın konut satıldı. Yıl sonu beklentisi ise 1.6 milyon ile
tarihi rekorun kırılması.
Peki, 2026’da gündem ne olacak? Gelin; vatandaş, üretici ve kamunun gözünden bakalım.
VATANDAŞIN BEKLENTİSİ
Konut satışında rekor kırılsa da Türkiye’de ev sahipliği oranı yüzde 57 ile istenen seviyenin çok altında. Ev sahipliğindeki gerilemeyi tehlike sinyali olarak gören kamu, tarihi sosyal konut seferberliğini başlattı. 81 ilde yapılacak 500 bin konut için yaklaşık 5.2 milyon başvuru geldi. Bu da ihtiyacın ve talebin en net göstergesi oldu. Ancak bu evlerde hak sahipliği kura ile belirlenecek. 500 bin vatandaş evine kavuşurken, kalan 4.7 milyon vatandaş ev umudunu rafa kaldıracak.
İşte başta bu kesim olmak üzere, orta gelirli, beyaz yakalı dahil geniş bir kitle alım fırsatı bekliyor. Alıcı cephesinde en önemli fırsat düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkânı. Konut kredi faizleri yüzde 2.49’a kadar düşse de bu oran hala çok yüksek. Bu nedenle özellikle evi olmayanlar için ‘faiz fırsatları sunulması’ ve ‘sosyal konut üretiminin artması’ bekleniyor.
ÜRETİCİNİN TALEPLERİ
Konut talebinin ve ihtiyacın olduğu gelir grubuna üretim yapılamıyor. Gayrimenkul sektöründeki oyuncular bunun nedenini ‘arsa sorunu’ olarak açıklıyor. Mevcut arsa maliyeti nedeniyle orta gelirliye üretim yapamadıklarını dile getiren üreticiler, ‘kamu-özel sektör işbirliğini’ öneriyor. Arsa mülkiyetinin devlette kaldığı, kamu kurumlarının oyun kurucu olduğu modelde, dar gelirliye satılık ya da kiralık konut üretilmesi öneriliyor. Bakanlık yetkilileri ile sıkça paylaşılan öneri için 2026’da somut adım atılacak mı merakla bekleniyor.
2024 yılında ev sahipliği oranı yüzde 56.1 ile en düşük, kiracı oranı yüzde 28 ile en yüksek seviyeye çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ‘Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri 2025’ raporuna göre 2025 yılında ev sahipliği oranında iyileşme görüldü.
4 YILIN ZİRVESİ
Türkiye’de oturulan konuta sahip olanların oranı geçen yıla göre 1 puan artarak 2025 yılında yüzde 57.1’e çıktı. Kirada oturanların oranı yüzde 27, lojmanda oturanların oranı yüzde 0.9, kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise yüzde 15 oldu. Böylece ev sahipliğinde son 4 yılın en yüksek oranı görüldü.
NASIL ARTTI?
Ev sahipliğinin artmasında yapılan sosyal konutlar önemli bir etken olsa da en temel faktör son yıllarda kiracı olmanın getirdiği zorluklar oldu. Hızla artan kiralar, ev sahibi-kiracı ilişkilerinde tarihin en kötü döneminin yaşanması nedeniyle, kiracı olanlar şartlarını alım yönünde zorladı. Yatırımcıların yanında oturmak için ev alanların da etkisiyle 2025 yılında konut satışında rekor kırıldı. 11 ayda 1.4 milyon adete ulaşan satışların yıl sonunda 1.6 milyon seviyesine gelmesi bekleniyor.
2035 HEDEFİ YÜZDE 66
Sahte ilanların, ilan kirliliğinin, spekülatif fiyat artışlarının ve tüketici mağduriyetlerinin önüne geçilmesi için beklenen adım atıldı. İlanlar üzerinden yapılan oyunları engellemek için önemli düzenlemeler hayata geçiren Ticaret Bakanlığı sahte ilana geçit vermeyecek son hamleyi de yaptı. Bundan sonra emlakçılar, mal sahibi tarafından e-Devlet üzerinden yetki doğrulaması yapılmadan ilan giremeyecek.
KRİTİK HAMLE
İkinci el ilanların yer aldığı platformlarda yaşanan sorunların çözümü için Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) kurulmuştu. İlan platformları ile EİDS arasında kurulan entegrasyon sayesinde 1 Kasım 2023’ten itibaren taşınmaz ilanlarında ‘kimlik doğrulaması’ yapılmaya başlandı. EİDS’nin ikinci aşaması olan yetki doğrulama uygulaması, 1 Ocak itibarıyla ‘kiralık taşınmazlar’, 7 Nisan itibarıyla da ‘satılık işyeri’ ilanları için zorunlu hale geldi. Sektör temsilcileri tam önlem almak adına satılık konutlar için de zorunluluk olmalı diyordu ve beklenen açıklama geldi. 1 Şubat 2026’dan itibaren satılık konutlar dahil tüm satılık taşınmaz ilanlarında (konut, arsa, işyeri) yetki doğrulaması yapılmadan ilan verilemeyecek.
NASIL İLAN VERİLECEK?
Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Genel Başkanı Hakan Akdoğan, emlak ilanlarındaki yeni dönem işleyişi şöyle anlattı:
* Öncelikle, bir emlak ofisiyle çalışmadan bireysel ilan girmek isteyenler için yetki doğrulama şartı bulunmuyor. Vatandaşlar, kimlik doğrulaması yaparak ilan verebilecek. Ancak bireysel ilanlar yalnızca taşınmazın sahibi, sahibinin eşi veya birinci ve ikinci derece kan hısımları (anne, baba, çocuk, büyükanne, büyükbaba, torun ve kardeş) tarafından girilebilecek. Bireysel ilan oluşturulurken, ilan platformundaki ilgili alana taşınmaz numarasının girilmesi zorunlu olacak. Vatandaşlar bu numaraya, e-Devlet’te yer alan ‘Tapu Bilgileri Sorgulama’ hizmeti üzerinden ulaşabilecek.
* Emlak ofisi aracılığıyla yapılacak işlemlerde ise yeni düzenleme ile yetki doğrulaması zorunlu hale geliyor. Ancak bu tek başına yeterli değil. Kritik nokta şu: Vatandaş, önce emlak ofisi ile yazılı bir ‘yetkilendirme sözleşmesi’ imzalamalı, ardından e-Devlet üzerinden yetki doğrulamasını yapmalı. Sadece e-Devlet üzerinden yapılan bir işlem, hem malik hem de piyasa açısından risk oluşturuyor.
* Yazılı sözleşme yapıldıktan sonra taşınmaz sahibi, e-Devlet’te yer alan ‘EİDS Taşınmaz İlanı Yetkilendirme İşlemleri’ hizmetine giriş yaparak ‘Yetkilendirme İşlemleri’ butonuna tıklayacak. Bu aşamada kişinin maliki olduğu taşınmazlar listelenecek. İlan yetkisi verilmek istenen taşınmaz seçilecek. Açılan sayfada, ‘yetki belgesi numarası’ bölümüne yetkilendirilecek emlak işletmesinin yetki belgesi numarası girilecek. Yetki belgesi olmayan işletmeler sistem tarafından kabul edilmeyecek. Ardından ‘Yetki Bitiş Tarihi’ seçilerek işlem tamamlanacak.
DEPREM bölgesinde sona yaklaşan kamu, gündemine sosyal konutu aldı. Düşen ev sahipliği seviyesini yükseltmek ve kira ödemekte zorlanan vatandaşa nefes aldırmak için iki önemli hamle yapıldı. İlki Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut seferberliği oldu. 81 ilde inşa edilecek 500 bin konut için başvurular önceki gün sona erdi. 29 Aralık’ta da kura çekimleri başlayacak ve hak sahibi olan vatandaşlar Mart 2027 itibarıyla konutlarını almaya başlayacak. İkinci önemli hamle, dünyada örnekleri olan Türkiye’de ise ilk kez uygulanacak ‘kiralık sosyal konut’ modeli oldu. Model için ilk adres İstanbul. Her iki yakada ilk etapta 15 bin konut inşa edilecek ve şartları sağlayan vatandaşlar bu evlerde uygun fiyatla devletin kiracısı olacak. Peki sistem nasıl işleyecek, kimler faydalanacak? Gelin detaylarına bakalım...
KİMLER BU FIRSATTAN FAYDALANACAK?
Kiralık konutlardan alt gelir grubu faydalanacak. Hiç evi olmayan ve belirlenen gelir seviyesini aşmayanlar başvuru yapacak.
Sosyal konutta olduğu gibi özel kontenjanlar ayrılacak. Memurlar, emekliler, engelliler ve evi dönüşüme girecek vatandaşlar için kontenjan ayrılması planlanıyor.
KİRALAMA SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?
Projeler tamamladıktan sonra TOKİ duyuruya çıkacak ve talep toplanacak. Sonra kura çekimi ile hak sahipleri belirlenecek.
Kurada hak sahibi olan vatandaşlar TOKİ ile kira sözleşmesi imzalayacak.
Evler üç yıllığına kiralanacak. Bu süreçte, yönetim, bakım ve denetimi TOKİ üstlenecek.
Yıl boyu süren reel fiyat düşüşü, ‘fiyatlar dip yaptı ama ileride aratacak’ beklentisi, yapılan kampanya ve indirimler birikimi olanlar için önemli alım fırsatı yarattı. Altın ve mevduat başta olmak üzere farklı yatırım araçlarından sağlanan birikimlerin de gayrimenkulde değerlendirilmesi, özellikle ikinci el piyasada hareketlilik yarattı.
Dün, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan kasım ayı verileri ile rekor kesinlik kazandı. Gelin detaylara birlikte bakalım...
BEKLENTİ 1.6 MİLYON SATIŞ
Ülke genelinde kasım ayında konut satışları yüzde 7.8 azalarak 141 bin 100 oldu.
Her ne kadar son 5 ayın en düşük satışı görülse de yıl genelindeki tablo güçlü talebin göstergesi oldu. Konut satışları ocak-kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13.3 artarak 1 milyon 434 bin 133 olarak gerçekleşti. Konutta rekor, 2020 yılında 1 milyon 499 bin 316 adet satışla kırılmıştı. Bu yıl için bir de aralık satışı hesaba dahil olacak. Böylece yaklaşık 1.6 milyon adetle tarihi zirve görülecek.
PEŞİN VE SENETLE EV SAHİBİ OLUNDU
Kasım ayında banka kredili konut satışı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1.4 azalarak 21 bin 499 oldu. Toplam konut satışları içinde kredili satışların payı son 8 ayın en yüksek seviyesine geldi ve yüzde 15.2 olarak gerçekleşti. Ocak-kasım döneminde ise kredili satışın payı yüzde 14.5 olarak açıklandı.
Peşin ve senetli alımı gösteren diğer satış türleri ise kasımda yüzde 8.8 azalarak 119 bin 601 oldu. Toplam satış içinde diğer satışların payı yüzde 84.8 olarak gerçekleşti. 11 ay genelinde ise diğer satışın payı 85.5 oldu. Yani yüksek faiz ve kredi kısıtlamaları nedeniyle vatandaş bankaya uğramadı, evler peşin ya da senetle alındı.
1)-Kimler başvurabilir?
Projede hedef, konuta erişemeyen dar gelirlinin uygun fiyatla ev sahibi olması. Bu nedenle bazı kriterler de aranıyor. Bu kriterler şöyle:
18 yaşını tamamlamış, geriye dönük 10 yıldır T.C. vatandaşı olanlar kampanyadan faydalanabilecek.
Başvuru sahiplerinin (eşi ve çocukları dahil), tapuda kayıtlı bağımsız konutu olmamalı. Ayrıca geçmişte TOKİ’den ev alanlar da başvuru yapamıyor. Hisseli ev tapularında ise gayrimenkulün hissesinin değeri 1 milyon TL’yi geçmeyen vatandaşların başvuru yapması mümkün.
Hane halkı aylık net geliri İstanbul için en fazla 145 bin TL, diğer iller için en fazla 127 bin TL olma koşulu aranıyor. Şehit aileleri ile terör, harp ve vazife malulleri bu şarttan muaf tutulacak. Gelir için üst sınır var ama altı sınır yok. Yani, hiç geliri olmayan da katılabilecek.
Başvuru için ikamet de önemli bir kriter. Başvuru yapılacak yerlerde (il ise ilde, ilçe ise ilçede, belde ise beldede) adrese dayalı kayıt sistemine göre; başvuru döneminden geriye doğru 1 yıldan az olmamak koşuluyla ikamet ediyor olma şartı aranacak. Emekliler ve deprem bölgesi illeri için nüfusa kayıt veya en az 1 yıl ikamet şartı aranacak. Şehit aileleri, terör, harp ve vazife malulleri kategorisinde başvuru yapacak olanların, proje ilinde 3 yıldan az olmamak koşulu ile ikamet ediyor olması gerekecek.
Yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları, diğer şartları sağlasa dahi başvuru yapamayacak.
Bir hane halkı adına, yani kişinin kendisi ve eşi adına yalnızca bir adet başvuru yapılabilecek. Birden fazla başvuru yapılması durumunda ikinci başvuru yapan eşin başvurusu iptal edilecek. Ayrıca anne ve babası adına ev olan gençler (18-30 yaş) de başvuru yapamıyor.
KONUT sektörü 2025 yılını tüm olumsuzluklara rağmen rekor satışla kapatmaya hazırlanıyor. Hem yatırımcılar hem de kiracı olmanın zorluğunu yaşayanlar fırsatları iyi değerlendirdi. Son dönemde Merkez Bankası’nın faiz indirimleri ile konut kredilerinde bir miktar düşüş olması da ev alma umutlarını güçlendirdi. Yüzde 3-3.5 bandında çıkan faizler yüzde 2.65’e kadar düştü.
Peki yeni yıla ev sahibi olarak girmek isteyenleri güncel faiz ve fiyatlarla nasıl bir ödeme tablosu bekliyor? Ülke genelinde en çok konut satılan 10 ili inceledik. Merkez Bankası’nın ortalama fiyatlarını baz aldık ve kamu bankalarındaki en düşük faiz olan yüzde 2.69 üzerinden 10 yıl vadeli krediyi hesapladık. İşte sonuçlar...
İŞTE 10 İLDE FİYATLAR VE TAKSİTLER
İstanbul’da 100 metrekare evin ortalama fiyatı yaklaşık 6.9 milyon TL. Bu fiyata yeni bir konut alındığında evin değerinin yüzde 80’i kadar, ikinci el alındığında ise en çok 3 milyon kredi talep hakkınız var. Yüzde 80’i için 120 ay vade ile kredi çekildiğinde (5 milyon 520 bin TL) aylık taksitleriniz 154 bin 895 TL, toplam geri ödeme ise yaklaşık 18 milyon 587 bin TL oluyor.
Ankara, depremlerden sonra aldığı yoğun göçün etkisiyle fiyat ve kira artışında İstanbul’u geride bıraktı. Başkentte 100 metrekare evin ortalama satış fiyatı yaklaşık 3.9 milyon. Bu fiyatla sıfır konut alırsanız yüzde 90’ı, ikinci el alırsanız yüzde 60’ı için kredi imkânı var. Yüzde 10 peşin verip, yüzde 90’ı için 10 yıl vadeli kredi çekerseniz, (3 milyon 510 bin TL), aylık taksitiniz 98 bin 493 TL, toplam geri ödemeniz ise yaklaşık 11 milyon 819 bin TL oluyor.
İzmir’de TCMB 3. çeyrek verilerine göre 100 metrekare evin fiyatı 4.7 milyon TL. Bu ev sıfır ise yüzde 90’ı, ikinci else yüzde 60’ı için kredi talebi mümkün. Yüzde 90’ı için (4 milyon 230 bin) 10 yıl vadeli kredi kullandığınızda aylık taksit 118 bin 697 TL, toplam kredi ödemeniz ise yaklaşık 14 milyon 244 bin TL olarak hesaplanıyor.
Antalya’da 100 metrekare için ortalama fiyat 4.8 milyon. Bu fiyata sıfır konut alıp yüzde 90’ı için kredi çektiğinizde (4 milyon 320 bin TL), aylık 121 bin 222 TL taksit ödemeniz gerekir. 10 yıl vadeli kredinin toplam geri ödemesi ise yaklaşık 14 milyon 547 bin TL.
TEKNOLOJİ tabanlı girişimcilik altyapısını güçlendirmeyi odağına alan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, yeni bir destek programını geçtiğimiz haftalarda açıkladı. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından, teknoloji odaklı işletmelerin gelişimini destekleyecek Teknoloji Geliştirme Merkezi (TEKMER) destek programı devreye alındı.
Söz konusu program; Ar-Ge, inovasyon ve teknoloji odaklı işletmelerin kurulmasına ve sürdürülebilir olmasına katkı sunmak için teknoloji merkezlerinin kurulmasını, işletilmesini, performanslarının artırılmasını, girişimcilerin iş fikirlerinin ticarileşmesini ve girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılmasını sağlayacak.
YILLIK 5 MİLYON LİRA VERİLECEK
10 yıl boyunca sürekli başvuruya açık olacak Teknoloji Merkezi Destek Programı üç temel bileşenden oluşuyor:
Kuruluş Desteği: Teknoloji merkezlerinin kurulmasını teşvik ediyor.
Performans Desteği: Merkezlerin sürdürülebilir şekilde faaliyet göstermesini sağlıyor.
Hızlandırma Desteği: Girişimcilerin ürün geliştirme ve ticarileşme süreçlerini destekliyor.
Program kapsamında yüzde 100 destek oranı ile her bir destek başlığı için yıllık 5 milyon TL’ye kadar destek verilecek. Destek tutarları her yıl TÜFE ve Yİ-ÜFE oranlarının ortalamasına göre güncellenecek; ayrıca erken ödeme imkânı da sağlanacak. Kuruluş ve Performans Destekleri geri ödemesiz, Hızlandırma Desteği ise geri ödemeli olarak uygulanacak. Destek kapsamı ise personel, yazılım, eğitim, danışmanlık, organizasyon ve tanıtım giderlerini kapsayacak.