Gamze Bal

Faiz beklentisine 2 aylık savaş freni

16 Mayıs 2026

İRAN savaşının petrol fiyatları üzerinden yarattığı enflasyonist etki, dünya genelinde faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine, hatta piyasalarda faiz artırımlarının fiyatlanmasına yol açtı. İran’daki çatışmalar başlamadan önce bu yıl iki faiz indirimi yapacağı öngörülen ABD Merkez Bankası’nın (Fed), mevcut durumda faiz artırımına gidebileceği ihtimali masada. Avrupa Merkez Bankası’nın da (ECB) yılın ikinci yarısında politika faizini artırması bekleniyor. ABD ve Avrupa’da son durum böyleyken bir faiz artış sinyali de Japonya’dan geldi. Önceki gün Japonya Merkez Bankası’nın yönetim kurulu üyelerinden Kazuyuki Masu, ekonomide belirgin bir yavaşlama işareti görülmemesi halinde faiz oranlarının mümkün olan en kısa sürede artırılması gerektiğini söyledi. Dolayısıyla dünya genelinde artan enflasyonist endişeler merkez bankalarını sıkı duruşlarını korumaya zorluyor. Brent petrolün 100 doların üzerindeki seyrine devam etmesi ve Ortadoğu’daki savaşa ilişkin düğümlerin çözülmemesi, yurtiçinde de faiz beklentilerini tersyüz etti. Hem içerideki piyasa aktörleri hem de önemli uluslararası bankalar, Merkez Bankası’ndan (TCMB) bekledikleri faiz indirimlerini iki ay ötelemiş durumda.


‘EYLÜLDE 100 BAZ PUAN İNER’

28 Şubat’ta başlayan İran savaşıyla birlikte ham petrol, doğalgaz ve emtia fiyatlarında yüksek oynaklıklar ve artışlar yaşanınca, TCMB de tüm bunların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla bazı tedbirler almıştı. Martta bir hafta vadeli repo ihalelerine ara veren banka, likidite araçlarıyla sıkılaşmaya giderek fonlamasını faiz koridorunun üst bandı olan yüzde 40’tan yapmaya başlamıştı. Bu süreçte sıkı politika duruşunu koruyarak mart ve nisan aylarında politika faizini sabit tutmuştu.

TCMB’nin dün 2026 Mayıs’a ilişkin açıkladığı Piyasa Katılımcıları Anketi ise piyasanın yurtiçindeki faiz indirim beklentilerinin sonbahara ötelendiğine işaret etti. Buna göre, piyasa katılımcılarının TCMB’nin politika faizine ilişkin ilk toplantı beklentisi yüzde 37, ikinci toplantı beklentisi yüzde 37 ve üçüncü toplantı beklentisi ise yüzde 35.99 oldu. Bu da şu demek: Piyasa, halihazırda yüzde 37 olan politika faizinin 11 Haziran ve 23 Temmuz’daki PPK’larda sabit kalmasını; 10 Eylül’deki PPK’da ise 100 baz puan düşmesini bekliyor.

TEMMUZ BEKLENTİSİ EYLÜLE ERTELENDİ

Söz konusu anketin yanı sıra TCMB’ye yönelik değişen son beklentiler, bankanın önceki gün enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü revizyona gitmesinin ardından geldi. Perşembe günü yılın ikinci enflasyon raporu toplantısında konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan, 2026 yılı ara hedefini yüzde 16’dan 24’e çıkardıklarını; 2026 yıl sonu enflasyon tahminini ise yüzde 26 olarak belirlediklerini duyurmuştu.

Yazının Devamını Oku

Enflasyona savaş ayarı

15 Mayıs 2026

MERKEZ Bankası’nın (TCMB) yılın ikinci enflasyon raporu toplantısına, İran savaşının enerji maliyetleri üzerinden yarattığı enflasyonist etkiler damgasını vurdu. Dün, İstanbul Finans Merkezi’ndeki toplantıda konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan, enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü revizyona gittiklerini açıkladı. Banka bu kapsamda, üç temel değişikliğe gitti. Hatırlanacağı üzere, 2025’in üçüncü enflasyon raporu toplantısında ‘çerçeve değişikliğine’ giden ve enflasyon tahminlerinin yanında bir de ‘ara hedef’ açıklayacağını duyuran banka, ‘olağanüstü gelişmeler olmadığı sürece’ ara hedefin değiştirilmeyeceği vurgulamıştı.
Dünkü toplantıda ise hem Ortadoğu’daki savaşın petrol fiyatları üzerinden yarattığı etkilere hem de yurtiçinde artan gıda fiyatlarına işaret edildi ve 2026 yılı ara hedefi yüzde 16’dan 24’e, 2027 yılı ara hedefi yüzde 9’dan yüzde 15’e, 2028 yılı ara hedefi ise yüzde 8’den yüzde 9’a çıkarıldı. Bir diğer değişiklik de yıl sonu enflasyon tahminlerine yönelik oldu. Banka, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26 olarak belirledi. Üçüncü ve son değişiklik ise ‘yüksek belirsizlik döneminden geçildiği için’ enflasyonda tahmin aralığı iletişimine ara verilmesi oldu. Banka, bir önceki toplantıda 2026 yılı için enflasyon tahmin aralığını yüzde 15 ila yüzde 21 olarak belirlemişti.

GIDA TAHMİNİNDE BELİRGİN ARTIŞ

Banka ayrıca, enflasyonun 2027 yıl sonunda yüzde 15’e, 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyor.

Enflasyon tahminlerindeki artışta İran savaşı kadar etkili olan bir diğer önemli sorun da gıda fiyatları. TÜİK verilerine göre, dört aylık enflasyon yüzde 14.6. Ancak bazı bankaların raporlarına göre, İran savaşı olmasaydı da yurtiçinde dört aylık enflasyonun yüzde 12’yi aşacağı hesaplanıyor. Bunun da ana nedenlerinden birini gıda oluşturuyor. Karahan da dünkü toplantıda yukarı yönlü revizyonlarının gerekçelerini anlatırken gıdaya ayrı bir
parantez açtı.

“İlk 4 ayda taze meyve sebze fiyatları yüzde 57 arttı” diyen Karahan, “Yılın ilk dört ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda, geçen yıla kıyasla gıda ve enerjide yükseliş görüyoruz. Bu artış, hissedilen enflasyona ve hane halkının beklentilerine yansıdı. Beklentileri en çok bozulan kesimin hane halkı olması bu açıdan makul” dedi. Bu kapsamda Karahan, yıl sonu gıda enflasyonu tahminlerini de yüzde 19’dan yüzde 26.3’e çıkardıklarını açıkladı ve enflasyonist baskıların bir süre daha enerji fiyatları ve bir miktar da gıda kaynaklı devam edeceğini kaydetti.

‘DEZENFLASYONU TESİS EDECEĞİZ’

Yazının Devamını Oku

Perakendede yeni strateji

9 Mayıs 2026

Bu nedenle enflasyonist dönemlerde vatandaşın bir taraftan fiyat hassasiyeti artsa da diğer taraftan ‘daha az ama nitelikli alışveriş’ tercihi öne çıkabiliyor. Tüketici davranışındaki bu değişiklik son dönemde perakendeyi şekillendirdi. Bu da yılların perakende markalarını strateji değişikliğine itti. Mudo Home’un, İDEALİST Tasarım Derneği ile işbirliğine gitmesi; ‘Birlikte’ projesi kapsamında genç sanatçıların eserlerini mağazalarda ve online satış kanalında tüketiciyle buluşturması da bunun örneklerinden biri.

“Tüketiciler, belirsizlik dönemlerinde yaptığı harcamalarda anlam arıyor ve kendini değerli hissettiren parçalar önem kazanıyor” diyen Mudo Concept Genel Müdürü Serhat Ünverdi, “Operasyonel ve teknolojik verimliliğe odaklandık. Nitelikli ürünleri ulaşılabilir fiyatlarla sunmayı hedefledik. Bu işbirliği sayesinde, tasarımcı ile son kullanıcı arasında güçlü bir köprü kurmaya devam edeceğiz” dedi.

GERÇEK OLMAYAN İNDİRİMLER YORDU

Ünverdi’nin dikkat çektiği konulardan biri de gerçekliği sorgulanan kampanyalardı.
“Eder-değer dengesizliği içindeyiz. Kampanya yorgunu haline geldik” diyen Ünverdi, “Ben bu yoğunluktaki kampanyaların seyreleceğini, gerçek kampanyaların teveccüh bulacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

 

Yazının Devamını Oku

Piyasalarda kaygan zemin

23 Nisan 2026

İRAN savaşına yönelik tarafların bir gün ateşkes kararı alıp diğer gün savaşı tırmandırması, varlık fiyatlarını dalgalandırmaya devam ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’ın da talebi üzerine bu kez ateşkesi uzatma kararı aldı. Bu kararın ardından petrol fiyatlarında yaşanan düşüş, enflasyonist baskıların azalmasını sağladı. Ateşkes açıklaması ve azalan enflasyonist baskılar ise altın yatırımcısına sınırlı da olsa moral verdi. Ancak yine de piyasadaki tansiyon yüksek kaldı. Trump’ın ateşkes açıklamalarının ardından Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1.1 düşüşle 93.8 dolara gerilese de gün içinde yeniden 100.5 dolara kadar yükseldi. Ons altın ise dün yüzde 0.7 artışla 4 bin 754 dolara yükseldi. Gün içinde sınırlı da olsa yükseliş eğilimini sürdüren ons altın, 4 bin 715 dolar ila 4 bin 772 dolar aralığında dalgalandı. Yurtiçinde gram altın ise 6 bin 880 TL civarında seyretti. Piyasalarda yaşanan savaş hareketliliği nedeniyle sağlıklı öngörüler yapılamasa da analistlerin beklentisi varlık fiyatlarındaki oynaklığın süreceği yönünde.

Mevcut fiyatlamalar da oynaklığın sürmeye devam edeceğine işaret ediyor.

TANSİYON DÜŞSE DE SEVİYE HÂLÂ YÜKSEK

Örneğin petrol fiyatları, önceki seansta ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla sert yükselmiş ve Brent petrol kısa süreliğine 101 doların üzerine çıkmıştı. Ancak ateşkesin uzatılacağı yönündeki açıklamalar, piyasalarda arz endişelerini hafifleterek fiyatların yönünü aşağı çevirdi. Brent petrolde teknik olarak 98.93 doların direnç, 97.97 doların destek bölgesi olarak izlenebileceği belirtilirken; 100 doları aşan petrol fiyatları direnç ve destek noktalarını kırmış oldu.

BORSALAR YÖN ARIYOR

Hisse senedi piyasalarında ise karışık bir seyir var. Önceki gün satış ağırlıklı seyir izleyen İstanbul borsası dün yeniden artıya geçse de TCMB’nin faiz kararı sonrası değer kaybetti. Ortadoğu’da tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle önceki gün satış ağırlıklı bir seyir izlenen Avrupa borsalarında ise ateşkesin uzatılmasına rağmen dün de negatif seyir öne çıktı. Önceki gün yüzde 1.05 değer kaybeden İngiltere’de FTSE 100 endeksi, dün de yüzde 0.21 geriledi. Almanya’da DAX 40 endeksi ve Fransa’da CAC 40 endeksi de değer kaybeden endeksler arasında yer aldı.

Yazının Devamını Oku

Piyasalar belirsizlik yorgunu

21 Nisan 2026

GEÇEN hafta İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmasıyla piyasalarda yaşanan olumlu hava, ABD ile İran arasındaki gerginliğin yeniden tırmanmasıyla tersine döndü. İki ülke arasındaki görüşmelerin ilk turunun iyimserlikle tamamlanması ve geçen hafta cuma günü Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, küresel piyasalarda rekor seviyelerin görüldüğü bir ralliye zemin hazırlamıştı. Ancak Hürmüz yeniden kapanınca sadece Ortadoğu’da değil, küresel piyasalarda da gerilim tırmandı. Geçen hafta Brent petrolün varil fiyatı, Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açılmasının ardından yüzde 4 azalarak 88.2 dolara kadar inmişti. Petrol fiyatları dün ise yüzde 4.9 artışla 94.81 dolara çıktı. Borsalarda yaşanan ralli de yerini satış baskısına bıraktı.

ENFLASYON ENDİŞESİ ALTINI BASKILIYOR

İran savaşı başladığından bu yana yatırımcıların ‘güvenli liman’ algısı altından dolara kaydı. Bu da dolar endeksinin güç kazanmasıyla sonuçlanıyor. Geçen hafta jeopolitik risklerin hafiflemesi nedeniyle dolar endeksi yüzde 0.6 düşüşle 98.1 seviyesine inmişti. Endeks, dün ise belirsizliklerin artmasıyla yüzde 0.2 yükseldi ve 98.3 seviyesine çıktı. Dolar ve özellikle de petrol fiyatlarındaki artış ise enflasyonist endişeleri tetiklediği için faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine yol açıyor. Bu da altın fiyatlarındaki düşüşün ana nedenini oluşturuyor. Bu gelişmelerle ons altın, dün sabah yüzde 0.9 azalışla 4 bin 790 dolara geriledi. Yurtiçinde gram altın ise geçen haftaki 7 bin TL seviyesinden gerileyerek 6 bin 930 TL civarında seyretti.

YATIRIMCIYA ‘OYNAKLIK SÜRER TEMKİNLİ OLUN’ UYARISI

Geçen hafta jeopolitik gerilimlerin azalmasıyla borsaların bulduğu moral de kısa sürdü. Cuma günü  TL bazlı rekor kıran BIST 100 endeksi, dün güne yüzde 0.86 düşüşle 14 bin 462 puandan başladı. Gün içinde de satış ağırlıklı seyir devam etti. Avrupa borsalarında da geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir hakimken; dün endeks vadeli kontratlar haftaya düşüşle başladı. Asya borsalarındaki pozitif seyri sağlayan ise teknoloji hisselerindeki yükselişler oldu.

Ortadoğu’daki savaşa ilişkin öngörülerin, sürekli değişen söylemler nedeniyle sağlıklı olmadığı vurgulanıyor. Oynaklığın devamı beklendiği için de yatırımcıya temkinli olmaları noktasında uyarılar artıyor.

GÖZLER FAİZDE

İRAN savaşının da etkisiyle yurtiçinde enflasyon beklentilerindeki bozulma hızlandı; faiz artırım beklentileri arttı.

Yazının Devamını Oku

Çelikte stratejik yol arayışı

20 Nisan 2026

Üretimini kısmayıp, oluşan arz fazlasını da düşük fiyattan dünyaya satan Çin, küresel çelik sektöründeki dengeleri bozduğu için tepki topluyor. Bu durum, dünyanın sekizinci büyük üreticisi konumundaki Türkiye’yi de etkiledi. Yurtiçindeki üretim kapasitesinin yüzde 85’ten yüzde 60’a kadar gerilemesinin arkasında bu hamlelerin olduğu belirtiliyor.

Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen Tube & Wire Fuarı’nda bir araya geldiğimiz  Tosyalı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı’nın da gündeminde bu konu vardı. Yıllık 15 milyon tonluk sıvı çelik üretim kapasitesi olan ve 15 bin kişiye istihdam sağlayan Tosyalı Holding’in patronu, çelik sektöründe ‘Çin istilası’ yaşandığı görüşünde. Türkiye’de sektörün Uzakdoğu’dan gelen dampingli çelik ürünlerin baskısı altında olduğunu söyleyen Tosyalı, “Küresel çelikte arz-talep dengesi hâlâ tam sağlanamadı. Ticaret politikaları, anti-damping önlemleri ve karbon regülasyonları oyunun kurallarını köklü biçimde değiştiriyor. Sektörümüzde küresel olarak daha stratejik bir rol paylaşımına ihtiyaç var” diye konuştu.

2.5 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

Düsseldorf’taki Tube & Wire Fuarı, ‘dünyanın en önemli demir-çelik buluşmalarından biri’ olarak nitelendiriliyor. Burada Tosyalı ile yaptığımız sohbetin en dikkat çeken tarafı, küresel çelik sektöründe yaşanan zorluklara rağmen şirketin değişen talebe uyum sağlayıp, bunu yatırımlarla desteklediğine dair açıklamalar oldu. Fuat Tosyalı’nın verdiği bilgilere göre şirket, Cezayir’deki fabrikalara yapılan 2.5 milyar dolarlık yatırımla hem petrol ve doğalgaz borularında kullanılan hammaddeyi üretecek hem bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren otomotiv çeliği üretimine başlayacak hem de sıcak sac üretiminde kolay ulaşılamayan 0.80 mm inceliğinde üretim yapıp; çelik boru üreticilerine ve imalat sanayiye satacak. “Tosyalı olarak, farklı coğrafyalardaki yatırımlarımızla madenden nihai ürüne uzanan entegre bir Tosyalı çelik ekosistemi oluşturduk” diyen Tosyalı, “Bu modelin, çelik sektörünün geleceği için önemli bir referans olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.

‘SEKTÖRÜN GELECEĞİ İÇİN REFERANS MODEL’

“Bizim için asıl farkı yaratan rakamlar değil, kurduğumuz iş modeli” diyen Tosyalı, şöyle devam etti: “Her şeyi tek bir coğrafyada üretmeye çalışmak yerine altyapının güçlü, enerjinin daha rekabetçi olduğu,ama aynı zamanda hammaddenin de erişilebilir hale geldiği bölgeleri entegre ediyoruz. Bu yaklaşım sadece verimlilikle gelen bir maliyet avantajı sağlamıyor, aynı zamanda rekabetçilik açısından da güçlü bir zemin oluşturuyor. Biz bu modelin, çelik sektörünün geleceği için önemli bir referans olduğuna inanıyoruz.”

‘KONTROLSÜZ İTHALAT ZEHİRLER’ VURGUSU

TOSYALI, çelik sektörünün geleceğine yönelik şu değerlendirmeleri yaptı: “Önümüzde zor bir dönem var. Korumacılığa geçmek lazım. İthalat, kontrolsüz yapıldığında sanayi için zehirleyici bir şey. ‘İthalata dayalı ihracat’ yapısından kurtulmak şart. Yerli üretim arttıkça piyasa kendi dengesini bulur. Sanayi böyle ayağa kalkar.”

Yazının Devamını Oku

Piyasalar diken üzerinde

13 Nisan 2026

PİYASALARIN merakla takip ettiği, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da düzenlenen İran-ABD görüşmeleri sona erdi. ABD ve İran heyeti, 21 saat süren söz konusu görüşmelerde Hürmüz Boğazı ve nükleer başlıklar başta olmak üzere temel konularda uzlaşma sağlayamadı. Bu gelişmenin bu hafta piyasalara gölge düşürmesi; petrol fiyatları üzerinden varlık fiyatlarında yüksek oynaklığa yol açması bekleniyor.

88 DOLARA İNEN PETROL İÇİN RİSK

Geçen hafta açıklanan iki haftalık ateşkesin ardından petrol fiyatları varil başına 100 doların altına inmiş; Brent petrol çarşamba günü 88 dolara inmişti. Ancak ateşkese ilişkin belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmaması, petrolün haftayı yüzde 13.7’lik düşüşle 91.9 dolarda tamamlasıyla sonuçlanmıştı. Uzmanlar, bu hafta petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü ivmelenme bekliyor.

BORSALARDA SATIŞ BASKISI BEKLENTİSİ

Geçen hafta hem ateşkes hem de Pakistan’daki görüşmelere yönelik iyimser beklentiler, borsalardaki yaraları sarmaya başlamıştı. BIST 100 endeksi, geçen hafta 14 bin puanın üzerine çıkarak en hızlı toparlayan borsa olmuştu. ABD ve Almanya borsaları, henüz savaş öncesi seviyelerine gelemese de geçen hafta alıcılı seyretmişti. Ancak Pakistan’daki görüşmelerden anlaşma çıkmaması, savaş şartlarının ve gergin piyasa koşullarının devam etmesi anlamına geliyor. Bunun da borsalardaki görünümü negatif etkilemesi bekleniyor. Savunma ve petrokimya hisselerinin de yine yakın takipte olacağı yorumları yapılıyor.

ALTINDA OYNAK SEYİR SÜRER

Öte yandan, altın fiyatları savaş öncesi seviyelerinin gerisinde olsa da geçen hafta barış iyimserliği ile yeniden yukarı yönlü ivmelenmişti. Dolar ise savaş öncesi seviyelerine göre daha değerli durumda. Dolar endeksi geçen hafta, haftalık yüzde 1.4 düşerek 98.6 seviyesinde kapandı. Zayıf dolar ve Fed’in olası ‘şahin’ adımlarına yönelik beklentilerin fiyatlamalardan çıkması, altını yukarı yönlü ivmelendirdi. Ons altın geçen hafta yüzde 1.6 artarak 4 bin 800 doları aştı. Yeni haftada petrolün yeniden artması durumunda enflasyon endişeleri tırmanacak. Bu da altın fiyatlarını aşağı yönlü baskılamaya devam edecek.

 

Yazının Devamını Oku

BIST 100 endeksi 28 Şubat öncesi seviyelerini de aştı... Borsa İstanbul savaşın izini sildi

11 Nisan 2026

Gelişmekte olan ülkelere kıyasla kayıpların daha sınırlı olduğu Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, dün güne yüzde 0.62 artışla 13 bin 774,51 puandan başladı. Gün içinde yükseliş eğilimini sürdüren endeks, 14 bin puanı da aştı. Haftayı ise yüzde 2.81 yükselişle 14 bin 74 puandan tamamladı. Böylece, İran savaşının başladığı 28 Şubat’tan önce 13 bin 717,81 puan seviyesinde olan BIST 100 endeksi, dün kaydettiği yükselişlerin ardından savaş öncesi seviyelerini de aşmış oldu. Yükselişte başı çeken sektörler ise inşaat, orman kâğıt basım, bankacılık ve teknoloji oldu. İnşaat endeksindeki gün içi yükseliş yüzde 3.9’u, orman kağıt basımdaki yükseliş yüzde 3.7’yi ve bankacılıktaki artış ise yüzde 2.9’u aştı. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) 236 baz puana gerileyerek savaşın başladığı 28 Şubat öncesi seviyelerine yaklaşması da borsadaki artışta etkili oldu. Ülke risk primi savaşın yoğun yaşandığı mart ayında 327 puana kadar yükselmişti.

ABD’DE TÜFE HIZLANDI FAİZ İNDİRİMİ RİSKTE

Küresel piyasalarda ise dün merakla beklenen ABD enflasyonu açıklandı. Veriler, petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle yükselen akaryakıt fiyatlarının, enflasyonu mart ayında hızlandırdığına işaret etti. Buna göre, aylık enflasyon yüzde 0.3’ten yüzde 0.9’a çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 2.4’ten yüzde 3.3’e yükseldi. Söz konusu veri, petrol fiyatlarındaki şokun ilk etkilerini yansıtması açısından önemli. Petrol fiyat şokunun dolaylı etkilerinin ise nisan ayında daha belirgin hale gelmesi bekleniyor. Enflasyondaki yükseliş, Fed’in bu yıl faiz indirimi yapmayabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.

PETROLDE DÜŞÜŞ ALTINDA OYNAKLIK

Öte yandan, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin bozulabileceğine yönelik endişelerin azalması risk iştahını artırsa da petrol fiyatlarının seyrine yönelik endişeler sürüyor. Brent petrolün varil fiyatındaki düşüş serisi, dün 4. gününde de devam etti. Önceki gün yüzde 0.6 düşüşle 94 dolara düşen Brent petrol, dün ise yüzde 0.2 azalışla 93.7 dolardan işlem gördü.

Altın fiyatlarında ise oynaklık sürüyor. Ateşkesin devam etmesiyle önceki gün 4 bin 800 doları aşan ons altın, dün yeniden 4 bin 730 puana indi.

Yazının Devamını Oku