Gamze Bal

Piyasalar belirsizlik yorgunu

21 Nisan 2026

GEÇEN hafta İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmasıyla piyasalarda yaşanan olumlu hava, ABD ile İran arasındaki gerginliğin yeniden tırmanmasıyla tersine döndü. İki ülke arasındaki görüşmelerin ilk turunun iyimserlikle tamamlanması ve geçen hafta cuma günü Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, küresel piyasalarda rekor seviyelerin görüldüğü bir ralliye zemin hazırlamıştı. Ancak Hürmüz yeniden kapanınca sadece Ortadoğu’da değil, küresel piyasalarda da gerilim tırmandı. Geçen hafta Brent petrolün varil fiyatı, Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açılmasının ardından yüzde 4 azalarak 88.2 dolara kadar inmişti. Petrol fiyatları dün ise yüzde 4.9 artışla 94.81 dolara çıktı. Borsalarda yaşanan ralli de yerini satış baskısına bıraktı.

ENFLASYON ENDİŞESİ ALTINI BASKILIYOR

İran savaşı başladığından bu yana yatırımcıların ‘güvenli liman’ algısı altından dolara kaydı. Bu da dolar endeksinin güç kazanmasıyla sonuçlanıyor. Geçen hafta jeopolitik risklerin hafiflemesi nedeniyle dolar endeksi yüzde 0.6 düşüşle 98.1 seviyesine inmişti. Endeks, dün ise belirsizliklerin artmasıyla yüzde 0.2 yükseldi ve 98.3 seviyesine çıktı. Dolar ve özellikle de petrol fiyatlarındaki artış ise enflasyonist endişeleri tetiklediği için faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine yol açıyor. Bu da altın fiyatlarındaki düşüşün ana nedenini oluşturuyor. Bu gelişmelerle ons altın, dün sabah yüzde 0.9 azalışla 4 bin 790 dolara geriledi. Yurtiçinde gram altın ise geçen haftaki 7 bin TL seviyesinden gerileyerek 6 bin 930 TL civarında seyretti.

YATIRIMCIYA ‘OYNAKLIK SÜRER TEMKİNLİ OLUN’ UYARISI

Geçen hafta jeopolitik gerilimlerin azalmasıyla borsaların bulduğu moral de kısa sürdü. Cuma günü  TL bazlı rekor kıran BIST 100 endeksi, dün güne yüzde 0.86 düşüşle 14 bin 462 puandan başladı. Gün içinde de satış ağırlıklı seyir devam etti. Avrupa borsalarında da geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir hakimken; dün endeks vadeli kontratlar haftaya düşüşle başladı. Asya borsalarındaki pozitif seyri sağlayan ise teknoloji hisselerindeki yükselişler oldu.

Ortadoğu’daki savaşa ilişkin öngörülerin, sürekli değişen söylemler nedeniyle sağlıklı olmadığı vurgulanıyor. Oynaklığın devamı beklendiği için de yatırımcıya temkinli olmaları noktasında uyarılar artıyor.

GÖZLER FAİZDE

İRAN savaşının da etkisiyle yurtiçinde enflasyon beklentilerindeki bozulma hızlandı; faiz artırım beklentileri arttı.

Yazının Devamını Oku

Çelikte stratejik yol arayışı

20 Nisan 2026

Üretimini kısmayıp, oluşan arz fazlasını da düşük fiyattan dünyaya satan Çin, küresel çelik sektöründeki dengeleri bozduğu için tepki topluyor. Bu durum, dünyanın sekizinci büyük üreticisi konumundaki Türkiye’yi de etkiledi. Yurtiçindeki üretim kapasitesinin yüzde 85’ten yüzde 60’a kadar gerilemesinin arkasında bu hamlelerin olduğu belirtiliyor.

Almanya’nın Düsseldorf şehrinde düzenlenen Tube & Wire Fuarı’nda bir araya geldiğimiz  Tosyalı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı’nın da gündeminde bu konu vardı. Yıllık 15 milyon tonluk sıvı çelik üretim kapasitesi olan ve 15 bin kişiye istihdam sağlayan Tosyalı Holding’in patronu, çelik sektöründe ‘Çin istilası’ yaşandığı görüşünde. Türkiye’de sektörün Uzakdoğu’dan gelen dampingli çelik ürünlerin baskısı altında olduğunu söyleyen Tosyalı, “Küresel çelikte arz-talep dengesi hâlâ tam sağlanamadı. Ticaret politikaları, anti-damping önlemleri ve karbon regülasyonları oyunun kurallarını köklü biçimde değiştiriyor. Sektörümüzde küresel olarak daha stratejik bir rol paylaşımına ihtiyaç var” diye konuştu.

2.5 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM

Düsseldorf’taki Tube & Wire Fuarı, ‘dünyanın en önemli demir-çelik buluşmalarından biri’ olarak nitelendiriliyor. Burada Tosyalı ile yaptığımız sohbetin en dikkat çeken tarafı, küresel çelik sektöründe yaşanan zorluklara rağmen şirketin değişen talebe uyum sağlayıp, bunu yatırımlarla desteklediğine dair açıklamalar oldu. Fuat Tosyalı’nın verdiği bilgilere göre şirket, Cezayir’deki fabrikalara yapılan 2.5 milyar dolarlık yatırımla hem petrol ve doğalgaz borularında kullanılan hammaddeyi üretecek hem bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren otomotiv çeliği üretimine başlayacak hem de sıcak sac üretiminde kolay ulaşılamayan 0.80 mm inceliğinde üretim yapıp; çelik boru üreticilerine ve imalat sanayiye satacak. “Tosyalı olarak, farklı coğrafyalardaki yatırımlarımızla madenden nihai ürüne uzanan entegre bir Tosyalı çelik ekosistemi oluşturduk” diyen Tosyalı, “Bu modelin, çelik sektörünün geleceği için önemli bir referans olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.

‘SEKTÖRÜN GELECEĞİ İÇİN REFERANS MODEL’

“Bizim için asıl farkı yaratan rakamlar değil, kurduğumuz iş modeli” diyen Tosyalı, şöyle devam etti: “Her şeyi tek bir coğrafyada üretmeye çalışmak yerine altyapının güçlü, enerjinin daha rekabetçi olduğu,ama aynı zamanda hammaddenin de erişilebilir hale geldiği bölgeleri entegre ediyoruz. Bu yaklaşım sadece verimlilikle gelen bir maliyet avantajı sağlamıyor, aynı zamanda rekabetçilik açısından da güçlü bir zemin oluşturuyor. Biz bu modelin, çelik sektörünün geleceği için önemli bir referans olduğuna inanıyoruz.”

‘KONTROLSÜZ İTHALAT ZEHİRLER’ VURGUSU

TOSYALI, çelik sektörünün geleceğine yönelik şu değerlendirmeleri yaptı: “Önümüzde zor bir dönem var. Korumacılığa geçmek lazım. İthalat, kontrolsüz yapıldığında sanayi için zehirleyici bir şey. ‘İthalata dayalı ihracat’ yapısından kurtulmak şart. Yerli üretim arttıkça piyasa kendi dengesini bulur. Sanayi böyle ayağa kalkar.”

Yazının Devamını Oku

Piyasalar diken üzerinde

13 Nisan 2026

PİYASALARIN merakla takip ettiği, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da düzenlenen İran-ABD görüşmeleri sona erdi. ABD ve İran heyeti, 21 saat süren söz konusu görüşmelerde Hürmüz Boğazı ve nükleer başlıklar başta olmak üzere temel konularda uzlaşma sağlayamadı. Bu gelişmenin bu hafta piyasalara gölge düşürmesi; petrol fiyatları üzerinden varlık fiyatlarında yüksek oynaklığa yol açması bekleniyor.

88 DOLARA İNEN PETROL İÇİN RİSK

Geçen hafta açıklanan iki haftalık ateşkesin ardından petrol fiyatları varil başına 100 doların altına inmiş; Brent petrol çarşamba günü 88 dolara inmişti. Ancak ateşkese ilişkin belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmaması, petrolün haftayı yüzde 13.7’lik düşüşle 91.9 dolarda tamamlasıyla sonuçlanmıştı. Uzmanlar, bu hafta petrol fiyatlarında yeniden yukarı yönlü ivmelenme bekliyor.

BORSALARDA SATIŞ BASKISI BEKLENTİSİ

Geçen hafta hem ateşkes hem de Pakistan’daki görüşmelere yönelik iyimser beklentiler, borsalardaki yaraları sarmaya başlamıştı. BIST 100 endeksi, geçen hafta 14 bin puanın üzerine çıkarak en hızlı toparlayan borsa olmuştu. ABD ve Almanya borsaları, henüz savaş öncesi seviyelerine gelemese de geçen hafta alıcılı seyretmişti. Ancak Pakistan’daki görüşmelerden anlaşma çıkmaması, savaş şartlarının ve gergin piyasa koşullarının devam etmesi anlamına geliyor. Bunun da borsalardaki görünümü negatif etkilemesi bekleniyor. Savunma ve petrokimya hisselerinin de yine yakın takipte olacağı yorumları yapılıyor.

ALTINDA OYNAK SEYİR SÜRER

Öte yandan, altın fiyatları savaş öncesi seviyelerinin gerisinde olsa da geçen hafta barış iyimserliği ile yeniden yukarı yönlü ivmelenmişti. Dolar ise savaş öncesi seviyelerine göre daha değerli durumda. Dolar endeksi geçen hafta, haftalık yüzde 1.4 düşerek 98.6 seviyesinde kapandı. Zayıf dolar ve Fed’in olası ‘şahin’ adımlarına yönelik beklentilerin fiyatlamalardan çıkması, altını yukarı yönlü ivmelendirdi. Ons altın geçen hafta yüzde 1.6 artarak 4 bin 800 doları aştı. Yeni haftada petrolün yeniden artması durumunda enflasyon endişeleri tırmanacak. Bu da altın fiyatlarını aşağı yönlü baskılamaya devam edecek.

 

Yazının Devamını Oku

BIST 100 endeksi 28 Şubat öncesi seviyelerini de aştı... Borsa İstanbul savaşın izini sildi

11 Nisan 2026

Gelişmekte olan ülkelere kıyasla kayıpların daha sınırlı olduğu Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, dün güne yüzde 0.62 artışla 13 bin 774,51 puandan başladı. Gün içinde yükseliş eğilimini sürdüren endeks, 14 bin puanı da aştı. Haftayı ise yüzde 2.81 yükselişle 14 bin 74 puandan tamamladı. Böylece, İran savaşının başladığı 28 Şubat’tan önce 13 bin 717,81 puan seviyesinde olan BIST 100 endeksi, dün kaydettiği yükselişlerin ardından savaş öncesi seviyelerini de aşmış oldu. Yükselişte başı çeken sektörler ise inşaat, orman kâğıt basım, bankacılık ve teknoloji oldu. İnşaat endeksindeki gün içi yükseliş yüzde 3.9’u, orman kağıt basımdaki yükseliş yüzde 3.7’yi ve bankacılıktaki artış ise yüzde 2.9’u aştı. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) 236 baz puana gerileyerek savaşın başladığı 28 Şubat öncesi seviyelerine yaklaşması da borsadaki artışta etkili oldu. Ülke risk primi savaşın yoğun yaşandığı mart ayında 327 puana kadar yükselmişti.

ABD’DE TÜFE HIZLANDI FAİZ İNDİRİMİ RİSKTE

Küresel piyasalarda ise dün merakla beklenen ABD enflasyonu açıklandı. Veriler, petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle yükselen akaryakıt fiyatlarının, enflasyonu mart ayında hızlandırdığına işaret etti. Buna göre, aylık enflasyon yüzde 0.3’ten yüzde 0.9’a çıktı. Yıllık enflasyon ise yüzde 2.4’ten yüzde 3.3’e yükseldi. Söz konusu veri, petrol fiyatlarındaki şokun ilk etkilerini yansıtması açısından önemli. Petrol fiyat şokunun dolaylı etkilerinin ise nisan ayında daha belirgin hale gelmesi bekleniyor. Enflasyondaki yükseliş, Fed’in bu yıl faiz indirimi yapmayabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.

PETROLDE DÜŞÜŞ ALTINDA OYNAKLIK

Öte yandan, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin bozulabileceğine yönelik endişelerin azalması risk iştahını artırsa da petrol fiyatlarının seyrine yönelik endişeler sürüyor. Brent petrolün varil fiyatındaki düşüş serisi, dün 4. gününde de devam etti. Önceki gün yüzde 0.6 düşüşle 94 dolara düşen Brent petrol, dün ise yüzde 0.2 azalışla 93.7 dolardan işlem gördü.

Altın fiyatlarında ise oynaklık sürüyor. Ateşkesin devam etmesiyle önceki gün 4 bin 800 doları aşan ons altın, dün yeniden 4 bin 730 puana indi.

Yazının Devamını Oku

Piyasadaki belirsizliğe ‘ateşkes molası’

9 Nisan 2026

İRAN savaşı başladığından bu yana allak bullak olan piyasadaki fiyatlamalar, ABD ve İran’ın iki haftalık ateşkes konusunda anlaşmaya varmasıyla nefes aldı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın geçici ateşkes sağlandığını duyurmasının ardından küresel enflasyon endişelerinin azalması ve merkez bankalarının tekrar gevşeme patikasına girebileceğine yönelik tahminler, altın fiyatlarını artırdı. Ateşkes sonrası Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişlerin sağlanabileceğine yönelik açıklamalar ise petrol ve doğalgaz fiyatlarının sert düşmesini sağladı. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi de dahil, borsalarda belirgin yükselişler öne çıktı.

İşte, iki haftalık ateşkes kararına piyasaların verdiği tepki ve bundan sonrasına ilişkin beklentiler...

 ALTINDA YÜZDE 3’Ü AŞAN ARTIŞ: Savaşın 28 Şubat’ta başlamasından bu yana petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş ve tırmanan enflasyon endişeleri, faiz indirim beklentilerini tersine çevirmiş; bu da altın fiyatlarını aşağı yönlü baskılamıştı. 29 Ocak’ta 5 bin 598 dolarlık tarihi zirvesinin ardından şubat ayını 5 bin 263 dolardan tamamlayan ons altın, Ortadoğu’daki savaş sonrası düşüş trendine girmiş ve mart ayı sonunda 4 bin 99 dolara kadar gerilemişti. Trump’ın geçici ateşkes sağlandığını duyurmasının ardından küresel enflasyon endişelerinin azalması ve merkez bankalarının tekrar gevşeme patikasına girebileceğine yönelik tahminler, altın fiyatlarını belirgin şekilde artırdı. Doların küresel para birimleri karşısındaki zayıflaması da altın fiyatlarındaki yukarı yönlü seyri destekleyen bir diğer unsur oldu. Ons altın dün sabah yüzde 1.8 artışla 4 bin 791 dolardan işlem gördü. Gün içinde yükselişini sürdüren ons altın, 4 bin 856,81 dolara kadar çıktı. Yurtiçinde gram altın ise yeniden 7 bin TL’ye dayandı.

 GÜMÜŞ DE YÜKSELDİ: Altındaki yükselişe paralel olarak gümüş fiyatlarında da sert artışlar görüldü. Gümüşün ons fiyatı spot piyasada yüzde 5’ten fazla değer kazanarak 77 dolar seviyesinin üzerine çıktı.

 BRENT PETROL 100 DOLARIN ALTINDA: Ateşkes sonrası Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişlerin sağlanabileceğine yönelik açıklamaların ardından enerji fiyatlarında sert düşüş yaşandı. Önceki gün 111.80 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 109.27 dolardan tamamlamıştı. Brent petrolün vadeli varil fiyatı, dün sabah saat 08.09 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 13.1 düşüşle 94.98 dolara çekildi. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 96.67 dolardan alıcı buldu. Gün içinde düşüş eğilimini sürdüren petrol fiyatları yüzde 16’yı bulan düşüşle 91 dolara kadar indi. Petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin gerçekleştirildiği Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, günlük yaklaşık 14 milyon varillik petrol arzının devre dışı kalmasına yol açmıştı. Bu nedenle savaştan bir gün önce 72.48 dolar olan Brent petrol, savaş sonrası kademeli bir şekilde artmış ve 119.5 dolara kadar yükselmişti. Savaş boyunca da çoğunlukla 100 doların üzerindeki seyriyle dikkat çekiyordu.

 GAZ FİYATLARINDA SERT DÜŞÜŞ:

Yazının Devamını Oku

Piyasalara ‘ateşkes morali’

2 Nisan 2026

SON günlerde İran savaşına ilişkin gelen karışık mesajlar küresel piyasaların da karışık seyretmesine yol açıyor. Dün ise ‘ateşkes umudu’ ağır bastı. Hürmüz Boğazı açılırsa ateşkesi değerlendireceklerini söyleyen ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın da ateşkes istediğini ileri sürdü. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın da ‘savaşı bitirmeye hazır olduklarına’ yönelik açıklamaları piyasalarda ‘barış iyimserliği’ yarattı. Jeopolitik risklerin azalmasıyla önceki gün yüzde 0.8 azalarak 99.7 seviyesine gerileyen dolar endeksi, dün de yüzde 0.51 düşüşle 99.4 seviyelerine indi. Savaş boyunca doların güç kazanması nedeniyle aşağı yönlü baskılanan altın fiyatları ise dolar endeksi zayıflayınca yükselişe geçti. İran savaşı başladığından bu yana 4 bin 99 dolar ila 4 bin 500 dolar aralığında hareket eden ons altın, dün 4 bin 762,93 dolara kadar yükseldi. Yurtiçinde gram altın ise 6 bin 840 TL civarında alıcı buldu. ‘Savaş sona ererse enflasyonist riskler de azalır’ beklentisi de altın fiyatlarının artmasını sağladı.

PETROLDE HÜRMÜZ BASKISI SÜRÜYOR

Azalan jeopolitik gerilimlere karşın Hürmüz Boğazı’nın piyasalar için önemli bir baskı unsuru olmaya devam etmesi ise petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalmasına neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı dün sabah yüzde 1.3 artışla 103,4 dolara çıktı. Gün içinde düşüş eğilimi öne çıksa da 100 doların üzerinde kalmaya devam eden Brent petrol, dün akşamüzeri 16:15 itibarıyla yüzde 1.43 düşüşle 102.48 dolardan fiyatlandı.

BORSALARDA ARTIŞ ASYA’DA RALLİ HAVASI

İyimserlik dalgası borsaları da yukarı yönlü hareketlendirdi. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi dün güne yüzde 1.60 artışla 12 bin 996,23 puandan başladı. Gün içinde yükseliş eğilimini sürdüren endeks, 13 bin 31,57 puana kadar yükseldi. Gün boyunca en yüksek artışın yaşandığı endeksler, bankacılık endeksi ile turizm oldu. New York borsası, savaşın yakında sona erebileceğine dair haberlerin etkisiyle günü pozitif tamamladı. Asya borsalarında ise ralli havası yaşanması dikkat çekti. Ortadoğu’daki gerilimin azalacağına yönelik iyimserlik Asya borsalarına da taşındı. Japonya’da büyük imalatçıların güvenini yansıtan birinci çeyreğe ilişkin Tankan Endeksi 15 seviyesinden 17 seviyesine çıkarken aynı zamanda da beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Avrupa borsaları da risklerin azalabileceğine yönelik iyimserlikle günü pozitif tamamladı.

SAVAŞ 14 TRİLYON DOLARI SİLDİ

İRAN savaşının başladığı 28 Şubat’tan itibaren geçen bir ayda, küresel borsaların 157.5 trilyon dolar olan toplam piyasa değeri 30 Mart itibarıyla 143.5 trilyon dolara indi. Bu dönemde piyasalardaki değer kaybı yaklaşık 14 trilyon dolar olarak hesaplandı. Söz konusu kayıp, Almanya, Japonya, İngiltere ve Fransa gibi birçok gelişmiş ülkenin yıllık Gayri Safi Yurt İçi Hasılasını (GSYH) geride bıraktı.

Yazının Devamını Oku

Maden fonları yatırımcıyı üzdü

30 Mart 2026

SON bir aydır savaş baskısı altında olan piyasalarda sadece riskli varlıklar değil, ‘yılların güvenli limanı’ olarak bilinen varlıklar da satış yedi. Savaşın, artan dolar ve petrol fiyatları üzerinden aşağı yönlü baskıladığı altın fiyatları, yurtiçinde sadece Kapalıçarşı’yı ve fiziki altın ticaretini değil, fon piyasasını da dalgalandırdı. 28 Şubat’ta başlayan İran savaşının hemen öncesinde, şubat ayını
5 bin 263 dolardan tamamlayan ons altın, bu ay 4 bin 99 dolara kadar gerileyerek 22 değer kaybetti. Geçen hafta yeniden 4 bin 500 dolara dayanarak kayıplarının bir kısmını telafi ederek eden ons altın, yüksek petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyon kaygılarıyla dalgalanmaya devam ediyor. Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS) verileri ise piyasaların İran savaşının etkisiyle dalgalandığı son bir ayda, kıymetli madenler fonu yüzde 11.2 kaybettirdi.

‘DÖVİZ VE EMTİa’ TALEBİ ‘PARA’DAN ÇIKIŞ YARATTI

Ortadoğu’daki çatışmaların sürdüğü bu dönemde tek artıda olan fonun ise para piyasası fonları olması dikkat çekti.
Çünkü son dönemde yatırımcıların adeta ‘parasını park ettiği’ bu fonlar, aslında bu ay hızlı bir çözülme yaşadı ve 300 milyar TL’nin üzerinde çıkış kaydetti. Toplam büyüklük de 1.3 trilyon TL seviyesine geriledi. Ancak savaşın piyasaları sarstığı son bir aya bakıldığında yine de para piyasası fonlarının yüzde 2.8 ile de olsa artıda kalan tek fon çeşidi olması dikkat çekiyor.

Fon piyasasına yönelik Hürriyet’e değerlendirmelerde bulunan Perform Portföy Fon Yöneticisi Altan Aydın, para piyasası fonlarında yaşanan çıkışın hem kısmi olarak döviz talebinden hem de döviz bazında emtia talebinden kaynaklandığını aktardı.

‘DEĞİŞKEN FONLAR SİVRİLEBİLİR’

HEDEF Portföy Yönetimi Direktörü Kıvanç Manzakoğlu, para piyasası fonlarının ‘güvenli liman arayışıyla’ öne çıksa da dönem dönem nette bu fon türünde bile çıkışlar yaşanmasının ‘normal karşılanması gerektiğini’ vurguladı. İlerleyen süreçte değişken fonların öne çıkmasını beklediğini kaydeden Manzakoğlu, bunun nedeninin ‘İran savaşı sonlansa ya da piyasalara etkisi azalsa bile başka jeopolitik gelişmelerin öne çıkması ihtimali olduğunu’ vurguladı. “Bu nedenle porftöylerde değişken fonların bulundurulması gerektiğini düşünüyorum” diyen Manzakoğlu, şöyle dedi: “Daha önce yüzde 50 para piyasası fonları, yüzde 25 hisse senedi fonları ve yüzde 25 de altın, gümüşten oluşan bir sepet önerisinde bulunmuştum. Orta düzeyde bir risk için böyle bir portföy yapısı uygun.”

Yazının Devamını Oku

Faizlere savaş ayarı yolda

28 Mart 2026

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasıyla başlayan savaşın finansal etkileri giderek netlik kazanıyor. Ortadoğu’da artan gerilimin Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri etkilemesi petrol fiyatlarını; 100 doların üzerine demirleyen Brent petrol de küresel enflasyon endişelerini tırmandırdı. Dünya genelinde faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine yol açan bu durum, Merkez Bankası’nın (TCMB) kararlarını, Türkiye’deki bankacılık sistemini ve krediye erişmek isteyen vatandaşı ve iş dünyasını da etkilemeye başladı. Hürriyet’e konuşan bankacılık kaynaklarının aktardığına göre bankalar, kredilere getirilen yüzde 2’lik büyüme sınırından dolayı bir süredir ticari kredi veremiyordu. Yeni limitler ise 30 Mart’ta açılacaktı. Kaynakların aktardığına göre bazı bankalar, kredi limitlerinin açılmasının beklendiği gelecek hafta başından itibaren, faiz artırımına hazırlanıyor. Ticari kredi faizlerinin 5-6 puanlık artışa gidilerek yüzde 50’ye yükseltilmesi yönünde bir hazırlık olduğu belirtiliyor; bunun bireysel kredi faizlerine de yansıması bekleniyor.

‘MALUMUN İLAMI’

Faizlerin artacak olması piyasa aktörleri için şaşırtıcı değil; aksine ‘malumun ilamı’. Ayrıca sadece Türkiye için değil, dünya geneli için de geçerli. Petrol fiyatlarının yüksek seyrini korumasıyla enflasyonist baskıların artabileceğine dair öngörüler, merkez bankalarının gelecek dönemde sıkılaşma adımı atabileceğine ilişkin tahminleri güçlendirmiş durumda. Para piyasalarında Fed’in gelecek dört toplantıda büyük ihtimalle politika faizini sabit bırakacağı; ekim ve aralık toplantılarında ise faiz oranlarını artırabileceğine yönelik tahminler güç kazandı. TCMB de İran savaşının yurtiçi piyasalara etkisini sınırlamak amacıyla 2 Mart’ta önlemler açıklamış; fonlama maliyetini artırmıştı. Alınan önlemlerle mevcutta yüzde 37 olan politika faizi, üst koridor kullanımı ile yüzde 40’a çıktı; hatta yüzde 41’e dayandı. TCMB, 12 Mart’ta toplanan Para Politikası Kurulu’nda (PPK) verdiği mesajlarda, ‘aldığı önlemlerin etkilerinin izleneceğini’ ve ‘enflasyonda kalıcı bozulma durumunda para politikasının sıkılaşacağı’ mesajını verdi. Bu gelişmeler nedeniyle TCMB’den faiz indirim beklentileri nisan ayı için de rafa kalkmış durumda. Faizlerde beklenen artışı, “Koşullar sıkılaşıyor. Fonlama maliyetleri arttı. 10 liradan aldığınızı 9 liraya satamazsınız” sözleriyle değerlendiren bir başekonomist, “Günün sonunda olacak olan, faizlerin artmasıdır. Bu, beklediğimiz doğal bir sonuç” diye konuştu.

‘AMAÇ, FAZLA TL İLE DÖVİZ TALEBİNİ ENGELLEMEK’

Özel bir bankanın hazine biriminin başında olan üst düzey bir yöneticinin Hürriyet’e aktardığına göre, ticari kredi faizlerinde beklenen faiz artırımının nedeni döviz talebini dizginleme planı. “Bir süredir TCMB ciddi anlamda tek bir konuya odaklanıyor. O da döviz rezervleri” diyen yönetici, “Dövizde en ufak yukarı yönlü hareket, direkt enflasyonu besliyor ve Merkez’in ana hedefi de enflasyonu dizginlemek, aşağı çekmek. Bu nedenle kurda bir atak olduğu zaman rezervlerini devreye sokuyor. Dolayısıyla Merkez Bankası, krediyle yaratılan fazla TL’nin de dövize kaymasını istemiyor. Ticari kredi faizlerinde artış hazırlığının temel nedeni bu. Yani toplumu tamamen ilgilendiren, genel ekonomiye zarar verme ihtimali olan bir konuda önlem almak” değerlendirmesinde bulundu.

‘TANSİYON DÜŞERSE ÖNLEMLER AZALIR’

Bir başka bankanın üst düzey yöneticisi de kredi kullanan büyük kurumların sürekli dövize kaymasının rezervleri eriten bir uygulama olduğuna dikkat çekerek, görüşlerini şu ifadelerle dile getirdi:

Yazının Devamını Oku