Gamze Bal

Piyasalara ‘ateşkes morali’

2 Nisan 2026

SON günlerde İran savaşına ilişkin gelen karışık mesajlar küresel piyasaların da karışık seyretmesine yol açıyor. Dün ise ‘ateşkes umudu’ ağır bastı. Hürmüz Boğazı açılırsa ateşkesi değerlendireceklerini söyleyen ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın da ateşkes istediğini ileri sürdü. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın da ‘savaşı bitirmeye hazır olduklarına’ yönelik açıklamaları piyasalarda ‘barış iyimserliği’ yarattı. Jeopolitik risklerin azalmasıyla önceki gün yüzde 0.8 azalarak 99.7 seviyesine gerileyen dolar endeksi, dün de yüzde 0.51 düşüşle 99.4 seviyelerine indi. Savaş boyunca doların güç kazanması nedeniyle aşağı yönlü baskılanan altın fiyatları ise dolar endeksi zayıflayınca yükselişe geçti. İran savaşı başladığından bu yana 4 bin 99 dolar ila 4 bin 500 dolar aralığında hareket eden ons altın, dün 4 bin 762,93 dolara kadar yükseldi. Yurtiçinde gram altın ise 6 bin 840 TL civarında alıcı buldu. ‘Savaş sona ererse enflasyonist riskler de azalır’ beklentisi de altın fiyatlarının artmasını sağladı.

PETROLDE HÜRMÜZ BASKISI SÜRÜYOR

Azalan jeopolitik gerilimlere karşın Hürmüz Boğazı’nın piyasalar için önemli bir baskı unsuru olmaya devam etmesi ise petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalmasına neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı dün sabah yüzde 1.3 artışla 103,4 dolara çıktı. Gün içinde düşüş eğilimi öne çıksa da 100 doların üzerinde kalmaya devam eden Brent petrol, dün akşamüzeri 16:15 itibarıyla yüzde 1.43 düşüşle 102.48 dolardan fiyatlandı.

BORSALARDA ARTIŞ ASYA’DA RALLİ HAVASI

İyimserlik dalgası borsaları da yukarı yönlü hareketlendirdi. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi dün güne yüzde 1.60 artışla 12 bin 996,23 puandan başladı. Gün içinde yükseliş eğilimini sürdüren endeks, 13 bin 31,57 puana kadar yükseldi. Gün boyunca en yüksek artışın yaşandığı endeksler, bankacılık endeksi ile turizm oldu. New York borsası, savaşın yakında sona erebileceğine dair haberlerin etkisiyle günü pozitif tamamladı. Asya borsalarında ise ralli havası yaşanması dikkat çekti. Ortadoğu’daki gerilimin azalacağına yönelik iyimserlik Asya borsalarına da taşındı. Japonya’da büyük imalatçıların güvenini yansıtan birinci çeyreğe ilişkin Tankan Endeksi 15 seviyesinden 17 seviyesine çıkarken aynı zamanda da beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Avrupa borsaları da risklerin azalabileceğine yönelik iyimserlikle günü pozitif tamamladı.

SAVAŞ 14 TRİLYON DOLARI SİLDİ

İRAN savaşının başladığı 28 Şubat’tan itibaren geçen bir ayda, küresel borsaların 157.5 trilyon dolar olan toplam piyasa değeri 30 Mart itibarıyla 143.5 trilyon dolara indi. Bu dönemde piyasalardaki değer kaybı yaklaşık 14 trilyon dolar olarak hesaplandı. Söz konusu kayıp, Almanya, Japonya, İngiltere ve Fransa gibi birçok gelişmiş ülkenin yıllık Gayri Safi Yurt İçi Hasılasını (GSYH) geride bıraktı.

Yazının Devamını Oku

Maden fonları yatırımcıyı üzdü

30 Mart 2026

SON bir aydır savaş baskısı altında olan piyasalarda sadece riskli varlıklar değil, ‘yılların güvenli limanı’ olarak bilinen varlıklar da satış yedi. Savaşın, artan dolar ve petrol fiyatları üzerinden aşağı yönlü baskıladığı altın fiyatları, yurtiçinde sadece Kapalıçarşı’yı ve fiziki altın ticaretini değil, fon piyasasını da dalgalandırdı. 28 Şubat’ta başlayan İran savaşının hemen öncesinde, şubat ayını
5 bin 263 dolardan tamamlayan ons altın, bu ay 4 bin 99 dolara kadar gerileyerek 22 değer kaybetti. Geçen hafta yeniden 4 bin 500 dolara dayanarak kayıplarının bir kısmını telafi ederek eden ons altın, yüksek petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyon kaygılarıyla dalgalanmaya devam ediyor. Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS) verileri ise piyasaların İran savaşının etkisiyle dalgalandığı son bir ayda, kıymetli madenler fonu yüzde 11.2 kaybettirdi.

‘DÖVİZ VE EMTİa’ TALEBİ ‘PARA’DAN ÇIKIŞ YARATTI

Ortadoğu’daki çatışmaların sürdüğü bu dönemde tek artıda olan fonun ise para piyasası fonları olması dikkat çekti.
Çünkü son dönemde yatırımcıların adeta ‘parasını park ettiği’ bu fonlar, aslında bu ay hızlı bir çözülme yaşadı ve 300 milyar TL’nin üzerinde çıkış kaydetti. Toplam büyüklük de 1.3 trilyon TL seviyesine geriledi. Ancak savaşın piyasaları sarstığı son bir aya bakıldığında yine de para piyasası fonlarının yüzde 2.8 ile de olsa artıda kalan tek fon çeşidi olması dikkat çekiyor.

Fon piyasasına yönelik Hürriyet’e değerlendirmelerde bulunan Perform Portföy Fon Yöneticisi Altan Aydın, para piyasası fonlarında yaşanan çıkışın hem kısmi olarak döviz talebinden hem de döviz bazında emtia talebinden kaynaklandığını aktardı.

‘DEĞİŞKEN FONLAR SİVRİLEBİLİR’

HEDEF Portföy Yönetimi Direktörü Kıvanç Manzakoğlu, para piyasası fonlarının ‘güvenli liman arayışıyla’ öne çıksa da dönem dönem nette bu fon türünde bile çıkışlar yaşanmasının ‘normal karşılanması gerektiğini’ vurguladı. İlerleyen süreçte değişken fonların öne çıkmasını beklediğini kaydeden Manzakoğlu, bunun nedeninin ‘İran savaşı sonlansa ya da piyasalara etkisi azalsa bile başka jeopolitik gelişmelerin öne çıkması ihtimali olduğunu’ vurguladı. “Bu nedenle porftöylerde değişken fonların bulundurulması gerektiğini düşünüyorum” diyen Manzakoğlu, şöyle dedi: “Daha önce yüzde 50 para piyasası fonları, yüzde 25 hisse senedi fonları ve yüzde 25 de altın, gümüşten oluşan bir sepet önerisinde bulunmuştum. Orta düzeyde bir risk için böyle bir portföy yapısı uygun.”

Yazının Devamını Oku

Faizlere savaş ayarı yolda

28 Mart 2026

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasıyla başlayan savaşın finansal etkileri giderek netlik kazanıyor. Ortadoğu’da artan gerilimin Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri etkilemesi petrol fiyatlarını; 100 doların üzerine demirleyen Brent petrol de küresel enflasyon endişelerini tırmandırdı. Dünya genelinde faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine yol açan bu durum, Merkez Bankası’nın (TCMB) kararlarını, Türkiye’deki bankacılık sistemini ve krediye erişmek isteyen vatandaşı ve iş dünyasını da etkilemeye başladı. Hürriyet’e konuşan bankacılık kaynaklarının aktardığına göre bankalar, kredilere getirilen yüzde 2’lik büyüme sınırından dolayı bir süredir ticari kredi veremiyordu. Yeni limitler ise 30 Mart’ta açılacaktı. Kaynakların aktardığına göre bazı bankalar, kredi limitlerinin açılmasının beklendiği gelecek hafta başından itibaren, faiz artırımına hazırlanıyor. Ticari kredi faizlerinin 5-6 puanlık artışa gidilerek yüzde 50’ye yükseltilmesi yönünde bir hazırlık olduğu belirtiliyor; bunun bireysel kredi faizlerine de yansıması bekleniyor.

‘MALUMUN İLAMI’

Faizlerin artacak olması piyasa aktörleri için şaşırtıcı değil; aksine ‘malumun ilamı’. Ayrıca sadece Türkiye için değil, dünya geneli için de geçerli. Petrol fiyatlarının yüksek seyrini korumasıyla enflasyonist baskıların artabileceğine dair öngörüler, merkez bankalarının gelecek dönemde sıkılaşma adımı atabileceğine ilişkin tahminleri güçlendirmiş durumda. Para piyasalarında Fed’in gelecek dört toplantıda büyük ihtimalle politika faizini sabit bırakacağı; ekim ve aralık toplantılarında ise faiz oranlarını artırabileceğine yönelik tahminler güç kazandı. TCMB de İran savaşının yurtiçi piyasalara etkisini sınırlamak amacıyla 2 Mart’ta önlemler açıklamış; fonlama maliyetini artırmıştı. Alınan önlemlerle mevcutta yüzde 37 olan politika faizi, üst koridor kullanımı ile yüzde 40’a çıktı; hatta yüzde 41’e dayandı. TCMB, 12 Mart’ta toplanan Para Politikası Kurulu’nda (PPK) verdiği mesajlarda, ‘aldığı önlemlerin etkilerinin izleneceğini’ ve ‘enflasyonda kalıcı bozulma durumunda para politikasının sıkılaşacağı’ mesajını verdi. Bu gelişmeler nedeniyle TCMB’den faiz indirim beklentileri nisan ayı için de rafa kalkmış durumda. Faizlerde beklenen artışı, “Koşullar sıkılaşıyor. Fonlama maliyetleri arttı. 10 liradan aldığınızı 9 liraya satamazsınız” sözleriyle değerlendiren bir başekonomist, “Günün sonunda olacak olan, faizlerin artmasıdır. Bu, beklediğimiz doğal bir sonuç” diye konuştu.

‘AMAÇ, FAZLA TL İLE DÖVİZ TALEBİNİ ENGELLEMEK’

Özel bir bankanın hazine biriminin başında olan üst düzey bir yöneticinin Hürriyet’e aktardığına göre, ticari kredi faizlerinde beklenen faiz artırımının nedeni döviz talebini dizginleme planı. “Bir süredir TCMB ciddi anlamda tek bir konuya odaklanıyor. O da döviz rezervleri” diyen yönetici, “Dövizde en ufak yukarı yönlü hareket, direkt enflasyonu besliyor ve Merkez’in ana hedefi de enflasyonu dizginlemek, aşağı çekmek. Bu nedenle kurda bir atak olduğu zaman rezervlerini devreye sokuyor. Dolayısıyla Merkez Bankası, krediyle yaratılan fazla TL’nin de dövize kaymasını istemiyor. Ticari kredi faizlerinde artış hazırlığının temel nedeni bu. Yani toplumu tamamen ilgilendiren, genel ekonomiye zarar verme ihtimali olan bir konuda önlem almak” değerlendirmesinde bulundu.

‘TANSİYON DÜŞERSE ÖNLEMLER AZALIR’

Bir başka bankanın üst düzey yöneticisi de kredi kullanan büyük kurumların sürekli dövize kaymasının rezervleri eriten bir uygulama olduğuna dikkat çekerek, görüşlerini şu ifadelerle dile getirdi:

Yazının Devamını Oku

Piyasalar dalgalandı durulmadı

24 Mart 2026

BİR yandan İran savaşının enflasyonist etkileri, diğer yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülemeyen açıklamaları, varlık fiyatlarında büyük oynaklıklara yol açıyor. Dün itibarıyla haftanın ilk işlem gününe damgasını vuran ise altın fiyatları oldu. Normal şartlarda jeopolitik riskler artınca yükselişe geçen altın fiyatları, İran savaşıyla artan enflasyon endişeleri ve faiz indirim beklentilerinin ortadan kalkması nedeniyle dün sabah 4 bin 99,17 dolara kadar gerileyerek adeta çakıldı. Trump’ın dün öğleden sonra yaptığı açıklamalar ise piyasadaki fiyatlamaları tersine çevirdi. Günün ilk yarısında bu yılki tüm kazanımlarını silen ons altın, Trump’ın İran’a yönelik saldırıları geçici olarak ertelemesini duyurmasının ardından 4 bin 536,12 dolara kadar yükseldi. Sabah saatlerinde 108.7 dolar olan Brent petrol, Trump’ın açıklamaları sonrası 96.9 dolara gerilerken; Bitcoin ve küresel tahvil piyasaları da yükseliş kaydetti.

ALTIN ÇAKILSA DA TELAFİ ETTİ: Geçen haftayı yüzde 10.4 düşüşle 4 bin 494 dolardan tamamlayan ons altın, dün sabah 4 bin 99,17 dolara kadar gerilese de Trump’ın açıklamaları sonrası geçen haftaki seviyelerine hızlı dönmüş oldu. Dün sabah Kapalıçarşı’da 6 bin 300 TL’ye kadar çekilen gram altın ise ons altındaki hareketlilik sonrası 6 bin 900 TL’ye kadar çıktı.

Öte yandan Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, altın fiyatlarında dün sabah yaşanan keskin düşüşe ilişkin şu yorumu yaptı: “Deneyimli olanlar çok iyi bilir, savaş başladığında o ülkeler altın satıp, silah alır. Bireyler de altın birikimlerini nakde çevirir. Bu sabahki (dün) yaşanan geri çekilme bu satışların yarattığı bir dalgaydı.”

PETROL YİNE DE 100 DOLARIN ÜZERİNDE: Geçen hafta cuma günü 107.37 dolara kadar yükselen Brent petrolün varil fiyatı, günü 106.41 dolardan tamamlamıştı. Dün sabah saatlerinde 108.7 dolardan işlem gören Brent petrolün varil fiyatı, Trump’ın açıklamaları sonrası 96.96 dolara geriledi. Ancak Brent petrolün hızlı düşüş kaydetse de yeniden 100 doların üzerinde tutunması dikkat çekti. Dün akşam 18.00 itibarıyla Brent petrolün varili 100.84 dolardan işlem gördü. Avrupa doğalgaz fiyatları ise Trump’ın mesajlarının ardından yüzde 8.9 düşüş kaydetti.

 BIST 100 KAYIPLARINI SINIRLADI: 100 doların üzerine yerleşen petrol fiyatlarının enflasyonu artıracağına yönelik kaygılar tırmandığı için, faiz indirim beklentilerini ortadan kalkmış durumda. Bu durum dün Borsa İstanbul’da da bankacılık endeksinin yüzde 6’yı aşan oranda değer kaybetmesine neden oldu. Ancak, gün içinde yüzde 6.8 düşüş kaydeden bankacılık endeksindeki satış baskısı, Trump’ın açıklamaları sonrası yüzde 1’in de altına geriledi. Güne yüzde 1.49 düşüşle 12 bin 853,05 puandan başlayan, gün içinde 12 bin 632,41 puana kadar gerileyen endeks, günü yüzde 0.92 yükselişle 13 bin 168 puandan tamamladı.

BITCOIN’DE ‘ATEŞKES’ UMUDU: Küresel belirsizliğin baskı yarattığı Bitcoin de dün Trump’ın açıklamaları sonrası yükselişe geçti. Dün 67 bin 371 dolara kadar inerek 9 Mart’tan bu yana en düşük seviyesini gören Bitcoin, yüzde 5 artarak 70 bin 800 dolara kadar yükseldi.

Yazının Devamını Oku

Petrol alev alev

20 Mart 2026

PİYASALAR, ABD ve İsrail’in İran’a saldırdığı 28 Şubat’tan bu yana savaş baskısı altında. Bu baskıyı derinleştiren en önemli faktör ise enerji fiyatları. Geçen yıl günlük ortalama 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün taşındığı Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, petrol fiyatlarını artırarak dünya genelinde enflasyonist baskı yaratmaya devam ediyor. Buna bir de İsrail’in, İran’ın Güney Pars doğalgaz sahasına yönelik saldırısı; İran’ın da Körfez ülkelerinin enerji tesislerine yeni füze başlattığını duyurması eklenince piyasalarda petrol baskısı arttı. Önceki gün yüzde 6.4 yükselişle 107.3 dolardan kapanan Brent petrolün varil fiyatı, dün gün içinde yüzde 9.78 artışla 117.88 dolara tırmandı. Petroldeki artış nedeniyle enflasyon kaygılarının yükselmesi ve bu nedenle faiz indirim beklentilerinin azalması; altın fiyatlarının sert düşmesine neden oldu.

BRENT PETROLDE 20 GÜNÜN ÖZETİ

Savaştan bir gün önce, şubat ayının son işlem gününü 72.48 dolardan kapatan Brent petrol, savaşın başlamasının ardından ilk işlem günü olan 2 Mart'ta 82.37 dolara yükselmiş; günü 77.74 dolardan kapatmıştı. Sonraki günlerde de 78 dolar ila 86 dolar aralığında işlem gören Brent petrol, 6 Mart'ta 94.64 dolara, 9 Mart'ta ise bir önceki kapanışına kıyasla yüzde 29 artışla 119.5 dolara kadar yükselmişti. G7 ülkelerinin acil petrol rezervlerini ortak kullanıma açabileceğine ilişkin beklentiler ve Trump'ın İran'la savaşın yakında sona erebileceğine dair açıklamalarıyla gerileyen petrol fiyatları, Basra Körfezi'deki petrol tankeri saldırılarıyla 12 Mart'ta yeniden 100 doları aştı. İran’ın bazı rafinerileri hedef alması ise petrolde zaten sönmeyen ateşi daha da harlamış oldu.

FED: ENFLASYONU YUKARI ÇEKECEK

Petrol fiyatlarındaki artış hem üretim maliyetlerini hem de lojistik ve taşıma maliyetlerini artırarak enflasyonu artırıyor. Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkelerde ise petrol fiyatlarındaki artış, enflasyonist baskıyı daha hızlandırıyor. Tüm dünyada artan enflasyonist kaygılar ise faiz indirimlerine başlayan merkez bankaları için hesapları değiştirdi. Piyasaların yakından takip ettiği ABD Merkez Bankası (Fed) önceki akşam politika faizini sabit tuttu. “Kısa vadede, yükselen enerji fiyatları genel enflasyonu yukarı çekecektir” diyen Fed Başkanı Jerome Powell, ekonomik görünümle ilgili belirsizliğin yüksek kalmaya devam ettiğini vurguladı.

GRAM ALTIN 6 BİN 815 TL’YE İNDİ

Faiz indirim beklentilerindeki düşüş, altın fiyatlarını aşağı yönlü baskılıyor. Buna bir de dolar endeksindeki güçlenme de eklenince ons altın 5 bin doların altına geriledi. Savaşa rağmen bu iki nedenle düşüş kaydeden ons altın, yine de 5 bin dolar ila 5 bin 220 dolar aralığında seyrediyordu. Ancak önceki gün yüzde 3.7 değer kaybıyla 4 bin 819 dolardan kapanan altının ons fiyatı dün 4 bin 502,80 dolara kadar sert geriledi. Savaşın ilk günü, Kapalıçarşı’da 8 bin lirayı aşan gram altın ise ons altındaki düşüşün etkisiyle dün 7 bin TL’nin de altına, 6 bin 815 TL’ye indi.

GAZ DA UÇTU

Yazının Devamını Oku

Promosyon savaşları markalara yaradı

17 Mart 2026

İç talebi makul bir düzeyde tutup enflasyonu kontrol altına almak amacıyla parasal sıkılaşmaya gidilmesinin sonuçları, perakende sektörü üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri incelendiğinde, vatandaşın özellikle elektronik eşya, hazır giyim ve ayakkabı harcamalarını ertelediği; gıda gibi temel ihtiyaç maddelerindeki büyümenin de dönem dönem yavaşladığı görülüyor. Bu da perakendede satış hacmini artırabilmek amacıyla gidilen promosyonları hızlandırmış durumda. Araştırma şirketi Ipsos Türkiye’nin, ülke genelini temsil edecek şekilde seçtiği 14 bin haneden oluşan Ipsos Hane Tüketim Paneli ise bu promosyonların en çok markalı ürünlerin satışlarını artırdığını ortaya koydu. Hürriyet’in sorularını yanıtlayan Ipsos CEO’su Sidar Gedik, “2025 sonu itibarıyla promosyonların etkisiyle markalı ürünlerin payı yüzde 57’ye yükseldi, market markalı ve açık ürünlerin payı geriledi” dedi.

100 LİRANIN 36 LİRASI İNDİRİM MARKETLERİNE

Gedik’in aktardığına göre haneler, 2025’te bir önceki seneye paralel olarak ‘her 100 TL’nin 36 TL’sini indirim marketlerinde harcadı’. İndirim marketleri harcama sıklığındaki artışla liderliğini korudu; yerel zincirler ise ortalamanın üzerinde büyüyerek yılın öne çıkan kanalı oldu. Süpermarketler ile bakkalların ise pay kaybetmeye devam ettiğini söyleyen Gedik, “Artan fiyat hassasiyeti, hanelerin alışverişlerini daha fazla kanala yaymasına yol açtı” dedi.

Öte yandan TÜİK’in perakende satış hacmine ilişkin verileri, çoğu zaman gıda gibi temel ihtiyaç maddelerinde tüketimin sınırlı artış kaydederken; kozmetik gibi temel ihtiyaç dışı kategorilerde yüksek artışların kaydedildiğini ortaya koyuyor.

TÜKETİM HANEDEN BİREYSELE KAYDI

Bunu nasıl okumak gerektiğini sorduğumuz Gedik, ‘kabaca hayatın anlamsız olduğunu savunan felsefi akımı Nihilizm’e’ işaret etti. Gedik, “Bu tablo, Ipsos Global Trendler çalışmasında da ele aldığımız ‘Yeni Nihilizm’ eğilimiyle uyumlu bir görünüm sunuyor. Ekonomik belirsizliğin arttığı dönemlerde büyük ölçekli harcamalar ertelenirken, harcanabilir gelirin daha çok bireysel ve anlık tatmin sağlayan alımlara yöneldiğini görüyoruz. Tüketim, hane ihtiyaçlarından bireysel ihtiyaçlara doğru kayıyor” değerlendirmesinde bulundu.

‘MARKALARA HIZLI KARAR VERDİRECEK İŞBİRLİĞİ’

Yazının Devamını Oku

Savaşa rağmen altındaki düşüşün 4 nedeni

6 Mart 2026

ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaş piyasadaki fiyatlamaları sarsarken, altın fiyatlarının sınırlı bir tepki vermesi dikkat çekiyor. Jeopolitik gerilimlerin tırmandığı ve belirsizliklerin arttığı dönemlerde yatırımcıların ‘güvenli liman’ talebiyle yükselişe geçen altın fiyatları, bu kez yükselmek bir yana düşüşe geçti. Savaş başlamadan hemen önce, şubat ayını 5 bin 280 dolardan kapatan ons altın, pazartesi günü piyasalar açıldığından bu yana 5 bin 96 dolar ila 5 bin 393 dolar aralığında dalgalandı. Dün ise yeniden düşüşe geçerek 5 nin 62 dolara kadar geriledi. Peki neden?

1. DOLAR ENDEKSİ: Hedef Portföy Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Erdoğan, altındaki düşüşün ilk etapta rasyonel görünmediğini; ancak bunu açıklayacak ilk nedenin ‘dolar endeksi’ olduğuna dikkat çekti. “Krizin ilk aşamasında piyasa, altından ziyade ABD doları ve ABD Hazine tahvillerini en güvenli liman olarak fiyatladı” diyen Erdoğan, “Dolar endeksinin 100 seviyesinin üzerine attığı agresif yükseliş, dolarla fiyatlanan altını teknik olarak baskıladı. Yatırımcıların ‘cash is king’ yani ‘nakit kraldır’ moduna geçerek altına yönelik kâr realizasyonu yapması, 5 bin 400 seviyelerinden gelen düşüşün ana tetikleyicisi oldu” dedi.

2. FAİZ BEKLENTİLERİNDEKİ DEĞİŞİM: Brent petrolün 82-85 dolar bandına yerleşmesi, küresel enflasyon beklentilerini yukarı çekmişti. Erdoğan, petrol fiyatlarındaki bu artışın Fed ve diğer merkez bankalarının bu yıl öngörülen faiz indirim sürecini tehlikeye attığına; bunun da faiz getirisi olmayan altını baskıladığına işaret etti.

3. LİKİDİTE İHTİYACI: Piyasaların genelinde yaşanan oynaklığın yatırımcıları ‘kârda oldukları altın ve gümüş pozisyonlarını likidite etmeye zorladığına’ dikkat çeken Erdoğan, “Bu durum, jeopolitik riskin artmasına rağmen fiyatların neden düştüğünü (likidite ihtiyacı) net bir şekilde açıklıyor” ifadelerine yer verdi.

4. ‘HABERİ AL, GERÇEKLEŞİNCE SAT’: İntegral Yatırım Araştırma Müdürü Seda Yalçınkaya Özer ise altın fiyatlarındaki sınırlı hareketin; savaşın, savaş başlamadan önce fiyatlanmasından kaynaklanabileceğine dikkat çekti. “Finansal piyasalarda çoğu zaman risklerin fiyatlanması olay gerçekleşmeden önce başlar. Bu nedenle İran ile ilgili artan gerilimler bir süredir altın fiyatlarına kademeli olarak yansımış olabilir” diyen Özer, “Dolayısıyla operasyonun başlamasıyla birlikte piyasalarda ‘haberi al, gerçekleşince sat’ davranışı da görülmüş olabilir. Diğer taraftan dolar endeksindeki yükseliş ve ABD tahvil faizlerinde görülen yukarı yönlü hareket de altının sınırlı kalmasında etkili oldu” diye konuştu.

FİYATLAR NEREYE GİDER?

İntegral Yatırım Araştırma Müdürü Özer, gündemin hâlâ sıcak olduğu mevcut ortamda ons altındaki geri çekilmelerin sınırlı kalmasını beklediklerini ifade etti. Ons altında iki unsurun ‘kritik önem’ taşıdığına vurgu yapan Özer, ilkinin jeopolitik tansiyon, diğerinin de Fed’in hareket alanı olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Fed’in bu sürece farklı bir reaksiyon vermesi dolar endeksini hareketlendirebilir. Dolayısıyla bu durum ons altının yönü açısından da belirleyici olacak. Savaşın uzaması durumunda petrolde dalgalanmalar görülebilir. Bu da küresel ekonomi ve borsalarda oynaklığı artırabilir.”

BRENT PETROL HAREKETLİ

Yazının Devamını Oku

Piyasalarda savaş baskısı

5 Mart 2026

Ortadoğu’da hızlanan çatışmalar, piyasalardaki fiyatlamaları da alt üst etti. Küresel tahvil piyasaları jeopolitik risklerin zincirleme etkileriyle sarsılırken; güçlenen dolar ise altın ve endüstriyel metallerde sert düşüşlere neden oldu. Normal şartlarda jeopolitik gerilimin tırmanmasından ve belirsizliklerin artmasından beslenen altın fiyatları, önceki gün çoğu uzmana göre ‘sürpriz bir düşüş’ sergiledi. Bu düşüş, büyük ölçüde doların güçlenmesine ve artan enflasyon endişeleri nedeniyle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine bağlanıyor. Çünkü, ons altının değeri dolar cinsinden belirlendiği için doların güçlenmesi altını göreceli olarak pahalı hale getiriyor. Faiz oranlarındaki artış ise faiz getirisi olmayan altın fiyatlarını baskılıyor. Bu nedenle, dolar endeksi önceki gün yüzde 0.7 yükselişle 99.1 seviyesinden kapanırken; ons altın ise günü yüzde 4.4 birden düşerek 5 bin 96 dolar seviyesinden tamamladı. Dolar dün bir miktar geri çekilirken altın fiyatları ise toparlanma eğilimine girdi. Dün yüzde 1.2 yükselişle 5 bin 156 dolara yükselen ve gün içinde yükselişini sürdüren ons altın 5 bin 206,20 dolara kadar çıktı. Yurtiçinde gram altın ise önceki kapanışın yüzde 1.1 üzerine 7 bin 300 TL civarında seyretti. Borsalar ve tahvil piyasası da savaş baskısıyla dalgalanıyor.

DOLAR ALTINI BASKILADI

Dolar endeksinin 99.4 seviyesine yükselerek 14 haftanın en yüksek seviyesine yakın seyretmesi altın üzerinde baskı yarattı. Güçlenen dolar, alternatif maliyeti artan altının onsundaki sert düşüşte etkili oldu. Enflasyonist endişelerle tahvil faizlerinde görülen yükseliş de emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Yatırımcıların risklerden kaçınma ve likiditeye dönme isteği de doların güçlenmesine neden oldu.

AA’nın haberine göre, jeopolitik risklerden dolayı küresel ekonomik aktivitenin zarar görebileceğine yönelik endişeler endüstriyel metallerde satış baskısına neden oldu. Yatırımcıların riskli varlıklardan kaçınması da endüstriyel metallerdeki satış baskısını tetikledi. Bu durum gümüşün piyasa oynaklığına karşı artan hassasiyetini giderek daha belirgin hale getirdi. Giderek yoğunlaşan satış baskısı, gümüşün daha geniş piyasa dinamiklerine karşı kırılganlığını ortaya koyuyor.

PETROL TEKRAR 80 DOLARA İNDİ

‘Savaş sonrası 100 doları görür’ beklentisi güçlenen petrol fiyatlarında ise oynaklık artmış durumda. Şubat ayını yaklaşık yüzde 3 artışla 73.12 dolardan kapatan Brent petrol, İran’a yönelik saldırıların arz endişelerine yol açmasıyla hafta başında ilk etapta 77.6 dolara çıkmış; önceki gün de 84.26 dolara ulaşmıştı. Dün sabah da yüzde 2.1 yükselişle 82.1 dolara yükselen Brent petrol, İran’ın savaşı sona erdirmek için ABD ile temas arayışında olduğu haberleri sonrası 80.7 dolara indi.

TAHVİLİ DE VURDU

Yatırımcıların, merkez bankalarının şahinleşebileceği ihtimali ile daha yüksek getiri talebine yönelmesi, tahvil piyasasında satış baskısı oluşturdu.

Yazının Devamını Oku