Gamze Bal

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz sanayiciyle buluştu… ‘Zorluklar geçici’

28 Ağustos 2025

 

İSTANBUL Sanayi Odası’nın (İSO) ağustos ayı meclis toplantısında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile sanayici bir araya geldi. Toplantıya sanayicilerin üretim ve rekabet koşullarıyla ilgili talepleri damga vurdu. Cevdet Yılmaz ise sanayicilere ‘Önemli olan bu zorlukların geçici, iyileşmelerin ise kalıcı olması’ mesajını verdi. “İçinden geçtiğimiz dönemde zorluklar olduğunun farkındayız” diyen Yılmaz, “Hangi politikaları uygularsanız uygulayın yan etkileri oluyor. Zorluk olmayan politikalar keşke olsa. Önemli olan şu: Bu zorluklar geçici, elde edilen kazanımlar ise kalıcı. Zorluklara katlanıp kalıcı iyileşme sağlıyorsanız, bu zorlukları çekmeye değer” dedi.

Gelecek yıl, bu zorlukların önemli bir kısmının geride kalacağını da söyleyen Yılmaz, “2026, yatırım ortamının çok daha iyi olacağı bir yıl olacak” değerlendirmesinde bulundu. İhracatçıların uzun süre yatay seyreden döviz kuru nedeniyle rekabet açısından zorlanması konusuna da değinen Yılmaz, “Bazen neden-sonuç ilişkisini karıştırabiliyoruz. İhracatçımızı kurdan ziyade ticari ortaklarımızın büyümesi etkiliyor. Gelecek yıl maalesef ticaret ortaklarımızın yüzde 2 civarında büyümesi bekleniyor” ifadelerine yer verdi.

‘YAPISAL REFORMLAR HIZ KAZANACAK’

İSO’nun dün gerçekleşen ağustos ayı olağan toplantısında öne çıkan bir diğer konu da yapısal reformlar oldu. Doğrudan yabancı yatırımcıların önemsediği düzenlemelerden, adalet sistemindeki değişikliklere kadar pek çok çalışma yürütüldüğünü söyleyen Cevdet Yılmaz, hem gelecek ay güncellenecek Orta Vadeli Program’da (OVP) hem de yeni Meclis döneminde yapısal reformlara hız vereceklerini ifade etti.

“OVP’yi güncelleme çalışmalarına devam ediyoruz. Bu sabah da yine OVP ile ilgili bakanlarımızla bir toplantı gerçekleştirdik” diyen Yılmaz, “Biliyorsunuz, OVP’yi her yıl eylül ayı ortasında güncelliyoruz. Üç temel başlıktan biri de yapısal reformlar oluyor. Bu kapsamda yapısal reformların çok önemli görüyoruz. Güncellediğimiz OVP’de de buna güçlü bir vurgu yapmak istiyoruz. Aynı zamanda yeni Meclis dönemi de yapısal reformlar üzerinde daha fazla duracağımız bir dönem olacak” diye konuştu.

“Başarı, bütüncül ve koordineli bir programla gelir” diyen Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

Yazının Devamını Oku

Borsada 13 ay sonra rekor

22 Ağustos 2025

BORSADA haziran ayı ortasında başlayan yükseliş hareketi devam ediyor. Önceki gün 11 bin puan kritik eşiğini geçerek geçen yıl temmuzda kaydettiği TL bazlı zirvesine yakın kapanan BIST 100 endeksi, dün ise bir yıl aradan sonra rekor tazeledi. Dün güne yüzde 0.55 yükselişle 11 bin 195 puandan başlayan endeks, gün içinde 11 bin 301,84 puanı görerek rekor kırdı. Bunda, temmuz ayı TÜFE’sinin beklentilerin altında artması, buna bağlı olarak Merkez Bankası’nın (TCMB) eylül ayındaki PPK’da faiz indirimlerine devam edeceğine yönelik güçlenen beklentiler ve ikinci çeyrek bilançoların beklenenden iyi gelmesini etkili oldu. Enflasyonun seyri ve faiz indirimi beklentisi, yabancı yatırımcıların Türk hisse senetlerine yönelik ilgisinin devamını sağlamıştı. Bu ilginin iki aydır sürmesi de dünkü rekorda etkili oldu.

ENFLASYON VE FAİZ ETKİSİ 

Endeks, son olarak 2024 Temmuz’da 11 bin 252 puanla rekor kırmış; sonraki 6-7 ay boyunca da yükseliş hareketinin yerini ‘10 bin puan patinajı’ almıştı. Ancak 2025 Şubat ayı enflasyonunun tahminlerin altında gelmesi ve buna bağlı olarak TCMB’nin faiz indirimlerine devam edeceğine yönelik güçlenen beklentiler, borsada yılın ilk çeyreğinde yeniden güçlü bir yükselişin yakalanmasını sağlamıştı. Öyle ki, endeksin Ramazan Bayramı öncesinde, 2024 Temmuz’da kaydettiği rekor seviyesini aşarak yeni rekorlar kırması bekleniyordu. Ancak bu kez de mart ayı ortasında iç siyasi gündemin hareketlenmesiyle birlikte borsada düşüşler başladı. Gelinen noktada, enflasyonun beklentilerin altında gelmesi, Merkez’in dört aylık sapma sonrası faiz indirimlerine yeniden başlaması ve bu indirimlerin eylül ayındaki PPK’da da devam edeceğine yönelik beklentiler, borsanın yeniden yükselmesini sağladı. Buna, yurtdışı yerleşiklerin Türk hisse senetlerine yönelik devam eden ilgisi de eklendi. 

BİLANÇOLARDA KÖTÜNÜN İYİSİ 

Borsanın seyrine ilişkin Hürriyet’e değerlendirmelerde bulunan Perform Portföy Fon Yöneticisi Altan Aydın, dünkü rekorun, son haftalarda borsada yeniden başlayan yükseliş hareketinin devamı olduğuna; bu kapsamda beklenen bir gelişme olduğuna işaret etti. “Yeni bir trend değil, borsada zaten iyi bir hareket vardı” diyen Aydın, “Bir süre duraksama yaşadık ancak ikinci çeyrek finansalları beklenenden iyi geldi. Yani aslında her ne kadar kötü gelse de bilançolar, fiyatlandığı kadar kötü gelmedi. Yüzde 50 faiz ortamının olduğu bir dönemde şirketlerin mevcut durumunun görece iyi olduğu görüldü. Bu da üçüncü çeyrek finansallarının daha da toparlanacağına yönelik beklentiyi artırdı. Zaten faizlerin gerileyeceğine yönelik fikir birliği de oluştu. Eylülde faiz indirimine kesin gözüyle bakılıyor. Ben hatta yıl sonuna kadar faiz indirimlerinin devamını bekliyorum. Kurda da stabil bir hareket var. Böyle bakıldığında, Türkiye’deki hisse senetlerinin cazibesini koruduğunu düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

REKOR SÜREBİLİR GÖZLER EYLÜLDE 

Konuştuğumuz analistler, borsadaki yükseliş hareketinin devam edeceğine; ancak eylül ve ekim aylarındaki iç siyasi gelişmelerin seyrinin belirleyici olacağına dikkat çekiyor. A1 Capital Genel Müdür Yardımcısı Üzeyir Doğan, borsadaki seyrin kalıcı bir trende dönüşüp dönüşmeyeceğinin ipuçlarının eylül ayına ertelenen Kurultay davasının seyrinde aranacağına işaret ederken; Altan Aydın ise şu değerlendirmeyi yaptı: “BIST 100 endeksinde 13 bin puana doğru hareket olacağını düşünüyorum. Dolar bazında 300 seviyesine doğru hareketin devamı muhtemel. Ancak, takip etmemiz gereken gelişmeler var. Bu açıdan eylül ayı çok önemli: TCMB’nin faiz kararı, CHP’nin Kurultay davası, sonrasında Fed var. Ekimde ise Meclis açılacak. Orada da gelişmeleri takip ediyor olacağız. Özellikle anayasa değişikliğine dair gelişmeleri izleyeceğiz. Ekimden itibaren volatil bir seyir görebiliriz.”

YABANCI 2 AYDA 1.4 MİLYAR $’LIK HİSSE ALDI

Yazının Devamını Oku

Gözler yabancı yatırımcıda... Hissede alıma, tahvilde satışa geçtiler

18 Ağustos 2025

SON dönemde tahvil getirileri ile ilgili risk algısı arttı, portföy tercihleri hisse senetlerine kaydı. Bu kapsamda Merkez Bankası (TCMB) verileri de yurtdışı yerleşiklerin tahvilde satışa geçtiğini; hisse tarafındaki alımların sürdüğüne işaret ediyor. Buna göre, dokuz hafta üst üste hisse alımı yaptıktan sonra 20 Haziran haftasında satışa dönen yabancı yatırımcı, 1.5 aydır yeniden hissede alıma geçti. TCMB verilerine göre, 27 Haziran haftasında 248 milyon dolar olan yurtdışı yerleşiklerin alımları; 4 Temmuz haftasında 235 milyon dolar, 11 Temmuz haftasında 178.3 milyon dolar, 18 Temmuz haftasında 209 milyon dolar ve 25 Temmuz haftasında da 205 milyon dolar oldu. Bu alımlar, 1 Ağustos haftasında 135.5 milyon dolara, 8 Ağustos haftasında ise 78 milyon dolara gerilese de devam ediyor. Merkez’in verilerine göre, yabancıların net hisse alımında düşüş kaydedilse de 7 hafta üst üste hisse tarafındaki alım sürdü. Toplama bakıldığında, yabancı yatırımcıların son 7 haftada net hisse alımlarının 1.2 milyar doları aştığı görüldü. Yabancıların hisse senetlerindeki söz konusu alımı sürerken; tahvil yatırımları ise dalgalı bir seyir izliyor. TCMB verilerine göre, 25 Temmuz ile biten haftada tahvile 106 milyon dolarlık giriş olmuştu. Bir hafta sonra yani 1 Ağustos ile biten haftada 47 milyon dolarlık tahvil satışı yapan yabancı yatırımcılar, 8 Ağustos’ta da tahvillerde 32 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.

Yabancıların net hisse alımının kalıcı bir trende dönüşüp dönüşmeyeceğinin eylül ayında netleşmesi bekleniyor.

PORTFÖY TERCİHİ HİSSEYE YÖNELDİ  

Geçen hafta perşembe günü İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen yılın üçüncü enflasyon raporu toplantısında konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan da son dönemde tahvil getirileri ile ilgili risk algısının göreli olarak arttığına; portföy tercihlerinin hisse senetlerine yöneldiğine işaret etmişti. 

“Yüksek borçluluk nedeniyle, son dönemde tahvil getirileri ile ilgili risk algısı göreli olarak arttı. Diğer taraftan, hisse senedi piyasaları küresel ölçekte olumlu bir performans gösteriyor” diyen Karahan, “Bu çerçevede, portföy tercihlerinin hisse senetlerine yöneldiğini görmekteyiz” dedi. 

Karahan, tarife belirsizliğinin azalmasıyla birlikte, diğer gelişmekte olan ülkelere benzer şekilde mayıs ayında Türkiye’ye de sermaye girişlerinin tekrar başladığını söyledi ve şöyle devam etti: “Yurtdışı yerleşiklerin pozisyonlanmalarına baktığımızda nisan ayından sonraki iyileşmenin özellikle temmuz ayında belirginleştiğini görüyoruz. Brüt rezervler, 2024 yılı mart ayındaki 124 milyar dolar seviyesinden 50 milyar dolar artışla 8 Ağustos’ta 174 milyar dolara ulaştı. Swap hariç net rezervler ise bu dönemde 114 milyar dolar artışla 50 milyar dolara yükseldi. Sergilediğimiz kararlı sıkı para politikası duruşu, piyasalardaki risk ve oynaklık göstergelerinde de iyileşmeye katkı sağladı. Bu duruşumuzu, enflasyonu ve enflasyona dair belirsizlikleri azaltacak şekilde sürdürdükçe risk göstergelerindeki olumlu eğilimin devam edeceğini düşünüyoruz.”

KALICI OLUP OLMADIĞI EYLÜLDE NETLEŞECEK 

Hürriyet’e bilgi veren uzmanların aktardığına göre, yabancı yatırımcıların net hisse alımlarının sürmesinin nedenleri ‘enflasyondaki düşüş seyrinin devam etmesi’ ve ‘Merkez’in faiz indirimlerine başlaması.’ Ancak yabancı girişinin kalıcı bir trende dönüşüp dönüşmeyeceği, eylüle ertelenen Kurultay davası ile iç siyasi gündeme ilişkin diğer hukuki süreçlerin seyrine bağlı olduğu belirtiliyor.

Yazının Devamını Oku

Enflasyona yeni ‘çerçeve’

15 Ağustos 2025

MERKEZ Bankası (TCMB), dün İstanbul Finans Merkezi’nde yılın üçüncü enflasyon raporu toplantısını düzenledi.  Başkan Fatih Karahan, “Enflasyonda çerçeve değişikliğine gidiyoruz” sözleriyle orta vadeli hedeflerin sunulmasında değişikliğe gittiklerini duyurdu. Yeni sisteme göre şimdiye kadar ‘enflasyon tahminleri’ açıklayan ve ihtiyaç duyulması halinde bu oranı revize eden TCMB, bundan sonra bu tahminin yanı sıra bir de ‘ara hedef’ açıklayacak. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın aktardığına göre bu ara hedefler, rapor dönemleri arasında olağanüstü gelişmeler olmadığı sürece değiştirilmeyecek. Karahan, “Ara hedefler, içsel para politikası patikasını belirlerken referans olarak alınacak. Böylece, kontrol ufku içerisinde enflasyonun ara hedeflere yakınsaması sağlanacak” dedi. Buna göre Karahan, 2025 yıl sonu enflasyonu için ara hedeflerinin yüzde 24 olduğunu söyledi. Bu oran, bir önceki enflasyon raporunda yıl sonu enflasyon tahmini olarak belirlenmişti. Yani yüzde 24, yıl sonu enflasyon tahminiydi, şimdi ara hedef oldu. Karahan, enflasyonun 2025 yıl sonunda yüzde 70 olasılıkla yüzde 25 ila yüzde 29 aralığında olacağını tahmin ettiklerini söyledi. Merkez, 2026 sonunda ise enflasyonun yüzde 13 ila yüzde 19 aralığında olacağını tahmin ediyor. 2026 enflasyon ara hedefi yüzde 12’den 16’ya ve 2027 için ise yüzde 8’den 9’a çıkarıldı.

NEDEN DEĞİŞTİ

Karahan, söz konusu değişikliğe neden ihtiyaç duyduklarını şöyle anlattı: “Bugüne kadar yaptığımız iletişimde ‘ara hedefler’ aynı zamanda ‘tahmin’ görevi de görüyordu. Ancak enflasyonda veri oynaklığı ve belirsizlik yüksek. Zaman zaman tahminleri revize etmek gerekiyor. Tahminle hedef aynı şey olunca hedefi de revize etmiş oluyorduk. Bu da para politikasının etkinliğini zorlaştırıyordu.”

Dünkü toplantıda öne çıkan konulardan biri de Karahan’ın yeniden ‘otopilotta değiliz’ mesajı vermesi oldu.

İKİNCİ ‘OTOPİLOTTA DEĞİLİZ’ MESAJI

Faiz indirim sürecine 250 baz puanlık indirimle Aralık 2024’te başlayan ve bunu Ocak 2025’te 250 baz puanlık indirimle devam ettiren TCMB, bu yılın ilk enflasyon raporu toplantısında ‘otopilotta değiliz’ mesajı vermişti. Ancak bu mesajdan bağımsız olarak, mart ayı ortasında iç siyasi gündemdeki hareketlilik nedeniyle faiz indirimlerine ara verilmek durumunda kalınmıştı. Martta ara verilen indirimlere temmuzda devam edildi. Piyasa, eylüldeki PPK’da da faiz indirimlerinin devamını bekliyor.

Karahan ise dünkü toplantıda dezenflasyon süreci devam etse de enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklerin varlığına işaret bir kez daha ‘otopilotta değiliz’ mesajını verdi. Karahan, faiz indirimlerinin seyrine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Enflasyon üç aydır üst üste piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Ancak hizmet kalemlerindeki atalet, özellikle eğitim ve kira özelinde tahminlerimizin üzerinde. Bu da enflasyon üzerinde önümüzdeki dönemde bir miktar yukarı yönlü risk olduğunu ima ediyor. Faiz indirimlerinin sayısı ve miktarı, enflasyon görünümüne ve bu risklere bağlı olacak. Otopilotta değiliz.”

Yazının Devamını Oku

Kredi faizlerinde mart oranlarına dönüş... Faizlerde 4 ayın en düşüğü

12 Ağustos 2025

MERKEZ Bankası (TCMB) verileri, kredi faizleri ile ortalama TL mevduat faizinin, piyasadaki oynaklığın artmaya başladığı mart ayı ortasındaki seviyelere döndüğünü ortaya koydu. Merkez’in 24 Temmuz’da 300 baz puanlık faiz indirimine gitmesinin ardından kredi faiz oranlarındaki düşüş de hızlandı. Buna göre, 1 Ağustos ile biten hafta itibarıyla konut kredisi faizleri yüzde 41.37’ye gerileyerek son üç ayın; ihtiyaç kredisi faizleri yüzde 63.74’e, taşıt kredisi faizleri de yüzde 41.91’e gerileyerek son dört ayın en düşük seviyelerine geriledi. Ticari kredi faizleri ise 1 Ağustos haftası itibarıyla yüzde 57.60’a inerek son dört buçuk ayın en düşük seviyesini kaydetti. Böylece, son faiz indiriminden bir önceki hafta olan 18 Temmuz haftasından bu yana konut kredisi faizlerinde 1.2 puan, taşıt kredisi faizlerinde 2.7 puan, ticari kredi faizlerinde 3.03 puan ve  ihtiyaç kredisi faizlerinde de 4 puanlık düşüş izlenmiş oldu. TCMB verilerine göre, aynı dönem aralığında 1-3 ay vadeli TL mevduat faizi de 4.1 puan geriledi. 18 Temmuz ile biten haftada yüzde 56.66 olan 1-3 aylık ortalama TL mevduat faizi, 1 Ağustos itibarıyla yüzde 52.56’ya indi.

DÖRT AYLIK HAREKET

TCMB, 6 Mart’taki PPK toplantısında politika faizini 250 baz puan indirerek yüzde 42.5’e düşürmüş; 20 Mart’ta ise olağanüstü toplantı yapmak durumunda kalmıştı. Mart ayı ortasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmalar ve ardından gelen tutuklamalar sonrası Merkez Bankası, piyasadaki oynaklığı kontrol altına almak için çeşitli önlemler almıştı. O dönem Merkez’in takvim dışı bir PPK toplantısıyla TL’yi desteklemek amacıyla fonlama faizini yüzde 46’ya yükseltmesi, kredi faizleri ile TL mevduat faizinde de yukarı yönlü bir harekete neden oldu. Mart ayının son haftasında, bankadan bankaya değişmek birlikte sadece TL mevduat faizinde bir hafta içinde 3 puanlık bir artış gözlemlenmişti.

Bu gelişmelerden sonra piyasanın merakla beklediği 17 Nisan’daki PPK’da ise yeni bir faiz artırımına gidilmiş; kredi faizlerinde de buna paralel olarak yükseliş sürmüştü. Bu süreçte sadece ihtiyaç kredisi faizlerine bakıldığında şöyle bir tablo ortaya çıkıyor: Mart ayı ortasında yüzde 62.73’e gerileyen ihtiyaç kredisi faizi, martın son haftasında yüzde 72.45’e fırladı. Mayıs ayı başında bu oran yüzde 74.5’i de aştı. Gelinen noktada ise TCMB, mart ayında ara verdiği faiz indirimlerine temmuzda devam etme kararı aldı. Piyasa, 11 Eylül’deki PPK’da da faiz indirimi bekliyor.

‘DÜŞÜŞ SÜRER’

GCM Yatırım Ekonomisti Evren Kırıkoğlu, uzun vadeli kredi faizlerinin gelecek aylarda daha hızlı gerileyebileceğine işaret etti. 

Halihazırda kredi faizlerinde yaşanan gerilemeye ilişkin Kırıkoğlu, 19 Mart’ta iç siyasi gündemin hareketlenmesi öncesi politika faizinin yüzde 45’ten 43.5’e indirildiğini anımsattı. Sonraki süreçte artmak durumunda kalan politika faizinin mart ayındaki seviyesine ancak dört-beş ay içinde gelebildiğini ifade eden Kırıkoğlu, “Bundan sonraki süreçte de düşmeye devam edecektir. Bu düşüş, kredi faizlerine de bire bir yansımaya devam eder. Hatta, mevduat ve kredi faizleri biraz daha önden fiyatlanır. Yani önümüzdeki aylarda uzun vadeli kredi faizlerinin daha hızlı gerilediğini görebiliriz” ifadelerini kullandı.

Evren Kırıkoğlu

Yazının Devamını Oku

Bankalar POS cihazını ücretsiz verecek... Semt pazarında kredi kartı dönemi

9 Ağustos 2025

Edindiğimiz bilgilere göre, İstanbul Pazarcılar Esnaf Odası ve Türkiye Sebzeciler Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu, ülkedeki tüm pazarcı esnafı adına banka genel müdürleriyle anlaşmaya vardı. Buna göre bankalar, isteyen pazarcı esnafına POS cihazını ücretsiz verecek. Ayrıca, bu uygulamayı zaten ‘nakit parayla yapılan satışları azaldığı için talep eden’ pazarcı esnafından herhangi bir komisyon ücreti alınmayacak. Konuyla ilgili Hürriyet’e bilgi veren İstanbul Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mesut Şengün, “İstanbul’da 30 bin, ülke genelinde ise 326 bin pazar esnafı var. Bankaların yeterli POS cihazı temin edebilmesi belli bir süre alacaktı. Bu nedenle kredi kartıyla alışveriş dönemi 15 Ağustos’ta başlayacak” dedi. Ziraat Bankası ve Halkbank ile anlaştıklarını; gelecek hafta da İş Bankası ile görüşeceklerini söyleyen Şengün, diğer bankalarla da temasta oldukları dile getirdi.

YASAL ZORUNLULUK DEĞİL İSTEĞE BAĞLI

Şengün’ün verdiği bilgilere göre, aslında semt pazarlarında kredi kartıyla yapılan alışverişler düşük oranlarda da olsa vardı. Bu satışları da daha çok semt pazarları içinde hazır giyim ürünleri satan esnaf yapıyordu. Pazarın çoğunluğunu oluşturan sebze ve meyve tezgâhlarında ise pazarcı esnafı, POS cihazının komisyon oranı ve ücretlerinden kaçındığı için toplam kartlı alışveriş oldukça sınırlı idi. Banka genel müdürleriyle yapılan son anlaşma sonrası, 15 Ağustos’tan itibaren sebze-meyve tezgâhlarında da kredi kartıyla alışveriş yapılabilecek. Ancak bu bir yasal zorunluluk değil; isteyen pazarcı esnafı için geçerli olacak.

‘KARTIN PAYI YÜZDE 20’DEN 90’A ÇIKAR’

Şengün, “Halihazırda semt pazarlarında kredi kartıyla yapılan alışverişlerin oranı yüzde 20 civarında. Müşteri geliyor, bir ürünü beğeniyor ama cebinde o an yeterli nakit parası yok örneğin... Gidip benzer ürünü alışveriş merkezinde kredi kartıyla alıyor ama daha pahalıya almış oluyor. 15 Ağustos’ta başlayacak yeni dönemle, bu yıl sonuna kadar pazarlardaki kartlı alışverişlerin oranının yüzde 20’den yüzde 90’a kadar çıkmasını, kaybettiğimiz müşterileri yeniden kazanmayı bekliyoruz” diye konuştu. 

SATIŞLARI AZALINCA KENDİLERİ TALEP ETTİ

Pazarcı esnafı, son dönemde nakit parayla kısıtlı harcama yapılabildiği için satışlarının önemli ölçüde azaldığını; alınan kararı da kartlı alışverişlerin teşvik edilmesi için kendilerinin talep ettiğini aktardı. Şengün, bu kapsamda yaptığı açıklamada “Kredi kartıyla satış yapılmadığı için son bir yılda satışlar yüzde 20 civarında azaldı” bilgisini verdi. Ancak Şengün’ün verdiği oran, yalnızca kart kaynaklı kayıp. Meyve ve sebze fiyatlarının ulaştığı seviyeden dolayı satışlardaki toplam düşüş çok daha büyük seviyelerde.

‘FİYAT FARKI OLMAYACAK’

Yazının Devamını Oku

Borsada faiz iyimserliği

8 Ağustos 2025

BU hafta başında açıklanan temmuz ayı enflasyonunun beklentilerin altında gelmesi ve buna bağlı olarak Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirimlerine devam edeceğine yönelik artan beklentiler, BIST 100 endeksini yeniden 11 bin puanın üzerine taşıdı. Önceki gün 10 bin 901 puan ile TL bazında son bir yılın en yüksek kapanışını yapan endeks, dün de güne yüzde 0.36 yükselişle 10 bin 940,60 puandan başladı. Gün içinde yükseliş ivmesini sürdüren ve bir yıl aradan sonra yeniden 11 bin puan seviyesini aşan endeks, günü yüzde 0.50 yükselişle 10 bin 956 puandan tamamladı. Endeks en son Temmuz 2024’te kaydettiği 11 bin 250 puanlık tarihi zirve seviyesinin ardından uzun bir süre 10 bin puan patinajı yaşamış; mart ayında yurtiçinde yaşanan siyasi gelişmelerden sonra ise 9 bin puanın altına kadar gerilemişti. Konuştuğumuz uzmanların aktardığına göre borsadaki son yükselişin itici gücü, faiz indirimlerine yönelik artan piyasa beklentisi oldu.

YABANCILARDAN GÜÇLÜ HİSSE ALIMI

Faiz indirimlerinin eylül ve ekimde devam edeceğine yönelik artan beklentiler, yabancı yatırımcıların son 1.5 aydır Türk hisse senetlerine yönelik ilgisini de artırmış durumda. Bu da Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksini yukarı taşıyan etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.

TCMB’nin dün açıkladığı güncel verilere göre, yurtdışı yerleşikler 1 Ağustos haftasında 135.4 milyon dolarlık daha hisse alımı yaptı. Yurtdışı yerleşikler 27 Haziran haftasında 248 milyon dolar, 4 Temmuz haftasında 235 milyon dolar, 18 Temmuz haftasında 209 milyon dolar ve 25 Temmuz haftasında da 205 milyon dolarlık hisse alımı yapmıştı. Böylece yabancı yatırımcılar sadece son bir ayda 1 milyar doları aşan net hisse alımı gerçekleştirmiş oldu.

AVRUPA BİRLİĞİ VE MOODY’S ETKİSİ

Bunun yanı sıra Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin iyileşmesi, Moodys’s’in not artırımı, beklentilerden iyi gelen bilançolar da genel anlamda borsayı olumlu yönde destekleyen gelişmeler olarak değerlendiriliyor.

Piyasada yılın ilk yarısının zayıf geçtiğini, mart ayında yurtiçinde yaşanan siyasi gelişmelerin endeks üzerinde baskı oluşturduğunu anımsatan Gedik Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onur Can Bal, “Endeksi son günlerde pozitif şekillendiren süreç, faiz indirim döngüsü oldu” dedi. “Reel faizlerle Borsa İstanbul’un seyri arasında ters bir korelasyon var. Yani faizler yükseliyorsa bu hisse piyasalarını genel olarak olumsuz etkiliyor, baskılıyor. Faiz indirim döngüsünün ön planda olduğu bir dönem ise borsayı destekliyor” diyen Bal, “Gelinen noktada, faiz indirim beklentileri yeniden canlandı. Eylül ve ekim toplantılarında da faiz indirimlerinin devamını bekliyoruz. Bu, hisse tarafında yabancı alımlarını da beraberinde getiriyor. Bu da yükselişleri beraberinde getirdi” ifadelerine yer verdi.

PİYASA EYLÜL AYINI BEKLİYOR

Yazının Devamını Oku

Yabancıdan milyarlık dönüş

6 Ağustos 2025

BORSA İstanbul’un sağladığı dolar bazındaki getiri, gelişmekte olan piyasalarda yaşanan rallinin gerisinde kalmasına rağmen yabancıların Türk hisse senetlerine ilgisi sürüyor. Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, piyasa fiyatı ve kur hareketlerinden arındırılmış verilerle 27 Haziran haftasında 248 milyon dolarlık hisse alan yurtdışı yerleşiklerin alımları; 4 Temmuz haftasında 235 milyon dolar, 18 Temmuz haftasında 209 milyon dolar ve 25 Temmuz haftasında da 205 milyon dolar oldu. Böylece, 30 Haziran haftasından bu yana yurtdışı yerleşiklerin yaklaşık 1 milyar dolarlık net hisse alımı gerçekleştirdiği görüldü. Hürriyet’e bilgi veren uzmanların aktardığına göre bunda, enflasyondaki düşüş eğilimi ve buna bağlı olarak faiz indirim döngüsünün süreceğine yönelik beklentiler etkili oldu. Uzmanlar, mart ayında iç siyasi gündem nedeniyle çıkış yapan yabancı yatırımcıların tamamının dönmediğini ancak toparlanan yabancı ilgisinin en az ekim ayına kadar sürebileceğini söylüyor.

ENFLASYON VE FAİZ ETKİSİ

A1 Capital Genel Müdür Yardımcısı Üzeyir Doğan, CHP Kurultay davasının eylül ayına ertelenmesi sonrası yaz aylarının sakin geçeceğine yönelik beklentilerin, enflasyondaki düşüş seyrinin ve Merkez’in faiz indirimlerine başlamasının yabancı girişlerinde etkili olduğunu söyledi. Şubat sonundan mart ortalarına kadar çok büyük miktarlarda yabancı girişleri izlendiğini ancak 19 Mart’tan sonra iç siyasi gündem etkisiyle hızlı bir çıkış gerçekleştiğini anımsatan Doğan, “Yabancı girişlerindeki sert düşüşün ardından tekrar bir miktar kısa vadeli yabancı girişleri görmeye başladık. Kurultay davasının ertelenmesi gibi kararlar bu yeniden girişlerde etkili oldu” dedi. “Yabancıların kısa vadeli, trade amaçlı girdiklerini söylemek mümkün” diyen Doğan, “Bu giriş kalıcı bir trende dönüşecek mi, bunu eylül ayındaki davalarla ilgili süreç belirleyecek. Borsa İstanbul emsallerine göre ciddi manada ucuz. Bu ucuzluğun alım yönünde devreye girmesi için davaların seyri takip edilecek. Yabancılar bu konuda daha hassas” ifadelerine yer verdi.

EKİM-ARALIK BELİRLEYİCİ

Perform Portföy Fon Yöneticisi Altan Aydın ise yabancı yatırımcıların yerlilere kıyasla daha iyimser olduğu; bunun son not artışından da izlenebildiği görüşünde. “Ocak-mart döneminde giriş yapan yabancı yatırımcının tam olarak döndüğünü söylemek zor” diyen Aydın, “Ancak faiz indirim döngüsünün devam edeceğine yönelik beklentiler, temmuz ayı enflasyonunun açıklanmasıyla TÜFE’nin istediğimiz patikaya girdiğini görmek yabancı yatırımcıları tetikleyecektir”  dedi. Aydın, borsaya yabancı girişlerinin devam edip etmeyeceğine yönelik işaretlerin ekim-aralık dönemindeki gelişmelerle belirleneceğinin altını çizdi ve şöyle devam etti: “Siyasi gündemin azaldığı, piyasaların finansal gündemle hareket ettiği bir ortamda yabancıların yeniden gelmesi muhtemel. En azından son iki ayda gördüğümüz girişler, gelecek altı ayda da geçerli olacaktır diye düşünüyorum.” 

 

Yazının Devamını Oku