Gamze Bal

‘Promosyon savaşları’ kızıştı

15 Mayıs 2025

 

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri incelendiğinde, vatandaşın özellikle elektronik eşya, hazır giyim ve ayakkabı harcamalarını ertelediği; gıda ve içecek gibi temel ihtiyaç maddelerindeki büyümenin de yavaşladığı görülüyor. Hal böyle olunca, gıda sektöründe de enflasyondan arındırılmış sepet büyüklüklerinde daralmalar yaşanabiliyor. Bu da perakende sektöründe, satış hacmini artırabilmek amacıyla gidilen promosyonları hızlandırıyor.

‘MARKETLER BROŞÜR ÇIKMAMIZI BEKLİYOR’

Önceki gün basından temsilcilerle bir araya gelen Tarım Kredi Kooperatif Market Genel Müdürü (TK KOOP ) Varol Halepli, halihazırda perakende sektöründe ‘promosyon savaşları’ yaşandığını söyledi. Tarım Kredi marketlerinde sene başında yüzde 14 olan promosyon oranının yüzde 19-20’lere yükseldiği bilgisini veren Halepli, “Promosyon oranınız satışın belli bir oranına gelmek zorunda. En elverişlisi yüzde 21-22’dir, altında kalırsanız zarar” dedi.

“Bizim hem çiftçi hem vatandaşımıza karşı sorumluluğumuz var. Hem piyasa regülasyonu görevi üstleniyoruz hem de bunu en iyi kalitede yapmaya çalışıyoruz” diyen Halepli, “Rakibimiz olan marketler ithal ürünler alırken biz yüzde 100 yerli ve birinci kalite ürünlerin satışını çoğunlukla aynı fiyata yapmak durumundayız. Böylece marketlerdeki fiyat artışını regüle ediyoruz. Çiftçiden ürün alırken de tüccarın düşük fiyat vermesini önlüyor, regülasyon sağlıyoruz. Marketler bizim insert (broşür) çıkmamızı bekliyor ki fiyatları ona göre daha düşük çıkabilsin. Biz piyasada olmasaydık fiyat rekabeti bu kadar güçlü olmazdı” ifadelerini kullandı.

PAHALILIĞIN NEDENİ YERLİ ÜRÜN SATMAK

Tarım Kredi’nin ürün bazında zaman zaman diğer zincir marketlerle kıyaslandığında daha pahalı kalabildiğine yönelik ise Halepli, şu yanıtı verdi: “Bizim sattığımız ürünler yüzde 100 yerli ürün olmak durumunda. Bizde satılan bakliyatla, diğer zincir marketlerde satılan bakliyatın fiyatı farklıysa, daha uygun olan ürünün menşeine bakmak lazım. Bizim aslında iki bacaklı görevimiz var: Hem çiftçiyi hem de nihai tüketiciyi destekleyeceğiz. Bu nedenle her şeyi ‘yüzde 100 uygun fiyata satmak, yüzde 100 ucuza satmak’ diye bir durum yok. Kaldı ki, bu perakendede böyledir. Her şeyi en iyi fiyatta bulmanız her zaman mümkün değil. Piyasaya pahalı kalmamak için zararına satışlar yapıyoruz.”

Yazının Devamını Oku

Mevduatta keskin düşüş

18 Mart 2025

Politika faizindeki düşüş hızını sollayan TL mevduat faizi, 7 Mart haftası itibarıyla son bir yılın en düşük seviyesine geriledi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) gevşeme sürecine başladığı 26 Aralık’ın hemen öncesinde yüzde 59.44 seviyesinde bulunan 1-3 aylık TL mevduat faizi, 7 Mart haftası itibarıyla yüzde 51.44’e geriledi. Yani Merkez, son üç Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında toplam 7.5 puanlık faiz indirimine giderken, TL mevduat faizindeki düşüş 8 puanı buldu. Ancak Merkez Bankası’nın açıkladığı TL mevduat faizi oranları, daha çok yüksek hacimli döviz dönüşümlü KKM’den standart TL mevduata geçişlerde geçerli. Bu nedenle vatandaşın bankaya gittiğinde karşılaştığı mevduat faizi oranlarındaki düşüş 8 puanı da aşabiliyor.

DÜŞÜŞ HIZI YAVAŞLAYABİLİR

Hürriyet’e bilgi veren uzmanlara göre, mevduat faizindeki düşüş hızının politika faizine kıyasla daha fazla olması ‘bankaların dönemsel kredi politikalarına’, ‘fonlama yapısındaki değişime’ veya ‘ellerindeki likiditasyona’ bağlı olarak değişebiliyor ve önden yüklemeli olabiliyor. Bu nedenle mevduatta ilerleyen dönemde Merkez’in faiz indirimine paralel düşüş beklense de şu anki kadar hızlı olmayabileceği belirtiliyor.

Gedik Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Onur Can Bal, bu nedenle risk almayı sevmeyen yatırımcılar için TL mevduat faizinin cazibesini hâlâ belli ölçüde koruduğuna dikkat çekti. “Ancak mevduat faizindeki düşüş ilerleyen aylarda bu kadar hızlı olmasa da politika faizindeki düşüşe paralel olarak düşecektir. Bu da mevduat yatırımcısının ilgisini borsaya yöneltebilir. BIST 100 endeksinde 10 bin 250 puanın aşılması yurt içi yatırımcıların iştahını artıran bir gelişme oldu. İlerleyen süreçte borsaya yerli girişlerinin hızlanmasını bekleyebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

‘BORSA DAHA CAZİP HALE GELDİ’

Ata Yatırım Teknik Analiz Müdürü Göksel Tekiner ise mevduatın sunduğu getiri azaldığı için cazibesini de yitirmeye başladığına işaret ediyor. TCMB’nin faiz indirim sürecine başlamasıyla birlikte mevduat faizlerinde gerileme beklenen bir gelişmeydi. Ancak, mevduat faizlerindeki düşüşün politika faizinden daha hızlı olması, bankaların kredi verme iştahının artması, tahvil faizlerinin düşmesi ve bankaların likidite yönetiminde alternatif kaynaklara yönelmesiyle açıklanabilir” diyen Tekiner, “Üçüncü faiz indirimine kadar mevduat, borsaya kıyasla hâlâ cazibesini koruyordu. Ancak şu an gelinen noktada, özellikle enflasyonist ortamda, mevduatın sunduğu reel getiri giderek azalıyor” diye konuştu. “Mevduat faizlerinin yüzde 40’ların altına gerilemesi, yatırımcıları daha yüksek getiri arayışına yönlendirirken, borsa bu noktada daha cazip hale geliyor” diyen Tekiner, şöyle devam etti:

“Faizlerin düşmesi, şirketlerin borçlanma maliyetlerini azaltarak borsayı desteklerken, yatırımcılar açısından volatiliteyi artırabilir. Mevduat, düşük riskli bir enstrüman olarak avantaj sağlasa da, borsa şu an enflasyon karşısında daha avantajlı bir yatırım alternatifi olarak öne çıkıyor.”

Yazının Devamını Oku

Rusya’ya dönüş hazırlığı

22 Şubat 2025

ABD ve Rus heyetleri-nin AB’yi yok sayarak Riyad’da bir araya gelmesi, Ukrayna’da barış umutlarını artırırken ‘Batılı şirketler Rusya’ya döner mi’ sorusunu da gündeme getirdi.

Reuters’ta yer alan bir analize göre, yaptırımların dışında bırakılan perakende ve gıda üreticilerinin geri dönüşü, yaptırım kapsamındaki enerji ve finans sektörlerinin şirketlerine kıyasla daha muhtemel. New York Times’ta yer alan bir haberde de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un ‘Ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi için yapay engeller kaldırılmalı’ çıkışı, ‘ABD yaptırımlarının kaldırılmasına açık bir gönderme’ şeklinde yorumlandı. Rus parlamentosunun alt kanadı Duma’nın Mali Piyasalar Başkanı Anatoliy Aksakov da bu hafta yaptığı bir açıklamada Visa ve Mastercard’ın da yakın zamanda Rusya pazarına döneceğini düşündüğünü söylemişti. Bu gelişmelerin üzerine, yaptırımların gevşetilmesi durumunda Batılı şirketler için Rusya’ya dönüş kapısının açılabileceği yönünde bir beklenti oluştu.

AB’DEN YENİ YAPTIRIM

Bu hafta bir yandan Avrupa ve Kiev’in davet edilmediği Riyad görüşmesi gerçekleşirken; diğer yandan da AB ülkeleri Rusya’ya yeni yaptırımda anlaştı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya-Ukrayna savaşının 24 Şubat’taki yıl dönümü nedeniyle hazırlanan 16’ncı yaptırım paketinde uzlaşıldığını açıkladı.

‘İKNA ETMEK ZAMAN ALIR’

CNN’de yer alan bir analize göre, AB’nin yeni yaptırımları sonrası Batılı şirketlerin geri dönmesi hayal. Rusya’dan çıkan şirketlerin çoğunun büyük indirimlerle satış yapmak zorunda kaldığı anımsatılan bazı analizlerde de ‘yatırımcıları tekrar ikna etmenin zaman alabileceği’ belirtiliyor.

RUSYA AMERİKALI ŞİRKETLERDEN UMUTLU

Yazının Devamını Oku

Yılbaşında giyime değil gıdaya rağbet

17 Şubat 2025

TÜİK verilerine göre:

- Aralıkta bir önceki aya kıyasla en hızlı artış, yüzde 2.3 ile elektrikli ev aletleri ve mobilyada görüldü. Bunu yüzde 1.1 ile gıda takip etti.

- Gıda satışları yıllık bazda da yüzde 12.7 artarak son 8 ayın en hızlı artışını kaydetti.

- Yılbaşı alışverişlerinin hızlandığı aralık ayında tekstil harcamalarının aylık yüzde 0.8 daralması dikkat çekti. Tekstil, giyim ve ayakkabı satışları aralıkta son 8 ayın en hızlı düşüşünü kaydetmiş oldu.

AKARYAKITTA YÜZDE 3 DÜŞÜŞ

- TÜİK verileri, 2023 Aralık’ta ise tekstil, giyim ve ayakkabıda satış hacminin yıllık yüzde 5.3 arttığına işaret etmişti.

- Akaryakıt satışları aralıkta aylık bazda yüzde 0.2 ile yatay seyrederken; yıllık bazda ise yüzde 3 azaldı.

- Geçen yılın son ayında satış hacmi daralan bir diğer ürün ise bilgisayar oldu.

Yazının Devamını Oku