Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2/B arazilerinin satış sürecinde vatandaşların mağduriyetini giderecek çok önemli bir düzenlemeye gitti. Bugün yayımlanan Resmi Gazete'deki tebliğ değişikliğiyle, hak sahibi olduğu kesinleştiği halde çeşitli engeller yüzünden satışı yapılamayan arsalar için "başka arsa ile değişim" formülü devreye sokuldu.
Bakanlığın yayımladığı 425 Sıra No'lu yeni tebliğ, 4 Temmuz 2012 tarihli eski Milli Emlak tebliğinin 9'uncu maddesini yeniden düzenledi. Yapılan bu değişiklik, bürokratik engellere takılan hak sahiplerine büyük bir kolaylık sunuyor.
İşte halkın dilinden yeni düzenlemenin tüm ayrıntıları:
SATILAMAYAN ARAZİYE KARŞILIK BAŞKA İLÇE VEYA MAHALLEDEN ARSA VERİLECEK
Yeni karara göre, bir vatandaş 2/B arazisi üzerinde hak sahibi olmasına rağmen, eğer o arazinin kendisine satılması hukuken ya da teknik olarak mümkün değilse süreç tıkanmayacak. Vatandaşın talep etmesi durumunda, satılamayan bu arsanın yerine, Hazine'ye ait başka bir 2/B arazisi doğrudan kendisine satılabilecek. Bu yeni arsa, öncelikle vatandaşın eski arsasıyla aynı il sınırları içinde olacak ve eski arsanın piyasa (rayiç) bedeline eşit değerde seçilecek. Bakanlık bu durumu, hak sahibine tebliğin ekinde yer alan resmi bir yazı ile (EK-8/A) bildirecek.
AYNI İLDE UYGUN ARSA BULUNMAZSA DİĞER İLLER DEVREYE GİRECEK
Eğer hak sahibinin mağduriyetini giderecek, aynı il sınırları içerisinde eski arsasına eşdeğer nitelikte uygun bir Hazine arazisi bulunamazsa süreç yarıda kalmayacak. Bu gibi durumlarda, başka bir şehirde bulunan eşdeğer arazilerin vatandaşa önerilmesi süreci başlayacak. Farklı illerdeki arsaların nasıl değerlendirileceğine ve vatandaşa nasıl sunulacağına dair kuralları doğrudan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı belirleyecek.
ARAZİNİN İÇİNDEKİ EV VE BİNA BEDELİ YENİ ARSADAN DÜŞÜLECEK
Ticaret Bakanlığı, personelinin iller arası yer değiştirme ve zorunlu çalışma sürelerini (doğu görevi vb.) düzenleyen yönetmelikte değişikliğe gitti. 16 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan karar, özellikle ailevi nedenlerle mesaisini yarıya indiren memurların tayin takvimini doğrudan etkileyecek.
YARIM MESAİYE YARIM HİZMET SÜRESİ
Yeni düzenlemenin en kritik noktası, memurların çocuk sahibi olma gibi haklı nedenlerle kullandığı "yarım zamanlı çalışma" dönemlerini kapsıyor. Bundan sonra, bir memur yarım zamanlı çalıştığı süre boyunca, bulunduğu bölgedeki zorunlu hizmet süresini de "yarım" oranında doldurmuş sayılacak. Örneğin; bir bölgede 2 yıl zorunlu çalışma süresi olan bir memur, bu sürenin tamamını yarım zamanlı çalışarak geçirirse, bölge görevini tamamlamış sayılmayacak; sadece 1 yılını doldurmuş kabul edilecek.
DÜZENLEME 2016 YILINA KADAR GERİYE İŞLİYOR
Bakanlık, bu kuralın sadece yeni başlayanlar için değil, geçmiş dönemde bu haktan yararlananlar için de geçerli olduğunu belirtti. 10 Şubat 2016 tarihinden itibaren yarım zamanlı çalışan tüm personelin hizmet süreleri, bu yeni maddeye göre (yarı oranında) yeniden hesaplanacak. Bu durum, bazı memurların bir üst bölgeye tayin isteme tarihlerinde değişikliğe neden olabilecek.
HİZMET BÖLGELERİ LİSTESİ GÜNCELLENDİ
Yönetmeliğin ekinde yer alan ve hangi ilin kaçıncı hizmet bölgesinde olduğunu gösteren (EK-1) liste de tamamen yenilendi. Şehirlerin gelişmişlik düzeyi ve ihtiyaca göre yapılan bu güncelleme ile bazı illerin zorunlu çalışma süreleri veya puanları değişmiş oldu. Memurlar, yeni listeye göre tayin tercihlerini şekillendirecek.
MAĞDURİYETİN ÖNÜNE GEÇİLMESİ HEDEFLENİYOR
Borçlarını ödemekte zorlanan şirketlerin mahkemeye başvurarak nefes almasını sağlayan konkordato sürecinde kurallar değişti. 13 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle, borçlu şirketlerin mahkemeye sunacağı finansal raporların hangi standartlara göre hazırlanacağı netleştirildi.
ŞİRKETİN BÜYÜKLÜĞÜNE GÖRE FARKLI RAPORLAMA
Yeni düzenlemeyle birlikte, "finansal raporlama" kriterleri borçlunun statüsüne göre üç kategoriye ayrıldı. Buna göre; bağımsız denetime tabi büyük şirketler "Türkiye Muhasebe Standartları"nı (TMS) kullanacak. Orta boy işletmeler kendilerine özel standartlara tabi olurken, küçük ölçekli borçlular için ise Vergi Usul Kanunu hükümleri geçerli olacak. Bu adımın, mahkemelere sunulan mali tabloların daha şeffaf ve gerçeğe uygun olmasını sağlaması bekleniyor.
GÜVENCE RAPORLARINA İKİ NÜSHA ŞARTI
Konkordato başvurularının en kritik belgelerinden biri olan ve şirketin mali durumunu teyit eden "makul güvence veren denetim raporu" konusunda da teknik bir değişikliğe gidildi. Yeni maddeye göre, bu raporun artık mahkemeye iki nüsha olarak sunulması zorunlu hale getirildi.
BİLDİRİM SÜRELERİNE SIKI TAKİP
Yönetmelikte yapılan bir diğer önemli değişiklik ise bildirim süreleriyle ilgili oldu. Bağımsız denetim kuruluşları, hazırladıkları raporları imzaladıkları tarihten itibaren en geç 30 gün içinde ilgili kuruma bildirmek zorunda kalacak. Ayrıca mahkeme yazı işleri müdürlükleri de dava açıldıktan sonra bu raporları vakit kaybetmeden kuruma iletecek.
BUGÜN YÜRÜRLÜĞE GİRDİ
Devletin büyük projelerinde veya lisanslı yapım işlerinde yer almak isteyen firmaların en önemli gücü olan "iş deneyim belgeleri" için hesaplama kuralları değişti. Kamu İhale Kurumu'nun 13 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararıyla, eski işlerin bugünkü değerini belirleyen "güncelleme" sistemine yeni bir standart getirildi.
ESKİ BELGELERİN DEĞERİ ARTIK DAHA NET HESAPLANACAK
Bir firmanın geçmişte yaptığı işin bugünkü ihalelerde ne kadar sayılacağını belirleyen "iş deneyim belgeleri", artık fiyatların güncellenme sıklığına göre iki farklı yolla hesaplanacak. Bu sayede, ihaleye giren firmaların tecrübelerinin maddi karşılığı, piyasadaki fiyat değişimlerine karşı daha gerçekçi şekilde korunmuş olacak.
FİYATLAR SIK SIK DEĞİŞİYORSA "BİR ÖNCEKİ AY" KRİTERİ GELECEK
Eğer bir işte kullanılan birim fiyatlar yıl içinde birkaç kez değişmişse veya güncellenmişse, hesaplama "aylık" bazda yapılacak. Yeni kurala göre; sözleşmedeki fiyatların alındığı aydan bir önceki ayın ekonomik verileri (endeks), ihaleye çıkılan tarihten bir önceki ayın verilerine oranlanacak. Böylece en taze rakamlar üzerinden bir katsayı belirlenecek.
YILDA BİR KEZ FİYAT AÇIKLANAN İŞLERDE "ARALIK AYI" ESAS ALINACAK
Bazı işlerde ise fiyatlar yılda sadece bir kez ilan ediliyor. Bu tip projelerden alınan belgelerin güncellenmesinde ise artık ARALIK AYI verileri belirleyici olacak. Sözleşme yılından bir önceki yılın Aralık ayı endeksi ile ihaleye çıkılan aydan önceki endeks karşılaştırılacak. Bu yöntemle, uzun süreli projelerdeki değer kayıplarının önüne geçilmesi hedefleniyor.
YENİ SİSTEM BUGÜNDEN İTİBAREN BAŞLADI
Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığını güçlendirmeyi hedefleyen Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'nın uygulama kuralları güncellendi. 8 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe giren tebliğ ile projelerin sadece kabul edilmesi değil, tamamlanma ve izleme aşamaları da yatırımcı lehine yeniden düzenlendi.
PROJE KOMİSYONLARI BEŞ ÜYEDEN OLUŞACAK
Yeni düzenlemeye göre, kesin başvurusu tamamlanan her proje için beş üyeden oluşan özel bir "Proje Komisyonu" kurulacak. Bu komisyonlarda TÜBİTAK, KOSGEB ve Bakanlık temsilcilerinin yanı sıra ihtiyaç duyulursa bağımsız uzmanlar da görev alacak. Komisyon üyeleri, projelerin ön değerlendirmesini yapıp görüşlerini dijital sistem olan "Program Portali"ne yükleyecek.
EKSİK BELGELER İÇİN 15 GÜNE KADAR EK SÜRE
Yatırımcıları sevindirecek bir diğer madde ise revizyon hakkı oldu. Proje komisyonu, sunulan projenin bütçesini değiştirmeden sadece açıklamaların detaylandırılmasını veya eksik belgelerin tamamlanmasını isteyebilecek. Bu düzeltmeler için yatırımcıya 5 günden az olmamak şartıyla 15 güne kadar ek süre verilecek. Projesi değerlendirme dışı kalanlar ise 15 iş günü içinde itiraz edebilecek.
YILDA BİR KEZ DENETİM VE "RESEN" TAMAMLAMA
Yatırım süreci devam eden tesislerde denetimler artık yılda bir kez "izleme ekspertizi" şeklinde yapılacak. Yatırım süresi bittiğinde ise yatırımcının üç ay içinde "projem tamamlandı" başvurusu yapması gerekiyor. Eğer yatırımcı bu başvuruyu unutursa, Bakanlık "resen" (kendiliğinden) süreci başlatarak projenin durumunu yerinde inceleyecek.
BAŞARISIZ OLAN PROJELERDE DESTEKLERİN DURUMU
Kayıtlı ekonomiyi güçlendirmek ve dijital belge kullanımını tüm sektörlere yaymak amacıyla hazırlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 593), 8 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Yeni nesil ödeme kaydedici cihazların (YN ÖKC), ödeme almanın yanı sıra fatura ve benzeri elektronik belgeleri de tek bir işlemle oluşturabilmesine imkan tanındı.
YAZAR KASALARDAN DOĞRUDAN e-BELGE ÇIKACAK
Yeni düzenleme ile Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından sistem üzerinden ilan edilecek olan elektronik belgeler, doğrudan yazar kasalar aracılığıyla oluşturulabilecek. Bu cihazlardan çıkan belgeler, üzerlerinde bulunan özel mali sertifikalar sayesinde elektronik olarak imzalanmış sayılacak. Bu dijital imza, işletme sahibinin veya yetkilisinin bizzat attığı imza ile aynı hukuki geçerliliğe sahip olacak.
CİHAZ ÜRETİCİLERİNE "ÖZEL ENTEGRATÖR" SORUMLULUĞU
Yazar kasa üreticileri, cihazları üzerinden bu hizmeti sunabilmek için Gelir İdaresi Başkanlığı'na başvuru yapacak ve gerekli teknik testlerden geçecek. İzin alan üreticiler, belgelerin güvenli bir şekilde oluşturulması, imzalanması ve saklanması süreçlerinde tıpkı özel entegratörler gibi tam sorumlu olacaklar. Görevlerini eksiksiz yerine getirmeyen üreticiler hakkında ise Vergi Usul Kanunu’nun ceza hükümleri uygulanacak.
TEKNİK DENETİMLER GİB VE TÜBİTAK’TAN
Elektronik belge düzenleme yetkisi alacak olan cihazların güvenliği ve teknik uygunluğu, GİB ve TÜBİTAK tarafından titizlikle incelenecek. Uygun bulunan cihazların marka ve modelleri ile hangi belgeleri düzenleyebilecekleri, Bakanlığın resmî internet siteleri olan ynokc.gib.gov.tr ve ebelge.gib.gov.tr adreslerinden vatandaşlara ve esnafa duyurulacak.
UYGULAMA BUGÜN İTİBARİYLE YÜRÜRLÜKTE
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar", kamuda çalışan sözleşmeli personelin aile haklarında köklü değişiklikler öngörüyor. Bugün yürürlüğe giren kararla birlikte, doğum öncesi ve sonrası izin süreleri yeniden düzenlendi.
DOĞUM SONRASI İZİN SÜRESİNDE BÜYÜK ARTIŞ
Yapılan düzenleme ile daha önce "doğumdan sonra sekiz hafta" olarak uygulanan izin süresi on altı haftaya çıkarıldı. Böylece sözleşmeli personelin toplam doğum izni süresi on altı haftadan yirmi dört haftaya yükseltilmiş oldu. Ayrıca, personelin doğuma kadar çalışabileceği süre de esnetilerek "doğumdan önceki üç hafta" ibaresi "iki haftaya kadar" şeklinde revize edildi.
GERİYE DÖNÜK 8 HAFTALIK EK İZİN FIRSATI
Kararın en dikkat çekici maddesi ise mevcut izinlerini kullanan veya bitiren personeli ilgilendiren geçici madde oldu. 1 Nisan 2026 tarihi itibarıyla doğum yapmış ancak 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan sözleşmeli personele, sekiz hafta ilave doğum izni hakkı tanındı. Bu haktan yararlanmak isteyen personelin, kararın yayımı tarihinden itibaren 10 iş günü içerisinde kurumlarına talepte bulunmaları gerekiyor.
KORUYUCU AİLELERE İLK KEZ İZİN HAKKI GELDİ
Yeni düzenleme ile sadece biyolojik anne ve babalar değil, koruyucu aile olan sözleşmeli personel de unutulmadı. Esaslara eklenen yeni fıkraya göre; bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte ya da münferit olarak koruyucu aile olan personele, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren kendi isteği üzerine on gün izin verilecek.
YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA
Memur ve emeklilerin Temmuz ayında alacağı maaş zammını büyük ölçüde belirleyecek olan Nisan ayı enflasyon verileri, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 4 Mayıs Pazartesi günü kamuoyuna açıklanacak. Bu veriyle birlikte yılın ilk dört ayına ilişkin enflasyon farkı netleşmiş olacak ve milyonlarca vatandaşın merakla beklediği zam oranları büyük ölçüde belirginleşecek.
İLK ÜÇ AYIN VERİLERİ VE BEKLENTİLER
Yılın ilk çeyreğinde TÜFE verileri; Ocak’ta yüzde 4,84, Şubat’ta yüzde 2,96 ve Mart’ta yüzde 1,94 artış göstermişti. Nisan ayı için 29 ekonomistin katılımıyla gerçekleştirilen beklenti anketinde ise aylık enflasyon ortalamasının yüzde 3,19 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor.
Ekonomistlerin tahminleri yüzde 2,50 ile yüzde 3,60 aralığında şekillenirken, bu beklentiler ışığında yıllık enflasyonun yüzde 31,11’e yükseleceği tahmin ediliyor. Ayrıca, 2026 sonu enflasyon beklentisi nisan ayı itibarıyla yüzde 28,16 olarak kayıtlara geçti.
SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİ İÇİN YÜZDE 13,55 HAKKI OLUŞTU
Mevcut yasal düzenlemeye göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri, Ocak ve Temmuz aylarında bir önceki 6 aylık enflasyon oranı kadar zam alıyor. Nisan ayı tahminlerinin (yüzde 3,19) gerçekleşmesi durumunda, emeklilerin 4 aylık enflasyon farkına göre şimdiden yüzde 13,55 oranında zam hakkı doğmuş bulunuyor.
Kesinleşmiş zam oranı, Mayıs ve Haziran verilerinin açıklanmasının ardından ilan edilecek. Uzmanlar, ilk 6 aylık enflasyonun yüzde 15-17 bandında gerçekleşmesini öngörüyor.