Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından hazırlanan "Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yapılan düzenleme ile ödeme ve elektronik para kuruluşlarının koruma hesaplarındaki fonların yönetimine ilişkin usul ve esaslar yeniden belirlendi.
KORUMA HESAPLARI İÇİN "NEMALANDIRMA" İMKANI GETİRİLDİ
Yönetmeliğin 34. ve 35. maddelerinde yapılan değişiklikle, ödeme ve elektronik para koruma hesaplarına "nemalandırma" ibaresi eklendi. Yeni düzenlemeye göre, yabancı para cinsinden açılan hesaplar hariç olmak üzere, koruma hesaplarındaki bakiyeler bankalar nezdinde açılan nemalandırma hesaplarında değerlendirilebilecek. Elektronik para koruma hesabının bulunduğu bankada gecelik vadede nemalandırılması, mevzuata aykırılık oluşturmayacak.
SAATLER YENİDEN DÜZENLENDİ: GÜN SONU BAKİYESİ 16.30’DA HESAPLANACAK
Düzenleme ile operasyonel süreçlerdeki saatlerde de güncellemeye gidildi. Elektronik para koruma hesabının gün sonu bakiyesi; tam iş günlerinde saat 15.00 yerine 16.30, yarım iş günlerinde ise saat 11.00 yerine 12.00 itibarıyla hesaplanacak. Gün sonu bakiyesinin belirlenmesinde, tedavüldeki elektronik para tutarı ile uyumlu olarak kuruluş kayıtları ve banka hesap hareketleri esas alınacak.
NEMALANDIRMA SÜRECİNDE ANAPARANIN KORUNMASI ESAS OLACAK
Yönetmeliğe eklenen 36/A maddesi ile nemalandırma işlemlerinin detayları netleştirildi. Gecelik vadeli nemalandırma işlemlerinde anaparanın korunması temel ilke olarak kabul edildi. Bu işlemlerde yalnızca düşük riskli ve likit varlıkların kullanılabileceği hüküm altına alındı. Banka tarafından sunulan nemalandırma hizmetine ilişkin komisyon ve kanuni kesintilerin ardından, anapara ve net nema tutarı ertesi iş günü ilgili koruma hesaplarına aktarılacak. Nema tutarlarının izlendiği hesapta biriken fonlar, kuruluş tarafından serbestçe kullanılabilecek.
1626239
Türkiye'nin enerji ve maden alanındaki yerli üretim hamlesine hukuki bir destek geldi. TENMAK, kurum bünyesinde veya kurum desteğiyle üretilen zihinsel ürünlerin "kimin adına" tescilleneceği ve bu ürünlerden nasıl kazanç elde edileceğine dair kuralları belirledi. 13 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan "Fikrî ve Sınai Haklar Yönetmeliği", özellikle milli projelerde görev alan araştırmacıların haklarını korumayı amaçlıyor.
Yeni düzenlemeye göre, enerji ve nükleer gibi stratejik alanlarda geliştirilen her türlü teknik bilgi, tasarım ve buluş artık kayıt altına alınacak. Bu sayede Türkiye’nin öz kaynaklarıyla geliştirilen projelerin mülkiyet hakları devlet güvencesiyle korunmuş olacak.
ARAŞTIRMACIYA BULUŞUNDAN PAY VERİLECEK
Yönetmeliğin getirdiği en önemli yeniliklerden biri, bilim insanlarını yeni buluşlara teşvik eden gelir paylaşımı modeli oldu. Kurum bünyesinde geliştirilen ve piyasaya sürülen bir teknolojiden elde edilen kazancın yarısına yakını (yüzde 50’si), o teknolojiyi geliştiren araştırmacılara verilebilecek.
Bu adımın, Türk mühendislerin ve bilim insanlarının daha fazla yerli proje üretmesini teşvik etmesi bekleniyor. Elde edilen gelirler, hem devletin teknolojik kapasitesini artıracak hem de projede fiilen alın teri döken çalışanları ödüllendirecek.
ÖDEME SİSTEMİ NASIL İŞLEYECEK?
Yönetmelik uyarınca, yerli buluşu geliştiren kişi sayısına göre yapılacak ödemelerde belirli tavan fiyatlar uygulanacak. Buna göre;
Tek kişilik buluşlarda:
Türkiye’nin ihracat potansiyelini artırmak ve Türk markalarının küresel pazarda daha güçlü yer almasını sağlamak amacıyla hazırlanan düzenleme, 7 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. “İhracat Destekleri Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” ile özellikle yurt dışında büyümek isteyen şirketlerin mali yükünün hafifletilmesi hedefleniyor.
KİRA VE OFİS GİDERLERİNİN YARISI DEVLETTEN
Yeni düzenlemeye göre Türk şirketlerinin yurt dışında satın aldıkları şirketler veya markalar adına açtıkları birimlerin kira giderleri ile paylaşımlı ofis üyelik giderleri destek kapsamına alındı.
Şirketler, her bir yurt dışı birimi için yıllık 7 milyon 500 bin TL’ye kadar, giderlerinin yüzde 50’si oranında hibe desteği alabilecek.
TEKNOLOJİ TRANSFERİNE 171 MİLYON TL’LİK DESTEK
Türkiye’ye ileri teknoloji kazandıracak yurt dışı yatırımlar için de özel teşvik getirildi.
Buna göre, yurt dışında ileri teknolojiye sahip bir şirketi satın almak amacıyla kredi kullanan ihracatçıların faiz yükünün bir kısmı devlet tarafından karşılanacak.
Türk Lirası cinsi kredilerde faizin 5 puanı, döviz kredilerinde ise faizin 2 puanı desteklenecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan “Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesinin Desteklenmesine İlişkin Karar”, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
ATIL TARIM ARAZİLERİ ÜRETİME KAZANDIRILACAK
Kararla, işlenmeyen veya nadasa bırakılan tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılması ve bitkisel üretimin artırılması amaçlanıyor.
Bu kapsamda İl Tarım ve Orman Müdürlüklerince hazırlanacak ve Tarım ve Orman Bakanlığınca onaylanacak projelere, toplam proje bedelinin azami yüzde 75’i oranında hibe desteği sağlanacak.
DESTEKLERDEN KİMLER YARARLANABİLECEK?
Desteklerden, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı arazilerde üretim yapan gerçek ve tüzel kişiler yararlanabilecek. Program, 1 Ocak 2026 ile 31 Aralık 2026 tarihleri arasındaki projeleri kapsayacak.
HANGİ ÜRETİM ALANLARI DESTEKLENECEK?
Karar kapsamında özellikle işlenmeyen veya nadasa bırakılan arazilerin uygun ekim yöntemleriyle üretime kazandırılması, iklim değişikliği dikkate alınarak yağlı tohumlu bitkiler, baklagiller, hububat ve sebze üretiminin artırılması hedefleniyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim yönetiminde kaliteyi artırmak için personel yönetmeliğinde önemli değişiklikler yaptı. Resmî Gazete’de yayımlanan kararla birlikte, özellikle okul müdürlüğü ve ilçe müdürlüğü gibi kritik koltuklara oturacak kişiler için yeni kurallar belirlendi.
Yapılan düzenleme, sadece yönetici atamalarını değil, aynı zamanda memur, şoför ve matbaacı gibi farklı kadrolardaki personelin görevde yükselme şartlarını da kapsıyor.
İLÇE MÜDÜRÜ OLABİLMEK İÇİN 4 YIL ŞARTI
Yeni yönetmeliğe göre artık herkes doğrudan ilçe millî eğitim müdürü olamayacak. Bu makama oturacak kişilerin mutlak suretle öğretmenlikte adaylığının bitmiş olması ve şu tecrübelerden birine sahip olması gerekecek:
Sınavla atanmış olmak kaydıyla en az 2 yıl Şube Müdürlüğü yapmış olmak.
En az 4 yıl boyunca okul müdürlüğü görevini yürütmüş olmak.
Proje okullarında veya Bakanlık merkezindeki kurumlarda 4 yıl müdürlük yapmış olmak.
ATANAN 3 YIL BOYUNCA TAYİN İSTEYEMEYECEK
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliği, 4 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 95'inci maddesi uyarınca hazırlanan tebliğ ile belediyelerin gruplandırılmasında esas alınacak yeni kriterler ve güncel nüfus verileri kamuoyuna duyuruldu.
BELEDİYELER NÜFUSLARINA GÖRE 5 GRUBA AYRILDI
Yeni düzenleme kapsamında belediyelerin hizmet kapasiteleri ve gelir kalemlerini etkileyen gruplandırma sistemi, nüfus yoğunluğuna göre yeniden şekillendirildi. Tebliğde yer alan sınıflandırmaya göre; nüfusu 250 binden fazla olan belediyeler 1. grup, 100 bin ile 250 bin arasındakiler 2. grup, 50 bin ile 100 bin arasındakiler ise 3. grup olarak belirlendi. Nüfusu 10 bin ile 50 bin arasında kalan belediyeler 4. grupta yer alırken, 10 binin altındaki belediyeler 5. grup kategorisinde değerlendirildi.
SANAYİ VE TURİZM MERKEZLERİNE AYRICALIK
Tebliğde, sadece nüfusun değil, bölgenin ekonomik ve sosyal dinamiklerinin de grup belirlemede rol oynayacağı vurgulandı. Buna göre; sanayi, ticaret veya turizm açısından kritik öneme sahip olan belediyeler ile ilçe merkezi statüsündeki belediyeler, nüfuslarına bakılmaksızın bağlı bulundukları gruptan bir üst gruba yükseltildi. Ayrıca, nüfusu 100 binin altında kalan il merkezi belediyelerinin doğrudan 2. grup olarak kabul edilmesi kararlaştırıldı.
2025 YILI TÜİK VERİLERİ ESAS ALINDI
Bakanlık, belediyelerin güncel gruplarının tespitinde Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılına ait Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarının baz alındığını açıkladı. Yeni tebliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte, 3 Ağustos 2022 tarihinde yayımlanan eski tebliğ tamamen yürürlükten kaldırıldı.
Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibarıyla geçerli olan tebliğin hükümlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı yürütecek.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, el ele vererek üretim sektörünü rahatlatacak yeni bir karara imza attı. "İstihdamı Koruma Destek Programı" adıyla yürürlüğe giren yeni yönetmeliğe göre; 2025 yılındaki işçi sayısını azaltmayan ve üretim yapmaya devam eden işletmelere devletten doğrudan destek gelecek. 1 Ocak 2026’da başlayacak olan uygulama, bir yıl boyunca devam edecek.
TEKSTİL VE MOBİLYA ESNAFINA CAN SUYU: İŞÇİ BAŞINA 3.500 TL
Özellikle üretimin kalbi sayılan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörleri için müjdeli haber geldi. Bu sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler, eğer 2025 yılındaki personel sayısını korurlarsa, çalıştırdıkları her bir işçi için aylık 3.500 TL nakit desteği alacaklar. Bu sayede küçük ve orta ölçekli imalatçıların personel maliyetlerinin bir kısmı devlet tarafından karşılanmış olacak.
KOBİ’LERE FAİZSİZ KREDİ GİBİ DESTEK
Sadece tekstil ve mobilya değil, diğer imalat sektörlerindeki KOBİ’ler de unutulmadı. İşçi sayısını düşürmeyen KOBİ’lere, kullandıkları kredilerde büyük kolaylık sağlanacak. Bu işletmelerin bankalardan çekeceği kredilerde tam 10 puanlık faiz desteği verilecek. Üstelik bu krediler 6 ay boyunca geri ödemesiz olacak ve 3 yıla kadar taksitlendirilebilecek.
ŞART: İŞÇİ SAYISINI AZALTMAMAK
Bu desteklerden yararlanmanın en temel şartı, kapıya kilit vurmamak ve işçi çıkarmamak. Devlet, işletmenin 2025 yılı sonundaki SGK kayıtlarına bakacak. Eğer patron, 2026 yılı boyunca bu işçi sayısını korursa destekten faydalanabilecek. Tüm süreç internet üzerinden, hızlı ve kolay bir şekilde yürütülecek.
BORCU OLANIN BORCUNDAN DÜŞÜLECEK
Küresel piyasalar, Orta Doğu’dan gelen sıcak çatışma haberleriyle sarsılmaya devam ediyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarını artırması ve çatışmaların uzun süreli bir bölgesel savaşa dönüşebileceği ihtimali, yatırımcıları riskli varlıklardan kaçarak güvenli liman olarak görülen altına yöneltti.
Spot altın sabah saatlerinde 5.379 dolara kadar tırmanmasının ardından, düne oranla yüzde 0,75 artışla 5.372 dolar seviyelerinde dengelenmişti. Altın fiyatları daha sonra gün içinde düşüşe geçti. Saat 15:00 sularında ons altın düne göre yüzde 3 yakın değer kaybederek 5175 dolara geriledi.
Gram altın ise sabah saatlerinde 7607 TL'ye kadar tırmanmasının ardından düne oranla yüzde 0,73 artışla 7593 TL seviyesinden işlem görüyordu. Gram altın daha sonra ons tarafındaki düşüşle birlikte gerilede ve saat 15:00 sularında 7 bin 323 TL'den işlem görüyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA "GEÇİŞ" ALARMI: PETROL AKIŞI TEHDİT ALTINDA
Bölgeden gelen haberler sadece değerli metalleri değil, enerji koridorlarını da alarm durumuna geçirdi. İran medyasında yer alan iddialara göre, Devrim Muhafızları’ndan üst düzey bir yetkili, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığını ve geçiş yapmaya çalışan gemilere ateş açılacağını duyurdu. Küresel petrol akışının beşte birini etkileyebilecek bu hamlenin, ham petrol fiyatlarında keskin bir yükselişi tetiklemesinden endişe ediliyor.
TEKNİK SEVİYELERDE 5.506 DOLAR HEDEFİ
Piyasa uzmanları, altının teknik grafiğinde kritik seviyelere dikkat çekiyor. Spot altının 5.410 dolar direncini yeniden test edebileceği, bu eşiğin aşılması durumunda yükselişin 5.506 dolara kadar ivme kazanabileceği belirtiliyor. Aşağı yönlü hareketlerde ise 5.302 dolar seviyesi güçlü bir destek konumunda bulunuyor. Bu desteğin kırılması halinde fiyatların 5.194-5.253 dolar bandına kadar geri çekilebileceği ifade ediliyor.