Taylan Özgür Dil

İşte adım adım 5G dolandırıcılığı

20 Temmuz 2025

Türkiye’de hemen herkesin telefonu uzun süredir başı 0850 ile başlayan numaralar ile dertte. Israrla ‘telekom altyapı biriminden’ aranarak ya sözleşmemizin bittiği ya da 5G’ye geçiş nedeniyle cihaz almak zorunda olduğumuz hatırlatılıyor. Bu aslında kılıfına uydurulmaya çalışılan bir çeşit dolandırıcılık yöntemi. Konunun detaylarını arkadaşımız Gamze Bal “5G gelmeden dolandırıcısı geldi” haberiyle kaleme almış ve bunun bir çeşit sahtekarlık olduğunu yazmıştı. Ancak, henüz önlem alınmamış olacak ki, her gün bu telefonlar gelmeye devam ediyor ve günde belki de yüzlerce kişinin binlerce lira parası hileli yollarla alınıyor.

‘TELEKOM ALTYAPI BİRİMİ’

İşte önceki gün bu dolandırıcılık şebekelerinden birisi beni de aradı. 0850 ile başlayan numaradan arayan bir çağrı merkezi çalışanı “telekom altyapı birimi” adına aradıklarını söyledi. Türkiye genelinde altyapı çalışması yapıldığını, bu çalışma kapsamında sabit internette kesintiler yaşanacağı ve 5G cihazı almam gerektiğini anlattı. Üstelik kampanya yaparak cihazın fiyatını 5 bin 564 TL’den 4 bin 564 TL’ye indirmişler.

YÜZLEŞMEYE KARAR VERDİM

Kendisine “Bu bir zorunluluk mu” diye birkaç kez sordum. Israrla bunun bir zorunluluk olduğunu ve herkesin bu cihazı almak zorunda olduğunu iletti. Tam bu an dolandırıcılarla yüzleşmeye karar vererek “Pekala madem zorundayız taktıralım, gelin kurun cihazı” dedim. Arkadan gelen sesler arasında telefonun ucundaki kadın, “Arkadaşlarımız gelip cihazı kuracaklar, ödemeyi kapıda kredi kartı veya nakit olarak yapabilirsiniz” dedi ve kapattık. Anlaşılan gün boyu binlerce kişiyi arayan bir çağrı merkezleri bile vardı.

Üzerinden 2-3 saat geçmişti ki kapım çalındı ve iki tane 20’li yaşlarda genç ellerinde pos cihazı ve o meşhur “5G cihazı” ile geldiler. Doğrusu gençler daha önce hiç kurulum yapmış profesyonellere benzemiyorlardı. Üzerlerinde kurumsal giysiler veya ekipmanları yoktu. Ellerinde sadece 5G cihazının altına koydukları “kurumsal algısı yaratmaya çalıştıkları” Türk Telekom modem kutusu vardı. Sanki sokakta otururken birisi “şu cihazı alın şu adrese götürün, parayı alın gelin” demişti. Bu tahminimde yanılmadığımı birkaç dakika sonra anladım.

650 TL’LİK ÇİN MALI CİHAZ ÇIKTI

Yazının Devamını Oku

Türkiye’de sürücülerin 2. el elektrikli otomobillere duyduğu güven azalıyor... İkinci elden ‘elektrik’ alamıyoruz

9 Haziran 2025

PAZAR payları yüzde 15’e ulaşan tamamen elektrikli otomobillere olan ilgi hızla artıyor. Yapılan araştırmalar, Türkiye’deki sürücülerin artık yarısından fazlasının elektrikli araçlara sıcak baktığını ortaya koyarken, aynı araçların ikinci ellerine olan güven ise batarya ömrü ve yüksek değişim maliyetleri gibi nedenlerle geriledi.

2 KİŞİDEN 1’i ALACAK

Madeni yağ üreticisi Castrol, “Geleceğin dEVrini Yakalamak” isimli araştırmasının 2025 sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, Türkiye’deki sürücülerin bir sonraki aracını elektrikli araç olarak tercih etme oranı ilk kez yüzde 50’nin üzerine çıkarak yüzde 52’ye ulaştı. İçten yanmalı araç kullanan sürücülerin yüzde 56’sı ise bir sonraki aracının elektrikli olmasına sıcak baktığını ifade etti. Mevcut elektrikli araç kullanıcılarının yüzde 95’inin bir sonraki araçlarında yeniden elektrikli tercih edeceklerini belirtmesi ise araştırmanın en çarpıcı sonuçları arasında yer aldı.

İYİ ANLATILMALI

Araştırmaya göre, son dört yılda ikinci el elektrikli araçlara olan güven dikkat çekici şekilde azaldı. Sürücülerin ikinci elektrikli araç alma eğilimi son 4 yılda tam 10 puan geriledi. 2021’de ikinci el elektrikli araç satın almayı düşünenlerin oranı yüzde 82 iken 2025’te bu oran yüzde 72 olarak gerçekleşti. Tüketicileri ikinci el elektrikli araçlardan uzaklaştıran üç sebep; batarya ömrüne dair bilgi eksiklikleri, servis altyapısının yetersizliği ve yüksek yedek parça maliyetleri şeklinde sıralandı. Bu sonuç, bir anlamda Türkiye’de elektrikli araç satan markaların batarya ömrü, değişim maliyetleri ve satış sonrası servis tarafını tüketicilere yeterince anlatamadığını da gösteriyor.

EN BÜYÜK ENDİŞE ŞARJ SÜRELERİ

Araştırma, elektrikli araçlarla ilgili tüketicilerin en sık dile getirdiği şikâyetleri de ortaya koydu. Bu şikâyetlerden en büyüğü şarj süreleri olurken hemen arkasından menzillerin yetersizliği ve şarj altyapısına erişim geldi. Araştırmaya katılan her 10 kullanıcıdan 7’si elektrikli araçlara geçişte bu endişeleri taşıdığını bildirdi. Diğer yandan, araştırmada elektrikli araçlara geçişi yavaşlatan en önemli 3 faktörden ilkinin yüzde 63 ile şarj altyapısı olduğu da ortaya çıktı. Diğer yavaşlatıcı faktörler yüzde 52 ile yüksek maliyetler ve yüzde 47 ile ultra hızlı şarj altyapısının eksikliği olarak sıralandı.

Yazının Devamını Oku

Ocak-mayıs satışlarında tarihi rekor kırıldı... Otomotiv pazarı elektrik ile uçtu

4 Haziran 2025

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre mayıs ayında otomobil ve hafif ticari araç satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7.4 artarak 107 bin 730 adede ulaştı. Bu dönemde, otomobil satışları yüzde 6.1 artarak 85 bin 123 adet olurken hafif ticari araç satışları yüzde 12.8 artarak 22 bin 607 adet olarak gerçekleşti. Mayıs ayındaki otomobil satışlarında pazar payları yüzde 25.5’e ulaşan ÖTV oranı düşük tam elektrikli ve şarj edilebilir hibrit (Plug In Hybrid) modeller dikkat çekti. Otomobil satışlarında tam elektriklilerin payı yüzde 19.7’ye çıkarken şarj edilebilir hibritler de pay yüzde 5.8’e oldu.

5 AYLIK SATIŞ REKORU

Ocak-Mayıs 2025’i kapsayan dört aylık dönemde ise otomotiv pazarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.7 artarak 489 bin 366 adet olarak gerçekleşti. Aynı dönemde, otomobil pazarı yüzde 5.1 oranında artarak 394 bin 327 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 1.7 azalarak 95 bin 39 adet olarak kayıtlara geçti. Bu sonuçlarla ocak-mayıs dönemi satışlarında en yüksek adetlere ulaşılarak tarihi rekor kırıldı. İlk beş ayda benzinli otomobillerin payı yüzde 48.1’e gerilerken hibrit otomobillerin payı 109 bin 398 adetle yüzde 27.7’ye ve elektrikli otomobillerin payı 59 bin adetle yüzde 15’e çıktı.

İŞTE MAYIS AYININ ‘EN’LERİ

EN ÇOK SATANLAR
1. Fiat 10.846

Yazının Devamını Oku

Uçak, otobüs, YHT ve araç kiralama fiyatlarını karşılaştırdık: Ulaşımda bayram tarifesi

23 Mayıs 2025

Kurban Bayramı için 9 günlük tatil dönemi henüz resmileşmedi ancak havaların da ısınmasıyla rotalar oluşturulmaya başlandı. Arife gününün 5 Haziran Perşembe gününe denk gelmesi ise tatilcilere iki farklı seçenek sunuyor. Bir kısım çalışanın tatile izinleriyle birlikte 30 Mayıs’ta başlaması, bir kısım çalışanın ise 5 Haziran itibarıyla tatile çıkıp 13 Haziran’a kadar tatili uzatması bekleniyor. Hürriyet, tatil hazırlıkları yapacaklar için bu bayram döneminde otobüs, uçak, Yüksek Hızlı Tren (YHT) ve araç kiralama fiyatlarını araştırdı. Buna göre, 5-13 Haziran tarihleri arasında İstanbul’dan İzmir, Antalya ve Bodrum gibi tatil bölgelerine uçakla gidiş-dönüş en az 5 bin TL’yi buluyor. Otobüsü tercih edenler için fiyat yarı yarıya fark ediyor. Ankara, Konya, Sivas gibi illere YHT nedeniyle ulaşım çok daha uygun oluyor. Bu bayram döneminde araç kiralamak için ise en az 2 bin TL’yi gözden çıkarmak gerekiyor.

UÇAKLA DOĞU İLLERİ 10 BİN TL’YE YAKIN

Ulaştırma hizmeti veren firmaların internet sitesindeki güncel fiyatlar ve dijital seyahat platformlardan derlediğimiz bilgilere göre, bu bayram döneminde uçakla İstanbul’dan Antalya’ya gidiş-dönüşün maliyeti 6 bin TL’yi bulurken; İzmir için 5 bin 150 TL, Bodrum için 7 bin TL ve Ankara için 3 bin 300 TL ayırmak gerekiyor.

İstanbul’dan Diyarbakır’a gidiş-dönüş uçak biletinin bedeli 9 bin 600 TL, Erzurum’a 7 bin 500 TL, Trabzon’a 9 bin 600 TL ve Konya’ya 6 bin TL olarak sıralanıyor. Ek seferlerin uçaklar için de devreye alınması bekleniyor ancak daha şimdiden en çok talep edilen saatlerde uçakların dolu olduğu görülebiliyor.

‘OTOBÜSLER YÜZDE 100 DOLDU’

Yazının Devamını Oku

İstanbul’da 10 araçtan 6’sı depreme hazır değil

28 Nisan 2025

 

Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) Hürriyet ile paylaştığı verilere göre, 5.9 milyon motorlu kara taşıtı ve 3.9 milyon adet binek otomobilin bulunduğu İstanbul’da, kasko poliçelerindeki sigortalılık oranı yalnızca yüzde 41.09 seviyesinde. Başka bir ifadeyle, İstanbul’daki her 10 aracın 6’sı deprem nedeniyle hasar alırsa depremzedelerin zararı karşılanamayacak.

RİSK OLDUKÇA BÜYÜK

TSB’ye göre, Mart 2025 sonu itibarıyla Marmara Bölgesi’nde kasko poliçelerindeki sigortalılık oranı yüzde 33.78 olurken Türkiye genelinde bu oran sadece yüzde 24.53. Hatırlanacak olursa, Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra evleri hasarlı birçok kişi yeni bir hayat için ellerindeki araçlarını satmış veya araçlarıyla farklı şehirlere taşınmak zorunda kalmıştı. Bu kapsamda, olası bir felakette evini kaybeden milyonlarca insan maalesef araçlarındaki hasarı da karşılayamama riskiyle karşı karşıya kalacak. Ancak uzmanlar kasko poliçesi olsa bile bunun deprem hasarını karşılayamayabileceği konusunda uyarıyor. Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan RS Otomotiv Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Ünaldı, şu bilgileri verdi:

İŞTE MADDE MADDE BAKMANIZ GEREKENLER

* Türkiye’de kasko sigortaları, poliçede doğal afet teminatı varsa deprem nedeniyle oluşan araç hasarlarını karşılar. Ancak bu teminat her poliçede otomatik yer almayabilir, özellikle dar kasko poliçelerinde bulunmazken, genişletilmiş veya tam kaskolarda genellikle standart olarak sunulur.

* Araç sahipleri, poliçelerini imzalarken mutlaka ‘Teminat Kapsamı’ veya ‘Doğal Afetler Teminatı’ başlıklı maddeyi kontrol etmelidir. Bu bölümde deprem, sel, dolu gibi afetlerin hasarları poliçe limitleri dahilinde karşılanacağı yazmalıdır. Aksi halde deprem kaynaklı zarar sigorta kapsamında olmaz. Aracın deprem nedeniyle ağır hasar alması durumunda, sigorta şirketine hasar ihbarı yapılır ve eksper incelemesiyle onarım ya da pert kararı verilir.

* Eğer araç pert olursa, poliçedeki rayiç bedel üzerinden ödeme yapılır. Onarım halinde ise hasar bedelinden poliçede belirtildi ise muafiyet oranı düşülür, kalan tutar sigorta tarafından ödenir. Örneğin poliçede yüzde 5 muafiyet varsa, 100 bin TL hasarın 5 bin TL’si sigortalıya aittir. Depreme karşı araçlarını güvence altına almak isteyenler, poliçelerinde bu teminatın olup olmadığını mutlaka kontrol etmeli ve muafiyet oranlarını incelemelidir.”

Yazının Devamını Oku

Elektrikli araçta Türkiye mesaisi

28 Nisan 2025

Otomobillerdeki vergi yükünün en yüksek olduğu ülkelerden olan Türkiye’nin elektrikli araçlar için uyguladığı büyük teşvikler, bu araçlara olan talebi hızla arttırmaya devam ederken Avrupa’daki fabrikalar arka arkaya Türkiye için mesai yapmaya başladı. İlk olarak Volvo, Belçika’daki fabrikasında üretimine geçen hafta başladığı elektrikli EX30 modelinde üretim önceliğini Türkiye’ye verdiğini açıkladı. Hemen ardından Avrupa’da Elon Musk’ın siyasi duruşu nedeniyle boykot edilen Tesla, Almanya’da üretimine başladığı yeni Model Y için “Üretim önceliği Türkiye’nin” dedi.

Bu önceliğin en büyük sebebi, Avrupa’ya kıyasla Türkiye’de daha güçlü olan tüketici talebi. Bugün, Bursa’da üretilen Clio’dan ve Egea’dan yüzde 80 ÖTV alınırken Berlin’de üretilen yüksek donanımlı Tesla Model Y yüzde 10 ÖTV dilimine girebiliyor. Bu tablo, markalar için Türkiye’yi öncelikli pazar haline getiriyor ancak Renault, Fiat, Toyota gibi “yerli” üreticileri rekabet edemez hale getiriyor.

VOLVO İLK İKİ AY BİZE ÇALIŞACAK

Volvo’nun yeni elektrikli otomobili EX30’un geçtiğimiz hafta Belçika’nın Ghent şehrindeki üretim tesisinde üretilmeye başladığını söyleyen Volvo Car Türkiye Genel Müdürü Alican Emiroğlu, “Volvo EX30’un Avrupa’da üretilmeye başlanması Türkiye için ayrı bir önem taşıyor, bu model sadece Türkiye pazarına özel 150 kW güce sahip motor seçeneği ile sunulacak. Türkiye, bu geçişte öncelikli pazarlar arasında yer alıyor. Ghent’teki tesisin ilk iki aylık kapasitesinin büyük bir kısmı bizim taleplerimiz için ayrıldı. EX30 ile ilgilenen müşterilerimiz nisan sonu itibariyle taleplerini web sayfamızdan iletebilecekler. Haziran ayı ortasında ise Türkiye lansmanımızı gerçekleştirerek fiyat bilgisini paylaşacağız. Temmuz ayı itibarıyla tamamen elektrikli EX30’u yollarda görmeye başlayacağız” dedi.



Yazının Devamını Oku

Telefonlarınızı depreme ayarlayın... İşte yapmanız gereken ayarlar ve faydalı olabilecek uygulamalar

25 Nisan 2025

Gelişen teknoloji ile artık telefonlarımız gerçek zamanlı deprem uyarılarını alabiliyor. Marmara Denizi’nde gerçekleşen şiddetli depremden saniyeler önce pek çok telefona gelen ‘Yakındaki Deprem’ başlıklı bildirimler de bunun kanıtı oldu. Benzer bir uyarı bildirimi, 2023 yılında Gemlik açıklarında yaşanan depremden önce de gelmişti. Günümüzde gelişen teknoloji, gerçek zamanlı deprem uyarılarını yaklaşık 5-10 saniye öncesinde akıllı telefonlara bildirebiliyor. Türkiye için şu anda en yaygın olanı, Google’ın Android tabanlı telefonlarda sunduğu “deprem uyarıları” isimli acil durum uyarı sistemi. Apple markalı yani iOS işletim sistemi bulunan akıllı telefonlarda ise “hayati uyarı bildirimi” açılıyor ancak şimdilik böyle bir hizmet yok. Bunun yerine telefonlara bazı uygulamalar indirilebiliyor.

ANDROID İÇİN ADIM ADIM SİSTEMİ AÇMA

* GOOGLE’ın deprem uyarı sistemi, sarsıntının en çok hissedildiği bölgedeki akıllı telefonların verilerini toplayarak bir merkez üssü belirliyor ve etkilenen bölgeyi daire içerisine alarak o çapta yer alan kullanıcılara bildirim gönderiyor. Teknolojinin temelinde ivme ölçerler var. Tüm bu işlemleri ışık hızında yaptığı için kullanıcıların sarsıntıdan 5-10 saniye önce haberi oluyor. Ücretsiz olarak sunulan sistem yalnızca 4.5 ve üzerinde şiddetteki depremler yaşandığında çalışıyor. Sistemi açmak için şu adımları izlemek gerek:



* Uyarıyı almak için telefonunuz internete bağlı olsun. Aynı şekilde konum servisi ve bildirimlere mutlaka izin verin.

Yazının Devamını Oku

Bursalı ‘Panda’ sinyali

21 Nisan 2025

TOFAŞ’ın dünyanın en büyük otomotiv gruplarından Stellantis’in Türkiye’deki tüm satış faaliyetlerini yönetmek üzere Stellantis Otomotiv’i 400 milyon Euro’ya satın alma hamlesine çok uzun bir aradan sonra izin çıktı. Rekabet Kurumu, geçtiğimiz hafta yaptığı yazılı açıklamayla tarihinde ilk kez bir satın almaya ‘yatırım şartlı’ olarak onay verdiğini duyurdu. Açıklamada, tarafların ikinci taahhüt paketinde, yerli üretimi ve istihdamı destekleyecek bir yatırım planını Rekabet Kurumu’na sunduğu anlaşıldı. 

Hemen ardından Tofaş’ın yaptığı yazılı açıklama, bu yılın sonunda üretimi sona erecek Fiat Egea’nın yerini alacak yeni modelle ilgili ilk resmi sinyalleri de vermiş oldu. Egea’nın yerini alacak en güçlü aday şimdilik, yeni Grande Panda’nın daha büyük ve Fastback gövde tipine sahip bir versiyonu gibi duruyor. 

2026’DA BAŞLAYACAK
Hatırlatmak gerekirse, Tofaş’ın uzun yıllardır ürettiği Doblo ve Fiorino modellerinin üretimi geçen yıl sona ermiş, ticari araç tarafında bu modellerin yerini Stellantis’in “K0” kodlu yeni orta boy hafif ticari araçları (Fiat Scudo, Opel Vivaro, Citroen Jumpy, Peugeot Expert) almaya başlamıştı. Ancak, Bursa fabrikasında 450 bine yakın yıllık üretim kapasitesi bulunan Tofaş için sadece bu modeller yeterli olmaycaktı. Egea’nın 2025’te biteceği düşünüldüğünde Tofaş’ın bir model daha üreteceğine kesin gözüyle bakılıyordu. İşte geçen hafta yapılan açıklama ile Tofaş’a yeni bir modelin geleceği resmileşti.

Yazının Devamını Oku