KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda 2025 yılının ilk altı ayına ilişkin turizm verilerini açıkladı. İlk altı ayda 26 milyon 389 bin turist sayısına ulaşıldığını açıklayan Bakan Ersoy, “2017’nin ilk altı ayında 14 milyon 674 bin ziyaretçi almıştık. Geçen yıl bu rakam 26 milyon 137 bine yükselmişti. Bu yıl ise yüzde 1 artışla 26 milyon 389 bine ulaştık” dedi.
Bakan Ersoy, turizm gelirlerinde ise ilk altı aylık verilerde rekor kırıldığını ifade etti. Ersoy, “2017’de ilk altı ayda 9.2 milyar dolar gelir elde etmiştik. Geçen yıl 24 milyar dolar civarındaydı. Bu yıl ise 25.8 milyar dolarlık rekor bir gelirle tamamladık. 2025’in ikinci çeyreğinde gelirler 16.3 milyar dolara çıktı, geçen yıl 15 milyar dolardı. Yıl sonu hedefimiz 64 milyar dolar, yüzde 4.7 gelir artışı bekliyoruz. İlk altı aya baktığımızda beklentilerimizin oldukça üzerinde. Burada kişi başı gecelik gelirin ciddi oranda artması, ortalama kalış sürelerinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi total gelirde pozitif sonucu getirdi. Cumhuriyet tarihinin ilk altı aylık turizm gelirlerinde en yüksek gelir elde ettiğimiz dönem oldu. 64 milyar dolar yıl sonu hedefimize adım adım ilerliyoruz” diye konuştu.
‘İLK 6 AY ÇOK ZORLUYDU’
Ersoy, turizmde pazar ve ürün çeşitliliğinin ne kadar önemli olduğunun ilk altı aylık süreçte daha çok fark edildiğini vurguladı. “Çok zor bir altı aydı. Birçok küresel olumsuzluğun yaşandığı, çevremizdeki ateş çemberinin içinde yaşanan birçok olumsuzluk vardı. Buna rağmen, alınan önlemler sayesinde geçen seneyle kıyaslandığında rakamların pozitif yönde olduğunu görüyoruz” diyen Bakan Ersoy, ziyaretçi sayılarını etkileyen faktörleri de şöyle anlattı: “İlk etkileyen faktör 23 Nisan’daki İstanbul depremiydi. Hemen peşinden 24 Nisan’da Hindistan-Pakistan çatışması gerçekleşti ve sonrasında küresel iklim kaymasıyla karşılaştık. Küresel iklim kayması sebebiyle Haziran’ın 15’ine kadar istediğiniz mevsimsel ısılara erişemedik. Ancak eylül-ekim-kasım dönemlerinde mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğini ve rezervasyonların bu aylarda yoğun olacağını öngörüyoruz. Küresel iklim kaymasıyla ilgili Ulaştırma Bakanlığı ile beraber bir çalışma başlattık, kalıcı bir önlem çalışması yapıyoruz. Son olarak İsrail-İran savaşı ve nükleer tesislerin hedef alınması gibi gelişmeler rezervasyon akışını olumsuz etkiledi.”
KİŞİ BAŞI GECELİK HARCAMA 121 DOLAR
ORTALAMA kalış sürelerinin beklenenden daha olumlu olduğunu belirten Ersoy, “Kişi başı gecelik gelirler arttıkça ortalama kalış süreleri de tüm dünyada olduğu gibi bizde de azalarak devam ediyor. Ancak yıl ortası beklentimizden daha olumlu gerçekleşiyor. İlk 6 ayda yüzde -0.9 değişimle 10 geceleme gerçekleşti. Yıl sonunda ortalamanın 10.4- 10.5 civarında olacağını öngörüyoruz” dedi.
Kişi başı gecelik harcamaların da beklentilerin üzerinde arttığını kaydeden Ersoy, “2017’de 80 dolar olan gecelik harcama, geçen yıl 109 dolara, bu yılın ilk 6 ayında 121 dolara yükseldi, yüzde 10 artış sağlandı. Yurtdışı yerleşik vatandaşlarda ise 57 dolardan 67 dolara, bu yıl da 70 dolara çıktı. Tüm ziyaretçiler bazında da 2017’de 73 dolardan geçen sene 98 dolara, bu sene ise 106 dolara yükseldi, bu da yüzde 8’lik bir artışa denk geliyor. Yıl sonunda beklentimiz yüzde 5 artıştı, ancak tahminimizin de üzerinde yüzde 8’lik artış yakaladık. Bu da toplam gelir hedefimize ne kadar yakın olduğumuzun göstergesi” ifadelerini kullandı.
BU sene mevsim normallerinin üzerinde devam eden sıcaklıklılar vantilatörden klimaya geçişi hızlandırdı. Geçtiğimiz yıllarda bir şekilde vantilatörler idare edenler temmuz ayı itibarıyla klimaya sarıldı. Klimalar satın alındı ancak bu kez de kuracak servis bulmak zor. Uzmanlar klima montajı için ortalama 10-15 gün süreler verildiğini belirtirken tüketiciler bazı bayilerin randevu verip gelmediğinden şikâyetçi.
Bu yıl klima fiyatları 25 bin-100 bin lira arasında değişiyor. Vantilatör fiyatları ise 800 liradan başlıyor 5 bin liraya kadar çıkıyor.
TAŞERONLAR DEVREDE
İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, “Genellikle haziran–ağustos arasına yayılan satış dönemi bu yıl ağırlıklı olarak temmuz ayında birikti. Servis ekipleri çift vardiya ya da taşeron destekleriyle kapasiteyi artırmaya çalışıyor. Tüketicilere montaj veya servis taleplerine en kısa sürede hizmet vermek adına çalışma sürelerimizi yeniden düzenledik” dedi.
Fiyatların geçen yıla kıyasla yüzde 25-45 arasında arttığını da belirten Korun, “Türkiye’de ise 2024 yılında 2.5 milyon adedi iç satış, 800 bin adedi ihracat olmak üzere toplamda 3.3 milyon split klima satışı gerçekleşti. Bu rakamın 2.2 milyon adedi yurtiçinde üretildi, 1.1 milyon adedini ise ithalat yoluyla karşılandı. Türkiye ev tipi klima pazarı 2024 itibariyle 1 milyar dolar bir hacime sahip” bilgisini verdi.
‘TALEP TEMMUZDA TOPLANDI’
BU sezon turizmde doluluk oranlarının beklenen seviyede olmaması yıllık 2 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip tekne ve yat sektörünü de etkiledi. Tur/charter işletmeleri hedefledikleri müşteri sayılarına ulaşamadıkları ve işletme maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle guletlerini satışa çıkarmaya başladı.
Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) Genel Sekreteri Orhun Şentürk, “Charter (kiralama) ve günübirlik tekne turlarında ciddi düşüş var. Charter işi yapan tekne sahipleri de teknelerini satışa çıkarmaya başladılar. Özellikle charter merkezleri olarak bilinen Göcek, Bodrum ve Marmaris’te sıkıntı büyük. Yüksek maliyetler ve kur etkisi nedeniyle yerli müşteride çekilme gözlemleniyor” dedi.
AVRUPALI TURİSTİN YERİNİ ORTADOĞU DOLDURDURDU
Şentürk, turist sayılarında Avrupa ülkeleri kaynaklı düşüşler olduğunu ancak Ortadoğu, Rusya ve Uzak Doğu ülkelerinden gelen talepte artış olduğunu belirtti.
Tekne satışlarında ise yerli alıcılarda finansman güçlüğü, yabancı alıcılarda ise AB limanlarına giriş prosedürlerinin satışları etkilediğini ifade eden Şentürk, “Buna rağmen, Özellikle Rusya, Azerbaycan, Kazakistan ve bazı Ortadoğu ülkeleri vatandaşlarının Türkiye’den tekne ve yat aldığı gözlemleniyor. Türkiye bayraklı tekne alma eğilimi devam ediyor çünkü AB bayraklarına göre maliyet ve kayıt süreçleri daha avantajlı. Ancak sıfır tekne alımlarında yüzde 20’lik KDV nedeni ile Türk bayraklı tekne satın alımı ciddi derecede azalmış durumda” diye konuştu.
BAĞLAMA ÜCRETLERİ 65 BİN EURO’YA ÇIKTI
Marinalarda bağlama ücretlerinin rekor düzeyde arttığını söyleyen Şentürk, “Özellikle yabancı bandıralı tekneler için; yıllık bağlama ücretleri 25–30 metre bir tekne için 35 bin ila 55 bin Euro bandında seyrediyor. Bazı popüler marinalarda bu rakam 65 bin Euro’ya kadar çıkıyor. Yerli tekneciler bu maliyet artışı karşısında Kuzey Ege, Karaburun, Datça gibi daha butik lokasyonlara yöneliyor” şeklinde konuştu.
Kruvaziyer turizminde yeniden atağa geçen Türkiye, 2025 yılına rekor sayıda kruvaziyer turisti ile başladı. 2024’te 1 milyon 889 bin 426 yolcu ağırlayan Türkiye, 2025 sonu için yaklaşık 2.5 milyon yolcu hedefi koydu. İlk yarı verileri hedeflerle uyumlu geldi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun açıkladığı ilk altı aya ilişkin kruvaziyer turizmi verilerine göre, yolcu sayısı geçen yıla göre yüzde 27.5 artarak 732 bin 302’ye ulaştı. Ülkeye gelen gemi sayısında da yüzde 18.1 oranında artış yaşandı. Haziran 2025’te ise; kruvaziyer yolcu sayısında yüzde 20.6, gemi sayısında yüzde 14.6’lık artış kaydedildi. Uraloğlu, “Kruvaziyer turizminde zirve Türkiye’nin” ifadelerini kullandı.
Hürriyet’e konuşan sektör temsilcileri de Yunan adalarına kapıda vizenin ve artan otel fiyatlarının talebi yüzde 100 artırdığına dikkat çekti.
Abdulkadir Uraloğlu
GÜNLÜK 200 DOLAR HARCIYORLAR
Costa Cruises Türkiye Müdürü Ercan Abitağaoğlu, Türkiye’ye gelen kruvaziyer yolcusunun günlük ortalama 200 dolar harcama yaptığını söyledi. Türkiye’nin pahalılaşmasının Yunan adalarına talebi artırdığını da ifade eden Abitağaoğlu, “Türkiye’de otel fiyatı aynı olsa bile, yeme-içmenin yükselmesi sebebiyle adalar avantajlı hale geldi” diye konuştu. Yurtdışından gelen turist sayısının azaldığını ancak kruvaziyerde artış olduğunu vurgulayan Abitağaoğlu, hem gemi hem de yolcu sayısında geçen seneye göre yüzde 20-25 artış olduğunu vurguladı.
TÜRKLER KRUVAZİYERİ SEVDİ
Veriler Türk turistlerin de kruvaziyer ile tatile bu yıl daha fazla ilgi gösterdiğini ortaya koydu. Tatilsepeti Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal’a göre bunun nedenlerinden biri de kapıda vize uygulaması. Bu sezon otel fiyatlarının yüksek olmasının gemi turlarına talebi artırdığını da söyleyen Karayal, “Geçen seneye oranla envanterimizdeki gemi turunu tercih eden yolcu sayısında yüzde 100’lük bir artış söz konusu. İlgi böyle devam ederse yüzde 170 oranında bir artış bekliyoruz. Bu yükselişte ülkemiz limanlarından kalkan gemi sayısının artmış olmasının etkisi büyük. Dünyaca ünlü uluslararası kruvaziyer şirketlerinin Türk pazarına avantajlı fiyatlar ve uçaklı paketler sunması da etkili” bilgisini verdi.
BURSA Karacabey’de 50 yıl önce günlük 5 ton süt işleyerek faaliyete başlayan Sütaş; 2024’te 1 milyon ton süt işledi. Şirket, Karacabey, Aksaray ve Tire’den sonra 4. entegre tesisi olan Bingöl Entegre Tesisleri’ndeki sütün yolculuğunu ve ‘Çiftlikten Sofralara’ iş modeliyle yapılan çalışmaları anlattı. Sütaş’ın davetiyle bir grup gazeteci olarak Bingöl tesislerinde Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz ile tesisi gezdik ve süt endüstrisini konuştuk. Fabrika şu anda yüzde 25 kapasitede çalışıyor. Yılmaz, yüzde 100 kapasiteye ulaşmak için ise 2030 yılını işaret etti. Fabrikaya şu ana kadar 201 milyon 911 bin dolar yatırım yapıldı.
Yılmaz, Bingöl tesisi için sözlerine “Ustalık eserimiz” diyerek başladı. Yılmaz, Bingöl’de hem yerel hem de kamu otoritelerinden çok yardım gördüklerini de belirtti. Yılmaz, “Geçen yıl hububat sapı, yonca ve silajlık mısır üretimi karşılığında Bingöllü üreticilere 245.4 milyon lira kazandırdık. Bu rakamın 2025 yılında 414 milyon TL’ye çıkmasını öngörüyoruz. Daha çiftlikler dolmadan bu parayı kazandırdık. Çiftlikler dolduğu zaman bu rakam 1 milyar lira olacak. Bingöl’de sanayi ve tarım modelini bir araya getiren, birlikte çalışmaya yönlendiren bir organizasyon doğdu. Sözleşmeli tarım sistemi Bingöl’de oturdu” dedi.
GÜNLÜK 6.8 MİLYON SÜT ÜRÜNÜ ÜRETİMİ
“Günde ortalama 6.8 milyon paket süt ürünü üretip dağıtıyoruz. Ürünlerimiz 182 bin satış noktasında tüketicilerle buluşuyor” diyen Yılmaz, Sütaş’ın 2024 konsolide net cirosunun 39.6 milyar TL olduğunu, 47 ülkeye ihracat yapıldığını söyledi.
Yılmaz, “Endüstriyel tesislerimizin elektrik ihtiyacının yüzde 92’sini, ısı ihtiyacının yüzde 38’ini ineklerimizin gübreleri ve organik atıklarından ürettiğimiz yenilenebilir enerji ile karşıladık. 2025 yılında, elektrik ihtiyacımızın tamamını kendi üretimimiz ile karşılamayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Muharrem Yılmaz
SÜTÜN YÜZDE 90’I ÜRETİCİDEN
Sütaş’ın Karacabey, Aksaray ve Bingöl tesislerinde çiftliklerinde 26 bin 500 hayvan bulunuyor. Muharrem Yılmaz’ın söylediğine göre Sütaş, sütün yüzde 90’ını üreticiden alıyor, yüzde 10’unu ise kendi hayvanlarından karşılıyor. Hayvanları kendi çiftliklerinde büyüttüklerini belirten Yılmaz, “Biz ithalatı hazır doğacak anneye aday olarak yapmıyoruz. 5-6 aylık hayvanlar getirdik, 1 yıl karantinada tuttuk, aşılarını kendimiz yapıp tohumlayıp annelik kıvamına gelince çiftliklere nakil ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi, dijital teknolojiler aracılığıyla sigorta ve finans dünyasını gençlerle buluşturacak. Mayıs 2024’te başlayan Sabancı Gençlik Seferberliği kapsamında bugüne kadar 19 bin gence ulaşıldı. Proje kapsamında sayının 30 bin olması hedefleniyor.
Merkezin açılış töreninde konuşan AgeSA Genel Müdürü Fırat Kuruca, programdan 18-34 yaş arası tüm gençlerin yararlanabileceğini ifade etti. Kuruca, ilk etapta Fırat Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği, yapay zekâ ve veri mühendisliği, yazılım mühendisliği ve sigortacılık gibi alanlarda eğitim alan yaklaşık 7 bin öğrenciye dokunulacağını belirtti. Kuruca’nın verdiği bilgilere göre proje, üç yıl devam edecek ve sonunda 2 bin 500 genç merkezden yararlanacak.
Prof. Dr. Fahrettin Göktaş - Fırat Kuruca
ÇÖZÜM ODAKLI EKOSİSTEM HEDEFİ
Projenin en önemli hedeflerinden birinin Türkiye’yi sadece yeni teknolojilerin kullanıcısı değil, üreticisi konumuna da getirmek olduğunu belirten Kuruca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu amaçla gençlerimizin potansiyellerini en etkin şekilde kullanabilecekleri, hayallerini özgürce gerçekleştirebilecekleri ortamı sunmak istiyoruz. Bu tesislerde sigortacılık, finans, mühendislik gibi alanlarda yeni nesil teknolojileri kullanarak çözüm odaklı bir ekosistem yaratmayı hedefliyoruz. Katılımcıların gerçek sektör verilerini kullanarak, hem birbirleriyle hem de diğer merkezlerle işbirliği yaparak vaka analizleri gerçekleştireceği; yeni çözüm önerileriyle katma değerli projeler geliştirebileceği bir platform inşa ediyoruz. Bu alanlarda öğrenciler sadece bilgiyle değil; aynı zamanda hayal güçleriyle, cesaretleriyle, kolektif çalışma kültürleriyle fark yaratacaklar. AgeSA Teknoloji ve Etki Merkezi’nde genç arkadaşlarımız yalnızca teknik beceriler edinmeyecek aynı zamanda birbirlerinden, mentorlarından ve eğitmenlerinden öğrenerek, çok yönlü bir gelişim süreci yaşayacaklar.”
UYGULAMALI ÖĞRENECEKLER
Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş ise merkezle birlikte öğrencilerin gerçek sektör verileriyle, yapay zekâ ve veri analitiği gibi güncel teknolojilerle iç içe, uygulamalı bir öğrenme deneyimi yaşayacağını belirtti. Göktaş, “Sabancı Topluluğu ve AgeSA ile gerçekleştirdiğimiz bu işbirliği sayesinde gençlerimiz, finans ve sigortacılık gibi dönüşüm yaşayan alanlarda, küresel düzeyde rekabet edebilecek bilgi ve becerilere sahip olacaklar. İnanıyoruz ki, bu merkezde yaratılacak sinerji, Elazığ’dan çevre şehirlere ve ülkemizin geneline yayılacak” diye konuştu.
Geçtiğimiz yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) tanıtımı amacıyla başlatılan ‘Ada Kıbrıs’ projesinin İstanbul tanıtımı, dün gerçekleştirildi. Proje ile Türkiye’deki hedef kitleye Kuzey Kıbrıs’ın kültürel değerlerinin, ada yaşamının ve lezzetlerinin tanıtılması hedefleniyor.
Dünkü tanıtım toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Türkiye ile KKTC arasında yürütülen bu kapsamlı işbirliği, tanıtım projeleriyle daha sağlam bir yapıya kavuşmakta. 2024’ten bu yana turizm ve kültür alanlarında Türkiye Cumhuriyeti olarak tashih ettiğimiz toplam 122 milyon liralık kaynak, bu sürecin mali temelini güçlendirdi” dedi. “Toplam mali işbirliği paketimiz ise 21 milyar TL ile bu sene rekor düzeye yükseldi” diyen Yılmaz, “Çok farklı projelerimiz var; ulaştırmadan sağlığa, eğitimden altyapıya. Türkiye Cumhuriyeti olarak KKTC’nin yanındayız” diye konuştu.
YILMAZ’DAN KKTC ÇAĞRISI
Dün düzenlenen tanıtım törenine Yılmaz’ın yanı sıra KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Sayın Fikri Ataoğlu katıldı.
Türkiye’de KKTC’yi ziyaret etmemiş milyonlarca vatandaşın bulunduğuna işaret eden Cevdet Yılmaz, “Ada Kıbrıs kampanyasının bu ilgiyi canlandıracağına yürekten inanıyorum” dedi. “Akdeniz’in kalbinde yer alan KKTC turizm alanında çok daha güçlü bir noktaya gelmesi hepimizin ortak arzusu” diyen Yılmaz, şöyle devam etti: “Geçen yıl Türkiye Cumhuriyeti olarak 61 milyar doları aşan bir turizm gelirimiz oldu; 62 milyondan fazla misafiri ülkemizde ağırladık ve dünyanın dördüncü destinasyonu olduk. Bu büyük turizm potansiyelinin KKTC’ye de daha fazla yansımasını arzu ediyoruz. Bugün tanıtımı yapılan plan ve kampanya, bu yöndeki ortak vizyonumuzun göstergesidir. Kampanya ile eş zamanlı yürütülen KKTC Turizm Master Planı, sektörel kalkınmanın yanı sıra kültürel mirasın korunması ve yerel istihdamın artırılması amacıyla şekillendi.”
137 PROJEYE 373 MİLYON TL
Yılmaz ayrıca, geçmiş yıllarda uygulanan Proje Destekli Turizm Kısmi Hibe Programı kapsamında ise bugüne kadar 137 projeye yaklaşık 373 milyon lira destek sağlandığını da ifade etti. “KKTC’yi henüz görmemiş, güzelliklerini keşfetmemiş vatandaşlarımızı ister Lefkoşa’ya bir uçak bileti alarak ister Mersin’den kalkan feribotlar yoluyla Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret etmeye davet ediyorum” diye konuşan Yılmaz, THY ile toplantı yaptıklarını ve yakın bir zamanda müjdeli bir haber geleceğini duyurdu. Yılmaz, “Türk vatandaşlarının KKTC’ye daha pratik ve daha düşük maliyetlerle ulaşması için çalışma yürütüyorlar” diye konuştu.
Yılın ilk çeyreğine ilişkin turizm sektörü verileri açıklandı. Buna göre ocak-şubat-mart aylarında Türkiye’yi 8 milyon 844 bin turist ziyaret etti, 9 milyar 451 milyon dolar turizm geliri elde edildi. Ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre düşse de gelir bazında sektör, tüm zamanların en iyi ilk çeyreğine imza attı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ilk çeyrek verilerini, İstanbul’daki Atatürk Kültür Merkezi’nde açıkladı. Sektörde 2025 hedefinin 65 milyon ziyaretçi ve 64 milyar dolarlık gelir olduğunu hatırlatan Bakan Ersoy, “Geçen seneye göre ziyaretçi sayısında yüzde 4.4, gelirlerde yüzde 4.7 artış öngörüyoruz. Türkiye ziyaretçi sayısında 2017’de 8’inci sırada iken geçen yıl dördüncülüğe çıktı” dedi.
YÜZDE 2.5’LİK DÜŞÜŞ
Bakan Ersoy, ziyaretçi sayısında geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 2.5’lik bir düşüş olduğunu belirterek, sebeplerini şöyle açıkladı: “Şubat ayı 28 çekti, bunun bize yüzde 3.5’lik bir etkisi var. Martta ramazan ayı nedeniyle rezervasyonlarda yüzde 20’ye varan azalma vardı. Çünkü özellikle müslüman ülkelerden gelen ziyaretçiler seyahatlerini erteliyorlar. Yine Batılı ülkelerden gelenler ise yeme-içme aktivitelerinin daha az olduğu bir döneme geldiği için ramazan sonrasını tercih ediyorlar. Yüzde 20’lik sapmanın yıl ortalamasına etkisi 7.3-7.4 oluyor. Aynı zamanda geçen sene Paskalya tatili mart ayına geliyordu, bu sene 20 Nisan’a kaydı. İkinci bir takvimsel etkiyi orada yaşadık. Bu takvimsel kaymalar mart ayını olumsuz etkilese de nisan için olumlu oldu.”
DEPREM ETKİSİ
Nisan ayına çok iyi başlandığını ifade eden Bakan Ersoy, yüzde 6’lık bir büyüme ile nisanı kapatacaklarını ifade etti. “Bu oran aslında yüzde 16’lara yakındı. 23 Nisan’da yaşanan deprem nedeniyle bir kayıp yaşadık” diye konuşan Bakan Ersoy, mayıs rezervasyonlarının ise yıl sonu ortalamasının üzerinde geldiğini vurguladı.
EN ÇOK ZİYARETÇİ İRAN’DAN
Ersoy, ilk çeyrekte Türkiye’ye en çok ziyaretçinin 733 bin kişi ile İran’dan geldiğini belirtti. Ersoy, “601 binle Rusya Federasyonu ikinci sırada. Onu 572 binle Almanya, 506 binle Bulgaristan, 304 binle Birleşik Krallık izledi. Yıl sonunda Rusya, Almanya ve Birleşik Krallık ilk üçte olacak gibi gözüküyor” ifadesini kullandı.