Özge Esen

ÖTV oranları yeniden belirlendi... Telefona matrah ayarı

25 Ekim 2025

CEP telefonları ve sigarada uygulanan ÖTV matrahları değişti. Telefon vergilerinde yapılan değişikliğe ilişkin karar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile ÖTV oranlarında değişiklik olmazken ÖTV matrahında artışa gidildi. Buna göre ÖTV matrahı 4 bin 500 lira ve altı olan cihazlar için yüzde 25, matrahı 4 bin 500-9 bin lira olan cihazlar için yüzde 40, diğerleri için ise yüzde 50 vergi uygulanacak. Bir önceki düzenlemede ise bu oranlar ÖTV matrahı bin 500 TL ve altındakiler için yüzde 25, ÖTV matrahı bin 500 TL’yi aşıp 3 bin TL’yi aşmayanlar için yüzde 40, ÖTV matrahı 3 bin TL’nin üzerindekiler için yüzde 50 seviyesindeydi.

ÇARPAN ETKİSİ DÜŞÜRÜLDÜ

Sigaradaki değişikliğin ise bu üründe vergi artışlarının enflasyonu daha az etkilemesi amacıyla yapıldığı belirtildi. Resmi Gazete’de dün yayımlanan kararla sigara üzerinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) nispi vergi oranı yüzde 50’den yüzde 45’e düşürüldü. Maktu vergi artırıldı. Böylece vergi artışlarında çarpan etkisi 3.8’den 3.2’ye çekilmiş oldu. Cep telefonları için ÖTV oranlarına esas matrahlar yeniden belirlendi. Resmi Gazete’deki kararla nispi vergi oranı yüzde 50’den 45’e indirilirken, maktu vergi 12.15 liradan 16 liraya çıkarıldı. Kararla vergi artışları olması halinde çarpan etkisi düşürülmüş oldu. Sigara üzerinden alınan vergilerde artış yapılması halinde değişiklikten önce çarpan etkisi 3.8’di. Bu değişiklikle çarpan etkisi 3.2’ye indirildi.

İŞTE FİYATI DÜŞECEK TELEFONLAR 

 Vergiler dahil fiyatı 7 bin 560 TL ile 16 bin 200 TL arasındaki telefonların ÖTV oranı yüzde 50’den yüzde 40’a düşecek. Bu değişiklik ile fiyatlar 500 ila 1.000 TL arasında düşecek. İşte fiyatı düşecek o modeller: 

 Hiking A45, Reeder S19 Max Pro S, General Mobile Era 30, Omix X5 128 GB, Casper VIA M40, Realme C61, Nubia Music, Tecno Spark GO2, Vivo Y04, Infinix Hot 30i, Poco M7 Pro, Xiaomi Redmi Note 13 Pro, Xiaomi Redmi Note 12 Pro, Oppo A5 Pro, Samsung Galaxy A25, Samsung Galaxy A17.

YENİ FİYATLARA ÖRNEKLER 

 

Yazının Devamını Oku

Yolcu sayısını yüzde 8 artırdı

22 Ekim 2025

Geçen yıla göre yolcu sayısında yüzde 8’lik artış kaydeden şirketin doluluk oranı ise yüzde 85’i geçti. 2025 yaz sezonu verileri ve 2026 hedeflerini anlatmak üzere Antalya’da basın toplantısı düzenleyen SunExpress CEO’su Max Kownatzki, sözlerine “Türk turizmini desteklemeye devam edeceğiz” diyerek başladı.

2025’i başarılı geçirdiklerini ancak otel fiyatlarındaki orantısız artışın havayolu şirketlerini negatif etkilediğini belirten Kowtanzki’ye göre 2026’da bu yılki gibi orantısız artışlar olmayacak. Kownatzki, “Eğer Türkiye, paranın karşılığını veren bir ülke olmasaydı bunun etkilerini daha fazla hissederdik. Ocak ve şubatta fiyat artışlarının yüksek olduğunu söyledik. Ancak ilk tepkiler ‘biraz bekleyelim’ şeklindeydi. Mayıs ve haziranda ise otelciler fiyat artışlarının farkına vardılar. Otellerin fiyat artışları enflasyonun üzerine çıkmamalı. Önümüzdeki yıl bu yaz kadar orantısız artış görmeyeceğiz gibi duruyor” dedi.

10 MİLYON EURO’LUK GECİKME GİDERİ

Kownatzki’nin dikkat çektiği bir başka konu da sektörde ödenen gecikme tazminatları oldu. Türkiye yolcu hakları ve tazminat kurallarının AB’ye benzer şekilde oluşturulduğunu ifade eden Kownatzki, “10 uçağımızın 2’sinde gecikme olur. Gecikmelerin yüzde 80’i üçüncü kişilerden kaynaklanıyor. Bunları da tazmin etmek durumundayız. Bundan çok memnun değiliz. Bu konuda bir reform bekliyoruz. Her yıl bu nedenle bütçe kapandıktan sonra 10 milyon Euro’luk ek bir gider oluşuyor” diye konuştu.

YENİ HANGAR YATIRIMI

Kownatzki’nin verdigi bilgilere göre SunExpress’in 132 adet Boeing uçak siparişi var ve bunların 87’si kesin sipariş durumunda. Kownatzki, Antalya Havalimanı’nda inşası planlanan hangar yatırımıyla ilgili de konuştu:

“Üç yıl içinde işletmeye açacağız. Bu bizim açımızdan bağımsızlık demek, büyüme demek. Bu Antalya’nın da büyümesi anlamına geliyor. ilk aşamada 500 kişi işe alınacak. Toplamda 1.000 kşi istihdam edeceğiz.”

Yazının Devamını Oku

Turizmci hedefe koşuyor

23 Eylül 2025

HEM küresel olumsuzlukların yaşandığı hem de yurtiçinde rekabette zorlukların öne çıktığı turizm sektöründe, yukarı yönlü hareketlilik devam ediyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre, geçen ay Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2 artışla 6 milyon 965 bin 343 kişiye çıktı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yaz sezonunun en yoğun ayında elde edilen bu rakam, Türkiye’nin turizmdeki istikrarını pekiştirdi. Yılın ilk 8 aylık döneminde ise Türkiye’yi toplamda 40 milyon 470 bin 270 kişi ziyaret etti. Bu sayının 35 milyon 481 bin 223’ü yabancı ziyaretçilerden, 4 milyon 989 bin 47’si ise yurtdışında ikamet eden vatandaşlardan oluştu.

RUSYA İLK SIRADA

Ağustosta Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında ise Rusya Federasyonu 990 bin 709 kişiyle ilk sırada yer aldı. Rusya’yı, 989 bin 839 ziyaretçiyle Almanya ve 638 bin 937 ziyaretçiyle İngiltere takip etti. İngiltere’nin ardından ise İran ve Polonya geldi. Yılın ilk sekiz aylık döneminde de tablo benzer şekilde gerçekleşti. 4 milyon 554 bin 395 ziyaretçiyle Rusya Federasyonu, Türkiye’ye en çok misafir gönderen ülke oldu. Onu 4 milyon 400 bin 592 ziyaretçiyle Almanya, 3 milyon 2 bin 928 ziyaretçiyle İngiltere izledi. İngiltere’nin ardından ise İran ve Bulgaristan geldi.

Yılın ilk 8 ayında turizmi olumsuz etkileyen nedenlere bakıldığında hem yurtiçi hem de yurtdışı kaynaklı pek çok etken öne çıkıyor.

DOLULUKLARDA SON ÇEYREK BEREKETİ

Hatırlatmak gerekirse; yılın ilk çeyreğinde geçen seneye oranla ziyaretçi sayısında yüzde 2.5 düşüş yaşanmıştı. Bunun nedeni ise ‘şubat ayının 28 gün çekmesi’ ve ‘Ramazan’ın mart ayına denk gelmesi’ olarak öne çıktı. Aynı zamanda Paskalya tatili bu sene nisan ayına kaydı. İkinci çeyrekte ise sektör, küresel zorluklar ve siyasi gelişmelerle karşılaştı. Önce 23 Nisan’daki İstanbul depremi, ardından 24 Nisan’da Hindistan-Pakistan çatışması gerçekleşti. Ayrıca, bu sene küresel iklim kayması sebebiyle Haziran’ın 15’ine kadar istenilen mevsim sıcaklıkları yaşanmadı. Bunlara ek olarak hem yerli hem yabancı turisti etkileyen en önemli unsur fiyat pahalılığı oldu. Doluluklar istenilen seviyede olmayınca temmuz ayında oteller indirime gitti ve sektör temsilcilerinin de dediğine göre, 15 Temmuz itibarıyla toparlanma başladı. Turizmciler, son çeyrekte ise doluluk oranlarının iyi olacağını ve iklimin uzamasıyla sezonun Kasım’ın 20’sine kadar uzayacağını belirtiyor.

Yazının Devamını Oku

Turizmde sonbahar bereketi

20 Eylül 2025

TURİZMDE sonbahar bereketi yaşanıyor. Yüksek sezonda konaklama fiyatlarındaki artış nedeniyle, yerli turist tatilini son dakikaya bıraktı. Ancak temmuz ayından itibaren yapılan indirimlerle son dakika satışlarında hareketlenme yaşandı. Yaşanan hareketlilik eylül-ekim ve kasım aylarında da devam edecek. Turizmciler, yapılan indirimlerin tatile çıkmak için fırsat olduğunu ve sezonun kasımın 20’sine kadar devam edeceğini belirtti. Peki, eylül-ekim-kasımda konaklama fiyatları nasıl? Rezervasyon sitelerinden derlediğimiz bilgiye göre özellikle ekim ayında eylüle oranla bazı otellerin yüzde 50’dan fazla fiyat düşürdüğünü gördük. Özellikle her şey dahil otellerde ekim ayında dört gece beş gün iki kişi için fiyatlar ortalama 24 bin liradan başlıyor.

İNGİLİZ, RUS VE ALMANLAR BAŞTA

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, eylül, ekim ve kasım aylarında iç pazara yönelik yüzde 30’a varan indirimler olduğunu ve küçük çocuklu ailelerle çiftlerin tatil zamanının başladığını belirtti. 18 Eylül itibarıyla Antalya’ya gelen turist sayısının 13 milyonu geçtiğini ifade eden Kavaloğlu, bu dönemde İngiliz, Rus ve Alman turistlerin yoğunlukla geldiğini söyledi. Yüksek sezona oranla eylülde fiyatların yüzde 30, kasımda ise yüzde 50 daha düşük olduğunu belirten Kavaloğlu, iklim değişikliğiyle birlikte sezonun kasımın üçüncü haftasına kadar uzayacağını da vurguladı.

DOLULUKLAR YÜZDE 90’I AŞTI 

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkan Başdanışmanı Hamit Kuk ise “Ocaktan itibaren temmuz ayının 15’ine kadar çok sıkıntılı geçti ancak temmuzun 15’inden sonra oteller fiyat indirmeye başlayınca ağustos-eylül-ekim iyi gidiyor. Yoğunluk kasım ayının 15-20’sine kadar sürecektir. Eylülden itibaren aile tatilleri bitiyor, orta ve üst yaş ya da çocuğu olmayan aileler tatile geliyor” dedi. Kuk, “Şu anda Antalya’da eylül ayındaki doluluklar yüzde 90’ın üzerinde. Ekimde de yüzde 80-90 doluluğu bulacaktır. Satışlar ‘son dakika’ şeklinde devam ediyor” değerlendirmesini yaptı.

BODRUM DA HAREKETLİ 

TÜRSAB Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mustafa Demir de Bodrum’da fiyatların yüzde 30-40 düştüğünü ve bu sebeple eylül-ekim aylarının dolu olduğunu belirtti. Bodrum’da bu dönemde ağırlıklı olarak İngiltere ve Polonya pazarından turist geldiğini belirten Demir, “Dış pazarda düşüş yok. Fiyat ve kalite anlamında insanları mutlu eden tesislerin temmuz-ağustos-eylül-ekim dolulukları iyi. Eylülde para harcama kapasitesi yüksek olan, çocuklarının okullarına bağlı olmayan ailelerin tatil zamanı” dedi.

Yazının Devamını Oku

Gastronominin payı artıyor… Turizmin iştah açan güneşi

18 Eylül 2025

TÜRKİYE, deniz-kum-güneşin yanında kültürü ve gastronomisi ile de dünyanın en önde gelen turizm merkezleri arasında. Gastronomi turistinin normal turiste göre 6-8 kat daha fazla para harcadığını ve ülkeye tekrar gelme olasılıklarının da yüzde 80’in üstünde olduğunu belirten sektör temsilcileri, Türkiye’nin bu alanda fırsatlarla dolu olduğuna dikkat çektiler. Türkiye’nin turizm gelirleri içerisinde gastronominin yüzde 25 pay aldığına vurgu yapan temsilciler, potansiyelin bunun çok çok üzerinde olduğunu, stratejik adımlar atılması gerektiğini dile getirdiler.

GLOBAL PAZAR 1 TRİLYON DOLAR

TÜİK’in son açıkladığı 2025 yılı ikinci çeyrek turizm verilerine göre turizm geliri içerisinde yeme-içme harcamalarının payı yüzde 19.4 seviyesinde.

Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer’e göre, “Turizmin altın çocuğu” olan gastronominin ülke tanıtımında da önemli rolü var. Demirer, “Restoranları yurtdışına götürürken, beraberinde Türk ürünlerini, kültürünü de götürüyoruz, önemli bir tanıtım yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Global gastronomi turizminin 1.1 trilyon dolarlık hacme ulaştığını, yiyecek-içecek hizmetlerinin toplam büyüklüğünün ise 3 trilyon doları aştığını belirten Demirer, Türkiye gastronomi sektörünün ise yaklaşık 900 milyar TL’lik bir büyüklüğe ulaştığı bilgisini verdi. Bu alanda 2 milyon kişinin istihdam edildiğini vurgulayan Demirer’e göre yabancı oyuncuların pazarda olması da önemli bir faktör. TURYİD Başkanı, “Dünyada rekabet ettiğimiz büyük metropollerin gastronomi özelliği uluslararası markalara ev sahipliği yapmaları. Seyahat edenler de buna çok önem veriyor.

Otel tarafı destinasyon seçmede çok kısa vaktini alırken, asıl restoranlar cazibe unsuru haline geliyor. Dubai’de turizm gelirlerinin yüzde 70’i gastronomiden. Türkiye’de yüzde 20-25’teyiz. Daha gidecek çok yolumuz var” diye konuştu.

6-8 KAT DAHA FAZLA HARCIYORLAR

TÜRSAB Gastronomi Turizmi İhtisas Başkanı Erdal Çeri ise gastronomi turistinin normal turiste oranla minimum altı-sekiz kat daha fazla para harcadığını belirtti. Türkiye’nin gastronomi turizmi açısından daha yolun çok başında olduğunu belirten Çeri, gastronomi turizminde yol kat edilmesi durumunda Türkiye’nin toplam turizm gelirlerinin en az üç kat artabileceğini ifade etti. Çeri, “Gastronomi turizmiyle ilgili herkes bir çalışma yapıyor. Türk mutfağı haftası yapılıyor, gastronomi festivalleri yapılıyor ama gastronomi turistini getirecek olan seyahat acentaları bu çalışmalarda yok. Süreç ağırlıklı olarak şefler üzerinden ilerliyor” dedi. Çeri, “Deniz-kum-güneş için gelen turist bir dahaki sene başka bir bölgeye gitmeye evet diyor, kültür, gezi amaçlı gelenlerin yüzde 70’i tekrar ülkeye gelebilirim derken, gastronomi için gelen turistin yüzde 80’den fazlası ülkeye tekrar gelmek istiyor” değerlendirmesini yaptı.

Yazının Devamını Oku

Küçük canavar büyük ekonomi

24 Ağustos 2025

KÜÇÜK ama sıradışı bir oyucak figürü, küresel ekonomide milyarlarca dolarlık bir pazar yarattı. İlk bakışta insanı irkiltecek kadar çirkin gelen Labubu figürleri, Türkiye’de de hızla yayılıyor. Çinli Pop Mart’ın ürettiği bu karakterlere yatırım yapanlar arttı. Oyuncağın şimdiden orjinal ve taklit ürün pazarı oluştu. Lisanslı ürünlerini üretmek için Çin ile masada olan firmalar var.
Ayrıca labubu konseptli partiler için hazırlıklarını yapan organizasyon
şirketleri de kendini duyurmaya başladı. Kısacası globalde milyar dolarlık ekonomi yaratan küçük canavar Türkiye’de de
büyük ekonomi oluşturmaya aday.

4 BİN 500 TL’YE SATAN VAR

Türkiye’de gençlerin ve çocukların ilgi odağı olan Labubu figürleri, özellikle sosyal medya üzerinden yürüyen koleksiyonculuk, “kutu açılımı” akımıyla dikkat çekiyor. Standart figürler İngiltere’de 20-40 dolar arasında satılırken, Türkiye’de döviz kuru ve gümrük maliyetleriyle fiyatlar 600 TL ila 2 bin TL arasında değişiyor.
Bir diğer yandan Labubu’nun Türkiye’de popülerleşmesi, yan ürünleri de beraberinde getirdi. Labubu baskılı telefon kılıfları, anahtarlıklar, tişörtler gençler arasında hızla yayılıyor. Ancak bu ürünlerin büyük kısmı şu anda lisanssız üretiliyor.

Labubu’nun üreticisi Pop Mart’ın, 2025’in ilk yarısına ait paylaştığı finansal sonuçlar karakterin yarattığı çılgınlığın geldiği noktayı daha da görünür hale getirdi. Şirketten yapılan açıklama göre Monsters serisi, Labubu’nun da dahil olduğu oyuncaklardan yılın ilk altı ayında yaklaşık 670 milyon dolarlık gelir elde etti. Bu rakamın yıl sonuna kadar 1 milyar doları aşması bekleniyor. Öte yandan hatırlanacağı üzere Türkiye’de ciddi bir kaçak pazarı oluşmuş durumda.

Yazının Devamını Oku

Deniz suyunu içilebilir hale getirdi

24 Ağustos 2025

Verilen bilgilere göre tesis yılda yaklaşık 87 bin ton atık suyu yeniden kazanıyor, üç adet ters ozmoz tesisiyle günde 850 ton deniz suyunu arıtıyor ve gıda atıklarını kompostlama yoluyla değerlendiriyor. Dört yıldır uygulanan sıfır atık sistemi kapsamında, her hafta ortalama 300 kilogram organik atık, sokak hayvanları için Bodrum Belediyesi’ne bağışlanıyor. Yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin boyutu ise 1 milyon kWh’i geçmiş durumda.

Bodrum’da sorularımızı yanıtlayan Hapimag Güney Ülkeleri Tatil Köyü Operasyon Müdürü Kerem Demirkol, sürdürülebilirliğin artık lüks olmaktan çıktığını ve bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Demirkol, “Türkiye turizminde uzun vadeli başarıyı yakalamak; kalıcı ekonomik gelirlerin yanı sıra çevresel korunma, yerel katılım ve etik turizm anlayışını bütünleştirmekten geçiyor” dedi. Bu yıl gerçekleştirdikleri projeyi de anlatan Demirkol, “Deniz suyunu içilebilir hale getirdiğimiz noktalar kurduk. Şu anda denizden su içebiliyoruz. Mutfakta; çay, kahve, yemeklerde kullanılan bütün sular deniz suyundan geliyor. Dışardan su almıyoruz” diye konuştu.

‘KÖYLERE İK EKİBİ GÖNDERİYORUZ’

Sezonda doluluk oranları yüzde 85-90 bandında ilerleyen tesiste, oldukça kalabalık bir ekip çalışıyor. Sezonda 600’ün üzerinde istihdam sağlayan tesis, genç istihdama yönelik turizm okulları ve üniversitelerle işbirliği yapıyor. Demirkol, turizm sektörü personel sıkıntısı yaşarken, bu sorunu nasıl aştıklarını şöyle yanıtladı: “25 sene önce de eleman sorunu vardı. Sektörde istihdam konusunda belki de en zorlanmayanlardanız. Sebeplerinden biri, personelimizin konaklama ihtiyacını karşılamamız. 4 yıldızlı bir otel ölçeğinde 300 kişilik lojmanımız var. Ayrıca coğrafi olarak doğru bir noktadayız. Bodrum’un insan kaynakları havuzu olan Mumcular, Pınarlıbelen, Milas bölgelerine çok yakınız. Yerel istihdama destek olmak amacıyla köylere, insan kaynakları ekibimizi de her sene gönderiyoruz. Kışın bahçesinde çalışıyorlar, yazın otelde. Nitelikli personel sıkıntısı bazen olabiliyor. Ancak lojistik departmanlardaki temizlik, bulaşıkhane hizmetlerinde personel sıkıntısı yaşamıyoruz.”

 

 

Yazının Devamını Oku

Turizme ‘iklim rotası’

19 Ağustos 2025

İKLİM değişikliği tatil tercihlerini de etkiler hale geldi. Aşırı ısınmaya bağlı orman yangınları yaz sezonunun yaşandığı Kuzey Yarımküre’de neredeyse her ülkede hayatı tehdit eder hale geldi. Türkiye’de de güney ve batı bölgelerde turizm beldelerindeki yangın görüntüleri tatil planı olanların rota değiştirmesine neden oldu. Vize problemini aşanlar Orta ve Kuzey Avrupa’da turları tercih ederken yurtiçinde ise görece daha serin olan Karadeniz turlarına yöneliyorlar.

KONAKLAMA SÜRELERİ AZALABİLİR

Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’nin Akdeniz, Ege ve Marmara kıyılarındaki iklim konforu 2026-2050 döneminde belirgin biçimde bozulacak. Araştırma yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklıklar ve artan nem oranı nedeniyle turistlerin fiziksel konforunun olumsuz etkileneceğini ve bunun da tatil deneyimini zorlaştıracağını ortaya koydu. Bu durum, ziyaretçi sayısında ve konaklama sürelerinde azalmaya neden olacak. Turizmciler de yaşanan olumsuz olaylar karşısında tatilcilerin her zaman alternatif rotaları tercih ettiğini belirtiyorlar.

İPTALLER OLDU

TÜRSAB Kültür Turizmi İhtisas Başkanı İlham Seyyale, son zamanlarda iklim değişikliğinin etkilerinin çok net görülmeye başlandığını söyledi. Seyyale, “Karadeniz’de orman yangını yok denecek kadar az. Bu durum tatilciyi rahatlatan bir hadise. İnsanlar tatile çıkmadan önce bölgenin yağış durumuna, ormanlık yapısına, yangınlara bakarak hareket ediyorlar ve ona göre rota oluşturuyorlar. Bu noktada Batı ve Orta Karadeniz öne çıkıyor” dedi.

Seyyale, halen devam eden orman yangınlarının etkilerini gördüklerini; sadece tatil için değil, orada çalışan insanların bile yangın olan bölgelere gitmek istemediklerini söyledi. Bölgede rezervasyon iptallerinin olduğunu belirten Seyyale, “Ağustos ayındaki satışlarda geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 20 düşüş var” diye konuştu.

BATI VE ORTA KARADENİZ ÖNE ÇIKIYOR

Yazının Devamını Oku