ABD'li çip üreticisi Nvidia hisseleri bir günde yüzde 4 arttı. Şirket 3.7 trilyon dolar büyüklüğe ulaşarak Microsoftu geçti ve yeniden dünyanın en değerli şirketi oldu. Bu değerlenme ile bir günde 5 milyar dolardan fazla kazanan CEO Jensen Huang'ın serveti de 135 milyar dolara yükseldi.
Nvidia CEO'su Jensen Huang'ın çarşamba günü şirketin yıllık hissedar toplantısında önümüzdeki on yıl boyunca büyüme hakkında iyimser bir görünüm vermesiyle hisseler yükselişe geçti. Ünlü CEO, yatırımcılara yapay zeka teknolojisinin trilyonlarca dolarlık fırsatından bahsetti.
Huang hissedarlara, "On yıl sürecek bir yapay zeka altyapısı oluşturma sürecinin başındayız: Dünya genelinde egemen yapay zekaya olan talep artıyor" dedi.
Nvidia CEO'su Jensen Huang
DEEPSEEK ATILIMI VE ÇİN KISITLAMALARI ŞİRKETE DARBE VURMUŞTU
Bu yılın başlarında Çinli yapay zeka platformu DeepSeek'inin atılımı, küresel AI altyapı pazarında Nvidia'nın baskın konumunun dayanıklılığı konusunda endişelere yol açmıştı. DeepSeek'in yarattığı deprem Nvidia'nın bir anda 600 milyar dolar kaybetmesine neden olmuştu.
Bunun yanında ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ile yaşadığı ticaret anlaşmazlığı nedeniyle Nvidia'nın Çin'e özel H20 AI yongalarına yeni kısıtlamalar getirmesinin ardından da şirketin hisseleri düşüşe geçti.
Bu hamle, Nvidia'nın önümüzdeki yıllarda 50 milyar dolara ulaşabileceğini söylediği Çin pazarına erişimini kapattı. Nvidia, ihracat kontrollerine uyarken Çin pazarına hizmet vermeye devam etmek için Blackwell yongalarını yeniden tasarlamayı düşünüyor.
İsrail'in İran'a saldırması ile başlayan çatışmalar neredeyse 2 haftadır devam ediyor. İsrail, İran'ı savaş uçaklarından attığı güdümlü füzelerle vurdu. Saldırılarda çok sayıda sivilin yanında İran'ın komuta kademesinden önemli isimler ve önde gelen nükleer bilimciler hayatını kaybetti. Nükleer ve askeri tesisler, devlet televizyonları ve bazı sivil yerleşim yerleri hedef alındı. İran da balistik ve hipersonik füzeleri ve İHA'ları ile İsrail'e karşılık verdi. Tel Aviv, Hayfa gibi şehirler vurulurken Savunma Bakanlığı gibi kritik noktalar da isabet aldı. Bunun yanında ABD, B-2 uçakları ile İran'ın nükleer tesislerini bombaladı. Çatışmalar sırasında, İsrail ve İran'ın yanı sıra Irak ve Ürdün de hava sahasını kapattı.
Bölge sivil havacılık için de önemli noktalardan. İsrail ve İran'ın ortasında bulunan Körfez Bölgesi'nde, Katar merkezli Qatar Airways ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Emirates ve Etihad gibi önemli hava yolu şirketlerinin faaliyetleri bulunuyor. Bu firmalar dahil birçok hava yolu şirketi çatışmalar nedeniyle çok sayıda uçuşunu iptal etti.
Öte yandan kuzeyde devam eden Ukrayna-Rusya savaşı nedeniyle o bölgede de uzun süredir uçuşlar yapılamıyor. Son çatışmalar nedeniyle doğuya giden uçaklar Türkiye ve Kafkasya üzerinden dar bir koridoru kullanıyor. Hindistan ve Avustralya gibi ülkelere giden uçaklar ise Mısır-Suudi Arabistan üzerindeki güney rotasını izliyor.
SİVİL HAVACILIK İÇİN YENİ TEHLİKE Mİ?
İngiliz The Telegraph gazetesi bugünkü haberinde, İsrail-İran çatışmasında her iki tarafın da düşman unsurlara elektronik harp uyguladığını iddia etti. Gazete uçakların konumlarını bulmak ve rotalarını izlemek için kullandığı GPS sinyallerindeki parazitlerin ABD'nin İran'ı vurmasından bu yana arttığını belirterek bu durumun sivil havacılık için yeni bir tehlike unsuru yarattığını öne sürdü.
GPS parazitlerini haritalayan SkAI'ın kurucu ortağı Benoit Fuget The Telegraph'a, "Elektronik karıştırma işleminin amacı füzenin hedefine ulaşmasını engellemektir ancak sivil uçaklar navigasyon için aynı GPS sistemini kullanır. Pilotlar artan risk konusunda çok endişeli" dedi.
Çatışmalar sona erse de elektronik çatışma riskinin devam edeceğini yazan gazete, buna örnek olarak Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz'den Hazar Denizi'ne kadar uzanan bir yay boyunca karıştırma yapmaya devam ettiğini vurguladı. İngiliz medya kuruluşu bölgedeki elektronik karıştırmanın sonucu olarak Azerbaycan Hava Yolları'na ait uçağın rotasından çıktığını ve bu yüzden düşmüş olabileceğini iddia etti.
ELEKTRONİK HARP NASIL YAPILIYOR?
İsrail'in İran'a saldırması ile başlayan çatışmalar 7. gününe girdi. İsrail'in kanlı saldırılarında İran'ın askeri komuta kademesinden önemli isimler, bilim insanları ve çok sayıda sivil hayatını kaybetti.
İsrail bu hava harekatını İran'ın nükleer programını hedef alma maksadıyla başlattı. İran'ın nükleer silah geliştirmek için uranyum zenginleştirme çalışmaları yaptığını iddia eden İsrail çatışmaların ilk gününde Natanz Nükleer Santrali'nin yer yüzünde bulunan kısımlarını vurdu.
İSRAİL FORDO'YU VURAMIYOR
Bir diğer uranyum zenginleştirme çalışmaları yapılan Fordo Nükleer Tesislerine ise henüz saldırı düzenlenmedi. İsrail'in ABD tarafından tedarik edilen sığınak delici füzelerin bir dağın metrelerce altına inşa edilen Fordo'ya saldırıda yetersiz kalacağı öne sürülüyor. Bu nedenle İsrail'in dağ delici mühimmat geliştiren ABD'nin de bu savaşa dahil olmasını istediği iddia ediliyor.
ABD'NİN ELİNDEKİ DAĞLARI DELEN BOMBA
Peki ABD'nin elinde bulunan dağların altındaki hedefleri bile vuran mühimmat hangisi? İsrail ABD'nin elinde dağları bile delen GBU-57A/B MOP bombasını istiyor. Bu bomba yaklaşık 13,6 ton ağırlığında hassas güdümlü sığınak delici bir bomba. İsmindeki GPU'nun açılımı 'Guided Bomb Unit' (Güdümlü Bomba Birimi), MOP'un açılımı ise 'Massive Ordnance Penetrator' (Devasa Delici Mühimmat). 6,2 metre uzunluğundaki bu bomba toplam 2,4 ton patlayıcı yükü içeren savaş başlığına sahip.
Bomba hassas güdüm sistemi olarak GPS ve INS sistemlerinin bir kombinasyonunu kullanıyor ve hedefe ulaşıyor. Bunun yanında bombada bulunan LPSF sistemi patlamanın istenilen derinlikte ve zamanda gerçekleşmesini sağlıyor.
MOP'un gövdesi yoğun alaşımlı özel bir çelikten imal edildi. Bu sayede bomba yerden 61 metre derinlikteki hedeflere bile ulaşıp hedefi imha edebiliyor. Özel gövdesi sayesinde mühimmat her türlü betonu ve kayayı delip geçiyor ve yer altında artan basınca dayanabiliyor.
İsrail'in İran'a başlattığı saldırı ile artan jeopolitik gerilimler ve ABD Merkez Bankası Fed'in faiz indirme ihtimalinin artması nedeniyle yatırımcıların güvenli limana yönelme isteği sonucu altın fiyatları gaza bastı. Uluslararası piyasalarda ons altın rekora yaklaştı. Ons altın daha önce 22 Nisan'da 3500 dolar ile rekor kırmıştı. Gram altın ise tarihi zirvesini gördü.
GRAM ALTIN REKOR KIRDI
Güne 3385 dolardan başlayan ons altın 3444 doları görerek 22 Nisan'dan bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Şu sıralar kazanımlarını geri veren ons altın 3415 dolardan işlem görüyor.
Güne 4285 TL'den başlayan gram altın ise 4373 TL seviyesine çıkarak tarihi zirvesini gördü. Zirveyi gördükten sonra dengelenen altının gram fiyatı şu sıralarda 4331 TL'den alıcı buluyor.
Kapalıçarşı'da çeyrek altın 7143 TL, tam altın ise 28442 TL oldu.
ALTIN FİYATLARI RÜZGARI ARKASINA ALMIŞ DURUMDA
Altın piyasaları uzmanı Candaş Atalay, ekonomik belirsizlikler, Çin ve ABD arasında gümrük tarifelerine ilişkin diplomatik ilerleme ortamına Orta Doğu da İsrail’in İran’a yönelik saldırısı da eklenince altın fiyatının gücünü koruduğunu ifade etti. Atalay sözlerini şöyle sürdürdü:
Haziran Temmuz ayları altın fiyatları için her zaman uyku dönemi olmuştur fakat jeopolitik risklerin artış göstermiş olduğu bu ortamda altın fiyatlarının çok fazla dinlenemeyeceğini düşünüyorum. İç piyasa da bayram öncesi son derece zayıf altın talebi ile birlikte özellikle likite dönme isteği sebebiyle 3 yıl sonra altın fiyatlarındaki primin kapandığını ve yurtdışı piyasalarla eşitlendiğini gördük. Bu önemli bir satın alım fırsatıydı ve bayram sonrası şimdi pozisyonların tekrar yerine konmaya başlandığını ve alımların arttığını gözlemliyoruz. Dolar endeksinin giderek zayıfladığı ve hükümet borçlarının dünya da devasa boyutlara ulaştığı bu ortamda altın fiyatları tüm rüzgar arkasına almış durumda.
Kapıda vize uygulaması ile Yunan adalarına Türk turistlerin ilgisi devam ediyor. Kurban Bayramı tatilini değerlendirmek isteyen bazı vatandaşlar, bu dönemde Yunan adalarına akın etti. Özellikle bayramın birinci günü erken saatlerde adalara giden bazı limanlarda uzun kuyruklar oluştu.
Avrupa Birliği üyesi Yunanistan bilindiği üzere Schengen bölgesi içerisinde bulunuyor. Hususi (bordo) pasaport sahibi vatandaşların Yunanistan'a turist olarak girebilmesi için Schengen üyesi bir ülkeden alınmış vizeye sahip olma şartı aranıyor. Ancak 30 Mart 2024 tarihi ile Yunanistan 12 adaya kapıda vize uygulaması başlattı. Buna göre Türk vatandaşları Sakız (Chios), İstanköy (Kos), Midilli (Lesvos), Rodos, Sisam (Samos), Kelemez (Kalimnos), Meis (Kastellorizo), İleriye (Leros), Limni (Limnos) ve Sömbeki (Symi), Semadirek (Samothraki) ve Batnoz (Patmos) adalarına kapıda vize uygulaması ile girebiliyor. Bu adalara Schengen vizesi sahiplerinin yanı sıra hususi (Yeşil) pasaport ile hizmet (gri) pasaport sahipleri vizesiz girebiliyor.
Hurriyet.com.tr olarak biz de bu bayram Kos (İstanköy) adasına gittik. On iki Adalardan biri olan Kos Adası'na Bodrum ve Turgutreis'ten karşılıklı seferler bulunuyor. Feribotlar Bodrum'da genellikle Kale Limanı'ndan kalkıyor. Ancak bazı seferler Bodrum Kruvaziyer Limanı'ndan da yapılabiliyor. Karışıklığın önlenmesi amacıyla internetten alınan biletlerde hareket edilecek limana dikkat edilmesi gerekiyor. Kale Limanı'nda bulunan acentelerden de bilet alınabiliyor.
Kos kent merkezi
Bodrum - Kos arası yarım saat sürüyor. Ancak pasaport kontrolü nedeniyle yolculuğa başlamadan 1 saat önce limanda olmak gerekiyor. Kos Limanı ise Bodrum'un yaklaşık 13 km açığında bulunuyor. Bodrum Liman'ından Kos Limanı'na gidiş dönüş bileti 33 euro (1480 TL) tuttu. Tabi bu feribot ücreti diğer 12 adada değişiklik gösteriyor.
Tıp tarihinin en önemli isimlerinden biri Hipokrat da Kos doğumlu
Tarım ve Orman Bakanlığı halk sağlığını hiçe sayan markaları ifşa etmeye devam ediyor. Bakanlık Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar ile Taklit ve Tağşiş Yapılan Ürünler listesini güncelledi.
Bakanlığın yayımladığı Taklit ve Tağşiş Yapılan Ürünler Listesi'nde yer alan firmaların kasaplık köfte, çiğ adana kebabı ve hamburger köftesi gibi ürünlerinde kanatlı et tespit edilmesi göze çarptı. Türkiye'nin meşhur bir börek zincirinin kullandığı kıyma harcında kanatlı et ve sakatat ortaya çıkarken, diğer firmaların dana sucuk ve salam gibi ürünlerinde yine kanatlı et tespit edildi. Birçok zeytinyağı üreticisinin ürünlerinde de daha düşük kaliteli zeytinyağı, tohum yağı ve bitkisel yağ görülürken, bir tereyağı üreticisinin ürününde de süt yağı harici yağ tespit edildi. Bal ve baharat üreten firmaların ürünlerinde de taklit ve tağşiş yapıldığı ortaya çıktı.
Bakanlığın yayımladığı Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar lisesinde de bazı gıda firmalarının ürünlerinde ilaç etken maddeleri, gıdada kullanımına izin verilmeyen boyalar ve natamisin tespit edildi. Ayrıca bir kasap firması ile pide ve börek salonunun et ürünlerinde de tek tırnaklı hayvan eti ortaya çıktı.
SAĞLIĞI TEHLİKEYE DÜŞÜRECEK GIDALAR LİSTESİ
TAKLİT VE TAĞŞİŞ YAPILAN ÜRÜNLER LİSTESİ
ABD Başkanı Donald Trump, Afganistan, Myanmar, Çad, Kongo, Ekvator Ginesi, Eritre, Haiti, İran, Libya, Somali, Sudan ve Yemen vatandaşlarının ABD’ye seyahatini askıya alan bir kararnameyi imzaladı
Kararnamede belirlenen ülkelerin ABD’ye karşı güvenlik sorunu yaratabilecek kişileri tespit etmek için gereken yeterli inceleme ve tarama süreçlerinden yoksun olduğu belirtiliyor. Kararnamedeki diğer hususlar arasında, bilgi paylaşım politikaları, vize aşımı oranları ve geri gönderilen vatandaşların kolayca kabul edilip edilmediği gibi durumlarla ilgili bu ülkelerin ABD için soru işaretleri yarattığı belirtiliyor. Bildiride bu ülkelerde ABD'nin güvenliğini tehlikeye atacak kişilerin varlığından da söz ediliyor.
Yasağın pazartesi günü TSİ 00.01′de yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Bildirgede ayrıca Burundi, Küba, Laos, Sierra Leone, Togo, Türkmenistan ve Venezuela olmak üzere yedi ülkenin vatandaşlarının ülkeye girişi kısmen kısıtlandı.
Yeni politika, 9 Haziran Pazartesi itibarıyla ABD dışında bulunan ve ülkeye girmek için vizesi olmayan adı geçen ülkelerden gelen yabancılar için geçerli.
Kuralın dışında kalanlar arasında ABD’de daimi ikamet edenler, büyük spor etkinliklerine katılmak için seyahat eden sporcular ve ABD'de ikamet hakkı bulunanların birinci derece aile üyeleri yer alıyor.
Beyaz Saray’ın yayımladığı bir videoda Trump, göreve geldiği ilk gün dışişleri bakanına seyahat kısıtlaması önerilerinde bulunmak üzere yüksek riskli bölgelerin güvenlik incelemesini gerçekleştirmesi talimatını verdiğini söyledi.
Politika, Trump’ın ilk döneminde de 7 ülkeye kısıtlama getirmişti. Bu yasak daha sonra 2021 yılında Başkan Joe Biden tarafından sona erdirildi.
Kiralık ve satılık konut arayan vatandaşlar dolandırıcıların hedefi olmaya devam ediyor. Son günlerde bazı portallarda kiralık veya satılık daire ilanları sahiplerinin, konut için yatırılan kapora miktarları ile ortadan kayboldukları ile ilgili şikayetler artıyor. Özellikle sosyal medya hesaplarında yayınlanan ilanlar üzerinden konut/iş yeri kiralamak veya satın almak isteyen ve kapora yollayan kişiler mağduriyetlerini dile getiriyor. Bazı tanınmış ilan siteleri üzerinden de mağduriyet yaşayan kişilerin sayısı artıyor.
''15 BİN TL YOLLAYIN EVİ SİZE VERELİM' DEDİLER'
İstanbul'da üniversite öğrencisi olan Derya Çam bu dolandırıcılığın son mağdurlarından biri. Ailesi için ev tutmak isteyen Çam, ünlü bir ilan sitesindeki kiralık daire ilanı için ilan sahibini aradığını söylüyor. İlana göre evin Kadıköy'de bulunduğunu ve gayet uygun durumda olduğunu belirten Çam, ilan sahibinin daireyi başkalarına söz verdiğini, ancak 15 bin TL göndermeleri halinde evi kendilerine vereceğini söylediğini aktarıyor. Çam parayı gönderir göndermez ilanın siteden kaldırıldığını ve ilan sahibine bir daha ulaşamadığını ifade ediyor. "Acil ev bulmamız gerekiyordu. İlandaki evi beğendik. Kaçırmak istemediğimiz için evi görmeden parayı yolladık" diyen Çam, mağdur olduklarını ilanın bulunduğu siteye ilettiklerini, site yetkililerinin ise kendilerinin yapacak bir şeyleri olmadığını söylediğini dile getiriyor.
SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN PAYLAŞILAN İLANLARA DİKKAT!
Gayrimenkul uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı ise bu tür dolandırıcılıkların genelde sosyal medya platformları üzerinden yaşandığını, ancak ilan sitelerinde de bu tarz olayların görüldüğünü ifade ediyor. "Bu mağduriyetler Sapanca gibi bungalov ya da kısa dönem yazlık kiralanan yerlerde sıklıkla karşılaşılan bir durum." diyen emlak uzmanı konut ve iş yerleri için de yaşandığını dile getiriyor.
Sosyal medya platformlarında bu tür mağduriyetlerin sıklıkla yaşandığını belirtilen Özelmacıklı, devletin sosyal medya üzerinden bu tür kiralık ya da satılık konut/iş yeri ilanların paylaşılmamasına yönelik adımları olduğunu hatırlatıyor.
İLAN SİTELERİNDE 'ELEKTRONİK İLAN DOĞRULAMA SİSTEMİ' DEVREYE GİRDİ AMA...
Gayrimenkul uzmanı, satılık ve kiralık konutlar için ilan sitelerinde elektronik ilan doğrulama sistemi yılbaşı itibarıyla başladığını hatırlatıyor. Özelmacıklı "Elektronik ilan doğrulama sistemi logosunun ilanlarda görüntülenebilir olması gerekiyor. Bu logo 'mal sahibi taşınmazın kiralanması ya da satılması konusunda bu emlakçıya/siteye yetki verdi ve bu yetkiyi e-devlet üzerinden yaptı' anlamına geliyor." ifadelerini kullanıyor.