Güncelleme Tarihi:

AVRUPA Birliği’nin (AB) otomotivde “Made in EU / AB’de üretilmiş” tanımını yeniden şekillendirmeye hazırlandığı süreç öncesinde konuşan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye’nin Avrupa otomotiv tedarik zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Eroldu, Türkiye’yi dışlayan bir yaklaşımın Avrupa otomotiv sanayii açısından sürdürülebilir olmayacağını söyledi.
28 OCAK’TA BAŞLIYOR
Avrupa Komisyonu, 28 Ocak’ta bir aracın AB içinde mi yoksa AB dışında mı üretildiğini gösterecek yeni araç etiketleme kurallarını tartışmaya açacak. İlk aşamada yalnızca etiketleme olarak sunulması beklenen düzenleme, satır aralarında Avrupa’nın Çinli elektrikli araçlara karşı otomotivde ördüğü yeni koruma duvarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin “Made in EU” yani “AB’de üretilmiş” tanımının dışında kalması ise hem sanayi hem de Türkiye ekonomisi açısından önemli riskler barındırıyor.
‘AYAKTA KALMALARI ZOR’
Tanımın en baştan doğru yapılmasının kritik önemde olduğunu belirten Eroldu, Türkiye ile AB arasındaki karşılıklı bağımlılığa dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bugün Türkiye otomotiv ihracatının yüzde 70’ini AB’ye yapıyor. AB’nin toplam otomotiv ihracatının da yüzde 8’i Türkiye’ye geliyor. Türkiye, araç üretimi ve tedarik parçaları açısından Avrupalı üreticiler için tamamlayıcı bir üretim merkezi konumunda. Made in EU konusunun Türkiye’yi olumsuz etkilemesini beklemiyoruz ancak bu yakından takip edilmesi gereken bir risk. Taslağı dikkatle izleyeceğiz. Türkiye’siz bir Avrupa otomotiv sanayiinin ayakta kalması zor.”
BRÜKSEL’DE ‘ETİKET’ LOBİSİ
Eroldu, geçen hafta OSD’nin İstanbul’da gerçekleşen basın toplantısında bu mesajları verirken, Brüksel’de konuyla ilgili lobi çalışmaları hızlandı. Avrupa Komisyonu sözcüsü önceki gün Brussels Signal’e yaptığı açıklamada, bu aşamada “AB’de Üretilmiştir” ibaresinin bulunmadığını belirtti. “Önerdiğimiz şey, yeni otomobil etiketleme önlemleri ve etiketin kendisinde otomobilin AB’de üretilip üretilmediği belirtilecek” diyen sözcü, “Made In EU tanımı, henüz belirlenecek kriterlere dayanacaktır” diyerek bunun ilerleyen aşamalarda şekilleneceğinin sinyallerini de verdi. Haberde, Türkiye’nin “AB’de Üretilmiştir” etiketi kapsamına dahil edilmek için Brüksel’de lobi faaliyetleri yürütüldüğü de belirtildi.
‘ŞİKÂYETLE OLMUYOR ÇALIŞMAMIZ LAZIM’
Kur ve enflasyon farkının otomotivde rekabet gücünü zayıflattığını belirten Cengiz Eroldu, otomotiv sanayinin sorunlarını şikâyetle değil verimlilik artışıyla aşabileceğini vurguladı. Ana sanayinin tedarik sanayini yönlendirmesi gerektiğini belirten Eroldu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın kurduğu model fabrikaların bu süreçte önemli bir altyapı sunduğunu ifade etti. Sektör olarak “her şeyi devletten beklememe” bilincine geldiklerini söyleyen Eroldu, devlet desteğinin önemli olduğunu ancak sanayinin kendi sorumluluğunu da üstlenmesi gerektiğini dile getirdi. Eroldu, “Türkiye’nin bilançosu şirketlerin bilançosundan daha önemli” diyerek sanayi ile kamu arasındaki ilişkinin karşılıklı bir dengeye dayanması gerektiğini söyledi.
2025’TE 1.2 MİLYAR DOLAR YATIRIM
2025’te OSD üyelerinin Türkiye’deki yatırım harcaması 1 milyar 195 milyon dolar oldu. Ford Otosan, Oyak Renault, Tofaş, Hyundai ve Otokar’ın yatırımlarına işaret eden Eroldu, 2025’te bu yatırımların somut sonuçlarının görülmeye başlandığını belirtti. Eroldu, 2026’da ise üretim, ihracat ve pazarın 2025’e paralel seyretmesini beklediklerini söyledi.
OTOMOBİLDE AÇIK TARİHİ REKOR KIRDI
TÜRKİYE, otomobilde ihracattan fazla ithalat yapan olma konumunu sürdürüyor. OSD verilerine göre, 2025’te otomobildeki dış ticaret açığı 7.7 milyar dolar oldu. Aynı dönemde iç pazarda yerli payı yüzde 29’a gerileyerek tarihi düşük seviyeye indi. Bu tablo, otomobil fiyatlarında ithalat baskısının devam ettiğine işaret ediyor. OSD Başkanı Eroldu, söz konuyu tabloyu, “Bu durum, otomotiv sanayinin doğrudan sorumluluk alması gereken alanlardan biri. Türkiye’de otomotiv yatırımlarının artırılması, iç pazara daha fazla Türkiye’de üretilmiş otomobilin sunulması büyük önem taşımakta” sözleriyle açıkladı.
OTOMOTİVDE 2025 YILI KARNESİ
GÖSTERGE ADET FARK (2024’e göre)
Üretim 1.419.464 +%4
İhracat 1.057.920 +%4,4
Pazar 1.413.903 +%10
İhracat Geliri 40.8 milyar $ +%11,1
İç Pazarda %29 -2 puan
Yerli Payı
İŞTE EN KÖTÜ SENARYO:
Türkiye’nin “Made in EU” tanımının dışında kalması halinde, asıl risk Avrupa’daki kurumsal filo pazarında ortaya çıkacak.
Avrupa otomobil pazarında satışların yaklaşık yüzde 60’ı, hafif ticari araç pazarında ise yüzde 90’ı filo kanalı üzerinden gerçekleşiyor.
Türkiye tanımın dışında kalırsa ihracat hacmi ve Avrupa pazarındaki rekabet gücü ciddi yaralar alacak.