Güncelleme Tarihi:

Ormanlar bence mili değil tüm gezegenin serveti. Haritadaki sınırlardan haberi yoktur ağacın; dalı bir ülkede kökleri başka ülkede olsa ona ne yazar... Ama köküne de dalına da ev sahipliği yapan her iki ülkeye bir faturası var bu zenginliğin, büyük sorumluluk ister o ağacı yaşatmak, yeni sürgünleriyle gelecek nesillere salıncak kurmak. Bunun için her iki ülke de kendi resmi dilini bırakıp ağacın dilinden anlamak zorunda.
Çanakkale savaşlarının en yoğun yaşandığı, Atatürk’ü o dönemde ağırlamış Bigalı köyünün yanı başındaki ormandayız. ‘Ağaçlar Fısıldıyor’ dedi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay. Mantarlar aracılığıyla toprakta bir tür iletişim ağı olduğunu anlattı bize. Daha yakın zamanda bu bölgede çıkan yangının neyse ki Bigalı köyünün yakınındaki bu ormana gelmeden durdurulduğunu hatırlattı. Yeni yangınlar olmaması için öncelikle bölgedeki halkın bu dili öğrenmesi gerektiğini de belirtti ve “Anız yakmamak, çöp atmamak, elektrik nakil hatlarının bakımını zamanında yapmak gibi basit önlemlerle yangınlar önlenebilir” dedi.
10 YANGINDAN 9’U İNSAN KAYNAKLI
Bu ormanda durmuş neden ağaçlar arasındaki fısıldaşmayı duymaya çalışıyoruz? Çünkü Boyner, Discovery Expedition, Yuvam Dünya Derneği bir araya gelmiş, Orman Genel Müdürlüğü’nün de desteğiyle yakın tarihimizin bu önemli bölgesinde büyük bir projenin düğmesine basmışlar. Adını da ‘Ağaçlar Fısıldıyor’ koymuşlar projenin. Ağaçların gizli iletişimini odağına alan bir hikâye yazılacak burada. Gönüllüler, çocuklar ve yerel halk için eğitimler düzenlenecek. Amaç doğa okuryazarlığını güçlendirmek. Boyner’in davetiyle buradayız. Müthiş öğretici toplantılara katıldık. Artan sıcaklık, derinleşen kuraklık ve sertleşen rüzgârların orman yangınlarını daha yıkıcı hale getirdiğine dikkat çekildi toplantılarda. Her 10 orman yangınından 9’unun insan kaynaklı olduğunun altı çizildi. Projenin pilot bölgesi olarak Çanakkale’nin seçilmesi tesadüf ya da milli önemle ilgili değil. Çanakkale aldığı rüzgâr, iklim krizinden etkilenmesi gibi nedenlerle orman yangınları açısından kırılgan şehirlerden biri olarak görülüyor.
İlk etapta Bigalı köyünde, yangın farkındalığı eğitimleri ile projenin düğmesine basıldı. Eğitimler Kocadere, Behramlı ve Alçıtepe köylerinde devam edecek. İlk yılında sahada 1000 kişiye ulaşılması hedefleniyor. Proje kapsamında bölgede meydana gelebilecek olası yangınlara hızlı ve doğru müdahale edilebilmesi için gönüllülerden oluşan ekibe ise maske, eldiven, baret, gözlük, ilk yardım çantası, el feneri, kafa lambası, örme başlık ve su tankeri gibi ekipmanlar sağlanıyor.
‘AMACIMIZ DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ YARATMAK’
Herkes el ele vermiş. “Ağaçlar Fısıldıyor” projesinin daha geniş kitlelere ulaşması adına bir belgesel dizisi de çekilecek. Yapımı Warner Bros. Discovery tarafından gerçekleştirilecek. Boyner Büyük Mağazacılık Ürün ve Kategori Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Orçun Kızıldağ, projeyle doğa okuryazarlığını artırmayı ve ekosistemin devamlılığında hayati rol oynayan ağaçlar arasındaki iletişimi görünür kılmayı hedeflediklerini anlattı bize. “Amacımız, toplumun farklı kesimlerini ekosistemi koruma sürecinin bilinçli paydaşları haline getirerek kalıcı ve gerçek bir davranış değişimi sağlamak. Haziran ayında satışa sunacağımız kapsül koleksiyon ile müşterilerimizi de projenin bir parçası yapacağız” dedi.
Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Eğilmez Kocabıyık da projenin ortağı elbette. “İklim krizinin etkileriyle nasıl baş edebileceğimize dair en güçlü ilhamı yine doğanın kendisinden alıyoruz” diyen Kocabıyık, doğanın öğretici yanına vurgu yaptı. Doğa gibi insanların da kolektif bir bilinçle ormanları koruyabileceğine dikkat çekti. Ve dedi ki; “Doğayı anlamadan onu koruyamayız. Onu anlamaya başladığımızda, nasıl birlikte var olabileceğimizi de öğrenebiliriz. İklim kriziyle mücadele ancak farklı disiplinlerin ve sektörlerin ortak bir sorumluluk etrafında buluşmasıyla gerçek bir etki yaratabilir.”
TSKB’DEN ÇOCUKLARA KÜTÜPHANELER
2023 depremleri, birçok toplumsal projenin çıkış noktası oldu. Bölgede başladığı projeleri hızını alamayıp tüm ülkeye yayan kuruluşlardan biri de TSKB. Deprem sonrasında “11 İlde 11 Kütüphane” projesine başlayan banka, verdiği sözü iki yıldan kısa sürede yerine getirince ‘yola devam’ dedi. Eğitimde fırsat eşitliğine sunduğu desteği İç Anadolu Bölgesi’ne de götürdü. Geçtiğimiz günlerde Nevşehir, Aksaray ve Niğde’de zenginleştirilmiş okul kütüphaneleri açtı.
TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar’ın kütüphaneler aracılığıyla yaratılan toplumsal katkıya vurgusu dikkat çekiciydi. Uyar, “TSKB olarak, çok katmanlı bir yapısı olan kalkınma kavramını ekonomik, çevresel, sosyal ve kültürel boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Kütüphaneler aracılığıyla yarattığımız sosyal ve kültürel etkiyi Nevşehir, Aksaray ve Niğde’de genişletmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. Eğitimde ve sanatta fırsat eşitliğini temel alan uzun soluklu projelerimizle Türkiye’nin aydınlık yarınları için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
‘HAYAL KURMAK BİR GÜÇTÜR’
Koç Topluluğu’nun 100’üncü yaşı geçtiğimiz günlerde bir törenle kutlandı. Aynı gece Vehbi Koç Ödülü de sahibini buldu. Geniş katılımlı törenin ev sahibi olan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç konuşmasında topluluğun Cumhuriyet ile şekillenen tarihine dikkat çekti. 25’inci kez verilen Vehbi Koç Ödülü’nün bu seneki kazananı ise kültür alanındaki çalışmalarıyla Canan Tolon oldu. Tolon’un göç, yıkım ve zaman gibi temalar üzerinden günümüzün toplumsal gerçekliklerine işaret eden çalışmaları nedeniyle bu ödüle layık görüldüğü belirtildi.
Tolon’un sahnedeki etkileyici konuşması dakikalarca alkışlandı. Sanat üretimini ‘yalnız ama zihinsel olarak kalabalık bir süreç’ diye tanımlayan Tolan, şöyle devam etti: “Sanat üretimi çok yalnız bir süreçtir ama zihinde bir kalabalıkla birlikte yaratılır, üretilir ve oluşur. Size yakın olanlar, henüz tanımadıklarınız, ya da hiçbir zaman tanışmayacaklarınız… Onlarla bir diyalog kurduğunuzu hayal edersiniz. Hayal kurmak bir güçtür.”