Güncelleme Tarihi:

SON bir aydır savaş baskısı altında olan piyasalarda sadece riskli varlıklar değil, ‘yılların güvenli limanı’ olarak bilinen varlıklar da satış yedi. Savaşın, artan dolar ve petrol fiyatları üzerinden aşağı yönlü baskıladığı altın fiyatları, yurtiçinde sadece Kapalıçarşı’yı ve fiziki altın ticaretini değil, fon piyasasını da dalgalandırdı. 28 Şubat’ta başlayan İran savaşının hemen öncesinde, şubat ayını
5 bin 263 dolardan tamamlayan ons altın, bu ay 4 bin 99 dolara kadar gerileyerek 22 değer kaybetti. Geçen hafta yeniden 4 bin 500 dolara dayanarak kayıplarının bir kısmını telafi ederek eden ons altın, yüksek petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyon kaygılarıyla dalgalanmaya devam ediyor. Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS) verileri ise piyasaların İran savaşının etkisiyle dalgalandığı son bir ayda, kıymetli madenler fonu yüzde 11.2 kaybettirdi.
‘DÖVİZ VE EMTİa’ TALEBİ ‘PARA’DAN ÇIKIŞ YARATTI
Ortadoğu’daki çatışmaların sürdüğü bu dönemde tek artıda olan fonun ise para piyasası fonları olması dikkat çekti.
Çünkü son dönemde yatırımcıların adeta ‘parasını park ettiği’ bu fonlar, aslında bu ay hızlı bir çözülme yaşadı ve 300 milyar TL’nin üzerinde çıkış kaydetti. Toplam büyüklük de 1.3 trilyon TL seviyesine geriledi. Ancak savaşın piyasaları sarstığı son bir aya bakıldığında yine de para piyasası fonlarının yüzde 2.8 ile de olsa artıda kalan tek fon çeşidi olması dikkat çekiyor.
Fon piyasasına yönelik Hürriyet’e değerlendirmelerde bulunan Perform Portföy Fon Yöneticisi Altan Aydın, para piyasası fonlarında yaşanan çıkışın hem kısmi olarak döviz talebinden hem de döviz bazında emtia talebinden kaynaklandığını aktardı.
‘DEĞİŞKEN FONLAR SİVRİLEBİLİR’
HEDEF Portföy Yönetimi Direktörü Kıvanç Manzakoğlu, para piyasası fonlarının ‘güvenli liman arayışıyla’ öne çıksa da dönem dönem nette bu fon türünde bile çıkışlar yaşanmasının ‘normal karşılanması gerektiğini’ vurguladı. İlerleyen süreçte değişken fonların öne çıkmasını beklediğini kaydeden Manzakoğlu, bunun nedeninin ‘İran savaşı sonlansa ya da piyasalara etkisi azalsa bile başka jeopolitik gelişmelerin öne çıkması ihtimali olduğunu’ vurguladı. “Bu nedenle porftöylerde değişken fonların bulundurulması gerektiğini düşünüyorum” diyen Manzakoğlu, şöyle dedi: “Daha önce yüzde 50 para piyasası fonları, yüzde 25 hisse senedi fonları ve yüzde 25 de altın, gümüşten oluşan bir sepet önerisinde bulunmuştum. Orta düzeyde bir risk için böyle bir portföy yapısı uygun.”
Manzakoğlu ayrıca, ons altında 4 bin-4 bin 250 dolar; borsa için de 12 bin-12 bin 500 puan seviyelerinin orta ve uzun vadede ‘uygun alım seviyeleri’ olduğunu düşündüğünü kaydetti.