Güncelleme Tarihi:

GERİ dönüşüm ekonomisi anlatırken kulağa ‘romantik’ geliyor olabilir. Kaynakların suyunu çektiği dünyada buz gibi bir zorunluluk aslında. Bu ekonomiden en büyük payı alan sektörlerden biri tekstil ve hazırgiyim. Ham maddeler kısıtlı, işgücü pahalılaşıyor, enerji büyük sorun... Bunun karşısında sürekli artan bir küresel nüfus var ve giyinmek de barınmak gibi baz ihtiyaçlardan. Matematik ortada. Verimlilikten yana çözümlerin geliştirilmesi şart. Türkiye bu matematiğin önemli muhataplarından çünkü dünya hazırgiyim üretiminde önemli bir paya sahip. İhracatta en büyük pazarımız olan Avrupa Birliği de aldığı yeni kararlarla hazırgiyim üreticisini kaynakları yeniden kullanmaya, ileri dönüşüme zorluyor.
Bu kapsamda sektörde uzun zamandır çalışmalar vardı. Geçtiğimiz hafta Resmi Gazete’de önemli bir karar yayımlandı, tekstil ve hazırgiyim üreticisi de memnuniyetini dile getiren açıklamaları arka arkaya sıraladı. Bu karar ile kullanılmış tekstil ve hazırgiyim ürünlerinin ithalatına belli kurallar çerçevesinde izin verildi. Kuralların en keskini ‘ileri dönüşümde kullanılmak, üretimde yer almak’ şartı. Kimilerine göre kaynakların yeniden kullanılmasına yönelik bu izin hazırgiyim ve tekstil sektörlerinde bir dönüm noktası niteliğinde.
9.33 MİLYAR DOLAR
Sektör temsilcilerini ‘tedirgin’ eden tarafları da var bu kararın ama önce bazı bilgileri paylaşmak istiyorum...
Küresel geri dönüştürülmüş moda pazarının büyüklüğü 2024 yılında 8.54 milyar dolarak ölçüldü. 2025’te ise 9.33 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Beklentiler 2034’e kadar yaklaşık 20.65 milyar dolarlık bir pazar olması yönünde. Yani 2025-2034 yılları arasında yüzde 9.23’lük bir bileşik yıllık büyüme oranı (CAGR) ile genişlemesi öngörülüyor. Avrupa bu genişlemede aslan payına sahip. Hatta pazarı sürükleyen unsur. Ve hazırgiyim ithal ettiği ülkelere bir kural getirdi. Tekstil ürünlerinin belli bir süre sonra tamamen geri dönüştürülmüş hammaddeden üretilmesini zorunlu kılıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin buna hazır olması gerekiyor. Zaman kaybetmeden harekete geçmek zorunda. Giyilmiş kıyafetlerin yeniden elyaf, iplik ve kumaş haline getirilmesi için ciddi tesis yatırımları gerekiyor. Bunun için yeterli miktarda kullanılmış tekstil ürünü gerek.
31 Aralık’ta yayınlanan tebliğ ile geri dönüşümde kullanılmak üzere ikinci el hazırgiyim ithalatına, sıkı denetim ve sınırlı yetki şartıyla izin verildi. Uygulama usül ve esasları henüz açıklanmayan düzenlemenin pamuk ithalatını yüzde 20 azaltması ve yeşil dönüşümü hızlandırması bekleniyor.
YENİ DÖNEMİN BAŞLANGICI
İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz kararı değerlendirdiği bir haberde, uygulamanın ilk aşamada sınırlı hacimlerle başlayacağını ancak sistem oturduktan sonra pamuk ithalatını yüzde 15-20 oranında azaltabileceği görüşünü dile getirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Tekstil ve Hammaddeleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Fikret Kileci’ye göre bu izin kaynak verimliliğinde yeni dönemin başlangıcı. Sorularımızı yanıtlayan Kileci, “Geri kazanım amaçlı atık ithalatı için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan Geçici Faaliyet Belgesi veya Çevre İzin ve Lisans Belgesi almak zorunlu. Kullanılmış tekstil ürünlerinin yeniden işlenerek hammaddeye dönüştürülmesi, dışa bağımlılığın azaltılmasına ve üretimde ciddi bir kaynak tasarrufuna imkan sağlayacak. Burada kritik olan; Türkiye’nin yıllardır daha çok downcycle (atığın daha düşük kalite/değerli bir ürüne dönüştürülmesi) düzeyinde yaptığı geri kazanımı artık upcycle (atığın daha yüksek kalite/değerli bir ürüne dönüştürülmesi) yaklaşımıyla güçlendirebilmesidir. Türkiye bu iplik ve hammaddeleri dışarıdan tedarik etmek yerine, kendi içinde üretebilir hale gelirse hem tedarik güvenliği artar hem de yerli iplik/kumaş üretimi daha yüksek katma değerli, sürdürülebilir içeriklere doğru evrilir” görüşlerini dile getirdi.
‘PARÇALANMADAN ÜLKEYE GİRMEMELİ’
Hazır giyim sanayicileri izni nasıl karşıladı, riskler var mı? İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, kararla ilgili sektörün bir yıldır çalıştığının altını çizerek başladı sözlerine. “Üreticiler toplam kapasitelerinin yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde kullanılmış tekstil ürünleri kullanabilecek. Dünya dönüşüyor, Türkiye kriterleri doğru belirleyerek, doğru tesisleri kurarak oyuna dahil olmak durumunda. Yeni kurulan tesisler çok verimli, su başta olmak üzere kaynak kullanımı azalacak” diyen Paşahan, sektörün endişeleri de olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Avrupa’nın ikinci el ürünleri toplanıp gelecekse, öncelikle serbest bölgede kesilip, parçalanarak ülkeye girmesi gerekiyor dedik. Yoksa içerde satılır dedik. İkinci olarak biz eğer Avrupa Birliği’nden bir ton ikinci el ürün alıyorsak, dönüştürüyorsak AB de benden buna karşılık hazırgiyim ürünü alsın diye düşünüyoruz.”
5 YILDA 5 BİN KADIN SÜRÜCÜ
LOJİSTİK sektöründe kadınların daha güçlü temsil edilmesi için önemli bir proje dikkatimi çekiyor. Adı “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü”. Lojistik ve Taşımacılık Enstitüsü’nün (CILT - The Chartered Institute of Logistics and Transport) altında faaliyet gösteren Kadın Çalışmaları Kanadı WiLAT işbirliğiyle yürütülüyor. Şimdi projeye Mercedes-Benz Türk de dahil oldu. Şirket, proje kapsamında kamyon ve otobüs segmentlerinde kadın sürücü istihdamının artırılmasına yönelik eğitimden istihdama uzanan somut destekler sunmayı hedefliyor. İşbirliğinin kapsamı 10 kadın kamyon sürücüsü ve 10 kadın otobüs sürücüsünün sürücü kursu, ehliyet, SRC belgesi, psikoteknik değerlendirme ve ilgili yasal süreçlerine destek sağlamayı içeriyor.