‘Yemek aşkı kooperatiflerle büyüyor’... Domates Susurluk'tan, peynir Urfa'dan

Güncelleme Tarihi:

‘Yemek aşkı kooperatiflerle büyüyor’... Domates Susurluktan, peynir Urfadan
Oluşturulma Tarihi: Mart 21, 2026 04:00

Terrazza İtalia’nın Şefi Claudio Chinali, Türkiye’ye geldiği günden bu yana yerel kooperatiflerin en hevesli ortağı. Gastronominin yerel sorumluluk da gerektirdiğini belirten İtalyan Şef, “Domatesi 10 yıldır Nevruz Köyü Kooperatifi’nden alıyorum. Deprem sonrası Hataylı üreticiler öne çıktı. Çünkü bu ürünler aşkla yapılmış, gastronomi bu aşkla büyüyor” dedi.

Haberin Devamı

TÜRKİYE, İtalyan şefleri sevdi. Onlar da Türkiye’yi… Danilo Zanna, Claudio Chinali, Fabio Brambilla, Giancarlo Gottardo en meşhurları. Son döneme damga vuran sosyogastronomi, bu ünlü şeflerin de ortak noktaları arasında. Sosyal faydayı işin içine katmadan yemek yapmak artık pek de lezzetli değil.

Geçtiğimiz günlerde bir kadın kooperatifi toplantısındaydım. Mekân İstanbul’daki Italy’nin içinde yer alan Terrazza’ydı. Çok sayıda kadın kooperatifinin temsilcisi neden toplanmak için bu restoranı seçmiş diye düşünürken Şef Claudio Chinali mikrofonu eline aldı. Sempatik Türkçesiyle “Kooperatifler olmadan gastronomi olmaz” dedi. Salondakiler hayranlıkla alkışladı.

BU TUTKU NAPOLİ’DE BAŞLADI

Sonra bu sözlerin arkasını merak ettim, “Bu kadar kadın kooperatifiyle aynı anda çalışıyor mu” diye… Yine Türkçe ve tutkuyla anlattı bana; gastronominin evrensel dilinde yerel kalkınmanın ne kadar güçlü olduğunu. Sohbetten etkileyici başlıklarını buradan size aktarıyorum;

Haberin Devamı

“Çocukluğumdan bu yana kooperatiflerle ilişkim var. Ben Napoliliyim. Geldiğim toprağı unutmam ama her yerde toprağın değerli olduğunu iyi bilirim. Çünkü en naif aşk, topraktan gelen aşk. Kooperatiflerde de aşk ve köklere saygı var. Bu yüzden yemek aşksız olmaz.

İyi  yemeğin içinde sadece lezzet yoktur; tarih, kültür, sanat vardır. Türkiye bu konuda çok avantajlı. Türk yemeklerine fanatik tutkuyla bağlı olanlar var ama aslında içinde birçok milletin izlerini taşıyor. Kooperatifler bu ruha saygıyı ifade ediyor.

Türkiye’ye geldiğim günden bu yana yerel üreticilerle bağ kuruyorum. Gastronominin yükselmesi kırsaldaki üretim için büyük fırsat. Bir şef olarak buna aracılık etme sorumluluğum var.

İlk geldiğimde Zeynep Bodur ile tanıştım. Beni kooperatiflere götüren o oldu. Nevruz Kadın Kooperatifi’nden 10 yıldır domates alıyorum. Susurluk’ta sebze üreticim var.

Depremden sonra Hatay’daki kooperatifler öne çıktı. Çünkü orada uzun soluklu bir destek gerekiyordu. Defne Kadın Kooperatifi ile sürekli çalışıyoruz. Urfa’dan koyun peyniri alıyorum.

Haberin Devamı

Birçok yerel üretici başvuruyor bize. Kalite ekibimiz kooperatiflere teknik destek veriyor. Ben standardizasyona karşı bir insanım. Örneğin peynir her zaman aynı sertlikte, lezzette olmayabilir. Benim için aynı toprak ve aynı hayvandan, aynı yöntemlerle elde edilmesi önemli.”

Claudio Chinali, tam bir beyaz peynir hastası olduğunu söyledi. Tek şikâyeti ise tüketicinin yerelden çok İtalyan ya da ithal ürünleri tercih etmesi. O ise sinerjiden yana olduğu için yerel üreticiyle bağının asla kopmayacağının altını kalın bir şekilde çizdi.

20 BİN KADIN BAKKALLA GÜÇLÜ MESAJ

Kadınların deyim yerindeyse ‘depar attığı’ alanlardan biri tütün ürünleri. Kadın lider ile dikkat çeken Philip Morris Türkiye, neredeyse kadının güçlenmesi meselesine kafayı takmış durumda. Türkiye Genel Müdürü Filiz Yavuz Diren’le tarladan bakkala, şirketin genel merkezine kadar yayılan ‘güçlü kadın’ projelerinin arkasındaki felsefeyi konuştuk. Bugüne kadar Türkiye’ye toplam 1.2 milyar dolarlık yatırım yapan şirket, öncelikle ‘eşit işe eşit ücret’ gibi uygulamalarla kadın çalışanları, can tavanları kırarak da kadın liderleri destekleyen bir iş modeli üzerinde ilerliyor.

Haberin Devamı

Benim yine en çok dikkatimi çeken şey sahada ve tarlada verilen minik ama hayat değiştiren katkılar oldu.

Filiz Yavuz Diren, “Philip Morris Türkiye ekosisteminin en geniş halkası olan 150 bin bayinin yaklaşık 20 bine yakını kadın işletmeciler tarafından yönetiliyor. Onların ihtiyaçlarına özel dijital çözümler geliştiriyor, onlara destek olmak için projeler hayata geçiriyoruz” dedi.

Ardından 6 Şubat depremlerinin etkilediği 11 ildeki “E-Ticarette Güçlü Kadınlar Programı”ndan bahsetti. Ve şu bilgileri verdi:

“Depremden etkilenen illerdeki kadınların girişimcilik fikirlerini ve üretim potansiyelini dijital dünyaya açmalarını kolaylaştırmayı hedeflediğimiz programın 300’den fazla katılımcısı var. e ticaret, yapay zekâ, finansal okuryazarlık gibi eğitimler ve mentorluk desteği ile kadınların bölgesel kalkınmaya kalıcı katkı sunmasını hedefliyoruz.”

Haberin Devamı

Kadınlar tarımın görünmez kahramanları. Filiz Yavuz Diren, tütün tarımında emekçi kadınları daha görünür kılmak için hem alımda öncelik hem de eğitimlerle güçlendirme projeleri yürüttüklerini anlattı.

“Türkiye bugün dünyanın en büyük oryantal tütün üreticisi ve ihracatçısı konumundaysa bunda kadın çiftçilerimizin payı büyük” diyen Diren, “Son 20 yılda 3 milyar doların üzerinde değerde tütün alımı yaptık. Ekosistemimizde böylesine büyük öneme sahip olan çiftçilerimizin refahını artırmak ve sürdürülebilir tarımı güçlendirmek işimizin ayrılmaz bir parçası. Bugüne kadar tedarikçilerimizle birlikte 2 binden fazla kadın çiftçiye sürdürülebilir tarım ve güvenli çalışma koşulları üzerine eğitimler sunduk” sözleriyle bu alandaki çalışmalarını özetledi.

Haberin Devamı

‘Yemek aşkı kooperatiflerle büyüyor’... Domates Susurluktan, peynir Urfadan

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!