Değişime cesareti olanlar ‘Fark Yaratanlar’

Güncelleme Tarihi:

Değişime cesareti olanlar ‘Fark Yaratanlar’
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 16, 2026 04:00

Toplumsal meseleleri dert etmekle kalmayıp değiştirme cesaretini kendinde bulanların hikâyeleri, tam 17 sezondur Sabancı Vakfı’nın ‘Fark Yaratanlar’ programında anlatılıyor. Programın başarısının arkasında her kahramanın kendi senaryosunu gerçekleştirmesi yatıyor. Güler Sabancı da buna dikkat çekerek, “Bu yıl 2 bin 500 kişi başvurdu. Altı Fark Yaratan ise ilham veriyor” dedi.

Haberin Devamı

İKLİM krizi, savaşlar, ticari duvarlar, teknolojik dönüşüm... İnsanın kavgası bitmiyor. Neyse ki bu gri, puslu tablonun içinde ışıldayan, gözü alan, çevresini de ışığıyla aydınlatan cesur yürekler var. Genel olarak dertleri bütün bu kavga nedeniyle eşitsizliğe maruz kalan, gözardı edilenlerin hayatını değiştirmek. Sabancı Vakfı tam 17 yıl önce onlara “Fark Yaratanlar” dedi. Öyle bir programla onların hayatına görünür kıldı ki 17 sezondur ilgi gören bir yapım olarak devam ediyor. Uzun yıllardır bu programın içinde, üretiminde yer alan biri olarak gözlemim; bu başarının arkasında çevresinde inatla değişim yaratmaya kafayı takmış kahramanların oluşu yatıyor. En sevdiğim de bu kahramanlar değişimi sadece insanoğlu için değil ağaçlar, endemik türler, deniz, nehir, akbaba fark etmeksizin ekosistemi besleyen her unsur için hayal ediyor ve ısrarla, bulaşıcı şekilde yayıyorlar.

Haberin Devamı

ALTI YENİ FARK YARATAN SEÇİLDİ

Bu yıl programın 17’nci sezon lansmanı yapıldı. Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın ev sahipliğinde Sabancı Center’da gerçekleşen etkinlikte Türkiye’nin farklı bölgelerinden 6 Fark Yaratan tanıtıldı. Onların iham veren hikâyeleri konukları her zamanki gibi etkiledi. Ev sahibi Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, yaptığı konuşmada Fark Yaratanlar’ın hikâyelerinin, sorumluluk almak için cesaretle atılan bir adımla başladığını söyledi. Sabancı Vakfı’nın 2009 yılından bu yana Türkiye’de toplumsal gelişmeye katkıda bulunan bireylerin ve kurumların yaptıkları çalışmalar ile yarattıkları etkileri görünür kılmak ve topluma ilham vermek amacıyla bu programı yürüttügünü hatırlatan Güler Sabancı, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu yıl başvuruda bulunan 2 bin 500’den fazla kişiye teşekkür ediyorum. Bu yılın 6 projesiyle birlikte 228 Fark Yaratan’a ulaşan programımız, küçük bir adımın yarattığı cesaretin büyüdüğünü, çoğaldığını ve gerçek değişimi başlattığını gösteriyor. En mutluluk verici olan ise bu topluluğun bir araya gelmesi, sorumluluk alması, cesaret göstermesi ve kartopu etkisini her yıl daha da büyütmesi.”

Haberin Devamı

KİMİ MÜZİKLE KİMİ BİSİKLETLE

İyilik yapmanın, fark yaratmanın enstrümanı sınırsız. Bunu, bu yılın Fark Yaratanlar’ını tanıtırken siz de görebilirsiniz. İşte 17’nci sezonun altı ismi:

 Ali Caner Alpaslan, Görme engelli müzisyenler için notaları erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyor.

 Amar Kılıç & Serbest Salih, Fotohane Darkroom ile analog fotoğrafçılık aracılığıyla sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların birbirleriyle ve çevreleriyle daha güçlü bir bağ kurmalarını teşvik ediyor.

 Hakan Örs, dijitalleşmenin getirdiği yalnızlaşma ve akran zorbalığına karşı geliştirdiği Bisikletli Okul modeli ile gençleri dayanışma ve çevre bilinci etrafında buluşturarak güçlü bir okul iklimi oluşturuyor.

Haberin Devamı

 Özlem Şivecan, Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği aracılığıyla çölyaklı bireylerin uygun gıdaya erişim ve sosyal hayata katılımda karşılaştığı sorunlara yönelik çözümler geliştirmeyi amaçlıyor.

 Seher Akyol, DEKAFOK Kıyı Koruma Derneği’nde yürüttüğü çalışmalarla kıyı ekosistemlerinin korunmasına öncülük ederek binlerce canlının yaşamında fark yaratıyor. 

 Yaz Güvendi, Kuş Kolektifi ile nesli tehlike altında olan kuşların sesleriyle geleneksel çalgıları buluşturarak, sanat yoluyla doğayla kurulan bağı güçlendirmeyi ve kültürel hafızayı canlı tutmayı hedefliyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK GÜNDEM DIŞI MI KALDI

Soruyu, UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk yanıtladı. 6 Mart’ta UN Global Compact Türkiye 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda Yönetim Kurulu Başkanı seçilerek görevi Ahmet Dördüncü’den devralan Öztürk, “Sürdürülebilirlik iyi zamanların konusu değil” dedi ve devam etti:

Haberin Devamı

“Savaşlar, krizler var evet. Bu tablo içinde sürdürülebilirlik gündemi zaman zaman geri plana alınmış gibi görünebiliyor. Ancak gerçek tam tersi. Sürdürülebilirlik ‘iyi zamanların konusu’ değil. Bugün sürdürülebilirlik; risk yönetiminin, operasyonel dayanıklılığın ve uzun vadeli değer yaratmanın merkezinde yer alıyor. Artık sürdürülebilirlik bir tercih değil, iş dünyasının varlığını sürdürebilmesinin temel koşullarından biri. Sürdürülebilirlik ‘dünya için iyi’ olmanın yanında ‘iş için de iyi’ olan. Tedarik zincirlerinin kırıldığı, enerji maliyetlerinin dalgalandığı, finansmana erişimin zorlaştığı bir dünyada; sürdürülebilirlik şirketler için yön veren bir çerçeve sunuyor.”

Haberin Devamı

Değişime cesareti olanlar ‘Fark Yaratanlar’

İLERLEME SINIRLI

Seçildikten sonra bir grup gazeteci ile bir araya gelen Öztürk, aynı zamanda UN Global Compact Türkiye’nin yol haritası hakkında da bilgi verdi. İşte Öztürk’ün konuşmasından ilginç başlıklar:

 “SKA’larda (sürdürülebilir kalkınma amaçları) ilerleme oldukça sınırlı. Bugün hedeflerin yalnızca yaklaşık yüzde 18’inde istenen doğrultuda ilerleme sağlanabiliyor. Hedeflerin önemli bir kısmında ise ilerleme ya durmuş durumda ya da geriye gidiş söz konusu.

 Türkiye ağı olarak UN Global Compact’in 64 ülkedeki ağlarından biriyiz. Dünya genelinde 20 binden fazla şirket üyemiz var. Türkiye’de ise 400’den fazla şirket UN Global Compact’e katılmış durumda. Bunların yüzde 43’ü KOBİ. Üyelerimiz 1.6 milyondan fazla kişiyi istihdam ediyor.

 UN Global Compact’in 2030 vizyonu; iş dünyasını, sürdürülebilirlik hedeflerini dünyanın gerektirdiği ölçekte eyleme dönüştürmek üzere harekete geçirmek. 2026–2030 Global Stratejisi de üç sac ayağı üzerine kurulu: Tüm değer zincirlerini kapsayan şekilde iş dünyasının bilgi ve uygulama kapasitesini güçlendirmek, ortak hareketi hızlandırmak ve sürdürülebilirliğin iş değerini görünür kılmak.

 Bu yıl iki önemli program hayata geçireceğiz. Bunlardan biri ‘Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı’, diğeri de ‘Greenwashing Eğitim Programı”.

 

BAKMADAN GEÇME!