Güncelleme Tarihi:

İYİLİK’TEN maraz değil iyilik doğsun diye çabalayan sivil toplum insanlarından biri Ahmet Eren. Biz ekonomi gazetecileri onu Eren Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak tanıyoruz ancak memleket sevdasıyla kurulan bir sivil toplum kuruluşunun da yıllardır yöneticiliğini yapıyor. Bitlis’te doğup büyüyen, üniversite eğitimi için İstanbul’a gelen Eren, iktisat fakültesi mezunu. ‘Büyük şehir’de taşralı bir öğrencinin yaşadığı zorlukları yakından biliyor. Bu nedenle 1987’de Ankara’da bürokrasi ve iş dünyasından bir grup Bitlisli ileri gelenin kurduğu Bitlis Eğitim Ve Tanıtma Vakfı’nın (BETAV), hem gönlünde hem de günlük mesaisinde önemli bir yeri var.
BETAV, Bitlisli üniversite öğrencilerine destek vermek için kurulan bir vakıf. Ana işi bu. 1.000 öğrenciye burs veriliyor. ‘İyilikten iyilik doğması’ kısmı ise getirilen kuralda yatıyor. BETAV bursuyla okuyup mezun olan parlak bir genç, çalışmaya başladıktan sonra kendisi gibi hemşehri bir öğrenciye destek vermekle yükümlü. Vakfın sağlam bütçesinin kaynağı, kentin sağlam hayırseverleri. Ama son dönemde yeni gelir modelleri oluşturma çalışmaları BETAV’da önemli projelerin doğmasına yol açmış.
2 BİN ÜRETİCİDEN BAL ALIYOR
Ahmet Eren ile BETAV’ı konuştuğumuz sohbetimizde, gayrimenkullerin artık vakıflar için ideal gelir yaratma modeli olmadığı görüşünü aktardı. “Nakitte kalmak daha faydalı” dedi.
Ve hemen sözü vakfın meşhur bal işine getirdi. Kaldera Bal, BETAV’ın 2021’de başlattığı bir iş. Eren, “Bitlis’te balcılık enstitüsü vardı, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında kurulmuştu ama atıldı. Burayı Milli Emlak’tan aldık, tesis kurduk. 2 bin metre rakımda toplanan özel ballar buraya getiriliyor. 2 bin arıcının balını alıyoruz. Tuncay Özilhan arkadaşım, ona anlattım Migros’un raflarına koyduk” diye anlattı hikâyesini markanın. Bu yıl 200 ton bal satın aldıklarının da altını çizdi.
Kaldera’nın başarılarını izliyoruz; Londra’da iki kez ödül alarak Bitlis balını dünyaya tanıttı. Ama öte yandan Bitlis’te ciddi bir gelir yaratıyor. 14 kişi tesiste çalışıyor, bölgenin gençleri alım garantili bal için arıcılığa artık daha sıcak bakıyor.
Dahası Kaldera’nın geliriyle yılda 100 üniversiteli genç eğitim alıyor.
Ahmet Eren, “2026 planlarımızda arıcılara eğitim ve malzeme desteği vermek de var” diyerek işi genişletmeye niyetli olduklarını vurguladı.
KENTİN ÇEHRESİ DEĞİŞTİ
BETAV’ın Bitlis’e desteği şehirde kızların da okula gitmesinin önünü açmış. Eren ailesinin yaptırdığı Eren Üniversitesi ve yurtlar bunda önemli etken. Barınma ve güven duygusu ailelerin kızlarını okutma kararını kolaylaştırmış. “15 bin öğrenci gelince, kızlar okula gidince kentin çehresi değişti” diyen Eren’in ajandasında şimdi iki önemli konu var.
Biri; Türkiye’de eğitim gören parlak genç yeteneklerin yurtdışına gitmesini önlemek ve gidenlerin de geri gelmesini sağlamak. “Biz burada liselerimizde Çin’den, ABD’den, İngiltere’den öğretmenlerle üst düzey eğitim veriyoruz. Üniversitelerde okutuyoruz ama bu gençler gitmek istiyor. Bu bedelsiz bir ihracat, yetenek ihracatı” diyen Eren’in aklında yeni projeler var. Bunları üst düzey yetkililerle görüşerek teşvik sistemini de kapsayan bir çözüm üzerinde çalıştıklarını anlattı bana.
‘UYUŞTURUCU ÖNEMLİ SORUN’
Bitlis’in güncel nüfusu 400 bin, bunun 60 bini merkezde yaşıyor. Genç oranı yüksek bir il. Ahmet Eren’in ajandasına giren ikinci konunun odağında birçok ilde olduğu gibi Bitlis’te de gençler arasında uyuşturucu kullanımının giderek yaygınlaşması var. Yeni ilgi alanları yaratarak konunun üzerine gitmişler. Şehirdeki kahvehaneleri ‘satranç kafe’lere dönüştürme projesi de buradan çıkmış. Eren, şöyle anlattı projeyi:
“Kahvehane sahibine BETAV yardım ediyor. Temel ihtiyaçları karşılıyor, 20-30 bin TL gibi bir katkı sağlıyor ve kahvehane bir satranç kafeye dönüştürülüyor. Pilot olarak beş kafe ile başladık. Gençler için ücretsiz bir menü var. Para vermeden yiyip içecekler, satranç oynayacaklar. Ayrıca satranç turnuvası da var. Bir panel düzenleyeceğiz, gençleri rol modellerle tanıştıracağız.”
LİMİTSİZ KOLEKSİYON
LCW, son dönemde iyilik projeleriyle dikkat çekiyor, farkında mısınız? Şimdi de ne yapmışlar; Türkiye’nin ilk engelsiz koleksiyonuna gençleri de dahil ederek yeni sezonu eklemişler. Geçtiğimiz günlerde gördüm, mağazaların giriş kısmında sergileniyordu. “LCW Limitless’ adını verdikleri koleksiyonda amaç belli ki, engelli bireylerin kolay giyip çıkarabilecekleri tasarımlar yapmak olmuş. Pantolonların yanları olduğu gibi açılabiliyor, bluzlar yaka ve yine yanlardan çıtçıtlı. Yeni sezon ürünlerini gördüm, iş hayatındaki engelli bireyler için takım elbiseler de var. “İyi giyinmek herkesin hakkı” diyen bir markanın engelli bireyleri es geçmemesi beklenmeliydi zaten.
Bence işin en güzel yanlarından biri de bu koleksiyonun LCW x İMA Kapsayıcı Tasarımlar Yarışması ile yeni bir boyut kazanması. Genç tasarımcılar, farklı engel gruplarından dezavantajlı bireylerin günlük hayatta karşılaştıkları giyim zorluklarına estetik ve işlevsel çözümler sunan yeni ürünler hazırlayarak katılmışlar. Ve ortaya 39 parçadan oluşan yeni sezon LCW Limitless Koleksiyonu çıkmış.
SOSYAL HAYATI KİŞİSELLEŞTİRİYOR
Yapay zekâ, sosyal hayatı yeniden dizayn ediyor. Şirketler de yeni yatırımlarına yön verirken bu teknolojiyi odaklarına alıyor. Yardım amaçlı etkinliklerden eğlenceye kadar bütün tercihler kişiselleştiriliyor. Bu akıma son uyan şirketlerden biri de Biletinial oldu. Şirket, yapay zekâ destekli kişisel etkinlik önerileriyle bu alanda yeni bir dönemin kapısını açma hedefinde. Kullanıcıların ilgi alanları ve tercihleri analiz edilerek en uygun etkinlikler öne çıkarılıyor, böylece kültür-sanat deneyimi daha kişisel ve anlamlı hale geliyor. Biletinial Deneyim ve Büyümeden Sorumlu Direktörü Ece Uslu etkinlik sektöründe yapay zekayı öne taşıyan uygulamaların kullanıcının tercihlerine göre yönlendirildiği, daha iyi anlaşıldığı bir fırsat sunduğunu belirtti. Uslu, “Bu adım hem sektör için bir ilk hem de kullanıcılarımız için daha zengin, daha kişisel bir deneyimin kapısını aralıyor” dedi.