Güncelleme Tarihi:

1992’de Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tescillenen atölyeler uzun yıllar boyunca demiryolu araçlarının bakım ve onarım merkezi olarak kullanıldıktan sonra 1997’de işlevini yitiriyor. O tarihten sonra da uzun süre atıl kalıyor. Yakın zamanda bölgenin yeniden yapılanma süreci başladı, konut projeleri arka arkaya açıklandı. Ancak kazmalar vurulunca sürprizle karşılaşıldı. M.S. 5007lere ait sarnıçlar bulundu.
Şimdi ne mi olacak? Hikâyeyi Yıldızlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Hakkı Yıldız anlattı. Ne alâkası var diyebilirsiniz? Hemen yanıt vereyim; Cer Atölyeleri’nin bu tarihi bölümünde gelecek sene Yıldızlar Yatırım Holding’in merkez ofisi yükselecek.
Hakkı Yıldız sürecin holdinge yeni bir merkez bina arayışıyla başladığını anlattı. “Bir arkadaşım Cer Atölyeleri’nden bahsetti. Konuta çevrilen projenin kazısında 500 yılına tarihlenen sarnıç çıktığını ve projeyi yapanların bu keşiften sonra artık alanı istemediğini anlattı” diyen Yıldız şöyle devam etti:
ÜSTÜNÜN KAPANMASINA GÖNLÜM RAZI OLMADI
“Bulunan sarnıç zamanla samanla doldurulmuş. Osmanlı döneminde üstüne Cer Atölyeleri yapılmış. İnşaat sırasında sarnıç bulununca arkeologlar gelmiş hemen. Proje sahipleri de vazgeçmiş. Anıtlar Kurulu sarnıcın uygun şekilde kapatılıp inşaat yapılmasına izir vermiş. Biz burayı satın aldık. 40 milyon dolar gibi bir fiyata. Burayı holding binasına çeviriyoruz. Büyük fedakarlık yaptık. Ben dedim ki burayı almak isteriz ama üstünü açarak. Emin misin dediler, bin 500 metrekare kaybın olur dediler. Yok dedik, sarnıcın görünmesini istiyoruz. Antlar Kurulu’na gittik. Dedik böyle böyle. Sizden tadilat istiyoruz.”
Projeye başlandığını anlatan Yıldız, yeni yapılacak binanın taban oturma alanının 2 bin 500 metrekare olduğunu belirtti. Borusan Holding’in merkezi Perili Köşk’ün kendilerine örnek olduğunu anlattı. Mimari projeyi Han Tümertekin’e verdiklerini de belirterek, hayalini “Burayı hafta içi ofis olarak kullanalım, hafta sonu da üniversitelere, STK’lara, bedelsiz kullanmaları için verelim dedik. Açıldığında kafanızı sola çevirdiğinizde Yedikule’nin zindanlarını görüyorsunuz. Sağa çevirdiğinizde Marmara Denizi ve surlar... Aşağıda ise İstanbul’un 500’leri, onun üstünde Osmanlı, onun üstünde Cer Atölyesi’nin 200 yılı ve en üstte de Yıldız’ın 130 yılı… Hani İstanbul hep katman katmandır ya. Biz de orada bir katmana kendimiz koyduk. İşte dedik Yıldız katı. Güzel bir proje olacağına inanıyorum ben” diye anlattı.
10 MİLYON EURO’LUK DENİZ SUYU PROJESİ
Yıldızlar Yatırım Holding’in sürdürülebilirlik projelerini de anlattı Hakkı Yıldız. Şirketin büyük üretim tesisleri bulunan Kocaeli’de bütün fabrikalar gibi kendilerinin de Sapanca Gölü’nün suyunu kullandıklarını ve artık gölde su seviyesinin çok azaldığını belirterek, “Buna bir son vermek için deniz suyunu sanayide kullanılabilir saf suya dönüştürecek bir çalışma başlattık” dedi. 10 milyon Euro’luk bir proje için izinlerin de alındığını söyleyen Yıldız, “Bunu yurtdışında yapıyorlar. Biz de yatırıma başladık. Bizden sonra Tüpraş projeyi incelemek için geldi. Büyük ihtimalle onlar da yapacak. 2027’nin başında inşallah bu suyu kullanmaya geçmiş olacağız. Yıllık 1 milyon metreküp suyun tasarrufunu sağlayacağız” dedi.
YENİ GÜBRE FABRİKASI GELİYOR
Yıldızlar Yatırım Holding çatısı altında Yıldız Entegre, İGSAŞ ve Yıldız Demir Çelik şirketleri var. Dördüncü kuşak yönetici Hakkı Yıldız holdingin geçen iki yılda 250 milyon dolarlık yatırım yaptığını belirtti. Bu yıl da 200 milyon dolarlık yeni yatırım planı olduğunu söyledi.
Yıldız’a İran’daki savaşla birlikte gündeme gelen gübre krizini sorduk. 2004’te İGSAŞ’I özelleştirmeyle alan grubun 2 milyon tonun üzerinde kurulu kapasitesi var. Hakkı Yıldız, şu bilgileri verdi: “Geçen yıl kurak geçtiği için gübre tüketimi az oldu. O yüzden gübre mevcut, sıkıntı yok. Ama savaş uzarsa etkiler. Çiftçi gübre ekmezse rekolte düşer ve enflasyonu etkiler. Bu yüzden çok önemli. Ancak gübre yatırımı maliyetli bir konu. Doğalgaz faturamız aylık 800 milyon TL. Biz yine de yatırımı seviyoruz. Adana Yumurtalık’ta dap gübresi üretimi planımız var. İzin bekliyoruz.”