Yapısal Reformlar ve Enflasyon

11.01.2021
Şevin EKİNCİ
Geçtiğimiz hafta özellikle enflasyon ve TCMB’nin aylık fiyat gelişmeleri raporu yankı uyandırdı. Tabi ki ABD’deki gelişmeler, Fed tutanakları ve ABD’de açıklanan veriler de piyasaları etkiledi, ancak enflasyon konusu Türkiye’de uzunca bir süre gündem başlığı niteliğini koruyacak gibi görünüyor. Zira, aralık ayı enflasyonu beklentinin üzerinde açıklandı ve uzun dönemli enflasyon beklentileri konusunda tartışmalar sürüyor.

“TUNCA: ENFLASYON BEKLENTİLERİNİ YÖNETMEK ÖNEMLİ”

Enflasyon konusunda sohbetlerimiz sırasında özellikle ekonomist Arda Tunca’nın üzerinde durduğu ayrıntılar önemliydi. Tunca tüketici tarafında yüzde 14.6 seviyesinde ve üretici tarafında yüzde 25.2 seviyesinde görülen enflasyonun mevcut ortamda yüksek olduğuna ve dünyada az sayıda ülkenin bu yüksek enflasyon oranına sahip olduğuna değinirken, esas sorunun para politikasında gerekli aksiyonların gecikmeli alınmasından kaynaklandığından dem vuruyor. Özellikle bu sorunun geçmiş dönemlerden beri birikerek gelen sorunlar olduğunu okumamız gereğini görüyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politikalarının 19 Kasım’dan itibaren geliştiği gibi devam edip etmeyeceği konusunda hala kafalarda soru işaretlerinin bulunduğunu belirten Tunca’ya göre, ekonomideki karar alıcıların üretim konusunda ve tüketim konusunda biraz daha ikna olmaya ihtiyacı var. Burada üreticilerin ve tüketicilerin ikna edilmesi ihtiyacı, TCMB’nin para politikasını beklenen enflasyona göre yönetmesi durumundan kaynaklanmaktadır. TCMB’nin enflasyon beklentilerini yönetmek konusunda ise bazı zorlukları bulunmaktadır. Tunca’ya göre, enflasyonist beklentileri yönetmek konusunda TCMB’nin işi çok kolay değil. Çünkü vatandaşlar hissedilen enflasyonun bazen TÜİK’in açıkladığından daha yüksek olduğunu belirtiyor. Bu çerçevede TCMB’nin, beklenti yönetimi konusunda kontrolü dışında bir takım unsurların olduğunu düşünen Tunca, böyle bir durumda da para politikasının nasıl şekilleneceği konusunda kesin bir görüşe sahip olmadığının altını çiziyor. Yine de, önümüzdeki dönemin faizin düşebileceği bir döneme işaret etmediği kanaatine sahip. Beklenti yönetiminin zorluğu açısından ikinci konu ise, enflasyonda yukarı yönlü bir yapışkanlığın söz konusu olması, enflasyon aşağı inmekte direniyor. Bu faktör de göz önünde bulundurulduğunda beklenti yönetiminde bulunmak daha zor oluyor.

Bir yandan reform beklentilerinin de olduğunu belirten Tunca, Türkiye’de reform konusundan anladığının Türkiye’nin ithalata bağımlılığının azaldığı bir süreç yönetimine ihtiyaç duyulduğu şeklindedir; ona göre Türkiye dışa bağımlılığı, kısa vadeli sermaye girişlerine bağımlılığı ortadan kaldıran bir ekonomik modele geçmelidir.

"HER ÇÖZÜM MERKEZ BANKALARINDAN BEKLENMEMELİ.."

Tunca’ya göre mart sonuna kadar enflasyonda yükselme görüyor olacağız. Öte tarafta her çözüm merkez bankalarından beklenmemeli. Bu konuyu Hazine ve Maliye Bakanı Lütfü Elvan da geçtiğimiz hafta dile getirmişti ve kamu maliyesinin ilave desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirtmişti. Tunca da, tek başına para politikasının bütün ekonomiyi yönetmek konusunda yetersiz olduğunu dile getirdi. Ona göre, Türkiye ekonomik şartları sebebiyle Covid-19 döneminde diğer gelişmiş ülkelere göre daha zayıf kalan önlemler aldı ve ağırlıklı olarak para politikasını kullandı. Ancak Türkiye’nin esas üzerinde durması gereken konu reformlardır. Türkiye’nin kısa vadeli sermaye girişlerinden uzun vadeli sermaye girişi çeken bir ülke modeline dönüşmesi için iş yapma hukukuyla ilgili reformları gündeme getirmesi gereklidir. Eğitim ve hukuk alanında birçok sayıda reform yapılması uzun vadeli doğrudan yabancı sermayenin de ilgisini çekecektir. Bu reformlar ise, genellikle uzun soluklu reformlardır, bu yıl açıklansa bile sonuçları bu yıl alınmaz ancak yine de yabancı sermayenin ilgisini çekmesi açısından elde edilen bir güven tesisi sonucunda Türkiye piyasalarına kısa vadede de olumlu etkide bulunacaktır. Türkiye, alışagelmiş kısa vadeli sermayeyi bir süre daha çekmek zorundadır. Yani hem salgınla önlem anlamında maliye politikası daha fazla kullanılmalı, hem de buna uzun vadeli sonuç almak için reformlar eklenmelidir. 

Yapısal dönüşüm ve hükümetin ekonomik reform ajandası gereklerine sohbetlerimiz sırasında Ekonomist Enver Erkan da değindi. Her ne kadar Dünya Bankası’nın Türkiye için öngördüğü 2021 yılında yüzde 4.5 büyüme beklentisine katılsa da, ekonomist Enver Erkan da Türkiye’de büyümenin geçici koşullara bağlı olduğuna ve genel olarak sürdürülebilir yapıda olmayan bir büyüme profili olduğuna vurgu yaptı.

Ekonomist Tunca’nın dile getirdiği ekonomik büyümeden ziyade ekonomik kalkınmayı da öne süren bir model gerekliliğine dikkat çekti. Bunun için sürdürülebilir ekonomik modeller gerekiyor ve ekonominin yapısal bir dönüşümden geçmesi gerekiyor. Tunca’nın bahsettiği ve hükümetin ajandasında olan reformların ekonomik alanları içermesiyle beraber ekonomi dışındaki alanlara da yoğunlaşması önem taşıyor.

Ekonomik alandaki reformlar (özel tarım, özel sanayi politikaları, özel vergilendirme politikaları) para politikasına yardımcı olacaktır, ancak ekonominin yatırım çekebilir bir pozisyona geçmesi için, ekonomist Enver Erkan’a göre de, demokratik ve hukuksal anlamda düzenlemeler çerçevesinde Türkiye’nin şu an önemli bir sürece girmesi gerekiyor. Son olarak zaten mevcut ekonomi yönetimi ve hükümetin yönlendirmesinin de bu şekilde göründüğünü de ekledi.

 

  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
1.569 Değişim: 0,28% Hacim : 29.945 Mio.TL Son veri saati : 18:05
Düşük 1.552 20.01.2021 Yüksek 1.574
Açılış: 1.573
7,4180 Değişim: -0,63%
Düşük 7,3849 20.01.2021 Yüksek 7,4815
Açılış: 7,4647
8,9778 Değişim: -0,88%
Düşük 8,9457 20.01.2021 Yüksek 9,0885
Açılış: 9,0574
445,64 Değişim: 0,89%
Düşük 438,70 20.01.2021 Yüksek 446,63
Açılış: 441,70
  • PİYASALAR
  • ENDEKSLER
Sembol Son %
bigpara

Copyright © 2021 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Foreks Bilgi İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.