Biden yönetimi politikaları giderek netleşiyor!

06.04.2021
Murat ÖZSOY
  • Murat ÖZSOY
  • Biz Finansal Danışmanlık - Kurucu Ortak
  • @murozs
ABD Başkanı Joe Biden’ın 20 Ocak tarihinde resmen göreve gelmesinin ardından izleyeceği yönetim yaklaşımı ve uygulayacağı ekonomik politikalar hem ABD hem küresel ekonomiler hem de özellikle bizim açımızdan merakla bekleniyordu. Bir müddet süren suskunluğun ardından gün geçtikçe Biden yönetiminin politikaları netleşmeye başladı.

ABD’nin netleşen bu politikalarının bizim açımızdan ne gibi sonuçlar doğurabileceğine girmeden önce kısa bir hatırlatma yapmakta fayda var. Joe Biden, göreve gelmesinin hemen ardından, uygulamaya koyacağını açıkladığı 1.9 trilyon dolarlık Kovid-19 desteği kapsamındaki kurtarma planını mart ayı itibariyle devreye soktu. Ardından nisan ayı başı itibariyle de 2.3 trilyon dolarlık ABD’nin altyapısını yenileyecek 8 yıllık planı duyurdu.

Biden yönetimi tarafından bu planlar uygulamaya konulurken de Fed toplantıları esnasında Başkan Powell’ın demeçleri Kovid-19 salgınından kaynaklanan olumsuz durumların ve açılan yaraların kolay kapanmayacağı yönündeydi. Ancak bu durum karşısında ABD’nin yıllık yüzde 2 enflasyon ve maksimum istihdam hedefine doğru ilerlediğini, tahvil alım programlarına devam edileceğini belirtirken, bu program sona ereceği ve Fed’in politika değişikliğine gideceği zamanın da dünya tarafından önceden bilineceğini söyledi. Hazine Bakanı Yellen da göreve geldiği ilk günlerde artık güçsüz bir ABD doları istemediklerini söyledi. Hazine Bakanı Yellen’ın Chicago Küresel İlişkiler Konseyi’nde yaptığı son konuşma ile ABD ekonomi politikası hem daha netleşti hem de eski Başkan Donald Trump yönetimine dair eleştirel bakış açısı daha da gün yüzüne çıktı.

Hatırlatmasını yaptığım bu özet içerisinde aslında önemli bir durum söz konusu. O da Biden yönetiminde ABD’de para ve maliye otoriteleri arasında şimdiye kadar örnek teşkil edecek bir uyumun sergileniyor olması. Gerek Fed’in gerekse bizim tarafta TCMB’nin para politikası toplantı tutanaklarında sıkça rastladığımız “eşgüdüm” ifadesinin Biden’ın ekonomi yönetiminde şimdiye kadar olan süreçte net bir şekilde hayata geçtiğini görmek mümkün.

ABD’nin yüzde 2 enflasyon hedefine ulaşılacağına dair güvenin ABD 10 yıllık tahvil faizleri üzerinde yarattığı etki, ABD’li ve küresel yatırımcıların riskli varlıklar olan borsa endekslerine girişleri sonucunda Dow Jones ve S&P 500 endekslerinin yeni rekorlar kırması, euro/dolar paritesi 1 yıllık zaman zarfında yüzde 8’in üzerinde değer kazanmış iken 2021 yılı başından bugüne kadar olan süreçte yüzde 3 oranında değer kaybederek 1.17 seviyelerinin altına inmesi gibi gelişmeler ABD ekonomisine olan güvenin en somut göstergeleri olarak belirtilebilir. Öte yandan aşılama çalışmalarının da hız kazanması ve Euro Bölgesinin bir türlü üstesinden gelemeyerek halen kapanmalar ile uğraşırken, ABD’nin aşılama konusundaki ilerleyişi de yine ABD ekonomisini küresel dünyada pozitif yönde ayrıştıran önemli unsur oldu. Hatta ABD Hazine Bakanı Yellen, eski Başkan Trump döneminde salgına gereken zamanda tepki verilmemesini de eleştirerek kendilerinden önce ekonominin oldukça kötüleştiğini de son demecinde vurgulamış oldu.

Şu anda en güncel görüntüde; Biden yönetiminin özellikle Yellen önderliğinde sadece ABD’yi düşünmeyen, tüm küresel ekonomileri ve dünyayı düşünen bir konuma getirmek konusundaki politikalarına şahit olmaya başladık. İlaveten bu hafta sürecek Dünya Bankası IMF Bahar Toplantıları’nda da bu temanın zaman zaman işleneceğine de şahit olacağımızı düşünüyorum.

Bizim açımızdan baktığımızda peki ABD’nin bu politikaları ne gibi etkiler doğurabilir?

Öncelikle, şu anda yurtiçi ekonomik gündemde en öncelikli ve acil şekilde üstesinden gelinmesi gereken konu TL’nin yeniden yabancı yatırımcılar tarafından tercih edilen bir enstrüman haline gelmesi ve devamında da enflasyonun sürekli şekilde bir düşüş trendine girerek yüksek faiz ortamından kurtulunması. Yurtiçi ekonomik gündemdeki bu konular elbette ki sadece bize bağlı değil. Etki alanımızın dışında birçok faktör var ve bu faktörler de ağırlıkla ABD ekonomik verileri ile bağlantılı. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin şu andaki seviyeleri gelişmekte olan ülkelere maliyet unsuru olarak dönüyor ve bundan Türkiye de etkileniyor. Öte yandan hem ABD hem de Euro Bölgesinde küresel olarak enflasyonda yükselmeler var. Bu yükseliş ABD ve Euro Bölgesi için bir hedef iken bizim için değil. Dolayısıyla burada bir çıkar çatışması gündeme geliyor. 

Neticede Biden yönetimi ile ABD’de para otoritesi ve kamu maliye otoritesi arasında bu eşgüdüm devam ettiği sürece ve aşılama programları da hızla ilerlemeye devam ettiği müddetçe hedeflenen patikadaki gidişata dair güven de arttığı müddetçe ABD dolarının güçlü seyrini koruması hem gelişmekte olan ülkeler hem de bizim açımızdan pek olumlu bir durum değil. Bir an önce bu olumsuz durumdan fazla etkilenmemek için bizde de aynı eşgüdümün sağlanarak TL’nin değer kazanması için ihtiyaç duyulan güven ortamının sürekliliğin sağlanması gerekiyor.

  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
1.393 Değişim: -1,65% Hacim : 18.868 Mio.TL Son veri saati : 17:59
Düşük 1.374 09.04.2021 Yüksek 1.415
Açılış: 1.413
8,1786 Değişim: 0,29%
Düşük 8,1551 12.04.2021 Yüksek 8,1832
Açılış: 8,1551
9,7447 Değişim: 0,43%
Düşük 9,7009 12.04.2021 Yüksek 9,7623
Açılış: 9,7032
457,76 Değişim: 0,10%
Düşük 456,50 12.04.2021 Yüksek 458,78
Açılış: 457,31
  • PİYASALAR
  • ENDEKSLER
Sembol Son %
bigpara

Copyright © 2021 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Foreks Bilgi İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.