Paylaş

Öncelikle Cuma günü olasılığı yüzde 50-60 görülen bir risk realize oldu. Hürmüz boğazının kapanmış olması dahil piyasa profesyonelleri adına şok yaratacak bir manşet seti ile karşı karşıya değiliz.
Ancak olasılığı yüzde 100’e yakın görünmediği, Cuma günü diplomatik yatışma senaryosu da yine yüzde 40-50 şans taşıdığı için fiyatlanmamış bir faktör değişikliği ile karşı karşıyayız.
Petrol fiyatları bu denklemin en kritik başlığı. Türkiye için cari açık artışı demek, başta ABD olmak üzere batı kampı için de güven barometresi bu emtia.
Haftaya petrol fiyatlarında yüzde 5’i aşacak bir artışı engellemeye yönelik ABD hamleleri ile karşılaşmamız (OPEC üretim artışı / stratejik rezerv kullanımı vb) kuvvetle muhtemel.
Brent yıla 61 dolar seviyesinde başlamıştı. İki ayda yüzde 20 yükseldi ve Şubat ayını 73 dolar seviyesinde noktaladı.
Yarın 77 doları aşamadığı bir resimle karşılaşırsak ki ben bu senaryonun olasılığını yüksek buluyorum İran savaşının piyasa etkisinin limitli kalacağını düşünmek için bir gerekçe elde ederiz.
Gelelim saldırının ana odağına…
İran’da rejim değişikliği hedefleyen ve bu gerçekleşene kadar sürecek bir savaşa mı şahit oluyoruz yoksa buna zemin hazırlamayı amaçlayan ancak birkaç gün sonra bitecek bir saldırıya mı?
1-2 hafta içinde silahların susma ihtimali görece daha yüksek görünüyor.
Ve işin bu yanı komşu ülke olduğu için Türkiye’yi (başta göç vb gerekçelerle) çok daha yakından ilgilendiriyor.
Sonuç derseniz, ABD ve Avrupa endekslerinde haftanın ilk gününde, Borsa İstanbul özelinde ise haftanın ilk birkaç gününde fiyatlanışı tamamlanmaya aday bir faktör değişikliği ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum.
Potansiyel risk nedir sorgulaması ile bakarsak ABD cephesinde yüzde 3-4 BIST özelinde yüzde 8-10 kadar bir değer kaybı gerçekleşirse ben alıcıların baskınlık kazanabileceği şartların oluşacağı görüşündeyim.
Ancak bu demek değil ki geçen haftayı 313 $ seviyesinde (13.717) tamamlayan BIST mutlaka 280-290 $ bandına (12,500 civarı) düşer. Buna tahmin üretmek güç.
Pekala daha dayanıklı bir Borsa İstanbul ve daha dayanıklı yurtdışı endeksler görebiliriz.
BIST için 12.500 civarı N noktasıdır daha fazla düşemez iddiasında da değilim.
Sadece 260-270 dolar bandından (yaklaşık 11,500-12,000) düşük bir seviyenin test edilmesi ihtimalini son derece düşük buluyorum diyebilirim.
260-270 dolar bandının test edilme ihtimali ne sence derseniz de düşük derim.
Maçın maç içinde çözülebileceği bir hafta yaşayacağız.
Birkaç hafta sonra İran piyasa gündeminde nerede olur derseniz ajandadan düşme ihtimali bence son derece yüksek.
Gerek yurtdışında gerek yurtiçinde bu savaşın etkisinin geçici olacağını, bu nedenle olası geri çekilmenin varlıklar içinde hisse senedi ağırlığı arttırmak için fırsat olarak görülebileceğini düşünüyorum.
Önümüzdeki 8 ay boyunca küresel piyasaların temel odağı 3 Kasım 2026 tarihinde gerçekleşecek ABD ara seçimi olacak.
Trump liderliğindeki Cumhuriyetçilerin güncel anketlere bakarsak temsilciler meclisinde azınlığa düşmesi kuvvetle muhtemel. Senatoda da çoğunluğu yitirme riskleri yüzde 30 şansa sahip senaryo olarak görünüyor.
Bu durumu değiştirmek için önümüzdeki 6 ay boyunca Trump’ın peş peşe popülist adımlar attığına şahit olacağız.
İran’da aylarca sürecek bir savaş seçimde hezimete neden olur.
Trump bu riski göze alamaz.
Piyasa etkisi olabilecek ufuktaki önemli bir başlık ABD başkanının Mart sonunda gerçekleşecek Çin ziyareti.
Yüksek mahkemenin iptal ettiği tarifelerin yerine geçen ve geçmesi muhtemel yeni tarifeler ABD’nin Çin ile çevresindeki ülkelerden tahsil ettiği pek çok üründen aldığı vergiyi yarı yarıya düşürdü.
Çin ziyaretinde en azından 2026 özelinde bunu kabullenen uzlaşmacı bir Trump görmemiz Mart ayının ikinci yarısı adına ajandaya not etmemiz gereken ufuktaki iyi haber.
Bir sonraki Pusula’da buluşmak dileğiyle…
Paylaş