Oluşturulma Tarihi: Ocak 16, 2001 00:00
2000 senesinde Cezayir`e ilk Türk Müteahhit firması olarak giren STFA, çoğunluğu İtalyan olmak üzere 7 uluslararası firmayı eleyerek iki tünel ihalesi kazandı. Cezayir, STFA`nın tekniğini beğendi.
STFA Tünel A.Ş, Cosider ortaklığı ile Cezayir`de Lakhdana - Bouira De I`Autoroute yol tünel projesini 47 Milyon dolara kazandı. STFA Tünel İnşaatı A.Ş. Teknik Müdürü Süheyp Bekiroğlu, Cezayir Ulusal Otoyol Ajansı tarafından ihaleye çıkarılan projenin firmaya ihale bedeli üzerinden yüzde 10`luk bir kar sağlayacağını söyledi. STFA`nın hayata geçireceği Tünel Projesi, Cezayir`in başkenti Cezayir şehrine 96 km uzaklıkta ve güneyde bulunan Bouira şehrinde gerçekleştirilecek. Tünel halen bir İtalyan firması tarafından yapılan otoyolun devamında yapılacak. 2 tüpten oluşan projede, sol tüp 1.245m, sağ tüp 1.183 m uzunluğunda olacak. Cezayir`i Fas`tan Tunus`a (doğudan batıya) bağlayacak olan tünelin yapımı 30 ay sürecek.
Tünel projesi haricinde Cezayir Metrosu`nun 5. kısmında 384 m`lik bir tünelin zemin ıslahı işini de aldıklarını söyleyen Bekiroğlu, bu projenin de 2.1 milyon dolara kazanıldığını ifade etti. Cezayir Metrosu inşaatının şubat ayında başlayacağını belirten Süheyp Bekiroğlu, projesinin yaklaşık 15 yıl önce başladığını ifade etti. Bekiroğlu, Cezayir`de yaşanan ekonomik güçlükler nedeniyle sekteye uğramış olan bu projede en büyük problemin, zeminin kil olması nedeniyle binalarda gerçekleşebilecek çökmeler olduğunu ifade etti. Bekiroğlu, Cezayir hükümetinin bu çökmelerin önüne geçebilmek için tünel içindeki zeminin ıslah edilmesinin istediğini belirtti. Bunu da Türkiye`de yapan tek firmanın STFA olduğunu iddia eden Bekiroğlu, `Bilgi ve birikimlerimiz sonucunda Fransızları eleyerek bu ihaleyi de biz aldık` dedi.
Cezayir hükümetinin bu ihale için özellikle istediği sisteme yabancı olmadıklarını değinen Bekiroğlu, `Cezayir hükmeti, kazının yeni Avusturya Tünel Metodu ile yapılmasını istiyordu. Biz STFA olarak bu metodu oldukça iyi biliyoruz. Şu anda Pakistan`da ve Türkiye`de yaptığımız birçok projede bu metodu kullanıyoruz. Onun getirmiş olduğu know - how`u kullandık. Makineleri optimum kullanarak, kazı ayna sayısını arttırarak rekabetçi olmaya çalıştık ve bunda da başarılı olduk` dedi.
Cezayir`in çok bakir bir pazar olduğuna değinen Bekiroğlu şöyle konuştu: `Firma olarak bizim amacımız, STFA`nın ilk Türk firması olarak buraya girebilmesiydi. Cezayir çok bakir bir pazar. Özellikle Avrupalı firmalar Cezayir`de hakim bir durumda. Fakat yaşanan son olaylar nedeniyle Cezayir hükümeti Türkler`e yönelmiş durumda.`
Ülke problemleri, projeleri etkilemez:
İki ülke arasında yaşanan sorunların buralardaki projeleri olumsuz etkilemeyeceğini ifade eden Bekiroğlu şöyle konuştu: Cezayir`de devlet tüm inşaat işlerini yoğun bir güvenlik önlemleri altında yürütüyor. Hem devletin askeri var, hem de proje bazında Türkiye`de korucu sistemine benzer bir sistem işliyor. Yerel kaynaklardan korucular sağlanıyor. Bizim firma olarak aldığımız bilgiler doğrultusunda, otoyol projelerinde İtalyanların şantiyeleri mevcut. Orada da herhangi bir olay yaşanmamış durumda. Yanımızdaki firma devlet firması bu açından orada bir problem yaşayacağımızı zannetmiyorum.`
Yüzde 15`lik kâr hedefi:
Firma olarak Cezayir pazarında yeni olduklarını ifade eden Bekiroğlu, yüzde 10 - 15`lik bir karın altına düşülmemesi gerektiğini söyledi. Bekiroğlu, `Bilinmeyen riskleri gözönüne alarak, projeler için yüzde 10 - 15`lik bir kar hedefliyoruz` şeklinde konuştu. Cezayir`de ortaklık yaptıkları Cosider firmasının devlet firması olduğunu kaydeden Bekiroğlu, Bu firma ile Türkiye`de de ortak projeler yapmayı düşündüklerini ifade etti. Cosider firmasının devlet firması olması nedeniyle çok güçlü bir makine olanağının olduğunu ve bunun atıl durumda beklediğini söyledi. Bekiroğlu, hem bu firmaya iş yaratmak hem de Türk müteahhitlere pazar olanağı sağlamak amacıyla Orta Afrika ülkelerine yönelik yatırımların gerçekleştirilmesi planlanıyor dedi.
Avrupa`nın rüşvetine karşılık Türk tekniği:
Kuzey Afrika ülkelerinde Cezayir dışında, 30 yıldır Libya`da çalışmalarının olduğunu belirten Bekiroğlu, Tunus`ta daha önce bir liman projesi gerçekleştirdiklerini ve bu işin tekrarını takip ettiklerini söyledi. Kuzey Afrika ülkelerinde özellikle Tunus ve Cezayir`de Avrupa`lıların yoğun bir rekabeti olduğuna da değinen Bekiroğlu şöyle konuştu: `Onların en büyük avantajı, bu ülkelerde yerleşik olmaları. Ayrıca geri kalmış ülkelerde rüşvet mekanizması çok iyi işliyor. Biz firma olarak bu tür ilişkileri kırarak, teknik yeterliliğimiz ve yapabilirliliğimizle bu ilişkileri kırmak istiyoruz. Teknik olarak onları kırabilirsek, bu pazarlarda yer alabilmemiz mümkün olur.`