Zeytinyağında fahiş kâr isteği sektörü rezil etti!

Güncelleme Tarihi:

Zeytinyağında fahiş kâr isteği sektörü rezil etti
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 01, 2002 11:00

Ucuz fındık yağı karıştırılmış zeytinyağı, saf zeytinyağı diye dünyaya ihraç edilince rezil olduk. Avrupa ve ABD artık Türk zeytinyağına şüpheyle yaklaşıyor


Dünyanın 4`üncü en büyük zeytinyağı üreticisi olan Türkiye, neden dünya zeytinyağı pazarından sadece yüzde 3 pay alabiliyor? Ve neden Türk zeytinyağının ihraç fiyatı dünya fiyatlarının altında? Türk zeytinyağı, fındık yağı ile karıştırıldığı için saf bulunmadığı ve bu nedenle dünya pazarlarındaki imajının yerlerde süründüğünü biliyor musunuz?

Belki de evinizdeki zeytinyağı saf değildir ve içine zeytinyağına göre çok daha ucuz olan fındık yağı karıştırılmıştır... Ama hemen panik yapmayın, fındık yağı sağlıklı bir yağ olduğu için zararı yok. Sadece fiyat yönünden kazıklanmış oldunuz!

İspanya, İtalya ve Yunanistan`dan sonra ortalama 110 bin ton üretim ile 4. sırada yer alan Türkiye, kalitesi yüksek olmasına rağmen zeytinyağını ortalama ton fiyatı olan 1.650 dolar yerine 1.450 dolardan satıyor. İddialara göre Türkiye`den yıllar boyunca saf zeytinyağı diye değişik oranlarda .karıştırılmış ürün ihraç edildi ve bu durum zeytinyağı ihracatına en büyük darbeyi vurdu. Tonu 500 dolar olan fındık yağını, tonu 1500 dolar olan zeytinyağı ile karıştırarak saf zeytinyağı diye ihraç ettiği öne sürülen firmanın ismi ise oldukça tanıdık: Lio.


TESADÜFEN ORTAYA ÇIKTI
Türk zeytinyağının adının lekelenmesine yol açan gelişmeler Lio`nun sahibi Şevket Aksoy`un 1999 yılının Nisan ayında Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanlığı`na seçildiği sıralarda başlıyor. Aslında Türkiye`de de karışım yağ ihraç etmek 2000 yılına kadar yasaktı. Tıpkı dünyada olduğu gibi Türkiye`de de bu değerli ürüne yabancı bir madde karıştırılmasına izin verilmiyordu. 1999 yılının ikinci yarısında Dış Ticaret Müşteşarlığı`nın izni ile karışım yağ ihracatına başlandı ve 2000 yılında da tamamen serbest bırakıldı. Ancak pek çok firma böyle bir izinden haberdar olmadı. Çünkü ihracat, Ege Zeytin ve Zetinyağı Birliği`ne değil, Ege Hububat Birliği`ne tescil ettiriliyordu. Olay tesadüfen bir parti ihracatın Ege Zeytin ve Zeytinyağı Birliği`ne tescil edilmesi sonucunda ortaya çıktı. Şevket Aksoy, 21 Haziran 2002 tarihinde birlik başkanlığı görevinden çekildi. Yeni yönetimin baskısı üzerine de Dış Ticaret Müsteşarlığı karma yağ ihracatını yasakladı.


DIŞ TİCARET DOĞRULUYOR
DTM verilerine göre Ege Bölgesi`nden geçen yıl 4 bin ton karışım yağ ihraç edilmiş. Bu karışım yağda saf zeytinyağı oranı sadece yüzde 5. Yüzde 50 oranında, zeytinyağına göre değeri son derece düşük prina yağı, yüzde 45 oranında da fındıkyağı karıştırılmış. Sadece ABD ile yapılan zeytinyağı ticaretine bakıldığında 2 bin ton fark var. Yani dış ticaret rakamlarına göre Türkiye 2001 yılında ABD`de 13 bin ton zeytinyağı ihraç ediyor görünürken, ABD 15 bin ton zeytinyağı ithal ettiğini söylüyor. Aradaki 2 bin tonluk fark da `karışım yağla`, yani Türkiye`den karışım yağ olarak çıkıp, ABD`ye zeytinyağı olarak giren yağ ile açıklanıyor. Aynı belgeler, sadece Lio`nun karışım yağ ihraç ettiğini gösteriyor.


Karışık yağ, nasıl saf diye ABD`ye satıldı?
Sektörün önde gelenlerinin anlattığına göre Türk zeytinyağının adının lekenmesine yol açan ihracat zincirinin bir örneği şöyle gerçekleşiyordu: Lio, Aralık 1999`da 248 ton yüzde 49 rafine zeytinyağı, yüzde 51 fındıkyağı oranında bir karışım yağ üretiyor ve ihraç etmek üzere konteynerlara dolduruyor. Yurtdışına satılan malın niteliğini gösteren gümrük çıkış beyannamesine `karışım yağ` yazıyor. Alıcı firma, tabela şirketleriyle ünlü Virgin Island`da faaliyet gösteren ve Lio`nun sahibi Aksoy`a ait olduğu iddia edilen Pearman Associates olarak görünüyor.

İhracatta malı taşıyan gemiye de ne cins mal taşıdığını belgeleyen ve `konşimento` olarak adlandırılan bir evrak verilmesi gerekiyor. Gümrük çıkış beyannamesinde `karışım yağ` olarak görünen yağ, konşimentoda rafine zeytinyağı olarak yazılıyor. Kanunen iki beyanın birbirini tutması gerekiyor. Ve gemi Virgin Island`a değil, Arjantin`deki Arisco firmasına doğru yola çıkıyor. Bu arada Pearman Associates, Lio`dan aldığı faturayı yok ediyor. Kendisi rafine zeytinyağı olarak fatura düzenleyip Arjantin`deki Arisco firmasına 248 tonluk mal satıyor. Ve mal Arjantin`e rafine zeytinyağı olarak giriyor. Bir şahıs şirketi olan Arisco, o sıralarda dünya devi Unilever tarafından satın alınıyor. Unilever de deposundaki rafine zeytinyağı zannettiği yağı Arjantin ve Brezilyalılar`a satıyor. Ancak gerçeği görünce ürünü çekiyor.


Fındık yağı zararlı değil ancak ucuz!
Dünyanın en büyük fındık üreticilerinden olan Türkiye, fındıkla ilgili politikalar yüzünden yıllardır üretim fazlası yaşıyor. Fiskobirlik`in depolarında biriken fındıklar da yağ yapılmak üzere grubun iştiraki olan Ordu Soya Sanayi A.Ş`ye gönderiliyor. Fiskobirlik`ten ayrıca Orkide, Oruçoğlu ve Lio da fındık yağı alıyor.

Yılda 30 bin ton yağ üreten Soya Sanayii kendi markası Çotanak Fındık Yağı`nı piyasaya sürerken, Özgenç, Pazarcı, Yonca gibi pek çok firmaya da dökme yağ satıyor. Ayrıca bir yıldır ABD, Almanya, Fransa, İsrail gibi pek çok ülkeye ihracat yapıyor.

Fındıkyağının özellikleri zeytinyağına benziyor. Üstelik ek mineraller nedeniyle kalbe, kolestrole iyi geliyor, kanser riskini düşürdüğüne inanılıyor. Ancak ekonomik değeri ile piyasa değeri arasında 7 misli fark var. İç pazardaki satış fiyatı da ihracat pazarlarındaki fiyatın üçte biri. Yani üretim fazlası nedeniyle ucuz bir ürün. Türkiye`deki marketlerde de fındık yağının litresi 2 milyon 270 bin liradan satılırken, zeytinyağının litresi 5 milyon liraya satılıyor.


Avrupa yağ alırken tereddüt yaşıyor
Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cahit Çetin, Türk zeytinyağı ile Avrupa`dakiler arasındaki fiyat farkının en önemli nedenlerinden birinin Türkiye`deki denetim eksikliklerin sonucu kalitesiz mal ihracı olduğunu söyledi.

Karışık yağ ihracını engelleyen genelgenin geçtiğimiz ay yayınlandığını söyleyen Çetin, Ancak yurtdışında Türk zeytinyağlarının imajını bozacak olaylar yaşandı. Evet fındık yağı da bir değerdir ama zeytinyağının hiçbir şeyle karıştırılmaması gerekir. Türkiye`de ne zaman fındık yağı üretimi başlasa Avrupa yağ alımı konusunda tereddütlerini belli eder. Bu da ihracat sistemi içinde kontrol mekanizmasının tam sağlıklı işlemediğinin göstergesidir. Biz üretici organizasyonu olarak bunlardan rahatsızlığımızı zaman zaman dile getirdik dedi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!