Oluşturulma Tarihi: Şubat 11, 2005 10:06
2001`de
akaryakıt kaçakçılığı nedeniyle tutuklanan ancak milletvekili olunca `dokunulmazlık` kazanan Mardin Bağımsız Milletvekili Süleyman Bölünmez`in yine kaçakçılık yaptığına ilişkin rapor hazırlandı
2001 yılında, 100 trilyon liralık akaryakıt kaçakçılığı ile ilgili yapılan Fırtına Operasyonu`nda tutuklanarak 7 ay hapis yatan ve ardından 3 Kasım 2002 seçimlerinde Mardin`den bağımsız milletvekili seçilince dokunulmazlık kazanarak yargılaması durdurulan Süleyman Bölünmez hakkında, parlamenter olduktan sonra da akaryakıt kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla rapor hazırlandı.
Gümrük Müsteşarlığı Teftiş Kurulu`nun Bölünmez Petrolcülük AŞ hakkındaki raporuna göre milletvekili Süleyman Bölünmez`in adının karıştığı son kaçakçılık olayında, daha önce rastlanmamış bir yöntem izlendi. 3 Mart 2004 tarihli rapora göre olay şöyle gelişti:
İzmir Aliağa Tüpraş`tan bin 690 ton motorin, gümrüğü ödenmiş (millileşmiş) olarak 30 Ağustos 2003`te Bölünmez Petrolcülük adına alındı. Yakıtın 515 tonu Antalya`da, Bölünmez Petrol`e ait Moil depolarına konuldu. Kalan bin 174 ton yakıtın da Mersin`deki depolara konulacağı bilgisi verildi. Bu arada şirketin Tüpraş`tan aldığı yakıtı başka bir yere boşaltacağı, yerine Mersin`deki depolarına, uluslararası sulardaki bir gemiden aldığı kaçak akaryakıtı boşaltacağı ihbarı geldi.
Bunun üzerine yakıtı taşıyan ve 3 Eylül 2003 günü saat 18.00`de Mersin`e ulaşması gereken Silver S adlı gemi beklenmeye başlandı. Geminin gecikmesi üzerine saat 20.00`de bir ekip kurularak aramaya geçildi. Ancak gece yarısını kadar süren tüm aramalarda gemi bulunamadı. Silver S ertesi gün, Mersin Limanı`na giriş yaptı. Yapılan soruşturmada kaptan, geminin dümeninin kilitlendiğini ve tehlike yaratmamak için de açığa çıktığını belirtirken, yükü de tanklara boşaltıldı.
Bunun üzerine geminin depolarındaki yakıttan numune alan gümrük yetkilileri, Tüpraş`a, Bölünmez Petrol şirketine satılan motorin ile numunelerin birbirini tutup tutmadığını sordu. Tüpraş, Ataş rafinerisinde yaptırdığı analiz sonucunda yetkililere sattığı mal ile numunelerin birbirini tutmadığını bildirdi.
Yeni bir tür kaçakçılık
Gümrük müfettişleri hazırladıkları raporda, doğrudan kaçak yakıt sokma şeklindeki alışılmış yöntemin aksine, olayda, `gümrüğü ödenerek millileştirilmiş yakıtın yerine uluslararası sularda bir başka gemiden alınan kaçak yakıtın sokulması` yönteminin izlendiğini belirttiler.
Raporda, Tüpraş`tan 1 milyon 300 bin liraya alınan motorinin kaçak olarak fiyatının 300 bin lira olduğu belirtilen raporda, Bölünmez Petrolcülük şirketinin yaptığı bin 174 ton motorin kaçakçılığından dolayı verdiği zararın 1 trilyon 125 milyar lira olduğu belirtildi.
Soruşturma sırasında, yapılan tahlillerle ilgili şirketin görüşünü bildiren ve o dönemde Bölünmez Petrol`ün genel müdürü olan İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu`nun kardeşi Nur Aksu, Ataş`ın Tüpraş`a rakip bir rafineri olduğunu ve raporu hatalı düzenlediğini iddia etti.
Seçilmezse yargılanacak
Bölünmez Petrolcülük`ün sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı olan Mardin Milletvekili Süleyman Bölünmez ile Silver S gemisi birinci kaptanı Caner Antmen ve ikinci kaptan Arif Tufan hakkında toplu kaçakçılık ve evrakta sahtecilik suçu nedeniyle takibat istenen raporda, Bölünmez`in milletvekilliğine atıfta bulunularak konunun savcılıkça değerlendirilmesi istendi.
Bir dönem Mardinspor başkanlığı da yapmış olan ve Fırtına Operasyonu nedeniyle yargılanma aşamasındayken 3 Kasım 2002 seçimlerinde 18 bin oyla bağımsız milletvekili seçilen Bölünmez, gelecek seçimlerde milletvekili olamaması durumunda iki kaçakçılık olayından birden yargılanacak.
Dokunulmazlıklarda son söz AİHM`nin
AİHM uzmanı Avukat Orhan Kemal Cengiz, dokunulmazlığının kaldırılmasının dönem sonuna ertelenmesi üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi`ne giden CHP Konya Milletvekili Atilla Kart`ın başvurusunun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca doğrudan mağduriyet söz konusu olmadığından reddedileceğini söyledi. Cengiz, Çiğnenen bir sözleşme maddesi yok. AİHM, yargılamalarında sonuca bakmaz. Yargılama sırasındaki usul işlemlerine bakar. Sonuca baksaydı, Abdullah Öcalan davasındaki kararını vermezdi dedi. Cengiz, AİHM`nin ancak bir milletvekiline karşı dava açan kişinin başvurusu nedeniyle dokunulmazlıkları ele alabileceğini kaydetti. Bazı uzmanlarsa AB`nin dokunulmazlıkların sınırlandırılması için Türkiye`ye geçmişte tavsiye kararı verdiğini anımsattı. AİHM`nin düşük bir olasılıkla, adil yargılanma hakkını göz önünde bulundurarak, Türkiye`yi tavsiye kararı doğrultusunda mahkum edebileceğini kaydeden uzmanlar, bu durumda, hükümetin dokunulmazlıklar konusunda köşeye sıkışabileceğini söyledi.