Oluşturulma Tarihi: Temmuz 12, 2006 09:54
Mango’nun İstanbul’da doğup İspanya’ya ailesiyle göç eden patronu Nahman Andic Ermay, Atatürk’ün yaptıkları önemli ve inanılmazdı, ona hayranım ve kendimi ona karşı borçlu hissediyorum. Türkiye’den hiçbir zaman kopmadım. İspanyol gibi çalışır, Türk gibi yaşarım diye konuştu. DÜNYANIN en bilinen İspanyol hazır giyim markalarından Mango’nun sahibi Nahman Andic Ermay, dünya basınında ilk kez Hürriyet’e konuşarak Türk olmaktan gurur duyduğunu, her gün çalışma odasındaki Atatürk fotoğraflarına baktığını söyledi. Atatürk sayesinde yıllar önce göç ettiği İspanya’da kendini Avrupalı gibi hissettiğini vurgulayan Ermay, Atatürk’ün yaptıkları o kadar önemli ve inanılmaz ki... Onun çok büyük hayranıyım dedi. İstanbul’da doğan, 1968’de İspanya’ya göç eden İshak ve Nahman Andic Ermay kardeşlerin 25 yıl önce kurduğu Mango’nun İspanya’daki dev tesislerinde Mango İkinci Başkanı Nahman Andic Ermay ile konuştuk.
ATATÜRK’E BORÇLUYUM: Ermay, Atatürk’e olan hayranlığını şöyle anlattı: Atatürk gelmeseydi, her şeyi değiştirmeseydi ben yıllar önce İspanya’ya geldiğimde kendimi çok daha yabancı hissedecektim. Atatürk, Türkiye’yi modernleştirdi. Alfabe gibi yaptığı yeniliklerle Türkiye’nin Avrupa ve dünya ile bağlarını güçlendirdi. Atatürk’ün yaptıkları o kadar önemli ve inanılmaz ki... Onun çok büyük hayranıyım. Onun sayesinde Avrupa’da daha az yabancılık çektim. Kendimi ona borçlu hissediyorum.
VATANIM TÜRKİYE: Türkiye’de doğduğunu her fırsatta dile getiren Ermay, Ben Türküm. Vatanım Türkiye. Türkiye’den hiçbir zaman kopmadım. Kopmak da istemem. İnsan vatanından nasıl kopar ki diye konuştu. Ermay, Türk olmaktan gurur duyduğunu da vurgulayarak, Bazen bir Türk bazen de bir İspanyol’um. Çalışma biçimim İspanyol ama yaşam biçimim, düşüncelerim tamamen Türk dedi.
TÜRKİYE ÇOK DEĞİŞTİ: Türkiye’nin son 10-15 yıldır çok değiştiğini ve ilerlediğini belirten Ermay, Siz Türkiye’de yaşarken bunu o kadar iyi göremiyor olabilirsiniz. Fark etmeyebilirsiniz. Ben Türkiye’ye her gidişimde farklı bir Türkiye görüyorum. Sadece İstanbul değil, bütün Türkiye gelişti diye konuştu.
AB NET GÖREMİYOR: Türkiye’deki gelişimin sadece İstanbul’la sınırlı olmadığını kaydeden Ermay, şunları söyledi: Geçenlerde bütün Anadolu’yu gezdim. Anadolu, Anadolu diyorlardı hayran kaldım. Temizlik, parklar, yollar... İstanbul’dan daha iyi. Türkiye çok ilerlemiş bir memleket. Türkiye ev ödevini tam bir şekilde yapıyor ama ne yazık ki Avrupa Birliği bunu net olarak göremiyor. Bunu anlayamıyorlar.
DOLMABAHÇE’YE GİDERİM:
İstanbul’a her gelişinde Dolmabahçe’ye gittiğini ve oradaki Atatürk fotoğraflarını incelediğini de söyleyen Ermay, Atatürk çok önemli. Çok başarılı bir devlet adamı olmasının yanında çok şık ve yakışıklı bir adam. Bu şıklık, bu zarafet, bu asalet kimsede yok. Hangi ülkenin lideri böyle dedi.
Dünyanın en büyük Mango’su Beyoğlu’nda olacakNAHMAN Andic Ermay, yıl sonunda Bağdat Caddesi’nde Mango mağazası açacaklarını hatırlatarak Beyoğlu mağazasıyla ilgili şöyle konuştu: Beyoğlu’ndaki binada çok önemli değişiklikler yapılacak. Biraz vakit alacak. Gelecek yaz dünyanın en büyük Mango’sunu orada açacağız. 5 bin metre kareyle amiral gemimiz olacak. Şu anda en büyüğü Londra Oxford Street’teki 3 bin 500 metre karelik mağaza.
Türkiye’den zeytin, peynir, çay geliyorNAHMAN Andic Ermay, Türkiye’deki pek çok şeyi İspanya’da yaşamayı sürdürdüğünü dile getirerek, Türkiye’deki bazı lezzetleri başka hiçbir yerde bulamıyorsunuz. Türkiye’den sürekli olara peynir, zeytin ve çay getirtiyorum dedi.
İlk röportajını Hürriyet’e verdiTürk bayrağının, İspanya’nınkinden sonra ikinci sırada yer aldığı ve girişte nazar boncuğunun bulunduğu Mango’nun Barselona’daki merkezinde Mango’nun sahibi Nahman Andic Ermay ile görüştük. Dünyada ilk kez basın karşısına çıkan Ermay, halkla ilişkiler departmanının tamamını hayrete düşürerek ilk fotoğrafını da Hürriyet’e verdi.
İki kardeş değil, ekiple başardık 1.1 milyar Euro’luk ciroya ulaştıkSEKSENDEN fazla ülkede 918 mağazası olan Mango, 2005 yılında 1.1 milyar Euro civarında ciro yaptı. Nahman Andic Ermay, 25 yılda tüm dünyanın bildiği bir marka yaratmanın hikayesini şöyle anlattı: Bu, ben ve kardeşimin tek başına elde ettiği bir başarı değil. Tam anlamıyla bir ekip işi. Bir şeyi gerçekten çok istiyorsa insan ve bunu yapmak için yeterli arzusu varsa, yapar. Tabii ki 25 yıl önce bu kadarını hayal etmiyordum. Başladığın zaman düşünmezsin. Başladığın zaman başlarsın. Bu kadar büyümeyi sorsalar evet diyemezdim ama her adımla hedefler büyüdü. Kararlılıkla buraya geldik.