Türkel Minibaş’a veda ederken!!!

Güncelleme Tarihi:

Türkel Minibaş’a veda ederken
Oluşturulma Tarihi: Şubat 08, 2009 15:36

Daha yapacakları varken, yazacakları varken, yetiştirecekleri öğrenciler varken...

Haberin Devamı

Türk iktisat dünyası kendine has, her zaman neşeli ve coşkuludüşüncelerinde ve inançlarını kararlılıkla savunan, dik duran ama dik dururken de sadece dik durması ile değil bilgisi ve analiz yeteneğiyle, Türk iktisat dünyasına ve düşünce hayatına deri izler bırakmış önemli bir hocasını, bir kadın hakları savunucusunu gerçek bir aydınını kaybetti.

İskender ÖZTURANLI

Hem de çok erken kaybetti. Daha yapacakları varken, yazacakları varken, yetiştirecekleri öğrenciler varken...

Yazık.

Çok uzun yıllar önce tanımıştım kendisini. Eşim ile birlikte bundan neredeyse on beş sene önce çok büyük bir mücadele ile Türkiye’de ilk kez İngilizce bir iktisat, iş dergisi çıkarıyor idik

Bir danışmana ihtiyacımız vardı, imkanlarımız sınırlı idi, büyük bir özveri ile teklifimizi kabul etti. .

Bize omuz verdi danışmanlığımızı yaptı, nazik ama kararlı bir şekilde eğitti bizleri, Türk ekonomik aklının hizasından fazla kopmamızı sağladı.

Beni her ay düzenli yazmam konusunda destekledi,

Yıllar sonra Rahmetli, borsa başkanı gene Türkel hoca gibi aramızdan erken ayrılan Tuncay Artun’un cenaze töreninde karşılaşmıştık.

Ağır bir “pankreatit”ten hayatını kaybeden  ölen Tuncay Artun’u toprağa vermek üzere kan, ter içinde ağlayarak Reşitpaşa mezarlığına ilerliyorduk. Bense üç gündür çektiğim ve o zaman yanlış bir tedavi sonucu mide ağrıları sandığım ağrılarla ,iki büklüm cenazedeydim. Bir yandan Tuncay Artuna üzüntüm bir yandan ağırlarım..

O sırada yanıma yaklaştı dedi ki “Oğlum seni burada ne işi var. Hemen doktora git bu ciddi birşeye benziyor. Sen de aynı duruma düşme.”

Bu ciddi uyarı bir anda beni uyandırdı ve cenaze sonrası doktora gitmeme vesile oldu.

Evet ciddi bir taş safra kesemden çıkmış kolagog damarını tıkamıştı belki gitmesem ben de hayatımı kaybedecektim.

Ölüm haberini aldığımdan beri bu aklımdan çıkmıyor, beni uyaran insan kendi hayatını saran kansere önlem alamamıştı.

Havsalam bunu almıyor ve kabullenemiyorum.

Ölüm herkesin basiretinin bağlandığı tuhaf kader.

Ünlü şair Rilke’nin dediği gibi

“ Gül ey saf çelişki
Nice gözkapağında hiç kimsenin uykusu olmamanın sevinci.
Evet ölüm herkesin kendi uykusu ama hayat müşterek.

Toprağı bol olsun...

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!