Türk yemeğine hasret kaldı mantıyla amazon.com`a girdi

Güncelleme Tarihi:

Türk yemeğine hasret kaldı mantıyla amazon.com`a girdi
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 06, 2004 09:53

Ünlü cerrah Coşkun Tunca`nın eşi Bahtışen Tunca, ABD`deki ilk yıllarında Türk yemeği hasreti çekince, önce bir mağaza açtı. Ardından bestturkishfood.com`u kurup, Türk yiyecekleri ve geleneksel Türk ürünleri pazarlamaya başladı ve amazon.com`un uzantısı oldu. Şimdi de Chicago`da lojistik üs açacak.

CERRAH eşiyle 13 yıl önce ABD`ye (Chicago) yerleşen Bahtışen Tunca`nın 5 yıl önce başladığı ABD`de sanal marketten Türk yiyecekleri satma projesi hızla büyüyor. Yeğeni Levent Yağcı ile birlikte kurduğu www.bestturkishfood.com` da; kadayıf, baklava, lokum, süt, sucuk, hazır lahmacun, Türk kahvesi, Türk rakısı, İbrahim Tatlıses kaseti-CD`si, nazar boncuğu gibi ürünleri satan Bahtışen Tunca, şu günlerde Chicago`da büyük lojistik üs (depo) açmaya hazırlanıyor. Tunca`nın yıllık cirosu da 1 milyon dolara doğru gidiyor. Son olarak dünyanın en büyük sanal marketi konumundaki www.amazon.com ile de partner olan Bahtışen Tunca, amazon.com`un Türk yiyecekleri bölümünden verilen siparişleri anlaşma gereği karşılıyor.

Bahtışen Tunca şöyle konuşuyor: 13 yıl önce eşimle birlikte geldik, yerleştik. Ben dil de bilmiyordum. Buralarda en büyük sıkıntımız da kendi yemek kültürümüze uygun yiyecek bulmak oldu. Bu sadece benim değil burada okuyan binlerce Türk öğrencinin ve diğer Türkler`in de en önemli derdi. Kendi durumumdan dolayı böyle bir projenin başarılı olabileceğine inandım ve yeğenimle birlikte işe giriştik. Önce bir dükkan açtık sonra internetin daha iyi bir organizasyon modeli olacağına ve daha çok satış yapabileceğimize karar verdik.

LOKUM BİLE YUNAN OLMUŞ

ABD`de birçok geleneksel Türk ürününün Yunanlılarca satıldığını ve `Yunan ürünü` sanıldığını belirten Bahtışen Tunca, Mesela lokum bile aynı durumda. Beyaz peyniri, Türk peyniri olarak bilmiyorlar. Pastırmayı da burada en iyi Ermeniler yapıyor ve satıyor. Ben de kendi kendime `ben niye yapmıyorum` dedim. 1999 sonlarına doğru işe başladım. Dükkan işi pek iyi gitmedi çünkü Türkler dağınık yaşıyor. Ama internet işi çok daha iyi gelişti. Üstelik internette sadece ticaret yapmıyor aynı zamanda Türk kültürünü de tanıtmış oluyorum diyor.

Bahtışen Tunca, Chicago Tribune Gazetesi`nde Türk yiyeceklerini ABD pazarına getiren girişimci olarak iki defa haber olduğunu belirterek şöyle devam ediyor: Televizyona da çıktık. Benim şu anda motivasyonumu ençok bunlar sağlıyor. Başlangıçta bu işe koyduğum sermaye 100 bin dolar civarındaydı. Yıllık ortalama cirom 800 bin doları aşıyor. Sanal marketimizi out source ile çalıştırıyoruz, doğrudan çalışan ekip ise benimle birlikte sadece 3 kişi. Şimdi dükkanımızı kapatıyoruz ve çok daha büyük bir depo kuruyoruz. Bu depo sanal marketimizin lojistik merkezi olacak. Pazartesi, salı, çarşamba sipariş alıyoruz, sonra da ürünleri göndermeye başlıyoruz. Böylece hafta sonu ürün bekletmemiş oluyoruz. Chicago`dan bütün ABD`ye Kanada ve Alaska`ya kadar sevk yapıyoruz. Eşim Dr. Coşkun Tunca sadece kendi mesleğiyle uğraşıyor. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim İşletme Bölümü mezunuyum. ABD`ye geldiğimde İngilice bilmiyordum. Bu yüzden çok zorluklar çektim ama zamanla ABD`ye uyum sağladım ve burada girişimci olabildim.

İş teklifi amazon`dan

TÜRK yiyecekleri konusunda ABD`de önemli bir pazar payı elde ettiklerini anlatan Bahtışen Tunca, www.amazon.com ile işi ilişkisini de şöyle anlattı: Teklif onlardan geldi. Bir kontrat imzaladık ve onların sitesinde `Turkish food` aramalarına çıkan ürünler genellikle bizim ürünlerimiz ve onlara gelen siparişleri biz anlaşmamız gereği karşılıyoruz. Daha yeni başladık 3 ay oldu ama öyle sanıyorum ki çok hızlı gelişecek. Üstelik ABD`deki Türk müşterilerimiz dışına da bu yolla daha hızlı açılabileceğiz.

En fazla mantı ve lahmacun satıyorum

BAHTIŞEN Tunca, Chicago`daki sanal marketinde aylık 1000-1500 sipariş aldıklarını müşterilerinin de yüzde 80`inin ABD`de yaşayan Türkler olduğunu belirtiyor. En fazla mantı, lahmacun, meyve suları, kolonya, çay siparişi aldıklarını söyleyen Tunca şöyle konuşuyor: Kurutulmuş sebzeler de iyi gidiyor. Ürünlerimizin büyük bölümü Türkiye`den bir firma tarafından ithal ediliyor. Biz de ondan alıp dağıtıyoruz. Mesela Tek Süt, Sütaş, Tahsildaroğlu markalarının ürünleri, domates biber salçaları, Güllüoğlu baklava çok satıyor. Nazar boncuğu gibi geleneksel ürünler, yerli kaset ve CD`ler çok iyi gidiyor. Ençok İbrahim Tatlıses satıyoruz. Tatlıses için sipariş yetiştiremiyorum, her zaman yok satıyor. Çünkü Arap müşteriler de istiyor. Amerikalılar genelde baharat alıyor. Türk kahvesi ve elma çayı siparişi de veriyorlar.

Krizden şişme botla kaçtılar

KOMPOZİT tekne ve dalgıç elbisesi üreten Marintech firması, ekonomik krizin sert dalgalarından `profesyonel şişme bot üretimine girerek` kurtuldu. Marintech`in Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Arsay, İtalya`da bot endüstrisinin önde gelen şirketlerinde farklı zamanlarda görev almış dünyaca ünlü bot tasarımcısı Franco Donno`yı da 2.5 yıl önce Türkiye`ye getirmeyi başardı.

Franco Donno, İtalya`daki bot imalathanesini kapatıp Gebze Organize Sanayi Bölgesi`ndeki Marintech`de North Star marka botların dizaynını çiziyor. Cengiz Arsay ile İtalya`da ortak kurdukları North Star şirketi ise aylık üretimi 42`ye ulaşan şişme bot ve kompozit teknelerin neredeyse tamamını yurt dışına satıyor. Hypalon Neoplen denilen kauçuk bazlı kumaştan, elde yapıştırılarak üretilen, şişme botlar yaklaşık 10-12 yıl dayanıyor.

Franco Donno, tekne imalatıyla ünlü İtalya`nın Toscano bölgesindeki Via Reggio`da, daha lisede okurken teknelerde yaptığı bazı iyileştirmeler nedeniyle dikkat çekmiş ve kendini tersanelerde bulmuş. Bot modellerinin otomobiller gibi çok hızlı değişmediğini söyleyen Franco Donno, Otomobillerin gelişimini yollar etkiliyor ama deniz bize bazı limitler koyuyor diyor. Franco Donno`ya göre, denizcilikte yeni konsept teknede yaşamak ve bu da konforu önemli hale getiriyor. Franko Donno, rutubet ve ısı kontrollü atölyede şişme botların imalatında kadın işçi çalıştırılmasında ısrarcı olduğunu, erkek işçilerin muhalefetine rağmen bu dönüşümü başardığını anlatıyor ve ekliyor: Kadın işçi daha özenli.


Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!