Sarı tehlike alarmı

Güncelleme Tarihi:

Sarı tehlike alarmı
Oluşturulma Tarihi: Kasım 12, 2003 08:20

Dünya ticaretinde kotaların kaldırılacağı 2005`e hazırlanan tekstil ve konfeksiyon sektörü, Çin istilasına karşı geliştirilecek önlemleri görüşüyor

Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün yakın gelecekteki temel sorunlardan biri haline gelen `Çin problemi` sektörün gündemine oturdu. Türk ürünlerinin ihraç pazarlarında Çin rekabetine karşı izlenecek stratejiler, dün Ankara`da Dış Ticaret Müsteşarlığı`nda (DTM) ele alınırken, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) ve Avrupa Giyim ve Tekstil Organizasyonu (Eurotex) Hazır Giyim Komitesi Başkanı Umut Oran ve İstanbul Tekstil Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İTKİB) Başkan Vekili ve Euroteks Yönetim Kurulu Üyesi İzzet İlle de AA`ya verdikleri demeçlerde konuya dikkat çektiler. TGSD Başkanı Umut Oran, sektörün 2005 yılı için `kendisini hazır hissettiğini`` belirterek şunları söyledi: ``Avrupa`ya, Çin`in haksız rekabetine göz yumduğu takdirde AB`ye yeni üye olacak 10 ülkede işsizliğin artacağını ve birlik içinde büyük göç dalgasına neden olacağını anlatacağız. Çin`in dampingli, sübvansiyonlu mallarına karşı Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları içinde önlem alınmasını isteyeceğiz. Sektör olarak 2005`ten korkmuyoruz, kendimizi hazır hissediyoruz. Verimliliğimiz, kalitemiz ve serbest rekabete olan alışkanlığımız en büyük avantajımız. 2005`te bize yönelik büyük bir tehdit var ama karamsar olmamak gerekiyor. Türkiye`deki girdi maliyetleri dünya seviyelerine indirilirse Çin tehdidi fırsata dönüştürülebilir.`

İTKİB Başkan Vekili İzzet İlle ise AB`nin Çin`e karşı önlem almaması durumunda, Türk tekstilinin `halinin harap`` olacağını savundu. İlle`nin görüşleri de şöyle: `ABD, Çin`e karşı çeşitli önlemler üzerinde çalışıyor. ABD bu mekanizmaları çalıştırır, AB aynı engelleri koymazsa, halimiz harap. Tüm Çin malları bu pazara saldıracak. Bu nedenle Avrupalı parlamenterlere Çin`e karşı önlem alınması için çağrıda bulunduk, olmadı. Euroteks olarak Avrupa Parlamentosu`nu yüksek tirajlı gazetelere vereceğimiz ilanlarla Avrupa halkına şikayet edecek, Brüksel`i uyaracağız.``

Tayyip Bey ile Berlusconi

Eurotex`te yaptıkları mücadelenin siyaseten de desteklenmesi gerektiğine işaret eden İlle, `Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Başbakanı Berlusconi ile birlikte Parlamento`ya bu konuda baskı yapmalı, bize destek olmalıdır`` dedi.

Avrupa bizi satmaya hazırlanıyor

TÜBİTAK Tekstil Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Işık Tarakçıoğlu: `29 Ekim`de Avrupa Komisyonu `Genişlemiş Bir Avrupa`da Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi`nin Geleceği` konulu bir rapor hazırladı. `Konsey ve Parlamento`ya mesaj` şeklinde sunulan raporda, bizim için tehlikeli sayılabilecek fikirler yer alıyor. `Çin, AB mallarına uyguladığı yüksek gümrüğü indirsin, AB de Çin ürünlere karşı hiçbir önlem almasın` pazarlığı öneriliyor. Yani AB, Türkiye`yi ve diğer özel statülü ülkeleri feda ederek Çin ile serbest ticaret pazarlığına oturacak.

Böyle giderse 2005`te pek çok kategoride pazarımızın önemli bir kısmını Çin`e terk edeceğiz. Ama halen ne yapmamız gerektiğini tartışıyoruz.``

Uyumayı sevmeyen bu komisyona gelsin

Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) bünyesinde özel sektör temsilcilerinin katılımıyla bir tekstil strateji grubu oluşturuldu. Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen`in, sektörden `uyumayı az seven` insanların katılmasını istediği bu grup, dün Ankara`da, Tüzmen, Dış Ticaret Müsteşarı Tuncer Kayalar, Gümrük Müsteşarı Nevzat Saygılıoğlu, TİM Başkanı Oğuz Satıcı, Eximbank Genel Müdürü Ahmet Kılıçoğlu, sektörle ilgili tüm dernek ve sendika temsilcileri, ihracatçı birlikleri başkan ve yöneticilerinin katılımıyla toplandı. Toplantıda, DTM tarafından hazırlanan ``Tekstil ve Konfeksiyon Sektörünün Sorunları ve Çözüm Yolları`` başlıklı bir bilgi notu dağıtıldı.

DTM`nin bilgi notunda sektörün en önemli sorunları şöyle sıralandı:



Pamukta kirlilik,


TL`nin aşırı değerlenmesi,


İstihdamdaki maliyet yükleri


Çin ile rekabetin zorlukları,


Pamuk fiyatlarındaki artış.

Bilgi notunda Çin konusunda şunlar yer alıyor:

`2005 yılı başında kotaların kaldırılması, Çin`in piyasa hakimiyetini artıracak. 1 Ocak 2002`de bazı kategorilerde kota kaktı ve Çin, ABD pazarının yüzde 70`ini ele geçirip diğer ülkeleri saf dışı bıraktı. 2005`te aynı şeyin olmaması için özel bir strateji hazırlanmalı. Aksi takdirde diğer ülkelerde büyük çöküntü ve işsizlik başlar.

Çin, 10 yıl içinde ABD, AB ve Japonya ile eşdeğer bir pazar haline gelecek. Türk firmalarının bu pazarda yer alabilmesi için desteklenmesi gerekiyor. Ayrıca, Çin ile rekabet için, organik ve teknik tekstil ürünlerine yönelinmeli, moda ve markaya dayalı ürün ihracatı artırılmalı, termin avantajı kullanılmalı. Çin`e karşı ABD ve AB pazar koruyucu önlemler almalı, Biz de onlarla ortak hareket etmeliyiz.`

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!