Oluşturulma Tarihi: Ocak 02, 2001 00:00
Ray Sigorta 42 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en eski sigorta şirketlerinden biri. Bunun 34 yılını bir devlet şirketi olarak geçiren Ray Sigorta’nın çoğunluk hisseleri, 1992’de yapılan özelleştirme programı dahilinde Doğan Grubu’na geçti.
Özellertirmeden sonra 2-3 yıl süren bir yeniden yapılanma sürecine giren şirket, 1997’de Ray Clup reklamlarıyla kamuoyunun karşısına çıktı. Şirket şu anda yüzde 3.5’lik Pazar payıyla sektörde dokuzuncu sırada yer alıyor. Son günlerde yeni bir reklam kampanyasıyla tekrar gündeme gelen Ray Sigorta’nın Genel Müdürü Çetin alanya sektör ve şirket hakkındaki sorularımızı yanıtladı.
Ekonomist: Bankacılık sektöründe oldukça sıkıntılı günler yaşanıyor. Benzeri olumsuzluklar sigorta sektörü için de geçerli olabilir mi?
Alanya; Benzer bir trend yaşanabilir. Yalnız büyüklükler bu kadar olmaz. Sigorta sektörünün büyüklüğü yaklaşık 2.5 milyar odlar civarında. Piyasanın yüzde 60-65’i zaten ilk 10 şirkette. Buna birkaç şirket daha ilave edebiliriz. Fakat oldukça önemli sayıda şirketin mali yükümlülüklerini karşılama yeterliliklerinin oldukça düşük olduğu yayınlanan bilançolardan anlaşılıyor. Burada da maalesef kamu otoritesi harekete geçmiyor. Geçmekte de yavaş davranıyor.
Neden müdahale edilmiyor?
Alanya: Sigorta sektörünün yasası yok. 1994’de yayınlanan KHK’nın dayanağı olan yetki yasası Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildi. Dolayısıyla Anayasa’ya aykırı bir yetkiye dayanılarak çıkarılan bir kararnameyle sigorta sektörü 1994’ten beri yönetilmeye çalışılıyor.
Altı yıldır bir yasaya kavuşamadık. Öncelikle Avrupa Birliği’ne (AB) uyumlu bir yasaya süratle ihtiyaç var. İkincisi de bankacılık sektörüne benzer bağımsız, siyaset etkisinden uzak makro düzeyde denetim yapan bir sigortacılık üst kuruluna ihtiyaç var. Bu kurulun başlıca görevi objektif yetkilerini kullanarak, süratle tüketici haklarını korumak üzere gerekli tedbirleri almak olacaktır.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun yetkilerinin genişletilerek sigortacılığı da içerecek bir şekilde bütün mali kesimi kapsayacak bir Kurul’a dönüştürülmesi yönünde görüşler var. Bu bir çözüm olabilir mi?
Alanya: Sigortacılık üst kurulunun sigortacılık uzmanlarından kurulu, sigorta şirketlerinin işletilmesini bilen, deneyim sahibi insanlardan olmasını tercih ederim. AB’de mali piyasalar için üç ana kaide var. Daha fazla liberalleşme, daha fazla rekabetçi bir mali sistem ve en önemli ayağı tüketici haklarının korunması.
Sigortacılık açısından tüketici hakları sigortalıya verilen sözleri tutan mali güce sahip bir sektörün olması demektir. Bilançolar yayınlanıyor. Kimin ne vaziyette olduğu görülüyor. İsim zikretmek istemiyorum ama çok açık müflis diyeceğimiz, bilanço zararı özkaynaklarının iki misli olan şirketler var.
Ticaret Kanunu’na göre bu şirketlerin iflas etmiş olması lazım. Bu şirketler hala poliçe kesiyorlar. En büyük ihalelere girip sigorta işi alıyorlar.
Sizce nasıl bir çözüm gerekiyor? Birleşme mi, tasfiye mi olmalı? Nasıl gelecek bu işin sonu?
Alanya: Bir sigorta şirketi mali gücünü kaybetmişse sigortacılık faaliyetinin devamına izin verilmemesi lazım. Bu şirkete ya sermayedarların sermaye koyup ekonomik yapısını güçlendirmeleri ya da şirketin faaliyetinin durdurulması gerekiyor.
Sektör açısından 2000 yııl nasıl geçti?
Alanya: 2000’in başında mal igelirlerin önceki yıllara göre düşeceği görüldüğü zaman bir çekingenlik oldu. Fakat bankaların otomobil ve ev kredileri bu yılın kurtarıcısı oldu. Her yıl 250-300 bin oto satışıyla oluşan yeni kasko sigortası, bu yıl iki katına çıktı.
Özellikle kasko branşında yeni giren portföyde fiyatlamayı doğru yapmış olan şirketler gelecek yılı daha rahat atlatacaklar. Ama ucuz sigorta yapıp sürümden kazanmayı düşünen şirketler 2001 yılında zorlanacak. Çünkü 2001’de tüketici talebi kısılacak görünüyor.
Otomobil ve ev kredilerinde aynı büyüklüklere ulaşılamayacak. Bu yılın büyük portföyünü ucuz fiyatla yapmış olan sigortacılar 2001 yılında hasar ödemeye başlayacaklar. O zaman bazı şirketlerin sıkıştıklarını göreceğiz.
Son mali kriz hedeflerimizi etkileyecek mi?
Alanya: Bu kriz bekleniyordu. Buna rağmen bütçe hedeflerimizi değiştirmedik. Yaptırdığımız araştırmalarda müşterilerimizin memnuniyeti çok yüksek düzeyode. Ama bizim müşterimiz olmayanların Ray Sigorta hakkında pek fazla bilgileri yok. Reklamlarımız da biraz bu amaca yönelik.
Dolayısıyla gücümüzü güvenilirliğimizi ortaya koyarak daha çok yeni müşteriye ulaşabileceğimizi düşünüyoruz. Sigorta sektöründe hayat dışında branşlarda yaklaşık 39 şirket var. Ama 2001 yılında asıl rekabet 12-13 şirketarasında olacaktır. Çünkü diğerlerinin çok fazla rekabet etmeye güçleri kalmadı.
Son kriz şirketinizi ve genel olarak sektörü nasıl etkiledi?
Alanya: Krize nasıl yakalandığınıza bağlı olarak değişir. Likit olanlar, diyelimki günlük repoda olanlar iyi kar etmişlerdir.
Fakat kriz öncesinde kaynakların tamamını günlük repoya yatırmak pek akıl karı değildi. Örneğin, aylık mevduatın faizi repoya göre daha yüksekti. Dolayısyıla yükselen faizlerden birkaç haftada çok büyük bir mali kar getirdğini düşünmüyorum.
2001’de tüketimin azalmasıyla pirimlerde meydana gelecek kayıbı, krizden sonra faizlerin yükselmesiyle elde edilecek karları telafi edebilir mi?
Alanya: Faizlerin yükselmesi mutlaka şirketlerin mali karlarını artıracaktır. Faizler en az bir 4-5 ay yüksek seyredecektir. Fakat faizlerin yükselmesiyle birlikte enflasyonun da düşmeyeceği gözönüne alınırsa, bir de TL ile
döviz arasındakifarkın daraltılması sözkonusu olursa bu hasar maliyetlerinin de yükselmesine neden olabilir.
Bizim 2000 yılında iyi bir yıl geçirmemizin bir önemli nedeni de özellikle ithal araçlarda yedek parçaların eskiye nazaran sektöre daha ucuza mal olmasından kaynaklandı. Hiç gözardı etmemek lazım. (EKONOMİST)