Mersin’de 80 şirkete ‘şeytan üçgeni’ incelemesi yapılacak

Güncelleme Tarihi:

Mersin’de 80 şirkete ‘şeytan üçgeni’ incelemesi yapılacak
Oluşturulma Tarihi: Nisan 05, 2005 09:20

Mersin Serbest Bölgesi’ndeki paravan şirketlerle yapılan 3 milyar dolarlık kaçakçılık soruşturması büyüyor. Şimdilik 7 şirketle başlayan inceleme, 80 şirkete yayılacak. Gümrük Müşavirleri Derneği Başkanı Baki Şimşek, ‘Tepesinde mafya olan bir şeytan üçgeni var’ dedi.

MERSİN Serbest Bölgesi’ndeki soruşturma için Bilirkişi Raporu hazırlayanlardan Gümrük Müşavirleri Derneği Başkanı Baki Şimşek, 1 milyar dolarlık kaçak tespitinin sadece incelenen ilk 7 firmayı kapsadığını söyledi. Şimşek, soruşturma kapsamındaki onlarca şirketle ilgili incelemenin devam ettiğini belirterek, diğer şirketlerle yapılan kaçakçılıkla birlikte toplam vergi ve fon kaybının 3 milyar doları bulabileceğini bildirdi.

ŞEYTAN ÜÇGENİ:

Baki Şimşek, kaçakçılığın bürokrat bağlantısı olmadan yapılamayacağını belirterek, ‘Bir üçgen düşünün, tepeye mafyayı oturtun. Mafya bu işi organize edecek, serbest bölgede bazı yetkili kişiler stok kaydırması yapacak, gümrük muhafazadaki adamlar malı içeriye sokacak ya da dışarı çıkaracak. Bu sistem, üçgen şeklinde çalışmış’ dedi.

İÇERDEN İÇERİYE:

Kaçakçılıkta serbest bölgeye girişi yasak olduğu halde, yurt içinden yapılan mal alımları da önemli paya sahip. Buna göre ‘ihracat kayıtlı’ olarak yurt içinden serbest bölgeye sokulan mallar da Irak, Mısır, Lübnan gibi ülkelere ihraç etmiş gibi gösterildi ve kaçak yollarla tekrar iç piyasaya sürüldü. Bilirkişi Raporu’nda yasal giriş çıkışlarda dahi pekçok ürünün değerinin çok düşük gösterildiği ve bu yöntemle de devlete ödenmesi gereken vergi ve fonların tutarının büyük ölçüde aşağı çekildiği kaydedildi.

80 ŞİRKET İNCELENECEK:

Jandarma Genel Komutanlığı’nın soruşturmasının ardından şimdi olaya Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Daire Başkanlığı el koydu. Soruşturmanın ikinci adımında hayali ihracat ve kaçakçılık yaptığı iddia edilen 80 şirket incelenecek.

8 DOLARA BOX:

Bilirkişi Raporu’ndaki bir örnekte ‘2000 yılında, 363 dolara satılan bir box Marlboro’nun serbest bölge çıkışında 8-10 dolar civarında beyan edildiği, bu şekilde devlete gerçek rakamın üzerinden 30’da birden daha az ödeme yapıldığı, 1 konteyner sigarada devletten yaklaşık 300 bin dolar Gümrük Vergisi kaçırıldığı’ tespit edildi.

PARA AKLAMA MERKEZİ:

Bilirkişi Raporu’nda, yıllardır hiçbir denetimden geçmediği anlaşılan serbest bölgenin tam anlamıyla ‘bir kara para aklama merkezine’ dönüştüğü de belirtildi. Rapordaki bazı tespitler şöyle: ‘Paravan şirketlere mal satan ana şirket sahipleri sattıkları malların teslim-tesellüm belgelerini gösterememektedir. Malları satın alan paravan şirket sahipleri ise dolar ile mark ayrımını dahi yapamayacak kadar konuyla ilgisiz ve bu ticarete elverişli olmayan insanlardır. Sorgulama esnasında doğruyu söylemekte, mal bedelini ödemediklerini, bu malları görmediklerini ancak birkaç yüz milyon lira karşılığında önlerine getirilen belgeleri imzaladıklarını itiraf etmektedirler...’

Bürokratlar hapse girip çıktı, şimdi yargılanıyor

JANDARMA İstihbarat ve Kaçakçılık Organize Suçlar Daire Başkanlığı’nca başlatılan operasyonda tutuklanan kişiler arasında Eski Mersin Serbest Bölgesi Müdürü, şimdiki Serbest Bölgeler Genel Müdür Yardımcısı Erol Taşyürek ile Mersin Serbest Bölgesi Müdür Yardımcısı Hasan Hüseyin Atıl da yargılanıyor. Bu bürokratlar 3 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Bilirkişi Raporu kaçakçılıkta ‘yetkililerin sorumluluğu’ konusunda şu tespitler yer alıyor: ‘50 metrekarelik ofis sözleşmesi olan bir kaçakçı şirketin, onlarca konteyner sigara, çay ve alkollü içeceği ve çeşitli malları bir yıl süresince bölgeye alıp depoladığı; bir yıl boyunca aldığı malları 1 hafta içinde satışla devrettiği görülüyor. Ne gümrük idaresi ne de serbest bölge yetkilileri, bu şahıslara böylesine hacimli ve tonajlı malı 50 metrekarelik bir yerde nasıl depoladıklarını sormamıştır. Gümrük idaresinin, bölgeye gelen malların gerçek miktarını tespit etmek yerine ‘ahbap-çavuş’ ilişkisiyle ‘al gülüm-ver gülüm’ yöntemi uyguladığı anlaşılmaktadır.’

Şirket devirleri yapıldı kaçakçılık hemen başladı

MERSİN Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan ‘Bilirkişi Kurulu Raporu’na göre kaçakçılık; Mersin Serbest Bölgesi’nde yerleşik şirketlerin, devir işlemlerinden hemen sonra başladı. Serbest bölgede yerleşik ve yurtdışı bağlantıları olan ciddi şirket görünümündeki organizasyon şirketleri; bölge içinde kurdukları bu paravan şirketlere satış yaptılar ve kendi stoklarını sıfırladılar. Paravan şirketler üzerinden de ‘satış yapılmış gibi’ hayali çıkışlar düzenleyip; serbest bölge çalışanlarının da rüşvek karşılığı yardımı ve himayesinde ürünleri yurt içine kaçak olarak soktular.

Sekreter Sibel ile manav annesini ‘patron’ gösterdiler

MERSİN Serbest Bölgesi’ndeki bir firmada sekreter olarak çalışan Sibel Satar da patronlarının isteği üzerine ‘patron’ oldu. Patronlarının sözkonusu firmayı kendisinin ve annesinin üzerine geçirdiğini söyleyen Satar; daha sonra tehdit yoluyla evrak imzalamak zorunda bırakıldıklarını iddia ediyor. Satar’ın manavlık yapan annesi Fatma Satar ise korkuyla belgelere imza attığını söylüyor. Anne kız 3 milyon dolarlık kaçakçılık yapmaktan 1 yıla yakın cezaevinde yattı.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!