Oluşturulma Tarihi: Mayıs 22, 2007 11:02
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Bakanlar Kurulu’na bir sunum yaparak, Faizler farklı amaçlarla düşürülürse ne olur? sorusuna 13 tehlikeyi sıralayarak yanıt verdi.
Yılmaz’ın 74 sayfalık sunumunda, Eğer kısa vadeli faizleri, farklı amaçlarla düşürürsek ifadesinin altında, olacaklar şöyle sıralandı: Enflasyonla mücadele ve politika uygulamalarına ilişkin tereddütler oluşur. Güvenilirlik azalır, enflasyon beklentileri bozulur, risk primi artar, Türk parası değerini kaybeder. Hazine faizleri yükselir, reel faizler artar, Hazine daha yüksek faizle borçlanmak zorunda kalır. Kamu maliyesi etkilenir, bütçe dengesi bozulur. Makro dengeler tehlikeye girer, ekonomide kırılganlık artar, kısır bir döngü oluşur.
HÜKÜMET SUNUMLA YETİNMEDİ: Yılmaz’ın sunumu, yasa gereği Merkez Bankası’nın her yıl Nisan ve Ekim aylarında yapması gereken sunumların ilkini oluşturuyor. Ancak Nisan sunumu, geçtiğimiz ay Hükümet gündemin çok yoğun olması nedeniyle fiziki olarak yapılamamış; Yılmaz da bunun üzerine 25 Nisan’da raporu Bakanlar Kurulu üyelerine ayrı ayrı göndermişti. Ancak Bakanlar Kurulu, geçen hafta Yılmaz’a sunumun yapılması çağrısında bulundu.
DÖRT SAYFA YENİDEN YAZILDI: Yılmaz’ın bu ay başında web sitesinde yayımlanan sunumuna Nisan ayı verileri eklenerek güncellendi. Ayrıca, Para ve Kur Politikaları, Piyasalar başlıklı bölümün beş sayfası tamamen değiştirildi. Yenilenen sayfalarda kısa vadeli faiz oranları bağlamında, Siyasi belirsizlik, erken seçim tartışmaları, yüksek enflasyon beklentileri, yapısal reformlarda duraksama maddeleriişlendi. Yılmaz, politika faizlerinin 2002’den bu yana sadece ve sadece enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarını sağlamak amacına yönelik olarak, ileriye dönük bir bakış açısıyla kullanıldığını vurgulayarakm şöyle dedi: Merkez Bankası, politika faizlerini kararlılıkla, enflasyonla mücadele için kullanır. Bu kararlılık, enflasyonla ilgili bekleyişleri iyileştirir, politikalara olan güven artar. Faizler düşer, vadeler uzar, Hazine daha düşük faizlerde borçlanır, risk primi azalır. Kamu maliyesi olumlu etkilenir, bütçe dengesi iyileşir. Makro dengeler güçlenir, ekonominin şoklara dayanıklılığı artar.
FAİZİ NE ZAMAN DÜŞÜRÜRÜZ: Yılmaz’ın sunumunda, faizlerin yüksek olduğunu vurgulandı ve ne zaman düşürüleceğinin ipuçları da şöyle verildi: Nominal ve reel faizler, başta enflasyon olmak üzere belirsizlik alanları azaldıkça, yapısal reformlar ile ekonomimiz iç ve dış şoklara daha dayanıklı hale geldikçe, makro dengeler ve güven ortamının kalıcı bir şekiled tesisine yönelik adımlar kararlı biçimde atıldıkça, beklentiler iyileşip güven arttıkça, kalıcı bir biçimde arzu edilen seviyelere düşecektir.