Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları A.Ş., 1 lira sembolik fiyatla özelleştirildikten 7 yılsonra kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor
Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları A.Ş.(KARDEMİR), 1 lira sembolik fiyatla özelleştirildikten 7 yılsonra kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.
Kardemir, borçlarının yeniden yapılandırılması için 24 Ocak 2002 tarihinde yaptığı başvuruya hükümetin olumlu yanıt vermemesi veya peşin para talep edilmeden hammadde temini ve nakliyeye sağlanmadığı takdirde, işletme faaliyetlerini durduracağını açıkladı.
Mali sıkıntı içindeki Kardemir, hükümete borçların ödenmesiyle ilgili 3 öneri getirirken, en uygun ve pratik çözüm olarak TCDD, TTK, KEDAŞ, DİVHAN ve Halk Bankası`na olan 58 milyon dolar (takriben 80 trilyon liralık) tutarındaki borca karşılık Kardemir hissesi verilmesini önerdi.
Kardemir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş`den İMKB`ye gönderilen açıklamada, şirketin içinde bulunduğu mali sıkıntı nedeniyle 31 Aralık 2001 tarihi itibariyle 146 milyon dolar olan borçlarının yapılandırılması için 24 Ocak 2002`de hükümete müracaat ettikleri, ancak bugüne kadar bir sonuç alınamadığı kaydedildi.
Borcun işleyen faiz yükü nedeniyle 17 Mayıs 2002 tarihi itibariyle 165 milyon dolara çıktığı ve bunun her geçen gün arttığının belirtildiği açıklamada, bu borcun 98 milyon dolarlık kısmının devlet ile kamu kurum ve kuruluşlarına olan borçlardan oluştuğu bildirildi.
Açıklamada, Kardemir`in tam kapasite ile çalışması ve hiçbir ek finans yükü olmaması durumunda bile borcun elde edilecek işletme karı ile borç faiz yükünü dahi karşılamasının imkansız olduğuna işaret edildi. Günlük ve çok kritik stoklarla kok fabrikalarının çökmemesi ve yüksek fırınların donmaması için işletmenin devam ettirilmesine çalışıldığı belirtilen açıklamada, çözüm önerileri olarak en son Devlet Bakanı Hasan Gemici ve Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Şinasi Altıner arasındaki görüşmelerde kamu kurum ve kuruluşlarına olan borçların 5 yıla yayılması suretiyle ödenmesi için Bakanlar Kurulu`ndan karar çıkabileceğinin ifade edildiği kaydedildi.
Borçların, faizi ile borçlardan hiçbir silinme olmadan uzun vadeyeyayılmasıyla da ödenemeyeceği vurgulanan açıklamada, Kardemir`in kamu kurum ve kuruluşlarına olan 58 milyon dolarlık borç dışında vergi, KDVve SSK borçları ile yurtdışı banka ve firmalara olan borç toplamının bugün 110 milyon dolara çıktığı bildirildi.
Açıklamada, bu yönde yapılacak çözüm önerilerinin Kardemir`in kurtarılması için yeterli olmayacağı belirtilerek, Böyle bir öneri Kardemir`in kaderiyle başbaşa bırakılması anlamına gelecektir denildi.
EN UYGUN VE PRATİK ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Açıklamada, en uygun ve pratik çözüm olarak, Kardemir`in TCDD,TTK, KEDAŞ, DİVHAN ile Halk Bankası`na olan toplam takriben 58 milyon dolar (takriben 80 trilyon liralık) tutarındaki borcu karşılığı hisse verilmesi önerildi. Böylece, söz konusu kamu kurum ve kuruluşlarının alacakları ödenmiş ve Kardemir`in 80 trilyon liralık borcunun da ortadan kalkmış olacağına işaret edilen açıklamada, Bunun için yapılacak şey Yüksek Planlama Kurulu`nun adı geçen kamu kuruluşlarının Kardemir`den alacakları karşılığında Kardemir hisselerini almalarına karar verilmesidir. Aynı şekilde Halk Bankası Yönetim Kurulu`nun da alacağı karşılığında Kardemir hisselerini almaya karar vermesi gerekmektedirdenildi. Bu önerinin bütçeye hiçbir yük getirilmeyeceği belirtilen açıklamada,böyle bir çözümle Kardemir`in sermayesinin yüzde 50`den fazlasının özelleştirme kapsamında kamu hissesi olan halka açık bir şirket olarak işletme faaliyetine devam edebileceği, bundan sonra kamuhisselerinin ya Erdemir`e devredilerek Kardemir`in İsdemir gibi Erdemir çatısı altına alınmak suretiyle, ya da hisselerinin halka arzla satışa sunulmak suretiyle özelleştirilebileceği kaydedildi.
DİĞER 2 ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Kardemir açıklamasında, hükümete ikinci çözüm olarak, Kardemir`in 1 Haziran 2002 tarihi itibariyle TCDD, TTK, KEDAŞ, DİVHAN, Halkbank ve Vakıfbank`a olan borçlarının TL olarak dondurulması ve tüm bu borçların yarısının silinmesi ile faiz işletilmemesi suretiyle 3 yılı ödemesiz 10 yıla yayılması suretiyle bir ödeme planına bağlanmasını önerdi. Bunun için Bakanlar Kurulu`nun karar alması ve KİT statüsündeki kamu kurum ve kuruluşlarının gerek borç silinmesi ve gerekse faiz işletilmemesi nedeniyle hasıl olan zararlarının görev zararı olarak bütçeden karşılanması durumunun ortaya çıkacağının belirtildiği açıklamada, üçüncü olarak hükümete şu çözüm önerisinde bulunuldu: Kardemir`in 31 Aralık 2001 tarihi itibariyle kamu kurum ve kuruluşlarına olan borçları TL üzerinden dondurularak, bu borçların yüzde 50`si silinir ve faizsiz olarak iki yılı ödemesiz ve 5 yıla yayılarak ödenir. Bu çözüm önerisinin diğerlerinden farklı olmasının nedeni, bu teklifi yaptığımız tarihten sonra 5 ay gibi bir zaman geçerek borçların faizleri nedeniyle yükselmiş olmasındandır.
KARDEMİRZEDELER ÇIKAR
Borsa`ya gönderilen açıklamada, hükümete sunulan çözüm önerilerinin kabul edilmemesi halinde, Kardemir`in zorunlu hammadde ihtiyacı olan kömür, cevher temini ile faaliyetini sürdürmesinin imkansız olduğu ve işletmenin zorunlu olarak durdurulması gerektiği görüşü yer aldı. Hükümete yapılan müracaatın üzerinden geçen 5 aylık süre içinde olumlu resmi bir cevap alınamaması nedeniyle hükümetten beklentilere son verildiğinin duyurulduğu açıklamada, Kardemir`in faaliyetine son verilmesi halinde her yıl TTK`ya verilen 62 milyon dolar, DİVHAN`a 18 milyon dolar ve TCDD`ye 25 milyon dolarlık katkının da sona ereceği, dolayısıyla hükümetin bu kuruluşlara her yıl 105 milyon dolar vermek zorunda kalacağı bildirildi. Kardemir`in duruşa geçirilerek tüm çalışanların süresiz izne çıkarılacağının duyurulduğu açıklamada, İMKB`de işlem gören Kardemirhisseleri hızla değer kaybedecek ve Kardemir tahtası işleme kapatılacak, 40 bin hissedar yani küçük tasarruf sahiplerinin mağduriyeti söz konusu olacaktır. Bir nevi Kardemirzedeler hasıl olacaktır denildi.
Kardemir açıklamasında, faaliyetlerin durdurulması sonucunda kok fabrikaları ile yüksek fırınların bir daha faaliyete geçirilemez duruma geleceği, böylelikle Kardemir`in 165 milyon dolar borcu için, 250 milyon dolara yapılması mümkün olmayan kok fabrikalarının hiçbir değeri olmayan bir yığın haline gelerek850 milyon dolar değerinde olan tesisin hurdaya döneceği kaydedildi.
5 TEMMUZA KADAR SÜRE
Hükümete sunulan önerilerin kabul edilmemesi halinde Kardemir`in yıllık 160 milyon dolar olan yıllık cirosunun devlete doğrudan veya dolaylı katkısının da ortadan kalkacağının vurgulandığı açıklamada, şöyle denildi:Tüm bu durumlarla karşılaşılmaması için, hükümetimize yapmış olduğumuz 24 Ocak 2002 tarihli müracaatımıza en geç 5 Temmuz 2002 tarihine kadar olumlu bir cevap verilmesi veya bu tarihe kadar bedeli borç yapılandırılmasında dikkate alınmak kaydı ile geçiş süresince peşin para talep edilmeden Kardemir`e kesintisiz olarak DİVHAN`dan demir cevheri, TTK`dan kömür sevki ve TCDD`den de nakliye gerekmektedir. Aksi takdirde, 5 Temmuz 2002 tarihinde 5 aydır sürdürülen kriz döneminin zorunlu olarak sona erdirilmesi ve Kardemir`in işletme faaliyetinin durdurularak (Kok Fabrikaları ile Yüksek Fırınlar da dahil olmak üzere) tüm çalışanların ücretsiz izne çıkarılması ve Yönetim Kurulu`muzun da istifa ederek denetçilere şirket genel kurulunu olağanüstü toplantıya davet etmesi için çağrıda bulunulmasına Yönetim Kurulu`muzun 17 Haziran 2002 tarih ve 1495 sayılı toplantısında karar verilmiştir.
1 LİRA FİYATLA ÖZELLEŞTİRİLDİ
Kardemir`in temeli, 3 Nisan 1937`de Mustafa Kemal Atatürk`ün emriyle dönemin Başbakanı İsmet İnönü tarafından atıldı. 1 lira sembolik fiyatla 1 Nisan 1995 tarihinde özelleştirilen fabrika, çalışanlar ve yöre halkına devredildi. Bu ortamda eksik sermaye ile işe başlayan Kardemir, 1995, 1996 ve 1997`de devamlı kar eden kuruluş haline gelerek İstanbul Menkul Kıymetler Borsası`nda (İMKB) işlem görmeye başladı. Ancak, işletme 1998`den itibaren zarar etmeye başladı.
Kardemir`in, ÖİB`ye devredilmesi isteği...
Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları`nın(KARDEMİR) A.Ş, Özeleştirme İdaresi Başkanlığı`na (ÖİB) devredilmesinin istendiği bildirildi.
KarabükTicaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Cemil Altan, yazılıaçıklamaında, mevcut hükümeti oluşturan kentlerindeki siyasi parti ilbaşkanları ile sivil demokratik kuruluşlarının ortak taleplerinin, KARDEMİR için en sağlıklı çözümün ÖİB`ye devri modeli olduğunu belirtti.
KARDEMİR`in borç yapılandırılmasıyla ilgili olarak şehir halkının istekleri doğrultusunda siyasi iktidar tarafından fabrika hakkında gerekli incelemelerde bulunmak üzere Devlet Bakanı Hasan Gemici`nin görevlendirildiği kaydedilen açıklamada, şöyle denildi: "Gemici, 25 Eylül 2001`de KARDEMİR`e gelerek incelemelerde bulundu. Daha sonra Bakanlar Kurulu`na sunulan rapor doğrultusunda KARDEMİR sorununa çözüm getirilmesi için Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Tarım ve Köy İşleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp ve ÖİB`den Sorumlu Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu görevlendirilmişti.
Karakoyunlu`nun yapmış olduğu çalışmalar neticesinde, KARDEMİR`in kamuya olan borçlarına karşılık hisse satışı yoluyla ÖİB`ye devrinin mümkün olabileceği ve çalışmaları bu yönde yoğunluk kazandığı beyan edilmişti. Ancak aradan geçen zaman dilimi içinde herhangi çözüm kararı alınmamış ve kamuoyuna başka formüllerin de mümkün olabileceği şeklinde açıklamalar yapılmıştır. Şehir halkı vesivil demokratik kuruluşlar, KARDEMİR`in ÖİB`ye devri modelini uygulanmasını istemektedir."