Güncelleme Tarihi:

Açıklamada, İş-Doğan’ın kuruluşundan itibaren petrol sektörünün içinde olan bir kuruluş olduğuna dikkat çekildi.
İş-Doğan Petrol Yatırımları A.Ş.’nin, Petrol Ofisi ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğinin altının çizildiği açıklamada, şirketin 2.5 yılda petrol sektöründe yaptığı bazı önemli faaliyetler de örnekleri ile ortaya kondu. İş-Doğan’ın, Petrol Ofisi ile birleşmeden önceki petrolle ilgili faaliyetleri şöyle sıralandı:
433 MİLYON DOLARLIK İTHALAT
1. LPG alanında tüm Türkiye’de faaliyet gösteren firmalarla görüşmeler yapılmış, bunların tek çatı altında toplanması sağlanmış ve bunun sonucunda Petrogaz markası oluşturulmuş, gaz satışına başlamıştır.
2. Rize’de doğrudan LPG ithal etmek amacı ile depolama tesisi kurulması için çalışmalara başlanmış, arazi satın alınmış, ÇED Raporları alınmış ve belediyeye ruhsat için başvurulmuştur.
3. Daha önce Petrol Ofisi tarafından hiç yapılmamış petrol ithalatı işine girilmiştir. Bu amaçla Londra’da büro açılmış ve konusunda uzman elemanlar istihdam edilmiştir, petrol ithalatına başlanmıştır. Londra’daki bu faaliyetler sonunda 2001 yılında 54 milyon dolarlık, 2002 yılında ise 379 milyon dolarlık petrol ithalatı yapılmıştır.
4. Doğalgaz ve sıkıştırılmış doğalgaz piyasasına girilmesi benimsenmiş ve bu amaçla konusundaki en büyük şirketlerden biri olan National Iranian Oil Company (NIOC) ile görüşmeler yapılmış ve konu ortak şirket kurulması aşamasına kadar getirilmiştir.
5. Irak’tan fuel-oil ithalatı için Irak Devlet petrol şirketi SOMO ile muhtelif görüşmeler sonucu anlaşmaları yapılarak bu ithalat gerçekleştirilmiştir.
İş-Doğan, vergi için tasarlanmadı
Petrol Ofisi’nden yapılan açıklamada “İş-Doğan sırf vergi peçelemesi düşünülerek önceden tasarlanarak kurulmuş bir şirkettir” iddiasına da şu yanıt verildi:
“Konuyu iyi bilenler için bu gülünecek bir iddiadır. Petrol Ofisi’nin satın alındığı dönemde, Özelleştirme İdaresi’nin elinde altın hisse vardı. Dolayısıyla o dönemde birleşmeyi düşünmek mümkün değildi. Daha sonra Özelleştirme İdaresi’nin elindeki hisseleri satması sayesinde altın hisse şartı kalkmış ve birleşme mümkün olabilmiştir. Netice olarak böyle varolmayan bir imkanı düşünerek şirket kurmak iddiası tamamen hayalidir. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun şirket birleşmeleri ile ilgili hükmü; devir alınan kurumların devir tarihi itibariyle zarar dışındaki aktif toplamını geçmeyen zararlarını mahsup etme imkanı tanımaktadır.”
Maliye, muktezanın arkasındadır
Petrol Ofisi’nden yapılan açıklamada bir başka iddia olan “Maliye’nin verdiği görüşler mükellefi vergiden kurtarmaz” iddiasına da yanıt verildi. Açıklamada, şöyle denildi:
“Mükellefler, kanundaki hükümlerin çok açık olmaması veya ileride ortaya çıkacak iddialara karşı kendilerini güvenceye almak için vergi kanunlarının uygulanmasına ilişkin olarak Bakanlıktan görüş alırlar. Buna mukteza denir. Bu karara göre de yatırım kararlarını, büyüme politikaları oluştururlar. Maliye Bakanlığı’nın verdiği muktezaların arkasında durması asıldır. Nitekim 27.3.2003 tarih B.07.0 gel.0.128/2872-141-22 sayılı Maliye Bakanlığı özelgesinde; inceleme elemanlarına; genel tebliğ , iş genelge ve muktezalara uyma zorunluluğu getirilmiştir. Ayrıca Maliye Bakanlığı bu konuda verdiği muktezanın arkasında durduğunu göstermek amacıyla bir kanun değişikliği ile bunu açık ve net hale getirmiştir.”
Kur farkı zararı gider yazılabilir
Petrol Ofisi hakkında çıkan “1.2 milyar YTL’lik tarihi vergi kaçağı” iddiası binlerce küçük yatırımcının aklını karıştırdı. Nitekim dün başta Petrol Ofisi olmak üzere Doğan Grubu’na ait hisseler değer kaybetti.
Vatan’ı arayan pek çok yatırımcı “İki gruptan aynı olayla ilgili farklı haberler okuyoruz. Bağımsız gazete olarak bu konuyu mercek altına almanızı ve özellikle küçük yatırımcıların zarar etmesinin önüne geçmenizi istiyoruz. Zira bu olayda bilgi kirlenmesi yaşandığına inanıyoruz. Lütfen bu konuyu da tarafsız habercilik anlayışınız ile masaya yatırır ve bizi bilgilendirir misiniz?” isteklerini ilettiler.
En az 120 bin küçük yatırımcıyı ilgilendiren bu önemli konuyu VATAN olarak Türkiye’nin en önde gelen vergi uzmanlarına ilettik. Arthur&Andersen Türkiye ve Ernst&Young Türkiye’de yıllarca Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmiş, halen YASED Başkanı ve TÜSİAD’ın Vergi Çalışma Grubu Başkanı olan Şaban Erdikler ile İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Yahya Arıkan’dan, konuyu enine boyuna incelemelerini ve objektif olarak ortaya koymalarını istedik.
Soru: Kur farkının gider yazılması normal bir hareket midir? Böyle yapan firmalar için bir vergi kaçağından söz edilebilir mi?
Cevap: Hisse senedi alım satımını finanse etmek üzere alınan kredinin kur farkının gider yazılması gayet normal bir harekettir. Kur farkından ya zarar edilir ya da kâr elde edilir. Kâr elde edilirse kambiyo geliri yazılır. Zarar edilirse de giderleştirilir. Bunu herkes böyle yapar.
Soru: Peki bu inceleme ve sözü edilen raporda konu nasıl yer almış olabilir? Petrol Ofisi için bir vergi nasıl söz konusu olabilir?
Cevap: Ancak zarardaki şirket, farklı bir sektördeki şirketle birleştiyse burada sorun olabilir. Çünkü bunu düzenleyen 5422 sayılı kanun iptal oldu ve burada yasada bir boşluk var. İş-Doğan ve Petrol Ofisi, ikisi de aynı sektörde yer alan şirketler ise bir problem yok gibi görünüyor. Ancak İş-Doğan ve Petrol Ofisi, iki farklı sektörde faaliyet gösteren şirketler ise orada bir sorun olduğundan söz edilebilir.
Soru: Maliye’nin verdiği muktezalar değerli midir?
Cevap: Doğan Grubu, bu muhasebeleştirme için görüş yani mukteza sormuşsa ve cevabı da, “Evet giderleştirebilirsiniz” olmuşsa, hiçbir sorun olmaması lazım.
Soru: İddia edildiği gibi bir zaman aşımı problemi var mı?
Cevap: Bu tip kur farkı konularında hiçbir surette zaman aşımı sözkonusu değildir. (Not: Burada Şaban Erdikler farklı bir noktaya dikkat çekiyor ve “İddia 2001 yılı ile ilgiliyse zaten bunun mahsubu 2002’de gerçekleşir ve 5 yıllık süre de bu tarihten sonra başlar ve 2007 sonunda biter” diye ekliyor.)
Soru: Bu tip birleşmelerde vergisel anlamda sorun çıkması için ne yapılmış olması lazım?
Cevap: Şirket kendi hisselerini almak için kredi kullanmış ve burada bir kur farkından dolayı zarar oluşmussa bunun gider yazılmasında bir sıkıntı olabilir. Ancak Petrol Ofisi ve İş-Doğan birleşmesi bu örneğe uygun değil.