Oluşturulma Tarihi: Mart 02, 2006 11:00
Şubat`ta ihracat yükselişe geçti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından dün Adıyaman’da açıklanan rakamlara göre şubat ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7.5 artarak 6 milyar 124 milyon dolara ulaştı. 2006 yılının ilk 2 ayı sonrası ulaşılan rakam ise 11 milyar 60 milyon
dolar oldu. 12 aylık ihracat ise yüzde 11.4 oranında artarak 73 milyar 812 milyon dolar seviyesine çıktı. Toplam ihracat içerisinde yüzde 85.2’lik paya sahip olan sanayi ürünleri ihracatı önceki yıla göre yüzde 6.1 artarak 5 milyar 215 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi sektöründe en fazla ihracat artışı yüzde 29.2 ile değerli maden ve mücevherat sektöründe oldu. Sanayi sektörü içerisinde aylık bazda elektrik-elektronik yüzde 22.7, makine ve aksamları yüzde 21.8 ve kimyevi maddeler ve mamuller ihracatı yüzde 12.2 arttı. Taşıt araçları ve yan sanayi sektörü ihracatının yüzde 1.6 oranında artış gösterdiği Şubat ayında, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe ise yüzde 3.5’lik bir azalma yaşandı. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü Şubat ayı içerisinde ihracat azalması yaşayan üç sektörden birisi olurken otomotiv ihracatı ise 1 milyar 126 milyon dolarla hazır giyim ve konfeksiyon ihracatını 8 milyon dolar geride bıraktı. İSTATİSTİKSEL BÜYÜME: TİM Başkanı Oğuz Satıcı, Şubat ayı ihracat rakamlarının açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, IMF’yi ağır bir şekilde eleştirdi. IMF bizi tuzağa düşürüyor diyen Satıcı, IMF bize sürdürülebilir büyümeyi sunuyor. Sürdürülebilir büyümeyi tutturun, gerisi gelecek diyor. Ancak bu tutturmamız istenen büyüme üretim odaklı değil, istatistiksel bir büyüme dedi. Türkiye’nin aynı 1999’da olduğu gibi içinden çıkılması mümkün olmayan bir kapana kısılmak istendiğini ifade eden Satıcı, Üretmeden, istihdam sağlamadan sağlıklı bir ekonomi modeli yaratmak mümkün değil. Kapandaki yemin adı ’sürdürülebilir büyüme’, kapanın adı da ’üretimsizlik’. Bizler de kapanın içine sıkışmış ve ölmeyi bekleyen ’av’ız diye konuştu. Satıcı, sözlerini şöyle sürdürdü: İşsizliğin bir türlü azalmadığı bir dönemde istihdam arttırıcı önlemlerinin tartışılıyor olması yerine, Türkiye’nin istihdam yükünü çeken sektörlerini IMF ve IMF vokalistlerinin sözleri ile verimsiz ve hantal diye niteleyerek Türkiye’nin bu sektörlerini gözden çıkarmasına seyirci kalmak ve bunu savunmak abesle iştigaldir. KONUŞURKEN, ZAM GELİYOR: Açıklanan enflasyon rakamlarının üreticinin enflasyonuyla örtüşmediğini söyleyen Satıcı, bir yıl içinde üreticinin başlıca enerji girdisi olan fuel oil’in yüzde 38, motorin ve benzinin de sırasıyla yüzde 17 ve yüzde 12 oranında arttığına dikkat çekti. Doğal gazın fiyatının 2005 yılında yüzde 20 oranında arttığı anlatan Satıcı, şöyle konuştu: Yüksek enerji maliyetlerinin rekabet gücümüz üzerinde yaptığı tahribatı her gittiğimiz yerde vurguluyoruz. Fakat, bu konuşmayı yaptığımız sırada doğalgaza yüzde 5 civarında yeni bir zammın yapıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. TOBB bizim dostumuz istesek zirveye giderdik OĞUZ Satıcı, Erdoğan ile tekstilcilerin zirvesine neden katılmadığı ile ilgili soruya şöyle yanıt verdi: Bizim kurumlar sürekli işbirliği yapmak durumundayız, arkadaşlarım katıldı. Süleyman Orakçıoğlu, TİM başkan vekilidir, aynı zamanda hazır giyimcilerin başkanıdır. İsmail Gülle de öyle. Oradaki herkes ihracatçı birliklerinin çok değerli üyeleridir. Bizim o toplantıda olup olmamızın tartışması bile abesle iştigaldir. Biz her noktada birlikte hareket ederiz. İş dünyası her gün kendine çözüm için farklı yollar arar. Bu davetle ilgili davet edilip edilmeme şeklinde değerlendirilmesi bence fuzuli bir şey. Gündem değildir. Zaten gitmek istesek de davet beklemezdik. TOBB bizim dostumuz atlar giderdik. Tekstilcimiz Osmanlı’nın ’azap askerleri’ gibi DEVLET Bakanı Kürşad Tüzmen, önceki gün Başbakan Tayyip Erdoğan ile tekstilcilerin yaptığı toplantının Bakanlar Kurulu gündemine de taşınacağını belirterek, sektörü ’Osmanlı’nın azap askerleri’ne benzetti. Tekstil ve konfeksiyon sektörü ihracatının Türkiye’nin toplam ihracatının dörtte birini sağladığını anımsatan Tüzmen, istihdamda da önemli bir ağırlığı olduğunu söyledi. Tekstil sektörünün bir zamanlar ihracatın yüzde 50’sini taşıdığını kaydeden Tüzmen, Bu sektör, Türkiye’yi yıllarca sırtında taşırdı. Ama yüzdesi azalsın, değeri büyüsün. 6-7 sene önce ihracatta yüzde 50’lerde payı varken bu oran yüzde 25’lere düştü. Ama ihracat rakamı 6 milyar dolardan 19 milyar dolara çıktı. Tekstilin toplam ihracattaki payı yüzde 15’lere gelmeli ve değeri 30 milyar dolara çıkmalı. dedi. Dış ticareti 2’ye katladık yüzde 1 paya ulaştık TÜRKİYE’nin dünya ticaretinde ilk 20 sıraya geldiğini belirten Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, ihracatta 22’nci, ithalatta ise 16’ncı sırada olduğunu kaydetti. Tüzmen, Dünyadaki 10 trilyon dolarlık ticaretin 8 trilyon doları mal ticareti, 2 trilyon doları da hizmet ticareti. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarla dış ticaret rakamlarını iki kat artırarak yüzde bir pay alabildik. Amacımız bu yüzdeyi artırmak Biri bulduk ya,gerisi gelecek. Burada bu heyecan ve azim var diye konuştu. Tüzmen, Türkiye’nin kalkınması için ’4T’ modelinin uygulanabileceğini ifade ederek, taşımacılık sektörünün geliştirilmesi gerektiğini söyledi.