Güncelleme Tarihi:

İsrail ve ABD'nin geçtiğimiz cumartesi İran'a başlattığı saldırılar ile Orta Doğu'da gerilim yükseldi. İran'ın füzelerle İsrail'e ve Körfez Ülkelerine karşılık vermesiyle tansiyon iyice arttı. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı gemi geçişlerine durdurması üzerine gerilim doruk noktasına çıktı.
Hürmüz Boğaz'ında gemi geçişleri askıya alındığından beri boğazdaki gemi hareketliği yüzde 90 oranında azalırken 150'den fazla tanker Basra Körfezi'ne demirlemiş durumda. Çatışmalarda en az 5 tankerin hasar aldığı ve 2 denizcinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bölgede 20 bin denizcinin ve 15 bin cruise gemisi yolcusunun mahsur kaldığı belirtildi. Denizcilik sektörü de İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı, Umman Körfezi ve Basra Körfezi'ni "savaş operasyonları alanı" olarak ilan ettiğini bildirdi.
Peki Hürmüz Boğazı neden önemli? İran, Irak, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin kıyılarının bulunduğu Basra Körfezi'nin Hint Okyanusu'na çıkış kapısı olan Hürmüz Boğazı dünya ticareti için önemli bir yer tutuyor. Körfez, önemli ölçüde petrol ve doğal gaz yataklarına sahipken, Körfez Ülkeleri dünya ile ticaretini ve petrol sevkiyatını Hürmüz Boğazı üzerinden yapıyor.
ÇİN HÜRMÜZ'DEN ÇIKAN PETROLÜN EN BÜYÜK ALICISI
Suudi Arabistan günlük 5,1 milyon varille Hürmüz Boğazı'ndaki ham petrol sevkiyatının en büyük ihracatçısı konumunda. Bu ülkeyi Irak 3,3 milyon varil ham petrolle, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 2,6 milyon, İran 1,7 milyon, Kuveyt bir milyon ve diğer ülkeler toplamda bir milyon varille takip ediyor.
Boğaz, ham petrolün yanı sıra işlenmiş petrol ürünleri ihracatı için de kritik önemde bulunuyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen günlük yaklaşık 5 milyon varil petrol ürününün en büyük ihracatçısı konumunda ise 1,26 milyon varille BAE ve 1,04 milyon varille Suudi Arabistan öne çıkıyor.
Kısaca küresel petrol tedarikinin yüzde 20'si Hürmüz Boğazı üzerinden yapılıyor. Boğaz'dan taşınan günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrolün 5,3 milyon varilini tek başına Çin alıyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrolün 2 milyon varili Hindistan'a, 1,7'şer milyon varili Japonya ve Güney Kore'ye giderken 4,2 milyon varil diğer ülkelere tedarik ediliyor.
PETROL FİYATLARI UÇTU, LNG ÜRETİMİ DURDU
Ancak Boğaz'ın kapatılması enerji fiyatlarının fırlamasına yol açtı. Savaş başladığından beri yüzde 13'ün üzerinde yükselen brent petrolün varili 85 dolar seviyesini aştı. Üstelik Boğaz'ın kapatılması ile bazı ülkeler petrol üretimini azaltacağını açıkladı. Örneğin Irak Petrol Bakanlığı geçtiğimiz günlerde üretimi durdurma kararı aldı.
Sadece petrol değil Boğaz LNG ihracatının da yüzde 20'sinin taşındığı stratejik bir geçit. Katar burada LNG ihracatında önemli bir paya sahip. Ancak hem İran'ın Katar'daki LNG rafinerisine saldırı düzenlemesi hem de Hürmüz Boğazı'nın kapatılması LNG sevkiyatlarına da darbe vurdu.
ÜLKELERİN GSYH'Sİ AZALACAK
Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının bölgedeki Orta Doğu ülkelerinin ekonomileri üzerindeki etkisinin farklılık göstereceğini ancak tüm ülkelerin mevcut derecelendirme seviyeleri dahilinde bu etkiyi absorbe edebileceğini bildirdi.
Fitch, Boğaz'ın kapalı kaldığı her bir hafta Irak, Kuveyt, Bahreyn ve Katar'ın hidrokarbon ihracat gelirlerini Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yaklaşık yüzde 0,4'ü oranında azaltacağı tahmin ediyor. Bu kaybın bir kısmının depolanan hidrokarbonların satışı yoluyla telafi edileceği ancak tam bir telafinin zor olacağı öngörülüyor.
SİGORTA ŞİRKETLERİNDEN SAVAŞ KARARI
Öte yandan sigorta şirketlerinin kararı da gündeme düştü. Bazı uluslararası denizcilik sigorta şirketleri, Körfez'deki savaş riski teminatını iptal etti. Bu durumunda enerji fiyatlarının artırabileceği yönündeki endişeler gün yüzüne çıktı.
Petrol ve LNG fiyatlarının artması, bekleme süresinin uzamasıyla birlikte tedarik zincirindeki gecikmeler ile navlun ve sigorta maliyetlerindeki yükseliş küresel piyasaları derinden etkiliyor.
NAKLİYE GEMİLERİ ÜMİT BURNUNA KAYDI
Orta Doğu'da Aralık 2023'te Yemen'deki Husilerin İsrail'le bağlantılı ticari gemilere saldırıları nedeniyle Kızıldeniz'deki gemi trafiği büyük ölçüde azalmış ve nakliye şirketleri operasyonlarını Ümit Burnu'na kaydırmıştı.
Son olarak Hürmüz Boğazı'nda da ticari gemi trafiğinin durma noktasına gelmesi, deniz ticaretinin Körfez geçiş koridorlarından uzaklaştığı yönündeki eğilimi pekiştirdi.
Windward'ın verilerine göre, Ümit Burnu'ndaki transit gemi sayısı 2 Mart'ta önceki güne göre yüzde 112 artışla 87'ye yükseldi. Bu rakam, 3 Mart'ta ise günlük yüzde 8 artışla 94 oldu.
Ümit Burnu'ndaki son 7 günlük ortalama transit gemi sayısı ise 69,7 olarak hesaplandı. Böylece, 3 Mart'taki geçişler 7 günlük ortalamaya göre yüzde 35 artış gösterdi. Ancak Ümit Burnu rotası seyahat süresini ve maliyetleri oldukça arttırmakta.
Altın fiyatları yeniden yükselişte | Canlı altın fiyatları
Hürmüz Boğazı'nın kapanması ile Avrupa enerji krizinin eşiğinde
Savaş sivil havacılığı da vurdu! Zarar milyar doları aşabilir...