Herkesin merak ettiği bir soru?

Güncelleme Tarihi:

Herkesin merak ettiği bir soru
Oluşturulma Tarihi: Nisan 02, 2008 14:11

Son günlerde sıkça konuşulan Roubini raporlarına göre durum pek de iç açıcı değil. Bilindiği üzere kendisi günümüzün önemli iktisatçılarından olarak k

Haberin Devamı

 Gidişat nereye değil tabiî ki de, asıl olan, bu gidişat nerede sonlanır?

Son günlerde sıkça konuşulan Roubini raporlarına göre durum pek de iç açıcı değil. Bilindiği üzere kendisi günümüzün önemli iktisatçılarından olarak kabul edilmektedir ve geçtiğimiz günlerde de İstanbul’da özel bir finans kurumunun toplantısına katılmıştır. Kısaca özetlemek gerekirse kendisi kredi darboğazından çıkacak sorunları geçtiğimiz yıllarda öngörmüş ve dikkatli olunmasını söylemiştir. En önemli noktada, ne yazık ki dünyanın geri kalanının ABD ekonomisinden ayrışamayacağını söylemesidir.

Tabi bu öngörülerde bulunan sadece Roubini değil Amerika merkezli bir Hedge Fon yöneticisi geçtiğimiz yıllarda, “Hisseler çok daha fazla düşecek. Hala çok pahalılar. ABD ekonomisinin durgunluğu yıllarca sürecek: Çok fazla borcu var, tasarrufları çok az, emeklilik koşulları yetersiz. Bir sonraki büyük felaket konut sektöründe görülecek. İnsanlar uzun vadeli yatırım yapmak için kısa vadeli krediler alıyorlar, yeniden finansman çoğunlukla onları dalgalı seyreden mortgage’lar ile yapılıyor.

Kısa vadeli oranlar yükseldiğinde kamu borçlarının faizleri artacak ve ev fiyatları düşecek. Ardından gerek servet etkisi, gerekse kullanılabilir gelirin azalması nedeniyle, tüketiciler çifte darbe alacaklar. Buna medeniyetin tükenmesi, Amerikan imparatorluğunun düşüşü ve çöküşünün başlangıcı deniyor.” demekte Hedge Cambazları adlı kitapta.

Artık nerede ise kesin olan bir şey var ki o da 2003 yılından beri süre gelen Boğa piyasasının sonuna gelinmiş ve bir Ayı piyasası başlamış olduğudur. Kimi ekonomistlere göre de hali hazırda ABD ekonomisi resesyona girmiş bulunmaktadır. Her hafta ABD cephesinden gelen veriler, sürekli yükselen emtia fiyatları ve düşen borsalar, değer kaybeden dolar bazı şeylerin zaten yanlış gittiğini göstermekte.

Finansal piyasalar üzerinden bakacak olduğumuzda teknik olarak uzun pozisyonları kısa pozisyona çevirerek halen portföy değerlerini arttırmak mümkün. Fakat genel olarak bakacak olursak, ekonomi cephesinde hane halkının, bilhassa Türkiye’ de tabana yayılmış düşük gelirli hane halkının kendisini yeryüzünün öteki ucunda bulunan ABD ekonomisinde gelişi güzel verilen subprime kredilerinin geri ödenememesi ve ödenemeyen her 1 birimlik kredi için 5 birimlik zararın yazılması ile başlayan, devamında da küresel faaliyet gösteren bankaların ardı ardına zararlar yazması, issizliğin artması, inşaat ve emlak sektörünün başta ABD ve İngiltere olmak üzere dur noktasına gelmesi ile devam eden olaylar zincirleri karşısında pek de elinden gelen bir şey bulunmamakta.

Artık nerede ise, pazar alışverişine çıkmadan önce, saat 15.30 da ABD’den gelen verilere bakıp ona göre kaç kilo patates, kaç kilo domates alacağımıza karar verir hale geldik.

İşin esprisi bir yana, bazı kesimler gelişmekte olan bir ülke olarak gelişmiş piyasalardan ayrışacağımızı söyleseler de, %70’ i yabancıların elinde olan, carry trade işlemlerinden büyük pay alan Türkiye borsası kolay kolay gelişmiş ülke piyasalarından ayrışacağa benzememekte. Ki ne yazık ki ayrışmamızı sağlayacak önemli bir iç dinamiğimiz de bulunmamakta. Bu beraberinde bir ekonomik kriz getirmeye bilir fakat finansal problemler ile birlikte Türk ekonomisinin de zarar göreceği göz ardı edilemez.

Tamamen yurtdışı endeksli olduğumuz şu günlerde tek temenni geri ödenmeyen krediler ile başlayan sorunların bir noktadan sonra finansal krize dönüşmemesidir. Piyasalar karşısında tek birey olarak hareket eden bir küçük yatırımcı olarak şunu söyleyebilirim ki, belki resesyon beklentisi satın alınmış olabilir fakat finansal kriz beklentisi daha satın alınmaya yani finans kalemleri satılmaya başlanmadı.

Şunu da belirtmek isterim ki; 2008 yılı içinde, farklı nedenlerden (dow teory, astrolojik/döngüsel, faiz indirimleri sonunda yılın ikinci yarısı baş göstermesi muhtemel enflasyon vs.) dolayı ocak ayında yaşanan Kara Pazartesi ve devamından daha sert düşüş bekleyen kesimler de yok değil.


Saygılarımla,
Y. Selman ŞEKEROĞLU


Y. Selman Şekeroğlu kim?

Uludağ Üniversitesi İşletme bölümünden mezun olduktan sonra Bahçeşehir Üniversitesi’nde IMKB Hisse Senetleri Piyasası Teorik Üye Temsilciliği ve Finansal Yönetim Eğitimi aldı.

Şuanda İngiltere’de bulunup, London School of Economics’ te Society of Technical Analysts (STA) tarafından verilen teknik analiz eğitimi alıyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!