Oluşturulma Tarihi: Haziran 18, 2003 09:28
Bankacılık sisteminde toplam özkaynağın yeterli düzeyde olmadığını belirten TÜSİAD Bankacılık Grubu Başkanı Tayfun Bayazıt, ehil sermayenin cezbedilmesi gerektiğini söyledi
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Bankacılık Çalışma Grubu Başkanı ve Dışbank Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Bayazıt, bankacılık sisteminin özkaynak büyüklüğünün arzulanan düzeyde olmadığını söyledi. Bayazıt, `Sektörün özkaynağının güçlendirilmesi ve kârlı çalışabilmesi için yerli veya yabancı ama mutlaka ehil sermayenin cezbedilmesi için gerekli koşulların sağlanması büyük önem kazanmaktadır dedi.
Garanti Bankası Teftiş Kurulu İç Yönetim ve Risk Yönetimi Başkanı Cüneyt Sezgin tarafından hazırlanan TÜSİAD`ın Bankacılık Sektöründe Yeniden Yapılanma Konusunda Öneriler başlıklı raporunun basın toplantısında konuşan Bayazıt, bankacılık sisteminin özkaynak büyüklüğünün halen arzulanan düzeyde olmadığını vurgulayarak sektörün bugünkü toplam özkaynağının 15 milyar
dolar olduğunu söyledi.
`Herkes dersini aldı`
Bayazıt, toplam aktifleri 2002 sonunda 130 milyar dolara erişmiş olan bankacılık sektörünün, GSMH`nın ancak yüzde 78`ine karşılık geldiğini belirterek, yaşanan krizlerle birlikte bankacılık sektörünün aktif kalitesinde de gözle görülür bir bozulmanın baş gösterdiğini kaydetti.
Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜSİAD Bankacılık ve Sanayi İşleri Komisyonu Başkanı ve Finansbank Murahhas Azası Ömer Aras ise 2001 yılı krizinden herkesin birçok ders çıkardığını belirterek, siyaset ve bankacılık ilişkileri, bankacılık ve grup ilişkileri, bankacılıkta piyasa riski ve kredi riskinin ne demek olduğu konusunda çok önemli tecrübeler edinildiğini söyledi. Aras, Bankacılık kamuoyu gözünde çok yıpranmıştır ancak, güçlü bir ekonominin sağlıklı bir bankacılık sektörü ile mümkün olabileceği de tüm çevreler tarafından kabul edilmiştir`` dedi.
Sektörün önündeki en büyük engelin verimlilik olduğunu söyleyen Aras, serbest piyasa koşullarında operasyonel verimliliği artırmak için çaba sarfetmenin sistem için çok yararlı olduğunu söyledi.
IMF`den kurtulacağız demek için erken
Finansbank Murahhas Azası Ömer Aras, Başbakan Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül`ün Türkiye`nin IMF ile yürüttüğü programı 2004`te tamamlayacağı ve yeni bir anlaşma yapmayacağına ilişkin bir soruyu yanıtlarken, 2004 yılında IMF programının yapılan anlaşmaya göre sona ereceğini söyledi.
Programın 2004 sonuna kadar getireceklerine bakmak lazım diyen Aras, İleriye dönük bakıldığında IMF programının gereksinimlerinin ne kadar tamamlandığına bağlı olarak programın uzatılması veya sona erdirilmesine karar verilebilir ama şu an için erken dedi.
Türkiye`deki tasarrufların bir bölümünün yurtdışındaki bankaların bilançolarında bulunduğunu da belirten Aras, Gerekli yapısal değişikliklerin yapıldığı, aracılık maliyetlerinin indirildiği ve herkesin aynı şekilde vergilendirildiği bir ortama doğru Türkiye`yi götürebilirsek, inanıyorum ki yurtdışındaki bu kaynaklar Türk bankacılık sistemi içerisine girecektir dedi.
Sektör BDDK`ya sahip çıkıyor
BDDK ve Merkez Bankası`nın bağımsız kurum olarak var olmasının sektör açısından atılmış iki önemli adım olduğunu belirten Aras, yeni hükümetin bu iki kurumun bağımsızlığını zaman zaman eleştirmesi konusunda sektörün verdiği desteğe ilişkin şöyle konuştu:
`BDDK`nın kuruluşuyla Türkiye yeni bir döneme girdi. BDDK`nın son derece başarılı olduğunu ve bundan sonra yapacağı birçok konu bulunduğunu düşünüyorum. Bence sektör BDDK`yı gayet benimsemiştir ve bu kuruma sahip çıkmaktadır. Gerek Bankalar Birliği, gerek bu konuyla ilgili yönetici olsun, gerekse banka sahipleri olsun... Herhangi bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Şu anda bağımsız kurumlara alışan bir Türkiye`deyiz. Bu önemli bir gelişme...
`Donuk alacak için düzenleme şart`
TÜSİAD Bankacılık Çalışma Grubu Üyesi ve Garanti Bankası Teftiş Kurulu İç Denetim ve Risk Yönetimi Başkanı Cüneyt Sezgin, yaptığı sunumda sektörde halen sorun olarak görünen donuklaşmış kredilerle ilgili çözüme ulaşılması için hukuki altyapının geliştirilmesinin şart olduğunu söyledi.
Sezgin, donuklaşmış alacaklar sorunun çözüme kavuşturulması için özellikle icra iflas sürecinin işlerliğinin sağlanması için yasal düzenlemeler yapılması ve aktif yönetim şirketlerinin kurulması için gerekli olan altyapının oluşturulması gerektiğini belirtti.
Bu hukuki altyapı çalışmalarının İstanbul Yaklaşımı`na da büyük katkısının olacağını kaydeden Sezgin, Vergi oranları bankaların aktiflerini aktif yönetim şirketlerine aktarmalarını teşvik edecek şekilde düzenlenmeli. Örneğin aktiflerin satışı veya transferlerinden vergi alınmamalıdır dedi.