Oluşturulma Tarihi: Eylül 11, 2002 09:43
Seçimin ertelenmesi gündeme gelince piyasalar çöktü. Faiz bir günde 4 puan yükseldi.
Dolar 45 bin lira artarak 1 milyon 685 bine dayandı,
borsa % 4.16 düştü
Seçmen listelerinin verilmesine bir gün kala ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz`ın, `hükümetten çekiliriz` resti, diken üstündeki piyasaları vurdu. MHP`nin AB`ye uyum yasalarını Anayasa Mahkemesi`ne götüreceğini açıklamasıyla gerilen piyasalar, ANAP`la sarsıldı. Piyasaları, `Hükümet yıkılıyor. Seçim tehlikeye girdi` korkusu sararken, Başbakan Bülent Ecevit`in, Hükümetten çekilemeyiz. Bu sorumluluğu alamayız sözleri biraz nefes aldırdı. Ancak gerginliği dindiremedi. ABD`nin olası Irak operasyonunun yarattığı gerginlikle günlerdir tedirgin bekleyiş sürerken, hükümetin yıkılma olasılığının doğması piyasaları altüst etti. Güne 1 milyon 625 bin liradan başlayan dolar önce 1 milyon 660 binin üzerine tırmandı, ardından Mesut Yılmaz`ın açıklamasıyla 1 milyon 685 bin liraya dayandı.
BONO SAT,
DÖVİZ AL
Yabancı bankaların alıma geçmesiyle önceki gün zaten 25 bin lira yükselen dolar dün hükümetin sarsılmasıyla 40 bin lira daha fırlayarak, 1 milyon 685 bin liraya çıktı. Erken seçimin tehlikeye girmesi, doların 2 günde 65 bin lira birden artmasına neden oldu. Merkez Bankası doların kapanış kurunu 1 milyon 666 bin lira olarak açıkladı.
Siyasi çalkantının en hızlı ve keskin tepkisi her zaman olduğu gibi İMKB`den geldi. Hisse senetleri dün gün sonunda yüzde 4.16 oranında değer kaybetti. Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz`ın MHP başvurusunu, Koalisyonun seçim hükümeti olarak dahi devam etmesi konusunda ciddi şüphelerim var şeklinde değerlendirmesi satışlara hız verdi. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası`nda endeks 8 bin 870 puana kadar gerilemesine karşın günü 9 bin 8 puandan kapattı.
Borsacılar 9.100 desteğinin altına inilmesinin moralleri daha da bozduğunun altını çizdiler. Ayrıca dün panik satışlar ve kredili malların otomatik satışı da piyasadaki düşüşü hızlandırdı.
Reel faiz yüzde 28`e dayandı
Faiz piyasalarının önceki gün yükselen ateşi dün bir kat daha arttı. Tahvil ve bono piyasasında faizler son iki günde 5 puan yukarı fırladı. Güne yüzde 70.50`li bileşik faizlerden başlayan 7 Mayıs 2003 vadeli bonoda faiz yüzde 74.63`lere çıktı. Hazine kağıtlarında faizlerin yüzde 74`leri aşması reel faizleri yüzde 25`lerden 28`lere taşıdı. Böylece, son iki günde reel faizlerde 6 puanlık yükseliş kaydedildi. İç borç stokunun 32 milyar dolara çıktığı bir ortamda reel faizlerde yaşanan yükseliş endişe veriyor.
Uzmanlar gelecek haftalarda yüklü itfalarla karşı karşıya olan Hazine`nin gerçekleştireceği ihalelerde yüzde 74 seviyelerinden borçlanmak zorunda kalması halinde, iç borçlanmada sıkıntı yaşanacağı uyarısında bulunuyorlar.
Hazine ise piyasalar karışmadan önce, düzenlediği 378 gün vadeli, dolar cinsinden iskontolu devlet tahvili ihalesinde 469.2 milyon dolarlık net satış yaptı. İhaleye toplam 699.8 milyon dolarlık teklif gelirken, maksimum bileşik faiz oranı yüzde 8.49 oldu.
Bunun altında kalırlar
Zafer Çağlayan: Ankara Sanayi Odası Bşk.
Topu taca atmaya çalışıyorlar. Seçimi başka bahara bırakacaklar. Ama vatandaş da bunu yemiyor, yutmuyor. Bunu yapanlar bu işin altında kalır. Yarın kalkıp vatan millet sevgisi diyecekler. Şu kanunları çıkarmamız lazımdı diyecekler. Afrika`da bazı kabileler sevdiklerini yerler. Onlar da, sizi çok seviyoruz diye diye bizi ateşe atıyor. İbretle izliyorum senaryoyu. Ama şu unutulmasın ki seçimler ertelenirse facia olacak. Niye? Bütün dünya gözünü dikmiş seni izliyor. 2003 bugünlere göre şekillenecek. Böyle bir durumda sana kim dışarıdan yabancı sermaye getirecek ya da kredi verecek. Bu seçimden çok fazla bir şey beklemiyorum. Belki 4 Kasım sabahı yeniden seçim kararı almak isteyeceğiz. Ama her şeye rağmen seçimler yapılmalı. Kamuoyuna bu kadar umursamazlık yapamazlar. Meclis`te kalkıp 448 kişi evet diyecek, öbürü gidip sonra iki kişi çıkıp seçimi erteleyecek. Yok böyle bir şey...
Can Paker: TÜSİAD Disiplin Kurulu Bşk.
Bu çabalar seçimi ertelemeye yönelik çabalardır. Ancak şu aşamadan sonra seçimi ertelemek Türkiye için doğru bir yol değil. Ok yaydan çoktan çıktı. Diyorlar ki, siyasi partiler kanunu ve seçim kanununu değiştirelim. Bu bahaneyi kamuoyuna anlatamazlar. Anlatsalar da kimse buna inanmaz. Asıl seçimden uzaklaşmak Türkiye ekonomisini uçuruma götürür. Seçim kanununu ya da siyasi partiler yasasını değiştirmek isteyenler 4-5 yıldır neredeydi? Ayrıca bu değişiklikler nasıl yapılacak? Kimse bu konuda fikir beyan etmiyor. Bir kere yasaları kamuoyunda tartışmadan geçiremezsiniz. Bu da işin uzaması anlamına gelir. Yani bunun ne sonu ne de inandırıcılığı var.
Mehmet Yıldırım: İstanbul Ticaret Odası Bşk.
Bunlar seçimi erteleme senaryolarıdır. Mevcut Meclis`in yüzde 70`inin yeniden seçilemeyeceği ortada. Ak Parti dışında Meclis`te grubu olan bütün partilerin barajı aşma şansı yok. Milletvekilleri şunu gördüler ki halk kendilerini tasfiye edecek. Ve seçim erteleme taktikleri hemen devreye girdi.
57. hükümet, iyi yarınlar uğruna 3.5 yıldır halka çektirdiğini birden denize attı. İşyerlerinin kapanması, işsizler ordusu, bankaların devlete geçmesi. Bunlar bir amaç uğruna yapıldı. Bu raddeye geldikten sonra seçimin ertelenmesi ülkeye zarar verir. Ve bu yolun sonu da kaosa gider. Yapılması gereken 3 Kasım`da seçimleri yaparak bu işin içinden çıkmak. Anketler belki insanları memnun etmeyebilir. Ama bundan sonra geri dönmek hem siyasete hem ekonomiye zarar verir.